İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/869 E. 2025/600 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/869
Karar No
2025/600
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/869 Esas - 2025/600 TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ T.C. ANKARA 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2024/869 Esas KARAR NO : 2025/600 Karar

.... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/12/2024 KARAR TARİHİ : 12/09/2025 YAZIM TARİHİ : 23/09/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı şirketin davalı şirkete iş sağlığı ve güvenliği uzmanlığı hizmetlerini verdiğini ve verdiği hizmetleri usulüne uygun şekilde faturalandırarak, faturaları davalı şirkete tebliğ ettiğini, davalı şirketçe faturalara itiraz edilmediğini ancak, faturalar konusu borçların ödenmediğini, davacı şirketçe davalı şirket aleyhine başlatılan .... E. sayılı icra takibineyse davalı şirketçe itiraz edildiğini, Dava şartı arabuluculuk kapsamında gerçekleştirilen arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşamamayla sonuçlandığını, davacı şirketin davalı şirketten olan alacağının tamamının faturalara dayalı olup, her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına da işli olduğunu, davacı şirketçe sunulan hizmetin, davalı şirket yetkilisinin de imzasını taşıyan, hizmet sözleşmesi, yıllık değerlendirme raporu, eğitim planlama formu, risk değerlendirme raporu ve eğitim katılım listesi gibi belgelerle de sabit olduğunu yine, davacı şirketçe sunulan hizmetin, devlet kontrol ve denetimine tabii olduğundan, resmi kayıtlarda da yer aldığını, İş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firma ile hizmet alan firma arasında hizmetin verilmesi hususunda anlaşma sağlandığında, firmanın tehlike sınıfına ve talebine göre firmaya iş sağlığı ve güvenliği uzmanı ile iş yeri hekimi atandığını, bu atamanın, iş sağlığı ve güvenliği firması tarafından, .... iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin kayıtların istenmesi halinde, fatura konusu hizmetlerin eksiksiz şekilde ifa edildiğinin açıklığa kavuşacağını, arz ve izah edilen nedenlerle davanın kabulü ile davalının haksız itirazının iptaline, .... sayılı takibinin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle :Davacı tarafın, aylık faturalandırma sistemi ile davalı şirkete iş sağlığı ve güvenliği üzerine hizmet sağlama edimini üstlenmiş olsa da gerekli hizmetleri sağlamadığını ve haksız ve hukuka aykırı olarak davalı şirkete fatura keserek borçlandırdığını, sözleşme süresince davacı tarafından herhangi bir şekilde doktor görevlendirmesi yapılmadığını, acil durum ve yangın tatbikatları düzenlenmemiş olup gerektiği takdirde Sayın Mahkemenizce tanıkların dinlenmesinde de söz konusu durumun ortaya çıkacağını, davacı tarafın faturalandırmış olduğu hizmetin alınmadığının da yargılama sırasında incelenecek evraklarda ortaya çıkacağını, bu nedenle huzurdaki davanın reddini talep ettiklerini, davacının, davalı şirkete fayda sağlamanın aksine maddi ve ticari zarara neden olduğunu, davalı şirketin ise, tüm bunlardan davacının, haksız ve kötü niyetli olarak aleyhinde yaptığı icra takibi ile haberdar olduğunu, davacı tarafından bahse konu fatura bedeli karşılığı işin tam anlamı ile yapılmadığını, davalı şirketin davacıdan böyle bir fayda sağlamadığını, iddia edildiği gibi davalı şirketin, davacıya karşı bahse konu fatura veyahut başkaca bir borcu bulunmadığını, davaya konu sözleşmenin usulüne uygun şekilde feshedilmemiş bulunduğunu, tarafları tacir olan her ilişkide yapılması gerekenin, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarların TTK md. 18/3[1] uyarınca noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılmak zorunda olduğunu, aksi halde hukuki sonuç doğurmayacağını, davacının haksız takibi neticesiyle mağduriyete uğramış olan davalı açısından davanın reddine, davacı taraf aleyhine takip miktarının %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

YARGILAMA VE GEREKÇE: Davanın, .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu takip temelinin iş sağlı ve güvenliği hizmetine ilişkin fatura alacağına ilişkin olduğu anlaşıldı. .... esas sayılı dosyası uyap sistemi üzerinden gönderilmiş ve mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bilirkişi raporunda özetle; Huzurda ki davanın,.... esas sayılı icra dosyası ile, 12/11/2024 tarihinde 30.381,30.-TL asıl alacak üzerinden takip yapıldığı, takibin cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağa ilişkin olduğu Davacı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ; Davacı şirketin 2023 yılına ait ticari defterlerinin yasal süresi içerisinde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, 2024 yılı ticari defterlinin ise, e-defter olduğu ve yasal süresi içerisinde beratlarının alındığı, taraflar arasında ki ticari ilişkinin 21/06/2023 tarihinde başladığı, davalı şirketin 2024 yılına 5.601,30.-TL tutarında borç bakiyesi ile devir geldiği, 2024 yılında ise, davacı şirketçe davalıya 10 adet fatura ile 33.000,00.-TL tutarında fatura düzenlendiği ve (33.000,00.-TL+5.601,30.-TL)= 38.601,30.-TL tutarında cari borç/alacak bakiyesi oluştuğu, akabinde, davacı şirketin davalıdan 1 adet 10.000,00.-TL tutarında ödeme aldığı tespit edilmekle, davacı şirketin (12/11/2024 takip tarihi) itibari ile (38.601,30-10.000,00)= 28.601,30.-TL tutarında davalı şirketten alacaklı olduğu, Davalı Şirket ticari defter ve kayıtlarına göre ise; Davalı şirketin Mali Müşaviri Orhan Yıldırım (0532 368 08 xx) ile irtibata geçilerek davalı şirketin ticari defter ve belgeleri 11/07/2025 tarihinden itibaren, 16/07/2025 - 20/07/2025 - 11/08/2025 tarihine kadar defalarca telefon ve mail ile talepte bulunuşmuş ise de, rapor düzenleme tarihine kadar tarafıma ibraz yapılmadığından davalı şirkete yönelik inceleme ve tespit yapılamadığı, yönündeki kanaatini belirtmiştir. Bilirkişi raporunun denetime açık hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmıştır . TMK'nın 6. maddesinde ''Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.'' denmektedir. İspat yükü başlıklı HMK'nın 190. maddesi " (1) İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir. " şeklinde düzenlenmiştir. Hukuk Muhakemeleri Kanununun “Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması” başlıklı 222. maddesi ; “(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle....md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır”. Şeklinde düzenlenmiştir. 28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı Kanunun 23. maddesi ile yapılan değişiklik ile HMK’nın 222. maddesinin üçüncü fıkrasında yer alan “ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi” ibaresi “diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi” şeklinde değiştirilmiş ve fıkraya birinci cümleden sonra gelmek üzere aşağıdaki cümle eklenmiştir: “Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz”. TTK'nın 23/2. maddesi uyarınca tebliğe rağmen faturayı süresinde itiraz ve iade etmeyerek, ticari defterlerine borç kaydeden tacir, fatura münderecatını aynen kabul etmiş ve faturayı gönderen taraf, faturaya dayalı bu alacağının varlığını TTK'nın 84. ve 85. madde hükümleri (HMK 222) uyarınca ispatlamış olur. (... karar sayılı emsal ilamı) Tüm dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde; .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu, takip temelinin fatura alacağına ilişkin olduğu, davanın yasal süresinde açıldığı, davalı tarafın verilen kesin sürede ticari defterlerin sunmayarak ibraz etmekten kaçındığı, davacı ticari defterlerinin kendi lehine delil oluşturduğu, davalının kesin delillerle aksini ispatlayamadığı anlaşılmakla, davacının bakiye alacağının bulunduğu alınan bilirkişi raporu ile anlaşılmakla, takibin 28.601,30-TL alacak yönünden iptali ile takibin bu miktarlar üzerinden aynı şartlarla devamına, fazlaya dair istemin reddine, alacağın likit olduğu göz önüne alınarak kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile .... esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 28.601,30-TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden aynı şartlar ile devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Kabul edilen miktarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3- 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.953,75 TL harçtan, dava açılışında alınan 427,60 TL peşin harcın düşümü ile kalan 1.526,15 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin, 210,92 TL'sinin davacıdan; 3.389,08 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 5- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu 427,60 TL başvurma harcı, 110,00 TL tebligat ücreti, 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 27,50 TL diğer giderler toplamı 5.565,10 TL'nin davanın kabul oranı dikkate alınarak hesaplanan 5.239,05 TL'si ile dava açılışında alınan 427,60 TL peşin harç toplamından oluşan 5.666,65 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6- Davacının yargılamada vekil ile temsil edildiği anlaşıldığından yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan 28.601,30 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider ve delil avansının HMK'nin 333. maddesi uyarınca karar kesinleştikten sonra Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi dikkate alınarak yatıranlara iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341 ve devamı maddeleri gereğince kararın tebliğinden itibaren ... ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere verilecek dilekçe ile iki haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/869, K. 2025/600, T. 12.09.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-869-e-2025-600-k-0744cce4ddc3