İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2024/345 E. 2025/1006 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2024/345
Karar No
2025/1006
Karar Tarihi

T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/345 Esas - 2025/1006 T.C. ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARARIDIR

ESAS NO : 2024/345 Esas KARAR NO : 2025/1006

DAVA : Menfi Tespit/İstirdat DAVA TARİHİ : 11/09/2019 KARAR TARİHİ : 25/12/2025

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit/istirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafından davacılar hakkında ....esas sayılı dosyası üzerinden kambiyo senetlerin özgü haciz yolu ile başlatılan takibe dayanak bono ile davacılar ... San ve Tic. Ltd.Şti ve ...'un herhangi bir ilgisinin bulunmadığını, davacı ... San ve Tic. Ltd.Şti'nin münferiden yetkilisinin ... olduğunu, bononun keşideci kısmındaki imzaların şirket yetkisi ...'a ait olmadığını, yine bononun kefil kısmında bulunan imzalarında davacı ...'a ait olmadığını, takibe konu bonoyla davacı ...'un bir ilgisinin bulunmadığını, bono üzerinde davacının eşinin yazılı rızası bulunmadığından kefalet sözleşmesinin geçersiz olduğunu belirterek davacıların .... esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine davacılar hakkında başlatılan icra takibinin iptaline %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacılardan ...'un 17.05.2019 tarihinde icra dairesine gelerek dosya borcunu kabul ettiğini, bir itirazı olmadığını beyanla 13 taksitle dosya borcunu ödeyeceğine ilişkin icra taahhüdü verdiğini, ilk ödeme tarihi olan 17.05.2019 tarihinde davacı borçlunun 42.000,00 TL ödeme yaptığını, davacı ...'un borcun kabulüne ilişkin açık beyanının bulunduğunu, davacının eşi ...'un 08.11.2013 tarihli muvafakatnamesi bulunduğunu, bonoda şirketi temsilen ...'un imzası ve yine şahsı kefilliğinden ötürü imzasının yer aldığını, borçlular tarafından ödeme emrine itiraz edilmediğinden takibin kesinleştiğini, davacı ...'un eşinin de muvafakatnamesinin bulunduğunu belirterek davanın reddine ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Taraf delilleri toplanış, .... esas sayılı dosyası uyap sisteminden temin edilmiş, incelenmesinde alacaklı ... A.Ş tarafından borçlular ..., ... ve ... San ve Tic. Ltd.Şti hakkında 19.04.2019 tanzim tarihli 08.04.2019 vadeli 6.500.000,00 TL bedelli bonoya dayalı olarak toplam 314.115,93 TL alacak talebi ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip başlatıldığı anlaşılmıştır. Davacılardan ... San ve Tic. Ltd.Şti ve ...'un imza inkarı kapsamında davacı şirketin sicil özeti ve şirket yetkilisinin imzasını içeren belge asılları .... temin edilmiş, davacı şirketin 29.03.2012 kuruluş tarihinden itibaren 10 yıl süreyle ...'un şirketi temsil ve ilzama yetkili kılındığı anlaşılmış, davaya ve takibe konu bono üzerinde kendi adına ve davacı şirket yetkilisi olarak ...'a atfen atılan imzaların adı geçenin eli ürünü olup olmadığı yönünde ilgili kurum ve mercilerden imza örnekleri temin edilip huzurda alınan imza örnekleri ile birlikte incelenmek üzere dosya grafolog bilirkişiye tevdii edilmiş düzenlenen raporda özetle; " söz konusu imzaların ...'un elinden çıkıp çıkmadığı hususunda teknik incelemeye dayalı olarak herhangi bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olamadığı" ifade edilmiş, bu kez belge inceleme uzmanı ve .... üç kişilik bilirkişi heyetine dosya ve belge asıllarının tevdii ile düzenlenen raporda özetle; "senet aslı üzerinde atılı borçlu imzaları ve müteselsil kefil ... adına atılı imzaların mevcut mukayese imzalarına kıyasen ...'un elinden çıkıp çıkmadığı hususunda herhangi bir kanaat beyanında bulunmanın mümkün olamadığı" ifade edilmiş, dosya ve belge asılları .... gönderilmekle .... tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda özetle; " inceleme konusu senette ... San ve Tic. Ltd.Şti kaşe izi üzerinde ve ... adına atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen tersini basit taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların ariyetinin bu meyanda ...'un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği" ifade edilmiştir. Dava; bonoya dayalı menfi tespit talebine ilişkindir. Davaya ve icra takibine konu bononun tetkikinde keşidecisinin ... San ve Tic. Ltd.Şti aval verenlerin ... ve ..., lehtarı ... A.Ş olan 08.11.2013 keşide tarihli 08.04.2019 vadeli 6.500.000,00 TL bedelli bononun keşide tarihi itibariyle davacı ...'un aynı zamanda davacı ... San ve Tic. Ltd.Şti'ni temsil ve ilzama yetkili olduğu işbu menfi tespit davasında adı geçenin gerek kendi adına ve gerekse şirket adına atılı imzalara yönelik itirazda bulunduğu görülmüştür. Kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü lehtar konumunda olan davalıya aittir. Bono keşidecisi ... San ve Tic. Ltd.Şti ve aval veren ...'un bono üzerinde atılı imzalara yönelik itirazları kapsamında yapılan grafolojik inceleme sonucu düzenlenen 21.12.2020 tarihli grafolog bilirkişi raporu, 20.04.2021 tarihli adli belge inceleme uzmanı akademisyen 3 kişilik bilirkişi heyeti raporu ve 01.11.2021 tarihli ....raporu içeriğinde dava konusu bono üzerindeki ... San ve Tic. Ltd.Şti ve ... adına atılı imzaların ...'un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmakla bu konuda ispat yükü davalıya ait olduğundan mevcut dosya kapsamı uyarınca bono üzerinde davacı şirkete atfen atılan imza ile davacı ...'a atfen atılan imzaların davacı ...'a ait olduğunun kanıtlanamadığı, davalı yanın cevap dilekçesi içeriğinde yemin deliline de dayanmamış olduğu görülmekle davacılar ... San ve Tic. Ltd.Şti ve ... tarafından açılan menfi tespit talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinde bono üzerindeki davacı ...'un imzası kabul edilmekle birlikte eş muvafakatinin alınmadığı ve kefalet koşullarının oluşmadığı belirtilerek menfi tespit talebinde bulunulmuş ise de kambiyo senedinin netiliği gereği bono borçlusu aval veren için kefalet hükümleri kapsamında olan eş muvafakatinin gerekmediği, dava konusu bononun ön yüzündeki borçlu imzası dışındaki imzalar TTK m. 701 hükmünce keşideci için verilmiş ve şekil bakımından asıl borca bağlı olmakla birlikte TTK m. 777 anlamında tamamen müstakil bir kambiyo taahhüdü olan aval niteliğinde olduğundan ve aval veren kimsenin temin ettiği borç, kambiyo senedi ile borçlanma ehliyeti bulunmayan bir kimse lehine veya uydurma bir kimse lehine yada imzası tahrif edilmiş veya imzası kendisini ilzam etmeyen bir kimse lehine verilmiş avallerde olduğu gibi şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa dahi, aval verenin taahhüdü, kambiyo taahhütlerindeki imzaların istiklali prensibine ilişkin TTK m. 677 hükmünün tekrarı niteliğindeki TTK m. 702/2 hükmünce muteber olacağından dava konusu bono üzerindeki keşideci şirket imzası ile ...'un aval veren imzası bu borçlulara ait olmasa dahi davacı avalist ...'un sorumluluğuna bir etkisinin bulunmadığı ve aval veren ...'un taahhüdünün geçerli olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla bu davacı tarafından açılan davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine .... sayılı 03.05.2024 tarihli ilamında "... Dava 08/11/2013 tanzim tarihli, 08/04/2019 vade tarihli senetteki keşideci ve aval veren imzasının sahte olması nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine ilişkindir. İmza inkarı hususunda yapılacak inceleme teknik bir inceleme olup keşide tarihinden önceki ve keşide tarihine yakın imza asılları getirtilerek usulüne uygun imza incelemesi yapılması gerekirken mahkemece bu kapsamda senedin tanzim tarihinden sonraki tarihli belgelerin toplandığı, imza incelemesine esas belge asıllarının keşide tarihinden sonra olduğu, bilirkişi raporunun bu hali ile hükme esas alınamayacağı anlaşılmıştır. İmza incelemesinde öncelikle senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin borçlunun uygulamaya elverişli imzalarını taşıyan belgeler, keşide tarihine en yakın tarihli olanından başlayarak bilirkişi tarafından mukayeseye esas alınmalıdır. Senedin keşide tarihinden öncesine ilişkin belge bulunamazsa daha sonraki tarihli belgeler, uygulamaya elverişli imza örneği taşıyan herhangi bir belge temin edilemez ise, borçlunun duruşmada alınan medarı tatbik imza ve yazı örnekleri üzerinden inceleme yapılmalıdır. Sıhhatli bir sonuç alınabilmesi için, inkar edilen imzanın atıldığı tarihten öncesinde veya mümkün olduğu kadar yakın tarihlerde düzenlenen belgelerde bulunan borçluya ait imzaların celp edilip ondan sonra bilirkişi incelemesi yapılması gerekir..." gerekçesi ile mahkememizce verilen kararın kaldırılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket yetkilisi ve aynı zamanda davacı ...'un bononun keşide tarihi olan 08.11.2013 tarihinden öncesine ilişkin ilgili kurum ve kuruluşlardan temin edilen çok sayıdaki belge aslı üzerinde grafolog bilirkişi tarafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen 09.12.2024 tarihli raporda özetle; " tetkike konu A4 ebadında beyaz dosya kağıdı üzerine borçlusu “... İnşaat…”, müteselsil kefilleri ... ve ... olarak düzenlenmiş 08.11.2013 düzenleme tarihli, 08.04.2019 ödeme tarihli “6.500.000” TL’lik senet aslı üzerinde “... İnşaat…” adına atılı bulunan borçlu imzasının, müteselsil kefil ... atılı bulunan imzaların ve ...’un mukayese imzalarının (doğalgaz abonelik sözleşmesindeki imzalar hariç), iki adet çizgiden ibaret, kişilere atfedilebilecek karakteristik hususiyetleri içermeyen, basit tersimli imzalar olmaları sebebiyle söz konusu imzaların, 21.12.2020 tarihli raporumda da belirttiğim üzere ... elinden çıkıp çıkmadığı hususunda teknik incelemeye dayalı olarak herhangi bir kanaat beyanında bulunulabilmesinin mümkün olamadığı" ifade edilmiştir. Bu kez dosya ve belge asıllarının ...'na gönderilmesine karar verilerek dava konusu bonodaki davacı şirket adına ve davacı ... adına atılan imzaların ...'un eli ürünü olup olmadığı hususunda grafolojik inceleme yapılarak rapor tanzim edilmiş, .... 06.11.2025 tarihli raporunda "inceleme konusu belgede "..." kaşe izi üzerinde ve ... adına atılı imzaların teşhise götürecek önemli karakteristik materyal ve yazı unsuru içermeyen, tersimi basit, taklidi kolay imzalar olması nedeniyle söz konusu imzaların aidiyetinin, bu meyanda sorulduğu üzere ...'un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediği" ifade edilmiştir. Davacı vekilinin 24.12.2024 tarihli dilekçesinde davacı ... tarafından .... esas sayılı takip borcuna ilişkin 08.03.2022 tarihinde 481.641,58 TL ödeme gerçekleştirildiği belirtilerek ... tarafından ödenen 481.641,58 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte istirdadına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Dava; bonoya dayalı menfi tespit/istirdat talebine ilişkindir. Davaya ve icra takibine konu bononun tetkikinde keşidecisinin ... San ve Tic. Ltd.Şti aval verenlerin ... ve ..., lehtarı ... A.Ş olan 08.11.2013 keşide tarihli 08.04.2019 vadeli 6.500.000,00 TL bedelli bononun keşide tarihi itibariyle davacı ...'un aynı zamanda davacı ... San ve Tic. Ltd.Şti'ni temsil ve ilzama yetkili olduğu işbu menfi tespit davasında adı geçenin gerek kendi adına ve gerekse şirket adına atılı imzalara yönelik itirazda bulunduğu görülmüştür. Kambiyo senedindeki imzanın keşideciye ait olduğu yönündeki ispat yükü lehtar konumunda olan davalıya aittir. Bono keşidecisi ... San ve Tic. Ltd.Şti ve aval veren ...'un bono üzerinde atılı imzalara yönelik itirazları kapsamında yargılama safahatında yapılan grafolojik inceleme sonucu düzenlenen 21.12.2020 tarihli grafolog bilirkişi raporu, 20.04.2021 tarihli adli belge inceleme uzmanı akademisyen 3 kişilik bilirkişi heyeti raporu ve 01.11.2021 tarihli ....raporu içeriğinde ve keza .... ilamı sonrası bononun keşide tarihinden öncesine ilişkin çok sayıda imza örneklerinin temini ile yapılan grafolojik inceleme sonucu düzenlenen 09.12.2024 tarihli grafolog raporu ve 01.11.2021 tarihli ....raporunda dava konusu bono üzerindeki ... San ve Tic. Ltd.Şti ve ... adına atılı imzaların ...'un eli ürünü olup olmadığının tespit edilemediğinin bildirildiği anlaşılmakla bu konuda ispat yükü davalıya ait olduğundan mevcut dosya kapsamı uyarınca bono üzerinde davacı şirkete atfen atılan imza ile davacı ...'a atfen atılan imzaların davacı ...'a ait olduğunun kanıtlanamadığı, davalı yanın cevap dilekçesi içeriğinde yemin deliline de dayanmamış olduğu görülmekle davacılar ... San ve Tic. Ltd.Şti ve ... tarafından açılan menfi tespit talebinin kabulüne, .... Dairesinin 23.12.2025 tarihli cevabi yazısı ve ekinde gönderilen tahsilat makbuzunda 08.03.2022 tarihinde davacı ... tarafından takip dosyasına 481.641,58 TL ödeme yapıldığı anlaşılmakla davacı ...'un istirdat talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Dava dilekçesinde bono üzerindeki davacı ...'un imzası kabul edilmekle birlikte eş muvafakatinin alınmadığı ve kefalet koşullarının oluşmadığı belirtilerek menfi tespit talebinde bulunulmuş ise de kambiyo senedinin netiliği gereği bono borçlusu aval veren için kefalet hükümleri kapsamında olan eş muvafakatinin gerekmediği, dava konusu bononun ön yüzündeki borçlu imzası dışındaki imzalar TTK m. 701 hükmünce keşideci için verilmiş ve şekil bakımından asıl borca bağlı olmakla birlikte TTK m. 777 anlamında tamamen müstakil bir kambiyo taahhüdü olan aval niteliğinde olduğundan ve aval veren kimsenin temin ettiği borç, kambiyo senedi ile borçlanma ehliyeti bulunmayan bir kimse lehine veya uydurma bir kimse lehine yada imzası tahrif edilmiş veya imzası kendisini ilzam etmeyen bir kimse lehine verilmiş avallerde olduğu gibi şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa dahi, aval verenin taahhüdü, kambiyo taahhütlerindeki imzaların istiklali prensibine ilişkin TTK m. 677 hükmünün tekrarı niteliğindeki TTK m. 702/2 hükmünce muteber olacağından dava konusu bono üzerindeki keşideci şirket imzası ile ...'un aval veren imzası bu borçlulara ait olmasa dahi davacı avalist ...'un sorumluluğuna bir etkisinin bulunmadığı ve aval veren ...'un taahhüdünün geçerli olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla bu davacı tarafından açılan davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ... tarafından açılan davanın reddine, 2-a)Davacılar ... San ve Tic. Ltd.Şti ve ... tarafından açılan davanın kabulü ile .... esas sayılı takip dosyası nedeniyle davacıların davalıya borçlu olmadığının tespitine, b)Davacı ...'un istirdat talebinin kabulü ile takip dosyasına ödenen 481.641,58 TL'nin 08.03.2022 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı ...'a verilmesine, 3-Koşulları oluşmadığından davacıların kötü niyet tazminatı talebinin reddine, 4-Alınması gereken 21.457,26 TL harçtan peşin alınan 3.793,74 TL'nin mahsubu ile bakiye 17.663,52‬ TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-6325 sayılı yasanın 18/A maddesi ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi gereğince 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Davacı ... San ve Tic. Ltd.Şti ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 50.258,55 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak bu davacılara verilmesine, 7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki AAÜT'ne göre hesaplanan 50.258,55 TL ücreti vekaletin davacı ...'dan alınarak davalıya verilmesine, 8-Davacı tarafça yatırılan 44,40 TL başvuru harcı, 3.793,74 TL peşin harç ve istinaf kaldırma kararından önce yapılan 8.085,34‬ TL yargılama gideri ile istinaf kaldırmadan sonra yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 190,00 TL tebligat gideri ve 66,40 TL müzekkere gideri olmak üzere toplam 17.179,88 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılar ... San ve Tic. Ltd.Şti ve ...'a verilmesine, 9-Davacı ... tarafından yapılan 20,00 TL tebligat giderinden ibaret yargılama giderinin bu davacı üzerinde bırakılmasına, 10-Davalı tarafından istinaf kaldırma kararından önce yapılan 39.996,00 TL yargılama gideri ile istinaf kaldırmadan sonra yapılan 39.516,00 kıymetli evrak gönderim ücreti ve 7.500,00 TL ATK ücreti ve 110,60 TL ATK dosya gönderim ücreti olmak üzere toplam 87.122,60 TL yargılama giderini davalı üzerinde bırakılmasına, 11-Sarfedilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacılar vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren yasal 2 haftalık sürede mahkememize müracaat ile .... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf başvuru yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. . 25/12/2025 Gerekçeli kararın yazıldığı tarih: 13.01.2026

Başkan ....

Üye ....

Üye ....

Katip ....

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2024/345, K. 2025/1006, T. 25.12.2025, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2024-345-e-2025-1006-k-339d11012b3e