Yargıtay · 1. Hukuk Dairesi

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2026/4916 E. 2026/6070 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
1. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/4916
Karar No
2026/6070
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/930 E., 2025/556 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bala Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/320 E., 2022/31 K.

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmazsa bedel isteğine ilişkindir. Davacı vekili; davacının ....de ikamet ettiğini, Bala Belediyesinde çalışıyor olması sebebiyle davalı ... ... Mahallesinde bulunan 2977 sayılı parseldeki taşınmazı için destekleme işlemleri ve özel parselizasyon işlemlerini yapması için 22.03.2017 tarihli vekaleti verdiğini, vekilin bu vekaletname ile arkadaşı olan diğer davalı ...’e taşınmazın 5/17 payını 30.07.2017 tarihinde satış suretiyle devrettiğini, davalı ...’in 6.026 m² olan payı üzerinde tutup kalan miktarı diğer davalılara temlik ettiğini, suç duyurusunda bulunacağını söylemesi üzerine davalı ...’in üzerinde kalan kısmı iade ettiğini, bu davalı ile birlikte hareket eden diğer 5 kişinin tüm çabalarına rağmen paylarını iade etmediğini, davalı ...’un Bala Tapu Müdürlüğünde memur olduğunu, davalı ...’nın tapuda memur olarak çalışan ....’nın akrabası, davalı ...’ın tapuda çalışan ...ın eşi olduğunu, vekilinin ise Bala Belediyesinde çalıştığını, satış bedeli ile gerçek değer arasında fahiş fark bulunduğunu, vekilin vekalet görevini kötüye kullandığını, vekil ile diğer davalıların el ve işbirliği içerisinde olduklarını, taşınmazını yok pahasına satarak davacıyı zararlandırdıklarını, davalı ...'ın tapu müdürlüğünde çalışan eşi .... ile vekil ... ....'nun dolandırıcılık suçundan Ağır Ceza Mahkemesinde devam eden davalarının bulunduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazdaki davacının rızası dışında devir yapılan hisselerinin iptali ile davacı adına tescilini, olmadığı takdirde bedelini istemiştir.

Davalılar ..., ..., ... ve ... vekili; taşınmazın hobi bahçesi ve yatırım amacı ile alındığını, davalı ...’un davalı ... ...ve ... ile pazarlık yaptığını, bankadan 20.000,00 TL kredi kullandığını, aralarında gayrimenkul satış sözleşmesi düzenlediklerini, 5 00... hobi bahçesi için 20.000,00 TL ödenmesi hususunda anlaştıklarını, davalı ...’ın da aynı şekilde 10 00... olan 2 adet hobi bahçesi için 40.000,00 TL’ye anlaştıklarını, davalı ... ile 500 m² hobi bahçesi için 22.000,00 TL’ye anlaştıklarını, bu miktarı davalılar ... ile ... ...’ya ödediğini, kayın babası olan ...’nın Bala Tapu Müdürlüğünde çalıştığını, onunla görüşmesi neticesinde 33... numaralı bahçeleri 50.000,00 TL’ye aldığını, bu miktarı davalılar ... ile ... ...’ya ödediğini, Beynam Mahallesinde bu şekilde hobi bahçesi satışı uygulamasının oldukça yaygın olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

Davalı ... vekili; davacı tarafından vekil ... ...ya "Bala ilçesi hudutları dahilinde bulunan bilumum taşınmazlardaki hak ve hisselerinin 10/34 lük kısmına yönelik olarak özel bir yetki verildiğini, davacının iddia ettiği gibi destekleme işlemlerinin yapılması ve özel parselasyonun gerektiği diğer işlemlerin yapılması için verilmediğini, vekaletnamenin içeriğinden davacının haberdar olduğunu, davalının hiçbir şekilde diğer davalılarla birlikte hareket etme iradesinin bulunmadığını, belediye emsal bedelinin 1.200,00 TL olduğunu ancak davalının 56.000,00 TL'ye satın aldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen tarih ve sayılı kararıyla; davacı tarafından davalılardan ....ya ....Noterliğinin 22.03.20 17... yevmiye numaralı vekaletname ile açıkça dava konusu taşınmaza özel satış yetkisi verildiği, davacının ...Noterliğinin 22.06.20 17... yevmiye nolu azilname ile davalı ... ....'yu azlettiği, davalılardan ....'nun davacının hissesini parça parça davalılara sattığı, davacı tarafın talep ve iddiasının satış için verilen vekaletnamenin kötüye kullanılması değil dava konusu taşınmazın destekleme ve özel parselasyon işlemlerini yapabilmesi amacıyla verildiği ve neticesinde vekalet yetkisinin kötüye kullanılarak taşınmazın bir kısmının satılmasına ilişkin olduğu, verilen yetkinin sınırları da ''sahibi ve hissedarı bulunduğu Ankara ili, Bala ilçesi hudutları dahilinde bulunan bilumum taşınmazlardaki bilumum hak ve hisselerinin 10/34'lük kısmı'' olarak özel bir biçimde belirlendiği, davacının vekâletnamenin içeriğinden habersiz olduğunu ileri sürmesinin dayanaksız olduğu, diğer davalıların ... ...ile işbirliği içerisinde olduğuna dair yeterli inandırıcı delilin bulunmadığı, davacı tarafın ancak ... ...'ya satış yetkisi verilip bu hususun kötüye kullanıldığına dayanılabileceği, davacı tarafın da böyle bir iddiası ve talebinin bulunmadığı, hukuk mahkemelerinde taleple bağlılık kuralının esas olduğu dikkate alınarak davacı tarafın satış yetkisi verilmemesine rağmen davalı ... ...'nun diğer davalılarla işbirliği içerisinde taşınmazı devraldıkları iddiasının ispatlanamaması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; karara karşı süresi içinde davacı vekili ile bir kısım davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ; vekil ile taşınmaz payını ilk önce temlik alan davalı ...'in birlikte hareket ettikleri, bu durumun tanık beyanları ile sabit olduğu, dava konusu taşınmaz payını daha küçük paylara bölerek başka şahıslara birlikte sattıkları, nitekim adi yazılı şekildeki "Gayrimenkul Satış Sözleşmesi Genel Hükümleri" başlıklı sözleşmeleri ... ...'nun imzaladığı, esasen davalıların da taşınmaz paylarını davalılar ... ile ... ...dan aldıklarını beyan ettikleri, tarla vasfındaki taşınmazın paylarının küçük paylara bölünerek satıldığı, davalı ... ...nun Bala Belediyesinde fen işleri memuru olduğunun belirtildiği, davalılardan ...'un tapu müdürlüğünde memur olarak çalıştığı, davalı ... ...ın ise tapu müdürlüğünde görevli ...'ın eşi olduğunun belirtildiği, davalı ...'nın ise tapu müdürlüğünde görevli ...'nın kardeşi, davalı ...'ın ise onun damadı olduğunun belirtildiği, davalı ...'nin ise tapu müdürlüğünde görevli olan ...'ın akrabası olduğu, taşınmaz payının davalı ... tarafından satın alınmasında da bu şahsın onun vekili olarak hareket ettiği, tüm dosya kapsımına göre davacının vekili ... , davalı ... ve ondan pay alan diğer davalıların birlikte hareket ettiklerinin anlaşıldığı, bir başka deyişle vekilin davacının talimatına aykırı şekilde taşınmazdaki payını temlik ettiği, davacının dava konusu temlikin, davalı ... ...tarafından vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle yapıldığını HMK'nın 190/1. maddesi, TMK'nın 6. maddesi uyarınca, ispatladığı ve ara malik ile alıcıların da bu şahıslarla iş birliği yaptıkları gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf isteğinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırarak davanın kabulüne karar verilmiş; bir kısım davalılar vekilinin vekalet ücretine yönelik istinaf isteği esastan reddedilmiştir. Davalılar ..., ..., ... ve ...'ın temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 24.04.2025 tarihli ek kararı ile, davalı ...'nin temyiz başvurusu üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 13.05.2025 tarihli ek kararı ile temyiz dilekçelerinin miktar yönünden kesinlik nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı ve ek kararları davalı ..., ..., ..., ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

- K A R A R -

Dosya içeriğine göre Bölge Adliye Mahkemesince kesin karar nedeniyle davalı ..., ..., ..., ... vekili ile davalı ... vekilinin temyiz dilekçelerinin reddine karar verilmiş ise de 21.05.2026 tarihli ve 33260 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 26.02.2026 tarihli ve 2026/49 Esas, 2026/48 Karar sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 362. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (a) alt bendinin "istinaf başvurusunun kısmen veya tümden kabulü hali" yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği gözetildiğinde davalıların temyizinin olanaklı bulunduğu kabul edilmelidir.

Bu nedenle Bölge Adliye Mahkemesince temyiz dilekçelerinin reddine ilişkin 24.04.20 25... .05.2025 tarihli ek kararların ORTADAN KALDIRILMASINA,

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmediğinden temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı 9.824,08 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.09.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2026/4916, K. 2026/6070, T. 16.09.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-1-hukuk-dairesi-2026-4916-e-2026-6070-k-f2a96ce8dc4b