İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2023/43 E. 2026/306 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2023/43
- Karar No
- 2026/306
- Karar Tarihi
T.C. ...3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2023/43 Esas - 2026/306 T.C. ... 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2023/43 Esas KARAR NO : 2026/306
DAVA : İtirazın Kaldırılması -İflas DAVA TARİHİ : 16/01/2023 KARAR TARİHİ : 16/04/2026 K. YAZIM TARİHİ : 16/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın Kaldırılması - İflas davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı taraf ile aralarında olan ticari ilişkiden kaynaklanan henüz faturası kesilmemiş 10.000.000,00 (onmilyon) Amerikan Doları alacak bakiyesi bulunduğunu, bu konu ile ilgili yapılan görüşmelerde olumlu bir sonuç alınamadığını, faturası henüz kesilmemiş olan 10.000.000,00 (onmilyon) Amerikan Dolarının şimdilik sadece 10.000,00 (onbin) Amerikan Doları kısmı için ...2. İcra Müdürlüğünün 2022/20082 Sayılı iflas yolu ile başlatılan icra dosya borcuna yapılan itirazın kaldırılması ile davalı şirketin iflasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı cevap dilekçesinde özetle; davacının davayı somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, zamanaşımı itirazları olduğunu, müvekkilinin taraflar arasında imzalanan her bir sözleşme kapsamında davacı tarafından taahhüt edilen iletkenlerin teslim edilmesini müteakip ilgili ödemeleri fatura karşılığında eksiksiz bir şekilde gerçekleştirdiğini ve ilgili sözleşmelerde sözleşme bedelinin taahhüt edilen iletkenlerin teslim edilmesi ve faturasının kesilmesinden sonra belirlenen vade içerisinde ödeneceğinin hüküm altına alındığını, davacının hiçbir iddiasını ispatlayamadığını ve dava dilekçesinde yer alan isnatların soyut birer beyandan ileri gidemediğini, bağımsız denetime tâbi olan davacının 10.000.000,00 USD alacağı olduğunu İddia etmesine rağmen dava dilekçesinde bağımsız denetim raporlarına dayanmamasının taraflarınca anlaşılamadığını belirterek davanın reddini dilemiştir. DELİLLER: -Faturalar, irsaliyeler, gümrük ihracat beyannameleri, taraflar arasında yapılan yazışmalar -...2. İcra Müdürlüğü'nün 2022/20082 sayılı dosyası -Bilirkişi rapor ve ek raporları
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, itirazın kaldırılması ile davalı şirketten iflası istemine ilişkindir. Davacı vekilince açılan dava ile; Davalı tarafa satışı yapılan malların bedelinin ödenmediği yapılan icra takibine ise itiraz edildiği ileri sürülerek davalının iflasına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davaya ve ...2.İcra 2022/20082 esas sayılı takibe konu ödeme emrinin incelenmesinde, borcun kaynağı olarak faturası kesilmemiş ancak davalı tarafa teslim edilmiş mal bedellerinden kaynaklanan 10.000.000,00 USD alacağa karşılık şimdilik 10.000,00 USD şeklinde açıklama bulunduğu belirgin olup, mahkememizce davacı defterlerinin talimat mahkemesi aracılığı ile incelenerek rapor alındığı, akabinde davalı defterleri incelenmek suretiyle bilirkişi heyetinden rapor alındığı bilirkişi heyetine ait 19.06.2025 tarihli raporda özetle; davacı tarafça davalı şirkete fatura kesilmediği, alacağın tahsili ve tazminine yönelik herhangi bir ihtarda bulunulmadığı ve alacağın miktarının ve hangi işten olduğunun somut olarak da tespitinin yapılamadığı; bu kapsamda alacak hesabının da yapılamadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce 09.10.2025 tarihli celsede davacı vekiline ...2.İcra 2022/20082 esas sayılı takibe takibine konu 10.000 USD alacağa dayanak olan malların hangi yılda teslim edilen mallar olduğu, hangi tür ve miktarda olduğu konusunda talebini somutlaştırarak ayrıntılı ve denetime elverişli yazılı beyan dilekçesi sunmak üzere HMK 31 maddesi gereğince kesin süre verilmiş verilen süre içerisinde davacı vekilince sunulan beyan dilekçesi dikkate alınmak suretiyle yeniden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş ise de bilirkişi heyetine ait 16.02.2026 tarihli ek raporda özetle; davacının somutlaştırdığı 5 ayrı TEİAŞ projesi kapsamında; Davacının davalıya 776,265 km ACSR PHEASANT İletken, 439,316 km ACSR CARDİNAL iletken teslim ettiği, Buna karşılık sunulan belgelere göre 2.365,469 km ACSR PHEASANT iletken, 408,256 km ACSR CARDİNAL iletken için fatura düzenlediği, davacının Flash bellek içinde sunduğu faturaların hangi projeye ve hangi irsaliyelere ait olduğunun yer almadığı, bu nedenle davacının varsa alacağı ile ilgili bir hesaplama olanağı bulunmadığının belirtildiği anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki hukuk yargılamasında tasarruf ilkesinin sonucu olarak (HMK m. 24), talep olmadan bir dava incelenemez ve taraflarca getirilme ilkesinin sonucu olarak da (HMK m. 25) hâkimin vakıaları kendiliğinden araştırması veya delil toplaması söz konusu değildir. Ayrıca hâkim tarafların talepleriyle bağlıdır (HMK m. 26). Bu sebeple, dava dilekçesi, yargılamayı başlatmakta, hem vakıalar hem deliller yönünden çerçevesini çizmekte ve davada incelenecek talep konusunu belirlemektedir. Bunları da doğrudan tarafın kendisi yapmak durumundadır. Tarafın bu konudaki ihmali, özensizliği ve eksikliğini tamamlamak mahkemenin işi değildir. Böyle bir durumda taraf, bu konudaki davranışlarının sonuçlarına katlanacaktır.( HMK Bakımından Dava Dilekçesinde Eksiklik Halinde Yapılması Gereken İşlemler, Dokuz Eylül Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi, C. 16, Özel Sayı 2014, s. 263-300 (Basım Yılı: 2015) Prof. Dr. Hakan PEKCANITEZ’e Armağan) Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda temelde iki yargılama usûlüne yer verilmiştir. Bunlardan birisi, Kanunun asıl yargılama usûlü olarak düşündüğü ve daha geniş uygulama alanı olan yazılı yargılama usûlü; diğeri ise, uygulandığı dava ve işlerin özel olarak belirtildiği basit yargılama usûlüdür. Dava dilekçesinin unsurlarını düzenleyen 119. madde, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yazılı yargılama usûlünü düzenleyen üçüncü kısmının, dava açılmasına ilişkin birinci bölümünde yer almaktadır. Basit yargılama usûlünde davanın açılması ise, bu usûlde dilekçelerin verilmesi kenar başlıklı HMK 317. maddede düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında, dava açılması ve davaya cevap verilmesinin dilekçe ile olacağı belirtilmiş, ancak dilekçenin unsurları tek tek sayılmamıştır. Fakat, HMK 322. maddede, basit yargılama usûlüne ilişkin hüküm bulunmayan hallerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümlerin uygulanacağı belirtilmiştir. Bu sebeple, HMK 119. maddede belirtilen unsurlar, basit yargılama usulünde de geçerlidir. Hatta, basit yargılama usûlünün niteliği gereği, tarafın dava açarken yanlışlık yapmaması ve bir eksiklik olmaması için, dava (ve cevap) dilekçesinin Yönetmelikte belirlenecek formun doldurulması suretiyle de verilebileceği belirtilmiş (m. 322/4) ve Yönetmelikte de bu konu ayrıca düzenlenmiştir (Yön. m. 37). Bu düzenleme dahi göstermektedir ki, kanun koyucu yargılamanın sağlıklı yürütülmesi bakımından dilekçeye özel önem vererek, avukatla temsil ihtimalinin daha az olduğu basit yargılama işlerinde dava dilekçesinin eksiksiz olması amacıyla, bir form dilekçeye de eklenmelidir. HMK m.121 maddesinde “Dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek , mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur” hükmü yer almakta olup, aynı zorunluluk HMK m.129/2 hükmünün 121. maddeye yaptığı yollama neticesinde davalı bakımından da mevcuttur. Benzer nitelikteki bir hüküm basit yargılamaya ilişkin HMK 318 maddesinde yer almakta olup, HMK m.318 maddesinde ise “ Taraflar dilekçeleri ile birlikte , tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır.” hükmü yer almaktadır. Yargılamaya konu gerçekleşen somut olayda davacı vekilince gerek icra takibine esas ödeme emrinde, gerek dava dilekçesinde gerekse de kesin nitelikte verilen ara karar uyarınca sunulan beyan dilekçesi ile davanın tarafları arasındaki neredeyse tüm projeler atfen alacağın hesaplanmasının talep edildiği, faturaların hangi projeye ve hangi irsaliyelere ait olduğunun somutlaştırılmadığı, buna göre eldeki davada ispat yükümlülüğünün mevcut delil ve belge kapsamına göre davacı vekilince yerine getirilmediği anlaşılmakla, davanın açılış tarihi ve yargılamada hedef süre ilkeleri de nazara alınarak davanın reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu 22 maddesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harçtan peşin alınan 179,90 TL harcı düşümü ile eksik alınan 552,10 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davacının karşıladığı yargılama harç ve giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Karar kesinleştiğinde taraflardan alınan avansın harcanmayan kısmının re'sen yatırana iadesine,
Dair, Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde ...Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/04/2026