Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/60 E. 2026/1226 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/60
Karar No
2026/1226
Karar Tarihi

T.C. SAMSUN BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/60 KARAR NO : 2026/1226

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : .... ÜYE : .... ÜYE : .... KATİP : ....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : SAMSUN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/11/2025 NUMARASI : 2025/173 2025/1191 DAVACI : .... VEKİLİ : .... DAVALI : .... VEKİLİ :.... İHBAR OLUNAN : .... VEKİLLERİ :.... DAVANIN KONUSU : Tazminat

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacının davalı şirketin Samsun Şubesi'nden 30.08.2023 tarihinde .... nolu fatura ile 1.069.098,00 TL bedel karşılığında 2023 model,.... plakalı, .... dizel panelvan aracı sıfır kilometre olarak satın aldığını, aracın garanti süresi içerisinde defalarca arızalandığını, sık sık motor arıza ikaz lambasının yandığını, aracın gaz yememesi, ısıtma bujilerinin sürekli arıza vermesi, yokuş kalkış desteğinin çalışmaması gibi şikayetlerle yetkili servise birçok kez başvurulduğunu, bu süreçte 1 yıl dolmadan araçta 6-7 parçanın değiştiğini, aracın yolda giderken gaz kesmesi, vites değişimi sonrası tekrar gaza basıldığında dahi çekişe geçmemesi ve ancak kontak kapatılıp açılmasıyla normale dönmesi gibi ciddi kullanım güvenliğini etkileyen sorunlar yaşandığını, otobanda yokuşa girildiğinde vites küçültülmezse aracın hataya düştüğünü, araçta alt kısmın sürtmesi sonucu adblue tank giriş hortumunun kırılması nedeniyle tankın komple değiştirildiğini, buna rağmen adblue arıza ikaz lambasının sık sık yandığını, serviste yalnızca yazılım atılarak hatanın silindiğini, bu arızalara ilişkin kayda değer servis kaydı tutulmamasının kötü niyet göstergesi olduğunu, müvekkilin yalnızca adblue arızası için dahi en az 6 kez servise gittiğini, yetkili serviste üretim hatası bulunduğunun kabul edilip ....’a bildirildiğini, bazı parçaların değişimi için motorun söküldüğünü, bu işlem için önceden açık rıza alınmadığı gibi garanti süresi devam ederken müvekkilden bedel talep edilerek onarım yapıldığını, buna rağmen yaklaşık 30.000 km sonra aynı arızaların tekrar ettiğini, servisin yeniden parça değişimi teklif etmesine karşın müvekkili davacının araca güveninin kalmaması nedeniyle bu teklifi kabul etmeyip aracı park halinde bıraktığını, araç sanayide sorulduğunda 300.000 TL’nin üzerinde masraf öngörüldüğünü, aracın halen müvekkilin uhdesinde bulunduğunu ancak mevcut arızalar nedeniyle kullanılamadığını ve bu süreçte müvekkili davacının hem gelir kaybına hem de ciddi mağduriyete uğradığını, davaya konu aracın 0 km olarak satılmasına karşın kısa sürede çok sayıda parça değişimine ve motor sökümüne konu olmasının aracı “hasarlı araç” konumuna düşürdüğünü, bu durumun ikinci el piyasa değerinde önemli oranlı düşüşe yol açtığını, müvekkilin bu nedenle davalı tarafın tekrar onarım teklifini haklı olarak reddettiğini, aracın sık sık arıza vermesinin ve motorun demonte edilmesinin gizli ayıp niteliğinde olduğunun Yargıtay HGK’nın 08.10.2019 tarihli .... E., .... K. sayılı ilamında da kabul edildiğini, davalı satıcının ayıptan sorumluluğunun bulunduğunu, ayıpların gizli ayıp niteliğinde olması nedeniyle müvekkili davacıdan arızaları önceden fark etmesinin beklenemeyeceğini, ayıp ihbarının süresinde yapıldığını, araçtaki ayıpların kullanıcı hatasından değil üretimden kaynaklandığının bilirkişi incelemesi ile de ortaya çıkacağını, müvekkili davacının 16.01.2025 tarihli Çorum 1. Noterliği ihtarnamesi ile garanti süresi içinde davalıdan aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesini yazılı olarak talep ettiğini, ancak davalının ihtara rağmen çözüm üretmediğini, zorunlu arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; dava konusu aracın ayıplı mal niteliğinde olduğunun tespitiyle öncelikle aracın ayıpsız misli ile ücretsiz olarak değiştirilmesini, bu talebin kabul edilmemesi halinde ise ayıp oranında satış bedelinden indirim yapılmasını ve indirilecek tutarın avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava ettiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Arızalı olduğu ileri sürülen aracın ..... tarafından üretildiğini ve müvekkili davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, ayıp ihbarında bulunulmadığını ve alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının iddia ettiği adblue arızası, motor arıza lambası yanması ve benzeri şikayetler üzerine aracın yetkili servise getirildiğini ve servis kayıtları ile iş emirlerinden görüleceği üzere gerekli bakım ve onarım işlemlerinin garanti kapsamında yapıldığını, araçta üretimden kaynaklanan kalıcı ve giderilemeyen bir ayıp bulunmadığını, bir malın ayıplı sayılabilmesi için eksikliğin satış anında mevcut ve normal incelemeyle fark edilebilir ya da gizli ayıp niteliğinde olması gerektiğini, somut olayda araç kullanımına engel, maldan beklenen faydayı ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan bir durum olmadığını, davacının seçimlik haklarını kullanma koşullarının oluşmadığını, ayıpsız misliyle değişim talebinin ancak ağır ve giderilemeyen ayıp hallerinde kabul edilebileceğini, dava konusu araçta ise onarımla giderilebilen ve değer dengesini bozmayan nitelikte arızalar bulunduğunu, bu nedenle misliyle değişim isteminin hakkın kötüye kullanılması mahiyetinde olduğunu beyanla, davanın .....ye ihbarını ve reddini savunduğu anlaşılmıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne; .... plakalı ve .... şasi numaralı .... marka-model aracın, üzerindeki tüm takyidatlardan ari bir şekilde davalıya iadesine ve ayıptan ari misli ile değiştirilmesine, ayıptan ari mislinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.

İSTİNAFA BAŞVURAN TARAFLAR ve İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf başvuru talebinde bulunan davalı vekili dilekçesinde özetle, müvekkili şirkete kusur atfedilemeyeceği gibi davaya konu aracın ayıplı olduğundan da bahsedilemeyeceğini, araçta bulunan bir gizli ayıptan kaynaklanmadığını, davacıya ait araçta kullanımından kaynaklı arıza oluştuğunu, araçta üretimden kaynaklanan bir ayıbın söz konusu olmadığını, otomotiv ve makine mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden ayıbın varlığını ve niteliğini belirleme konusunda bilirkişi heyeti raporu alınması gerekirken mevcut tek bilirkişi tarafından hazırlanan rapora istinaden karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek, kararın kaldırılarak, talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.

DELİLLER : Tüm dosya kapsamı.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında; 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Dava, dava konusu aracın ayıplı olduğu iddiası ile aracın ayıpsız misli ile değişimi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar davalı tarafından istinaf edilmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; istinaf edenin sıfatı ve istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan inceleme neticesinde; Yerel Mahkeme tarafından toplanması gerekli tüm delillerin toplandığı, usulünce tartışıldığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime açık, hüküm kurmaya elverişli olduğu, dava konusu araçta üretimden kaynaklı ayıp olduğunun rapordan anlaşıldığı, davalı vekili istinaf itirazında TTK 18. maddesinde öngörülen usulde ayıp ihbarı yapılmadığını belirtmiş ise de, ayıp ihbarı TTK 18. maddesinde sayılan işlemlerden olmadığından, olayda TTK 18. Maddesinin uygulanmayacağı gibi (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin .... esas,.... karar sayılı,.... esas,.... karar sayılı, .... esas, .... karar sayılı ilamı,) aracın birçok kez serviste işlem gördüğü, servis kayıtları ve yazılı ihtar birlikte değerlendirildiğinde, davacının ayıp ihbarının süresinde yapıldığına yönelik mahkeme gerekçesinde isabetsizlik olmadığı, sıfır "0" km olarak alınan aracın, garanti süresi içinde defalarca arızalanması ve esaslı parça değişimlerine rağmen aynı arızaları göstermeye devam etmesi karşısında davacının seçimlik hakkını ayıpsız misli ile değişim yönünde kullanmasının hem dürüstlük kuralı hem de hakkaniyete uygun olduğuna yönelik gerekçede isabetsizlik olmadığı, verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/(1)-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2.Davalı taraftan alınması gerekli 73.030,08 TL istinaf karar harcından peşin alınan 18.257,52 TL harcın mahsubu ile bakiye 54.772,56 TL'nin davalı taraftan alınarak hazineye gelir kaydına, Harç tahsil müzekkerelerinin Dairemizce yazılmasına, 3.İş bu kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürü tarafından taraflara tebliğine. Dair, HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde TEMYİZ YOLU açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.03/07/2026 .... Başkan .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Üye .... ¸e-imza .... Katip .... ¸e-imza GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİHİ : 03/07/2026

Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İMZA ile imzalanmıştır!

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/60, K. 2026/1226, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-60-e-2026-1226-k-a8cee96ee479