İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/577 E. 2025/601 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/577
Karar No
2025/601
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/577 Esas - 2025/601 TÜRK MİLLATİ ADINA YARGILAKA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/577 Esas KARAR NO : 2025/601 Karar

...

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 27/08/2024 KARAR TARİHİ : 12/09/2025 YAZIM TARİHİ : 29/09/2025

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacı şirketin davalı şirkete mal satmış karşılığında takip konusu faturaları düzenlediği, bakiye alacağın tahsili için ... Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı ancak borçlu tarafın yetkiye ve borca itiraz ettiği belirtilerek, ... Sayılı dosyasına yapılan borç ve yetki itirazının iptaline, takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle : Davacı şirket müvekkil şirketten ödenmemiş fatura alacağı olduğunu iddia etse de müvekkil şirketin davacı şirkete ödenmemiş fatura alacağı bulunmadığı, davacı tarafın alacak iddiasının aksine taraflar arasında mutabakata varılmış bir borç da bulunmadığı, davacı tarafın belirttiği alacak miktarı ile davalı müvekkilin hesaplarının örtüşmediği, davacı tarafın fahiş faiz oranlarıyla haddinden fazla bir borç miktarı ortaya çıkarttığı, bu durumun sözleşmenin kötüye kullanılması ve müvekkili mağdur etmekten başka bir anlam taşımadığı, müvekkil şirketin iş hacmi ve büyüklüğü düşünüldüğünde davacı şirketin piyasada müvekkil şirketin ticari itibarına telafisi mümkün olmayan zararlar verecek şekilde hareket ettiği, tarafların ticari defterleri üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davacı tarafın alacak iddiasının doğru olmadığının görüleceği belirtilerek, davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep edilmiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE: Davanın, ...esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, uyuşmazlığın davacının davalıdan alacağı olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşıldı. ... müzekkere cevapları mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. ....esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişinin düzenlemiş olduğu 20/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ... firmasının defter ve belgelerinde yapılan inceleme sonucunda söz konusu şirketin 30.11.2024 tarihi itibari ile... firmasına 169.597,30.-TL borçlu olduğu, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . Bilirkişinin düzenlemiş olduğu 01/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Dava dosyası ve davacının ticari defterlerinin incelenmesi neticesinde; Davacının 2024 dönemi ticari defterlerinin dikkate alınması durumunda; 31.12.2024 tarihi itibari ile davacının, davalıdan 169.597,30-TL alacağı bulunduğu, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:... md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (... karar sayılı emsal ilamı) Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde;... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, taraf ticari defterlerinin incelendiği, davalı ve davacının BA-BS formaları uyuşmazlık konusu faturalar kapsamında uyumlu olduğu, davacı ticari defter kayıtları dikkate alındığında , davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacının bakiye alacağının bulunduğu alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmakla, takibin asıl alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, alacağın likit olduğu göz önüne alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile... esas sayılı dosyasında ki icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, 2-Kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 11.585,19 TL harçtan, dava açılışında alınan 2.048,31 TL peşin harcın düşümü ile kalan 9.536,88 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5-Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 2.048,31 TL peşin harç, 427,60 TL başvurma harcı, 120,00 TL tebligat ücreti, 8.300,00 TL bilirkişi ücreti, 25,00 TL diğer giderler olmak üzere toplam 10.920,91 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren Mahkememize .... ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.12/09/2025

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/577, K. 2025/601, T. 12.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-577-e-2025-601-k-004d3b218049