Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1328 E. 2026/2071 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1328
- Karar No
- 2026/2071
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/1328 KARAR NO : 2026/2071
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 06/04/2023 NUMARASI : 2021/649 Esas 2023/270 Karar DAVANIN KONUSU : Alacak BAM KARAR TARİHİ : 30/09/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 30/09/2026
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Şirketin, İzmir ili Kemalpaşa ilçesinde faaliyet gösterdiği fabrikasında kullanmak üzere .... A.Ş' den 13.01.2020 tarihinde ... Akülü Forklift satın alındığını, forklift alındığı günden itibaren sürekli arıza verdiğini, forklift'in tüm bakım ve onarımlarının satın alınan ... A.Ş. tarafından yapıldığını, müvekkili şirket çalışanlarının forklifti kullanırken sürekli duman çıkardığı gözlemlediklerini ve kullanımının durdurulduğunu, davalı .... A.Ş. yetkilileri ile sözlü olarak yapılan görüşmede motorunda arıza meydana gelmiş olabileceğinin söylendiğini, öte yandan yaptıkları incelemelerde forkliftin arkasında bulunan kablolarında yanma tespit edildiğini, müvekkili şirketin ambalaj firması olduğu için yanıcı maddeler bulunmadığını, bu nedenle forkliftte olaşabilecek bir yangının çok büyük bir patlamaya sebep olabildiğini, yaklaşık 1 yıl önce alınan bir forkliftin kullanım talimatlarına uygun bir şekilde kullanılmasına, servisinin alınan firmadan yapılmasına rağmen motor arızası verip kablolarının yanmasının hayatın olağan akışına uygun olmayıp üretim hatası olduğunu gösterdiğini, öte yandan Forkliftin özelliklerinin yazdığı kısımda 1300 KG kaldırılabilir yazmasına rağmen 300-400 KG kaldırıldığında makinanın arkasının kalktığını, yani belirtilen kapasitede bir ağırlığı kaldırma özelliğinin de bulunmadığını, söz konusu Forklift üzerinde, Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/34 Değişik İş Sayılı dosyasında delil tespiti amacıyla inceleme yapılması talebinde bulunulduğunu, söz konusu dosyada bilirkişi tarafından yapılan incelemede; forkliftin yüklü ve yüksüz konumlarda ilerleme hızının teknik katalog verileri olan (Yüklü/Yüksüz) (km/h)6.2/7.2 değerlerinin çok altında (normal insan yürüme hızı olan 5 km/s değeri referans alındığında yürüme hızının çok altında) olduğunu, Forkliftin yaklaşık olarak 5 dk süre ile yüklü ve yüksüz çalıştırılması sonrasında Akü grubu bölgesinde duman çıkışı, yanık plastik kokusu, yanık kablo ve plastik parçalar ve yüksek ısı gözlemlenmesi sebebi ile elektrik motoru ya da akü gubunda makine imalatından kaynaklı arıza bulunduğunu, tespite konu forkliftin ayıplı olduğunu belirttiği, iddialarının doğruluğunun bilirkişi marifetiyle yapılan delil tespiti ile teyit edildiğini, zorunlu arabulucuya başvurulduğunu ancak davalı ile uzlaşılamadığını, yukarıda açıklanan sebeplerle ayıplı malın iadesi ile fatura bedeli olan 86.754,14 TL'nin yasal faizi ile iadesi, yargılama ücreti ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesinin karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın telefon aracılığıyla müvekkili şirket ile iletişime geçtiğini ve "... Akülü Forklift - ... " isimli ürünü satın almak istediğini belirterek, bildireceği adresine ürünün gönderilmesi talebinde bulunduğunu, söz konusu teklif müvekkil şirket tarafından kabul edilerek ürün davacı tarafa teslim edildiğini, söz konusu satım ilişkisi kapsamında 13.01.2020 tarih SME2020000000070 nolu fatura düzenlenerek bu fatura davacı tarafa gönderildiğini, işbu satım ilişkisi kapsamında yalnızca mezkûr fatura tanzim edilmiş olup davacının fatura tarihinden itibaren 1 yıllık garanti süresi bulunduğunu, davacı tarafından düzenlenen faturaya herhangi bir itirazda bulunulmadığı gibi fatura bedelinin de müvekkili şirkete ödendiğini, satım konusu ürün kullanımına başlanıldığını, ancak davacı tarafın kullanım hatasından kaynaklı ortaya çıkan bir arıza sonucu, garanti süresinden sonra müvekkili şirket ile iletişime geçerek, ürünün bakımı ve onarımı için servis gönderilmesi talebinde bulunduğunu, müvekkili şirketin servis yetkililerince, ürünün incelenmesi amacıyla davacı şirket adresine gidildiğini ve yapılan incelemeler sonucunda motor freninin hatalı kullanımından kaynaklı arıza oluştuğu belirtilerek motor frenindeki bobinlerin değiştirilip tamir edildiğini, ürünün tekrar çalışır bir vaziyette davacı tarafa teslim edildiğini, her ne kadar müvekkili şirketin servis yetkilileri tarafından tekrar aynı arızanın oluşmaması amacıyla davacı şirket çalışanlarına gerekli uyarılar yapılmış olsa da ürünün dikkatsiz kullanımı sonucu aynı hatanın tekrar oluştuğunu, arabuluculuk sürecinde anlaşılamadığını, davanın evvelemirde zamanaşımına uğramış olması sebebiyle reddedilmesi gerekli olduğunu, keza yukarıda açıklanılan üzere ürün kapsamındaki garanti süresi, tarafların tacir olması ve Garanti Belgesi Yönetmeliği' nde belirlenen 2 yıllık garanti süresinin uygulanamayacak olması sebebiyle 1 yıl olduğunu, son olarak davacı şirket tarafından garanti süresinden sonra müvekkili şirket tarafından sağlanan servis hizmetine ilişkin düzenlenen fatura bedelinin de davacı tarafından ödendiğini, netice itibariyle haksız ve kötü niyetli olarak ikâme edilmiş bu davada, davacının tüm iddialarının asılsız ve mesnetsiz olduğundan davanın tüm talepleriyle birlikte reddi gerektiğini, yargılama masrafları ve ücret- i vekaletin davacı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve beyan etmiştir. MAHKEMECE: "...DELİLLER VE GEREKÇE: Satış Fatura: Davalı.... A.Ş. tarafından, davacı adına düzenlenen 13/01/2020 tarihli ve SME2020000000070 No.lu e-Fatura ile.... Şasi numaralı ... marka Akülü Forkliftin KDV Dahil 86.757,14 TL bedelle satışının yapıldığı tespit edilmiştir. Delil Tespiti: Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2021/34 D. İş Sayılı Dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine dava konusu forkliftin ayıplı olduğu iddiasıyla delil tespiti isteğinde bulunulduğu, makine mühendisi bilirkişi .... tarafından Forkliftin davacıya ait fabrikada incelenmesi neticesinde;1000 kg, ağırlığındaki test yükünü sorunsuz kaldırıp, indirdiği, forkliftin ve yüksüz konumlarda ilerleme hızının teknik katalog verileri olan (Yüklü/Yüksüz- 6,2/7,2 km/saat) değerlerinin çok altında olduğu (Normal insan yürüme hızı olan 5 km/saat değeri referans alındığında yürüme hızının çok altında olduğu) forkliftin yaklaşık olarak 5 dakika süre ile yüklü ve yüksüz çalıştırılması sonrasında akü grubu bölgesinde duman çıkışı, yanık plastik kokusu, yanık kablo kokusu ve plastik parçalar ve yüksek ısı gözlemlenmesi sebebi ile elektrik motoru ya da akü grubunda makine imalatından kaynaklı arıza bulunduğu ve tespite konu forkliftin ayıplı olduğu bildirilmiştir. Keşif: Mahkememizce dava konusu forkliftin ayıplı olup olmadığının tespiti için davacıya ait fabrikada 27/12/2022 tarihinde keşif icra edilmiştir. Keşif sırasında dava konusu .... marka 190834611 seri numaralı ... model 1300 kg kapasiteli 4800 mm kaldırma yüksekliği olan akülü folklift öncelikle boş olarak çalıştırılmış, daha sonra 309 kg yük yüklenerek sahada gezilmiştir. 309 kg'lık yük indirilmek istendiğinde kısa süreli olarak folkliftin çalışmadığı görülmüştür. 2-3 dakika beklendikten sonra folklift yeniden devreye girdimesi üzerine bu kez folklifte 681 kg yük yüklenmiştir. Sahada geri geri manevra yapılarak ve yine ileri manevra yapılarak dolaşılmıştır. Yaklaşık 10 dk. bu şekilde çalıştırıldıktan sonra folklift yine çalışmayarak yürüyüş sistemi kilitlendiği görülmüştür. Bir süre beklenmesine rağmen ( yaklaşık 10 dk) daha yüksek kg da yük yüklenmek istenmesine rağmen folkliftin çalışmadığı tespit edilmiştir. Çalıştırılan süre içerisinde folkliftten duman gelmediği, yanık kokusunun oluşmadığı görülmüştür. Davalı Tanığı .... talimatla alınana yeminli beyanında; "Ben ...'da yaklaşık 4-5 yıldan beridir çalışmaktayım, ... bizim şirketten davaya konu forklifti satın aldılar, garanti süresi bittikten sonra forkliftin arkasından dumanlar çıktığı bilgisi bize ulaştı, bizde kendilerinden bu konuda fotoğraf istedik, görüntülü görüşme yaptık, forkliftte manyetik fren arızası olduğunu tespit ettik, arızalı olarak kullanılmaya devam ettiği için de duman ve kablo başlıklarından ısınması sebebiyle erimeye başlamış kullanılmasaydı bu şekilde bir sorun ortaya çıkmayacaktı, herhangi bir şekilde forklift ayıplı olarak teslim edilmemiştir, biz gerekli şekilde yerinde incelemelerde de bulunduk, normalde servis durumlarında önceden bir ödeme yapılır, biz müşteri memnuniyeti kapsamında gerekli onarımı yapmak için cihazın bulunduğu yere gittik, gerekli onarımlar olan forklift manuel fren değişimini ve kablo muhafaza başlıklarını değiştirdik, personele uyarı verdikten sonra kullanmaya devam ettikleri için bu zararın meydana geldiğini kendilerine bildirdik, bu zararın da fazla büyük zarar olmadığını kendilerine bildirdik, bu zarar onarımla düzelebilecek seviyedeydi, bu servis ve bakımla ilgili yapılan faturalandırmaya karşılık herhangi bir ödeme yapılmadı, biz firmamız olarak kendilerine servis ve onarım bedelleri konusunda gerekli indirimleri sağladık, kendileri ödeme yapmak yerine dava açmışlardır, ben .... sahibi olan ... beye de fatura görüntüsünü whatsapptan gönderdim, kendisi de bana ödemenin hemen yapılacağını sözledi ancak herhangi bir ödeme yapılmadı, yapılan onarımdan sonra tekrardan sorun çıktığı ile tarafımıza 2-3 gün sonra bilgi verildi, biz daha önce yapılan onarıma ilişkin herhangi bir ödeme yapılmadığı için tekrardan onarım yapmaya gitmedik, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir" demiştir. Bilirkişi Raporu: Makine Mühendisi ....'ün 06.02.2023 tarihli raporu; Davacı tarafından, davalıdan KDV dahil 86.757,14 TL bedelle satın alınan forkliftin bu haliyle ayıplı olduğunu, ayıbın gizli ayıp olduğunu, ayıbın davacı alıcı tarafından olağan bir gözden geçirme ile fark edilemeyeceğini, ayıbın Forkliftin üretiminden kaynaklanmış olduğunu, dosya içeriğinde davacı tarafından davalıya ayıp ihbarında bulunduğuna dair herhangi bir Noter İhtarnamesi veya başka bilgi-belge bulunmadığını, davacının davalıdan satın almış olduğu 1300 kg. kapasiteli forkliftin yapılan incelemede bu haliyle kendisinden beklenen faydayı sağlamayacağını, davacı tarafından satın alınan forklift için davalıdan 20.04.2021 tarihinde servis hizmeti alınmış ancak bir sonuç elde edilemediğini, makinenin bu haliyle tamirinin (Komple akü, motor, hidrolik pompa ve sistem değişimi) toplamının satış bedeline yakın olacağı nedeniyle alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının sayın mahkemenin takdirine olduğunu, yönündeki görüşlerimi konunun hukuki ve nihai takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere saygıyla arz ederim. Dava; satılanın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi davasıdır. Davalı vekili zamanaşımı savunmasında bulunmuştur. Taraflar tacir olup akdi ilişki ticari niteliktedir. Bu durumda uyuşmazlığa Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri uygulanmalıdır. Dava konusu aracın satın alındığı tarih itibarıyla yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK'nın 23. maddesinde yapılan atıfla 6098 sayılı TBK'nın 231. maddesine göre satılanın ayıbından doğan her türlü sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satıcı daha uzun bir süre üstlenmiş olmadıkça malın teslim tarihinden itibaren iki yıl içinde açılmadığı takdirde zamanaaşımna uğrar. Satıcı, satılanı devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden faydalanamaz. Somut olayda, forkliftin 13/01/2020 tarihinde satın alındığı, davanın açıldığı 23/09/2021 tarihi itibarıyla 2 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin zamanaşımı savunması yerinde görülmemiştir. Mahkememizce toplanan deliller, delil tespiti dosyasındaki bilirkişi raporu ve mahkememizce yapılan keşif üzerine alınan bilirkişi raporuna göre; satıma konu forkliftte üretim hatasından kaynaklanan gizli ayıp olduğu, davacının forkliftte ayıp ortaya çıktıktan sonra durumu davalıya bildirdiği ve servis çağırdığının davalının da kabulünde olduğu nazara alındığında ayıp ihbarının süresinde yapıldığı, dava konusu forkliftte meydana gelen arızanın sürekli tekrarladığı ve onarımla giderilemediği, ayıbın malın kullanımı ile ortaya çıkması dolayısıyla ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğu, forkliftte arızanın kendisinden beklenen faydayı sağlamayacağı ve ayıbın giderilmesi bedelinin satış bedeline yakın olacağıdikkate alındığında davacının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi isteğinin hakkaniyete ve taraflar arasındaki hak ve menfaatler dengesine uygun olduğu anlaşılmakla davacının davasının sözleşmeden dönme ve bedel iadesi isteğinin kabulüne karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.'' gerekçesi ile; H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KABULÜ ile 86.757,14 TL satış bedelinin, 190834611 Şase numaralı PAFTAR EF1348 AKÜLÜ FORKLİFT’in davacı tarafından davalıya teslimi karşılığında, teslim tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkece delillerin değerlendirilmesi ve aydınlatma yükümlülüğüne ilişkin olup dava konusu hususlara ilişkin taraflar arasındaki ihtilafın çözüme kavuşması ve gerçeklerin ortaya çıkması kapsamında yeterli araştırma ve inceleme yapılmaksızın karar verildiğini, ilk derece mahkemesi kararında yalnızca 06.02.2023 tarihli bilirkişi raporundan alıntı yapılarak gerekçe kurulduğunu ve rapora itirazları hiçbir suretle dikkate alınmaksızın karar verildiğini, mezkûr raporda, bilirkişinin kendisini adeta mahkememenin yerine koyarak karar mercii kendisiymişçesine ve görev tanımını aşar şekilde rapor düzenlemiş olduğunu, zira rapor kapsamında yapılan incelemede; bilirkişinin, tarafların iddia ve cevaplarını göz önünde bulundurmak hususunu yanlış anlayarak dava ve cevap dilekçesinde yazılı beyanları kopyalayıp yapıştırmaktan öteye geçemediğini ve dosya kapsamında tanıklık yapan şahsın beyanlarını da değerlendirme konusu yapmadığını, söz konusu duruma dair bilirkişi tarafından, - hukuka aykırı bir şekilde yalnızca davacının iddiaları esas alınarak - yalnızca forkliftin imalattan kaynaklı olarak arızalı olduğu üzerinde durulmuş olup ürünün kullanım hatasından dolayı arızalanmış olabilme ihtimalinin açıkça göz ardı edilerek bu hususa ilişkin hiçbir değerlendirmede bulunulmadığını, zamanaşımı itirazlarının yerel mahkeme tarafından yanlış şekilde değerlendirildiğini, nitekim ürün kapsamındaki garanti süresinin, tarafların tacir olması ve Garanti Belgesi Yönetmeliği' nde belirlenen 2 yıllık garanti süresinin uygulanamayacak olması sebebiyle 1 yıl olduğunu, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından yapılan servis işlemlerinin 1 yıl olan garanti süresinin bitmesinden sonra yapıldığı göz önünde bulundurulmaksızın, zamanaşımının 2 yıl olacağı belirtilmek suretiyle zamanaşımı itirazlarının da yanlış değerlendirildiğini ve hatalı olarak hüküm kurulduğunu, yerel mahkeme tarafından, davaya konu forkliftte oluşan sorunun kullanım kaynaklı ortaya çıkması / durumun ağırlaşması ihtimalinin göz önünde bulundurulmadığını keza Kemalpaşa Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2021 / 34 Değişik İş sayılı dosyası kapsamında düzenlenen bilirkişi raporunun 3. Maddesinde " ... 1000 kg. ağırlığında yük ile kaldırma, indirme ve ilerleme manevraları yaptırıldı. 1000 kg. ağırlığında yükü indirme ve kaldırma operasyonları esnasında forkliftin söz konusu yük altında çalışmasının (yükü indirme ve kaldırma) normal olduğu gözlendi... " denilerek davacının iddialarında haksız oluşunun tevsik edildiğini, ancak dava sürecinde alınan bilirkişi raporunda ise bu parametrelerin dahi karşılanmadığı şeklinde tespit yapıldığını, bu minvalde; gerek davalı şirkete ürün ile ilgili servis hizmeti sağlanmasından sonra gerekse delil tespiti yapılmasından dava sürecinde keşif yapılmasına kadar geçen süreçte ürünün zorlanacak şekilde kullanıldığının anlaşıldığını beyanla yerel mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava: Ayıp Nedeniyle Satım Sözleşmesinden Dönme ve Bedel İadesi istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı taraf vekili; Müvekkili Şirketin, İzmir ili Kemalpaşa ilçesinde faaliyet gösterdiği fabrikasında kullanmak üzere .... A.Ş' den 13.01.2020 tarihinde ... Akülü Forklift satın alındığını, forklift alındığı günden itibaren sürekli arıza verdiğini, ayıplı olduğunu belirterek ayıplı malın iadesi ile fatura bedeli olan 86.754,14 TL'nin iadesini talep etmiştir. Davalı taraf ise; davacıya satılan malda ayıp olmadığını, kullanımdan kaynaklı ayıp olduğunu talebin zaman aşımına uğradığını davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece; davanın kabulüne forkliftin davalıya iadesine karar verilmiştir. Davalı iş bu kararı istinaf ederek ; rapora karşı itirazlarının karşılanmadığını, bir yıllık garanti süresinden sonra işlemlerinin yapıldığını kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı tarafça dava açılmadan önce delil tespiti yapılmış delil tespiti sonucunda aldırılan bilirkişi raporunda tespite konu forkliftin ayıplı olduğu kanaati belirtilmiştir. Mahkemece yargılama sırasında da keşif yapılarak bilirkişiden rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda ;Davacı tarafından, davalıdan KDV dahil 86.757,14 TL bedelle satın alınan forkliftin bu haliyle ayıplı olduğunu, ayıbın gizli ayıp olduğunu, ayıbın davacı alıcı tarafından olağan bir gözden geçirme ile fark edilemeyeceğini, ayıbın Forkliftin üretiminden kaynaklanmış olduğunu, dosya içeriğinde davacı tarafından davalıya ayıp ihbarında bulunduğuna dair herhangi bir Noter İhtarnamesi veya başka bilgi-belge bulunmadığını, davacının davalıdan satın almış olduğu 1300 kg. kapasiteli forkliftin yapılan incelemede bu haliyle kendisinden beklenen faydayı sağlamayacağını, davacı tarafından satın alınan forklift için davalıdan 20.04.2021 tarihinde servis hizmeti alınmış ancak bir sonuç elde edilemediğini, makinenin bu haliyle tamirinin (Komple akü, motor, hidrolik pompa ve sistem değişimi) toplamının satış bedeline yakın olacağı nedeniyle alıcının sözleşmeden dönme hakkını kullanmasının mahkemenin takdirine olduğunu, belirtilmiştir. Davalının zaman aşımı itirazı 6102 sayılı TTK nun 23 maddesine yapılan atıfla TBK nun 231 maddesine göre iki yılda zaman aşımına uğrayacağından davacı tarafça da satın almadan itibaren iki yıl dolmadan dava açılmış olduğundan, dava zaman aşımına uğramadığından mahkemenin bu yöndeki tespiti doğrudur . Mahkemece yargılama sırasında aldırılan bilirkişi raporu denetime elverişli ve açık olduğundan itibar edilmiş, davaya konu forkliftin üretimden kaynaklı ayıplı olduğu belirlenmiş, bu nedenle davacının sözleşmeden dönmekte haklı olduğu mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 06/04/2023 tarih, 2021/649 Esas ve 2023/270 Karar sayılı kararına karşı davalının istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 5.926,38 TL istinaf nispi karar harcından başlangıçta alınan 1.481,59 TL'nin mahsubu ile eksik yatırılan 4.444,79 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın re'sen taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 361/1. maddesi gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/09/2026