İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2025/250 E. 2026/200 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2025/250
- Karar No
- 2026/200
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 1. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/250 Esas KARAR NO : 2026/200 DAVA : Marka (Manevi Tazminat İstemli) DAVA TARİHİ : 09/12/2025 KARAR TARİHİ : 15/10/2026
Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinin yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı yan, müvekkilin tescilli markası ile iltibas yaratacak derecede benzer, hatta birebir aynı olan "--------" alan adını (domain) tescil ettirmiş ve bu adres üzerinden faaliyette bulunmaktadır.6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun (SMK) 7. maddesinin 3. fıkrasının (d) bendi uyarınca; "İşareti kullanan kişinin, işaretin kullanımına ilişkin hakkı veya meşru bağlantısı olmaması şartıyla işaretin aynı veya benzerinin internet ortamında ticari etki yaratacak biçimde alan adı, yönlendirici kod, anahtar sözcük veya benzeri biçimlerde kullanılması" marka hakkına tecavüz sayıldığını, davalı, müvekkilin tescilli markasını izinsiz olarak alan adı (domain) olarak kullanmakta, web sitesi içeriğinde de "---------" ibarelerine belirgin şekilde yer vererek tüketici nezdinde müvekkilin işletmesiymiş izlenimi yaratmaktadır. Davalıya ait web sitesi üzerinden "---------" hizmeti verildiği izlenimi yaratılmakta, ancak tüketicilerden yüksek ücretler alınıp hizmet verilmediği, ürünlerin iade edilmediği yönünde çok sayıda şikayet bulunmaktadır. Müvekkil ise yalnızca "---------" üzerine hizmet vermekte olup, davalının faaliyetleriyle hiçbir ilgisi yoktur. Ancak alan adı ve isim benzerliği (aynilığı) nedeniyle, ------- ve çeşitli şikayet platformlarında davalının eylemleri yüzünden müvekkilin işletmesi hedef gösterilmekte, müvekkil "dolandırıcı" ithamlarına maruz kalmakta ve ağır bir ticari itibar kaybı yaşamaktadır. Müvekkil, bu karışıklığı gidermek için müşterilere tek tek açıklama yapmak zorunda kalmakta, servisliğini yaptığı kurumsal firmalar nezdinde güven kaybı yaşamaktadır. Davalının eylemi sadece basit bir marka ihlali değil, aynı zamanda müvekkilin ticari geleceğini tehdit eden, TCK kapsamında suç teşkil eden (Nitelikli Dolandırıcılık iddiası) eylemlerle birleşmiş bir haksız rekabettir. Anayasa Mahkemesi'nin 5651 sayılı Kanun'un 9. maddesini iptal etmesi nedeniyle Sulh Ceza Hakimlikleri erişim engeli kararı verememektedir. Bu durum, marka hakkı ihlal edilen müvekkili korumasız bırakmamalıdır. SMK m. 159 uyarınca; "Dava açılmadan önce veya dava açıldıktan sonra, verilecek hükmün etkinliğini tamamen veya kısmen azaltacak bir değişikliğin meydana gelmesi ya da telafisi imkânsız zararların doğması ihtimalinin bulunması hâllerinde" ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Davalının sitesinin yayında kaldığı her gün, müvekkile ait işletmeye yeni olumsuz yorumlar gelmekte ve müvekkil yeni mağduriyetlerle karşı karşıya kalmaktadır. Bu nedenle, hüküm kesinleşinceye kadar "---------" alan adına erişimin engellenmesi hayati önem taşımaktadır. ÖNCELİKLE VE İVEDİLİKLE; Müvekkilin marka hakkına tecavüz teşkil eden ve telafisi imkânsız zararlara yol açan "---------" alan adlı internet sitesine, dava sonuna kadar ERİŞİMİN ENGELLENMESİ yönünde 6769 sayılı SMK m. 159 uyarınca teminatsız (veya mahkemenin takdir edeceği teminatla) İHTİYATİ TEDBİR kararı verilmesini, müvekkilin tescilli marka hakkına vaki tecavüzün ve haksız rekabetin tespitini, tecavüzün ve haksız rekabetin MEN’İ ve REF’İ (Durdurulması ve Ortadan Kaldırılması)nı, dava konusu alan adının (domain) müvekkil adına tesciline veya iptaline (terkinine) karar verilmesi, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL Maddi ve 100.000,00-TL Manevi Tazminatın hakkın doğumundan itibaren işleyecek en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir, Davalıya tebligatın yapıldığı ancak davalının davaya cevap vermediği görüldü.
TARAFLAR ARASINDAKİ UYUŞMAZLIK:Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; ---------- şeklindeki kullanımları dolayısıyla davacının kartal teknik servis markası yönünden marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmadığı, tecavüzün varlığı halinde maddi ve manevi tazminatın gerekip gerekmediği noktasında toplandığı anlaşılmıştır.
UYUŞMAZLIK HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER:Dilekçeler aşaması tamamlanmakla, ön inceleme duruşması sonrası dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, tarafların sulh olma imkanının bulunmadığının tespiti ile, uyuşmazlık noktaları belirlenerek tahkikat aşamasına geçilip deliller toplanmıştır. -------- Vergi Dairesine yazılan müzekkereye cevap verildiği ve -------- vergi kimlik numaralı mükellefi --------- hakkında yapılan bilgisayar kayıtları tetkikinde; tarh dosyasından talep edilen açılış bildirimi ve yoklamaların birer örneklerinin gönderildiği görülmüştür.
UYUŞMAZLIK HAKKINDAKİ YASAL DÜZENLEME:SMK 7/2, 29 ve TKK ' nun 54. maddesi.
GEREKÇE: Dava, markasına tecavüzden kaynaklı, marka hakkına tecavüzün tespiti, önlenmesi, durdurulması, haksız rekabetin tespiti ve durdurulması ve marka hakkına tecavüzden kaynaklı maddi tazminat davasıdır. Davacı taraf adına tescilli --------- tescil numaralı "---------" markasına tecavüzden kaynaklı haklarının ihlal edildiğini, yine davalı tarafın kullanımlarının hem marka hakkına tecavüz hem de haksız rekabet oluşturduğunu iddia etmiştir. Bu iddia karşısında ve davanın mahiyeti gereği ispat yükü davacı üzerindedir. İddia ve savunma dahilinde dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına 30.05.2024 tarihli celsede karar verilmiş, davacı vekiline bilirkişi ücretini yatırması için verilen iki haftalık kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığından, davacı taraf bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verilmiştir.Tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde;Dava konusu uyuşmazlığın davalı tarafın kullanımlarının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturulup oluşturulmadığı hususuna yönelik olduğu, HMK'nın 190. Maddesi ve TMK'nın 6. Maddesi gereği ispat yükünün davacı üzerinde olduğu, davalı kullanımları dolayısıyla davacı tarafça marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturulduğu iddia edilmiş, ise de bu iddiayı ispatlar somut ve Mahkememizce Hakimin hukuki bilgisi ile olayı çözümleyecek delillerin bulunmadığı, davalı tarafın -------- ibaresini --------- alan adı olarak kullanmasının marka hakkına tecavüz oluşturup oluşturmayacağı hususunun bilişim uzmanının teknik incelemesini gerektirdiği ve davacının muhtemel zararlarının tespiti yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasının zorunlu olduğu dikkate alınarak Mahkememizce iddia ve savunma çerçevesinde SMK hükümleri çerçevesinde inceleme yapılmak üzere Marka hukuku uzmanı, teknik servis uzmanı ve bilişim uzmanı üyeden oluşan bilirkişisine tevdiine ve masrafları yatırmak üzere davacı tarafa 14.07.2026 tarihinde kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde bilirkişi ücreti yatırılmadığı dikkate alındığında ispat yükü üzerinde olan davacı tarafın davasını ispat edemediği kabul edilerek davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Davanın REDDİNE, Alınması gereken 732,00 TL peşin harcın mahsubu ile yatırılan 1.724,83 TL harçtan mahsup edilerek kalan 992,83 TL harcın davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından yapılan masrafın kendi üzerinde bırakılmasına, 3-Davalı tarafından yapılan gider avansı olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 4-Karar kesinleştiğinde talep halinde gider avansının ilgililere iadesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yasal 2 haftalık süre içersinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/10/2026