İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2025/719 E. 2026/666 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2025/719
Karar No
2026/666
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2025/719 KARAR NO : 2026/666

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 03/07/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı ... ... Kooperatifince davalı ile yapılan mal alışverişi nedeniyle ... düzenleme ... vade tarihli (eski para ... TL)... TL bedelli bir adet bono verildiğini, dava konusu senet metni incelendiğinde keşidecisinin dava dışı ... ... Kooperatifi olduğunun görüldüğünü, senet metninin altında kooperatif kaşesi basılı olduğunu ve tüm imzaların kaşenin üstüne atıldığını, her ne kadar senet metninde davacılar ... ve ... isimleri yazılı ise de kooperatif kaşesi dışında açığa atılana ve müvekkillerine ait olan herhangi bir imza söz konusu olmadığını, davalı ile dava dışı ... ... Kooperatifi arasında dava konusu senede dayalı olarak yine dava konusu ... tarihli muacceliyet ve faiz sözleşmesi başlıklı belge düzenlendiğini, dava konusu senet için akdi faiz ön görüldüğünü, sözleşme metni incelendiğinde altta dava dışı ... ... Kooperatifi kaşesi ve kaşenin üzerinde kooperatif yetkililerinin imzalarının bulunduğunu, sözleşme metninde müvekkillerinin adı ve açıkta imzalarının olmadığını, davalı yanca hem müvekkillerinin hem de dava dışı ... ... Kooperatifi aleyhine Antalya ... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, borçlular ve dava dışı ... ... Kooperatifi hem de davacılar ... ... ve ... olarak gösterildiğini, tüm borçlular için ... tarihli muacceliyet ve faiz sözleşmesi gerekçe gösterilerek akdi faiz talep edildiğini, davalı yanca aynı ... TL'lik senet hakkındaki takip bu sefer dava dışı dava dışı ... ... Kooperatifi için Antalya ... İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasından iflas yoluyla takip yolunda değişikliğe gidildiğini, davalı tarafın faiz değişikliğine giderek bu sefer yıllık %16 reeskont avans faizi talep edildiğini, davacı müvekkillerinin dava konusu icra dosyası kapsamında Aval veren sıfatıyla sorumlu tutulmadığını, dava konusu icra takibine dayanak senette davacıların şahsi borcunun bulunmadığını, aval verenlerin borçlu olabilmesi için imzalarının açıkça ve ayrı olarak senet metnindeki kaşeden ayrı bir yerde olmasının zorunlu olduğunu, müvekkillerinin akdi faizden sorumlu olmadığını bildirerek tedbir talebinin kabulü ile Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı dosyasında takibin durdurulmasına mahkeme aksi kanaatte ise paranın alacaklıya ödenmemesine, davanın kabulüne, Antalya Genel İcra Dairesinin .../... Esas sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespitine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak ayrı ayrı davacılara ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafından haksız açılan davayı kabul etmediklerini, davacı tarafın dava konusu icra takibine dayanak senette davacıların şahsi borçluluğunun olmadığının ve akdi faizden sorumlu olmadıklarına yönelik iddialarının gerçeği yansıtmadığını ve mahkeme kararlarına aykırı olduğunu, davacıların dava konusu olayda aval veren olarak sorumlu olduklarını, bu hususun karşı tarafın iddiasının aksine açıkça senet metninden anlaşıldığını, senet metninde kaşe dışı imzaların mevcut olduğunu, aynı konuda taraflarca daha önce Antalya ... İcra Hukuk Mahkemesinin .../... Esas ve .../... Esas sayılı dosyalarında davacılar aynı gerekçe ile dava açtığını, davacılar tarafından keşide imzası atıldığı her borçlu yönünden çift imza bulunduğu, kambiyo senetlerinde çift imza zorunluluğunun bulunmadığını belirtildiğini, şirket kaşesi üzerine atılan imza şirketi borçlandırırken şirket kaşesi dışına atılan ikinci imza veya imza sahibi borçtan şahsen sorumlu olduğunu, aval veren kişinin teminat altına aldığı borcun şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdünün geçerli olduğunu, karşı tarafın faiz oranına yönelik iddialarının kabul edilemeyeceğini, Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı iflas dosyasında faiz oranının avans faizi olarak gösterildiği iddiası yerinde olmadığını, Antalya ... ATM'nin .../... iflas sayılı dosyasında akdi faize karar verildiğini, yine Antalya ... ATM .../... Esas sayılı menfi tespit davasında aynı borca ilişkin borcun bulunduğunun tespit edildiğini ve borca akdi faiz uygulanmasına karar verildiğini, yapılan sözleşme davacıları da bağladığını, davacılar tarafından davanın kötü niyetli olarak açıldığını, dava konusu alacağın temelinin ... tarihli olduğunu ve halen borçlular tarafından ödenmediği gibi yıllar sonra davanın açılması hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, karşı tarafın davasının haksız olduğu aynı konu hakkında defalarca başvuruda bulunulduğunu bildirerek haksız açılan davanın reddine, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatın davacılardan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE : Davacı vekili tarafından arabuluculuk son tutanağı, senet fotokopisi delil olarak sunulmuş olup, mahkememizce Uyap sistemi üzerinden Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... ve .../... Esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmak suretiyle tüm deliller toplanmıştır. Dava, icra takibinden sonra açılan borçlu olmadığının tespitine yönelik menfi tespit davasıdır. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklı ... Şti tarafından borçlular ... Kooperatifi, ... ve ... aleyhine ... tanzim tarihli ... vade tarihli ... TL miktarlı bonoya dayalı örnek no:10 ödeme emri ile takibe girişildiği anlaşılmıştır. Antalya Genel İcra Dairesi'nin .../... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, alacaklı davalı ... Şti tarafından borçlu ...Kooperatifi aleyhine ... TL asıl alacak, ... TL işlemiş faiz ve ... TL komisyon olmak üzere toplam ... TL'nin tahsili için iflas yoluyla icra takibi başlatıldığı anlaşılmıştır. Aval 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 700 ila 702. maddelerinde düzenlenmiştir. Kanunda avalin tanımı yapılmamış; sadece aval ile poliçedeki bedelin ödenmesinin teminat altına alındığı belirtilmiştir (TTK.m.700). Aval senedin ödeneceğine dair güvence verilmek sureti ile kambiyo senetlerine tedavül kolaylığı sağlamaktır.TTK’nın avalin şekline ilişkin 701. maddesi;“(1) Aval şerhi, poliçe veya ... üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır.” hükmünü içermektedir. Bu düzenlemeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Poliçenin ön yüzüne atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtimez ise aval düzenleyici için verilmiş sayılır. Bu noktada hemen belirtmek gerekir ki aval -bir geçerlik şartı olarak- senet (veya ...) üzerinde bulunmalıdır. Zira yukarıda da vurgulandığı gibi kambiyo senedinden doğan sorumluluğun temini gayesi, doğal olarak bu teminatın esas alacakla birlikte devredilmesini gerektirir; kambiyo senedini ciro yoluyla devralacak kimsenin de bunu görebilmesi lazımdır (Sengir, T.: Aval Hukuku, Ankara 1967, s.10). Kambiyo senedi dışında verilmiş bir teminatın, aval olarak nitelendirilmesi mümkün değildir. Avale ilişkin hükümler TTK’nın 778. maddesinin 3. fıkrası gereğince bonolar hakkında da uygulanır. TTK’nın 776. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile aynı Kanunun 778. maddesinin atfı ile uygulanması gereken TTK’nın 701. maddesi birlikte değerlendirildiğinde bononun geçerli olması için tek imza yeterlidir ve senet ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. Ne var ki, poliçenin ön yüzüne düzenleyen tarafından iki imza atılmış olsa dahi, bu imzalar TTK’nın 700. maddesine göre aval olarak kabul edilemez. Ancak, keşideciden başka bir kişi tarafından aval veya benzeri sözler kullanılarak imzalanmışsa aval olarak sayılır. Türk Ticaret Kanunu'nun 701/4 maddesine göre aval beyanında kimin için verildiği belirtilmemişse avalin keşideci hesabına verildiğinin kabulü gerekir.Aval şerhinin mutlaka poliçe, bono veya ... üzerine yazılması gerekir. Bono üzerine "kefil" ibaresi konsa dahi bu, aval olarak nitelendirilir ve aval veren, bononun diğer borçlusu ile birlikte müteselsilen sorumlu olur (TTK.614). TTK.nun 636. maddesi hükmü gereğince kambiyo senetlerinde müteselsil borçluluk esası olduğundan, bu tür senetlerde imzası olan herkes, hamile karşı müteselsilen sorumludur. Davacı esas olarak takip konusu bononun davacıların yetkilisi olduğu dava dışı ... Kooperatifince davalı ile yapılan mal alışverişi nedeniyle ... düzenleme ... vade tarihli (eski para ... TL)... TL bedelli bir adet bono verildiğini, keşidecisinin dava dışı ... Kooperatifi olduğu, senet metninin altında kooperatif kaşesi basılı olduğu ve tüm imzaların kaşenin üstüne atıldığını, her ne kadar senet metninde davacılar ... ve ... isimleri yazılı ise de kooperatif kaşesi dışında açığa atılan ve müvekkillerine ait olan herhangi bir imza söz konusu olmadığını, bu nedenle şahsen sorumlulukları bulunmadığını, ayrıca davalı ile dava dışı ... Kooperatifi arasında dava konusu senede dayalı olarak yine dava konusu ... tarihli muacceliyet ve faiz sözleşmesi başlıklı belge düzenlendiğini, dava konusu senet için akdi faiz ön görüldüğünü, sözleşme metni incelendiğinde altta dava dışı ... Kooperatifi kaşesi ve kaşenin üzerinde kooperatif yetkililerinin imzalarının bulunduğunu, sözleşme metninde müvekkillerinin adı ve açıkta imzalarının olmadığından müvekkillerinin akdi faizden sorumlu olmadığının tespitini talep ettiği,davalı taraf davacıların dava konusu senetten dolayı aval veren olarak sorumlu olduklarını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın takip konusu senette şirket kaşesi üzerine atılı imzalardan davacıların aval veren sıfatıyla şahsen sorumluluğunu gerektirip gerektirmeyeceği, davacıların sorumlu olduğu faiz türünün hangisi olduğu noktasında toplandığı anlaşılmıştır. Alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe dayanak senedin bono niteliğinde olup kambiyo vasfı taşıdığı, düzenleyenin dava dışı ... Kooperatifi olduğu, senet metninde kooperatif kaşesini kapsayacak biçimde iki imza ve aynı kişiler yani yetkilileri tarafından atıldığı anlaşılan diğer iki imzanın ise kooperatif kaşesini kapsamayacak şekilde yalnızca kaşenin bir kısmına denk gelecek biçimde atılı bulunduğu, borçlu davacıların imzaya itiraz etmediği anlaşılmakta olup, bu anlamda bono ön yüzünde atılı bulunan imzaların borçlu kooperatif yetkilileri olan davacılara ait olduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Avalin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 700 ila 702 nci maddelerinde düzenlendiği, kanunda avalin tanımının yapılmadığı sadece bedelin ödenmesinin teminat altına alındığının belirtildiği, avalin şekline ilişkin 701 inci maddeye göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imzanın aval şerhi sayılacağı, atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmezse avalin düzenleyici için verilmiş sayılacağı, avalin bir geçerlik şartı olarak senet (veya ...) üzerinde bulunması gerektiği, bononun geçerli olması için tek imzanın yeterli olduğu ve senet ön yüzüne atılan ikinci imzanın aval şerhi sayılacağı, somut olaya gelince; alacaklı tarafından başlatılan kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takibe dayanak senedin bono niteliğinde olup kambiyo vasfı taşıdığı, düzenleyenin dava dışı ... Kooperatifi olduğu, senet metninde kooperatif kaşesini kapsayacak biçimde iki imza ve aynı kişiler tarafından atıldığı anlaşılan diğer iki imzanın ise şirket kaşesini kapsamayacak şekilde yalnızca kaşenin sadece bir kısmına denk gelecek biçimde atılı bulunduğu, bonoda ayrıca ödeyecek kısmında davacıların ad ve soyadlarının da yazılı olduğu, davacıların imzaya itiraz etmedikleri, bu anlamda bono ön yüzünde atılı bulunan imzaların borçlu kooperatif temsilcileri olan davacılara ait olduğu, davacıların kaşenin sadece bir kısmına denk gelecek biçimde yani bir kısmı kooperatif kaşesi dışına atılan diğer iki imzadan, düzenleyen kooperatif lehine aval veren sıfatı ile atıldığının ve bonoda ayrıca ödeyecek kısmında davacıların ad ve soyadlarının da yazılı olduğundan borçtan şahsen sorumlu olduklarının kabulünün gerektiği, ayrıca davacıların, ... tarihli muacceliyet ve faiz sözleşmesi başlıklı belge düzenlendiği, dava konusu senet için vade tarihinden itibaren %10 faiz öngörüldüğü, sözleşmenin dava dışı ... Kooperatifi kaşesi ve kaşenin üzerinde kooperatif yetkililerinin imzalarının bulunduğu, sözleşme metninde davacıların adı ve açıkta imzalarının olmadığı, bu nedenle akdi faizden sorumlu olmadıklarının tespitine ilişkin taleplerinin ise, keşideci ile avalistin senet bedeli ve ferilerinden aynen ve müteselsilen sorumlu olduğu, mahkememiz .../... iflas sayılı dosyasında akdi faize karar verildiği,dava dışı kooperatife karşı açılan yine mahkememiz .../... Esas sayılı menfi tespit davasında Yargıtay ilamı ile davaya konu bono bakımından icra takibinde faiz oranının taraflar arasındaki sözleşmeye göre belirlenmesi gerektiği belirtilerek kararın kesinleştiği, bu kararın davacılar bakımından da geçerli olduğu anlaşılmakla davanın reddine karar vermek vermek gerekmiş, mahkememizce verilen tedbir kararı uygulandığından davalının talebi dikkate alınarak İİK'nun 72/4 maddesi uyarınca davalı lehine tazminata hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, -İİK 72/4 maddesi uyarınca asıl alacak olan ... TL'nin takdiren %20'si oranında tazminatın davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 2-Alınması gerekli ... TL harçtan peşin alınan ... TL harcın mahsubu ile bakiye ... TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, arta kalanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4-Arabuluculuğa ilişkin dava şartı nedeniyle Adalet Bakanlığı Bütçesinden ödenen ... TL yargılama giderinin 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/a-13 maddesi gereğince davacıdan alınarak hazineye irat kaydedilmesine, 5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesaplanan ... TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2026

Katip ... ¸e-imzalıdır

Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2025/719, K. 2026/666, T. 03.07.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2025-719-e-2026-666-k-f2658c795256