İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/827 E. 2026/687 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/827
Karar No
2026/687
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/827 KARAR NO : 2026/687

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 07/07/2025 KARAR TARİHİ : 23/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: I.DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında mal ve hizmet alımına ilişkin faturalar düzenlendiğini, borcun ödenmemesi üzerine alacağın tahsili amacıyla ... 19.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine borçlu - davalının haksız yere itiraz ettiğini belirterek, açıklanan nedenlerle; itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ll. CEVAP : Davalı yana tebligat yasası hükümlerine uygun şekilde dava dilekçesi ve duruşma günü bildirildiği halde; davalı cevap dilekçesi sunmamış ve bu nedenle de münkir kabul edilmiştir. lll.İNCELEME ve GEREKÇE: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, ... 19. Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyasında, "fatura alacağı" sebebine dayalı olarak 94.400,00 TL asıl alacağın 17.876,49 TL işlemiş faiz alacağıyla birlikte tahsili istemiyle ilamsız icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede; Davacı vekili, ... Fatura Numaralı, 30.03.2023 Fatura Tarihli, 19.04.2023 Vade Tarihli, ... Fatura Numaralı, 28.04.2023 Fatura Tarihli, 18.05.2023 Vade Tarihli, ... Fatura Numaralı, 23.06.2023 Fatura Tarihli, 13.07.2023 Vade Tarihli , ... Fatura Numaralı, 28.02.2023 Fatura Tarihli, 20.03.2023 Vade Tarihli , ... Fatura Numaralı, 31.05.2023 Fatura Tarihli, 20.06.2023 Vade Tarihli, ... Fatura Numaralı, 31.12.2022 Fatura Tarihli, 20.01.2023 Vade Tarihli , ... Fatura Numaralı, 30.01.2023 Fatura Tarihli, 19.02.2023 Vade Tarihli faturalardan kaynaklı davacının davalıdan alacaklı olduğunu iddia etmiştir. 4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190). 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ticari defterlerin ibrazını ve delil olmasını düzenleyen 222. maddesine göre mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden karar verebilmektedir. Tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiş, tarafların ticari defterleri incelenmiştir. Mali müşavir bilirkişi tarafından düzenlenen raporda; " Davalı şirketin sunduğu 01.07.2023 - 30.06.2024 ve 01.07.2024 - 30.06.2025 dönem aralığı ait bilgisayar kayıtlarına göre 30.09.2023 tarihli açılış fişi ile davacıya 70.800,00 TL borç bakiyesi devredildiği, söz konusu borcun 01.07.2024 tarihli yeni dönem açılış fişinde de aynen yer aldığı, bu 70.800,00 TL borç tutarının, davacı tarafından düzenlenen ilk 5 adet faturanın toplamına tekabül ettiği ve davalının bu tutar yönünden borcu defterlerine kaydederek ikrar ettiği, Takip tarihi olan 14.08.2024'ten sonra, 30.09.2024 tarihinde yapılan bir virman işlemi ile hesabın kapatıldığı görülmüşse de, dosya kapsamında bu ödemeyi veya mahsubu ilişkin herhangi bir banka dekontu veya yasal belgeye rastlanmadığı, Davalının bilgisayar ortamında ki defterlerinde borç bakiyesi olarak gözükmeyen takibe konu edilen 31.05.2023 tarihli, ... numaralı, 11.800,00 TL tutarlı fatura, 23.06.2023 tarihli, ... numaralı, 11.800,00 TL tutarlı faturaların ise e- fatura olduğu. GIB portalı üzerinden davalıya teslim edildiği, dosya kapsamında davalı tarafın söz konusu faturalara faturalara yasal 8 günlük süre içerisinde e-fatura sistemi üzerinden red ettiğine veya TTK'nın 18/3. Maddesinde öngörülen yöntemlerle (noter, KEP vb.) bir itirazda bulunulduğuna veya fatura bedellerin ödendiğine dair dosya kapasamında belgeye bulunmadığı, Taraflar arasındaki 28.09.2022 tarihli sözleşme kapsamında takibe konu olan faturalara konu hizmetin davacı tarafından davalı tarafa verildiğinin kabulü halinde, 14.08.2024 icra takip tarihi itibariyle davacının davalından takibe konu edilen 7 adet faturadan kaynaklı 94.400,00 TL alacaklı olduğu, " hususları belirtilmiştir. Aldırılan bilirkişi raporundaki tespitler kapsamında ticari defterlerinde bilirkişice yapılan incelemede, tarafların defterlerini usulüne uygun tuttukları, davacının düzenlediği faturaların davalının defterlerine de işlendiği, buna göre takip tarihi itibariyle davalının ticari defterlere göre davacı şirkete ilk beş faturadan kaynaklı 70.800,00 TL borçlu olduğunun tespit edildiği, ticari defter kayıtlarının kesin delil niteliğinde olduğu, takip konusu faturalardan kaynaklı davalının davacıya bum miktar kadar borçlu olduğu, ticari defter kayıtlarının hizmetin verildiğini ispatladığı anlaşılmakla, davanın bu miktar üzerinden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Takibe konu edilen 31.05.2023 tarihli, ... numaralı, 11.800,00 TL tutarlı fatura, 23.06.2023 tarihli, ... numaralı, 11.800,00 TL tutarlı faturaların ise, davalının ticari defterlerde kayıtlı olmaması, davacının hizmeti verdiğine dair herhangi bir delil de sunmaması nedeniyle, bu faturalardan dolayı hizmetin verildiği ispatlanamadığından, 23.600,00 TL yönünden davanın reddine karar verilmiştir. İşlemiş Faiz Talebi Yönünden Yapılan Değerlendirmede; Davacı taraf 14.08.2024 tarihli takipte 94.400,00 TL asıl alacağına, 17.876,49 TL işlemiş faiz ve asıl alacağına takip sonrasında ayılık % 4 faiz yürütülmesini talep etmiştir. Taraflar arasında akdedilen 28.09.2022 tarihli sözleşmenin 6. maddesinde; "Müşterinin fatura ödemelerini geciktirmesi halinde ..., fatura bedeli üzerinden aylık % 4 (dört) gecikme cezası uygulayacaktır" hükmünün yer aldığı, davacı tarafından davalı tarafa 21.02.2024 tarihinde KEP (Kayıtlı Elektronik Posta) aracılığıyla gönderilen ihtarnamede; 94.400,00 TL tutarındaki borcun 30 gün içerisinde ödenmesi ihtar edildiği, söz konusu ihtarnamenin aynı gün 21.02.2024 tebliğ edildiği dikkate alındığında; verilen 30 günlük ödeme süresinin eklenmesiyle temerrüdün 23.03.2024 tarihinde oluştuğu, mahkememizce kabul edilen 70.800,00 TL asıl alacak tutarına, 23.03.2024 temerrüt tarihinden 14.08.2024 icra takip tarihine kadar geçen 144 günlük süre için, sözleşmede kararlaştırılan aylık % 4 (yıllık %48) oranı üzerinden yapılan hesaplamada işlemi faizin 13.593,60 TL olarak hesaplandığı anlaşılmakla işletilen işlemiş faizin yerinde olduğu değerlendirilmiştir. İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay 3.HD ... E,... K) Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; Davanın KISMEN KABULÜNE; 1-Davalının ... 19.Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile, 70.800,00 TL asıl alacak ve 13.593,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 84.393,60 TL üzerinden takibin aynen DEVAMINA, 2-Fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Hükmolunan asıl alacağın %20'sine tekabül eden icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 4.836,34-TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.356,03-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 3.480,31-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir yazılmasına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinden başvurma harcı 615,40-TL, posta ve bilirkişi ücreti gideri 11.285,00-TL olmak üzere toplam 11.940,00-TL'nin davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 8.974,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı verilmesine, fazlasının davacı üzerinde bırakılmasına, 6-Davacı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplaan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davalı taraf davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplaan 27.882,89-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 8-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk giderinin, davanın kabul edilen kısmı üzerinden hesaplanan 2.705,76-TL'sinin davalıdan, 894,24-TL'sinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 9-Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından sarfedilmeyen kısmın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 10-Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 67/1. maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın tebliğe çıkartılmasına, Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.23.09.2026

Katip ¸

Hakim ¸

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/827, K. 2026/687, T. 23.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-827-e-2026-687-k-6f0f7de2287a