Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1279 E. 2026/1335 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1279
Karar No
2026/1335
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1279

KARAR NO:2026/1335

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:13.05.2026 tarihli ek karar.

NUMARASI:2026/216 D.İş - 2026/215 K.

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu ... vekilince yapılan itirazın reddine dair verilen 13.05.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; 720.000,00 TL bedelli,01.03.2026 vade tarihli ve 01.08.2023 keşide tarihli senede istinaden müvekkilinin karşı taraf borçlulardan alacağı bulunduğunu, alacağın hiçbir teminata bağlı bulunmadığı gibi borcun da vadesi dolduğu halde bugüne kadar ödenmediğini ileri sürerek, karşı taraf borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine ve ihtiyati haczin İstanbul 31.İcra Dairesinin ... dosyasından infazına karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 13.04.2026 tarihli değişik iş kararında; "...İhtiyati haciz talebinin kabulü ile alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla; (720.000,00-TL) alacak yönünden alacağın %15'ine tekabül eden (108.000,00-TL) teminat karşılığında İİK'nun 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarının İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde İHTİYATEN HACZİNE" karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ..., itiraz dilekçesinde özetle; verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, İİK'nın 257.maddesindeki hiç bir şartın gerçekleşmediğini, dosyada kefil olmamasına rağmen borçlu olarak tüm bedelden sorumlu tutulduğunu, dosya kapsamında kefil olduğunun belirtilmediğini, kaldı ki senedin aslında 01.03.2026 ödeme tarihi olmadığını,tarafların rızası dışında tarihi ve meblağı ile oynandığını, senedin boş halinin 11.09.2023 tarihinde telefonunda kayıtlı olduğunu, ihtiyati haciz kararının vadesi gelmeden kaçırılma tehlikesi olan borçlar için olduğunu, bu vade tarihi dikkate alındığında vadesi geçtikten sonra ihtiyati hacze konu edildiğini, ihtiyati haciz kararı alınmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, senet üzerinde oynama yapıldığının aşikar olduğunu, kaldı ki iş bu senedin kefilin işyerini devrettiği asıl borçlu olan .... Şti.'ne ait bir borç olduğunu, ikametgah sahibi olduğunu, mal kaçırmadığını veya kaçırmaya teşebbüs etmediğini, tüm bu nedenlerle karardan dönülerek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 13.05.2026 tarihli ek kararında; "...Mahkememizce işbu dosyada 13/04/2026 tarihli kararla itiraz eden aleyhine ihtiyati haciz verilmiştir. 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiştir. Buna göre rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir.İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır. (Yargıtay 19. HD 2016/18235 E. 2018/731 K.) İhtiyati hacze itiraz üzerine, itirazın değerlendirilmesi için duruşma günü verilmiş, taraflara tebliği sağlanarak duruşma sırasında borçlu vekilinin beyanları alınmıştır.İhtiyati hacze itiraz edenin itiraz dilekçesinde özetle, senetin aslında 01.03.2026 ödeme tarihi olmadığını, taraflar rıza dışı olarak tarihi ve meblağı oynamış oldukları, senedin boş hali 11.09.2023 tarihinde telefonunda kayıtlı olduğunu, senette kefil olmadığını bu nedenle ihtiyati haciz kararına itiraz etmiş ise de, İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. İhtiyati hacze konu senedin 01/08/2023 keşide ,01/03/2026 vade tarihli 720.000,00 TL bedelli bononun borçlusunun ... Şti olduğu senette kefil olarak itiraz edenin isim ve imzasının da bulunduğu, senedin ön yüzünde yer alan itiraz edenin aval veren konumunda olup keşideci gibi sorumlu olacağından iş bu husus dışında diğer itiraz sebeplerinin ancak asıl davada görülebilecek nitelikte itirazlar olduğu anlaşılmakla vadesi gelmiş alacak yönünden ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; itirazların hukuka aykırı şekilde ve soyut gerekçelerle reddedildiğini, ihtiyati haciz kararına dayanak yapılan alacak iddiasının dayanağı bononun keşide ve tanzim tarihlerinin boş bırakıldığını, dolaysıyla borcun dayanağı olan alacak için tarih olmadan borcun muaccel hale gelemeyeceğinin ispatlandığını, İİK'nın 257. maddesindeki şartların oluşmadığını, vadesi gelmemiş alacaklar yönünden İİK m.257/2 şartlarından olan borçlunun mallarını gizlediği, kaçırdığı veya kaçma hazırlığında olduğu hususlarının somut ve inandırıcı delillerle ispat edilemediğini, mahkemenin bu unsurları yok sayarak itirazı reddetmesnin hatalı olduğunu, kefil olarak borca, faize veya imzaya yönelik açık itirazları bulunmasına ve bu itirazların yargılama gerektirmesine rağmen, mahkeme tarafından bu hususlar tartışılarak neticelendirilmediğini, ihtiyati haczin haksızlığı ve teminat miktarının yetersizliğinin göz ardı edildiğini, müvekkilinin kefil olması sebebiyle tüm borçtan ve fer’ilerden sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari itibarını ve malvarlığını telafisi güç zararlara uğratacak olan haksız ve hukuka aykırı ihtiyati haciz kararına yönelik itirazın reddedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki iş bu dosyada müvekkilinin kefil olmasına rağmen borçlu olarak tüm bedeleden sorumlu tutulduğunu, kararda kefil olduğunun belirtilmediğini, kaldı ki senetin aslında 01.03.2026'nın ödeme tarihi olmadığını, tarafların rıza dışı olarak tarihi ve meblağı oynadığını, senedin boş halinin 11.09.2023 tarihinde müvekkilinin telefonunda kayıtlı olduğunu, ekte boş halini ibraz ettiklerini, ihtiyati haciz kararının, vadesi gelmeden kaçırılma tehlikesi olan borçlar için olduğunu, iş bu vade tarihini dikkate alındığında boş senedin vadesi doldurulmuş ve doldurulma tarihinden 1 ay sonra ihtiyati hacze konu edildiğini, hal böyle olunca ihtiyati haciz kararı alınmasında hukuki bir yarar bulunmadığını, senet üzerinde oynama yapıldığının aşikar olduğunu, kaldı ki iş bu senedin kefilin işyerini devrettiği asıl borçlu olan .... Şti.'ne ait bir borç olduğunu, vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız belli şartlarla ihtiyati haciz istenebileceğini, müvekkilinin sabit yerleşim yeri olduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve itirazın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi istemine; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu ...'in yaptığı itirazın reddi ek kararına ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu ... tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen 13.05.2026 tarihli ek karara karşı, borçlu ... vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Uyuşmazlık, somut olayda ihtiyati haciz kararı verilmesi koşullarının oluşup oluşmadığı, itirazın reddi kararının yerinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK’nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir.Öte yandan, İİK’nın 258. maddesi “Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur” hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı ve miktarı hakkında kanaate varılması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken, alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasıdır. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.TTK'nın 778/3. maddesi gereğince, avale ilişkin TTK'nın 700 ila 702. maddeleri bonolar hakkında da uygulanır. TTK'nın 701. maddesinde, "(1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır." düzenlemesi bulunmaktadır. TTK'nın 702. maddesi gereğince, aval veren kimin adına taahhüt altına girmiş ise onun gibi sorumludur.Bu tespit ve bilgiler kapsamında somut olayın incelenmesinde;Talep konusu bononun, keşidecisinin .... Şti., lehtarının ..., keşide tarihinin 01.08.2023, vade tarihinin 01.03.2026 3 tarihi ve bedelinin 720.000 TL olduğu, bononun itiraz eden borçlu ... tarafından imzalandığı, herhangi bir ibare bulunmadığı, bononun talep eden alacaklı vekilince vadesinde ödenmediği iddia edilerek ihtiyati haciz kararı verilmesinin talep edildiği, mahkemece %15 oranındaki teminat karşılığında 13.04.2026 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, bu karar karşı karşı taraf/borçlu ... tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine mahkemece itirazın reddine dair eldeki 13.05.2026 tarihli ek kararın verildiği anlaşılmaktadır. Alacaklı tarafından yukarıda bilgileri yazılı olan bonoya dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmiştir. İhtiyati haciz isteyen bonoda lehtar olarak, karşı taraf/borçlu ... ise TTK'nın 701/3 maddesine göre aval verendir. TTK'nın 702/1. maddesi gereğince, aval veren kimsenin, kimin için taahhüt altına girmiş ise tıpkı onun gibi sorumlu olur. Talep konusu bononun tüm unsurlarını taşıdığı, ihtiyati haciz talebinde bulunanın lehtar olduğu, vadesinin geçtiği ve alacağın muaccel olduğu anlaşılmakta olup ihtiyati haciz kararı verilmesi yerindedir. Her ne kadar borçlu tarafça vade tarihinin sonradan ve tarafların rızası dışında doldurulduğu itiraz ve istinaf nedeni olarak ileri sürmüş ise de, bu ve belirtilen diğer hususlar açılacak bir menfi tespit davasının konusu olabilecek nitelikte olup, ihtiyati haciz bakımından somut olayda yaklaşık ispatın sağlandığı nazara alındığında, mahkemece ihtiyati haciz kararı verilmesi ve bu karara yapılan itirazın reddine karar verilmesi yerinde görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 13.05.2026 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR;Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.09.07.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1279, K. 2026/1335, T. 09.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1279-e-2026-1335-k-9eb46d4577c4