İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2023/365 E. 2026/838 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2023/365
Karar No
2026/838
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/365 Esas KARAR NO : 2026/838

DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 09/05/2018 KARAR TARİHİ : 22/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili 19.08.2010 tarihinde ... Şirketi ile ilgili adresinde bulunan iş yeri için ... No'lu abonelik sözleşmesi imzalandığını, hizmetten memnun kalmayan müvekkilince sözleşme feshedilerek ... Şirketi'yle 05.09.2016 tarihinde abonelik akdi imzalandığı, müvekkili bu sözleşme ile ödemelerini bu şirkete yapmaya başladığını ve düzenli olarak ödediğini, müvekkili ile davalı Şirket arasındaki sözleşmenin feshedildiğini, ...'ten enerji hizmeti almaya başlamasına rağmen 10 ay sonra davalı tarafından müvekkilinin ödenmemiş tek bir faturası, borcu olmamasına rağmen 19.06.2017 tarihinde 05.05.2017 son öde TL tutarındaki fatura ile ödenmeyen gecikmiş enerji bedeli olduğu iddiasıyla müvekkili hakkında .... İcra Dairesinin 2017/... E.sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığın, 17.10.2017 tarihinde öğrendiği ve 17.10.2017 tarihinde yani süresi içinde itiraz ettiğini, ancak bu İcra Dairesi tarafından tebligatın usulsüz olduğu dikkate alınmadığından itirazın reddine karar verildiği, dosya üzerinde haciz işlemleri yapılmaya başlanıldığı, Müvekkilinin taşınmazlarına haciz konulduğu ile motorlu taşıtlarına yakalanmasına karar verildiği, 11.10.2017 tarihinde ... plaka sayılı aracın yakalanarak bağlandığı, müvekkil böylece bu araç hakkında yakalama kararı verildiğinden haberdar olduğu, Müvekkilinin, 13 Kasım Pazartesi günü dosyaya inceleyerek diğer araçlar hakkında da yakalama ve haciz kararları olduğunu öğrendiği, bu İcra Dairesi'nin aşkın haciz teşkil edecek şekilde değeri 100 bin TL civarında olan 8 araç üzerine haciz konulmasına ve yakalama işlemi yapılmasına ilişkin kararlarına itiraz ederek haciz ve yakalama kararlarının kaldırılmasına talep edildiği, ancak itirazın reddedildiği, dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtilen aşkın hacizlerin kaldırılması için ... E. No'suyla tevzi edildiği, bu mahkemece 2017 E.- 2018/... K. sayılı dosyasında 01.03.2018 tarihli şikâyetin kısmen kabulüne kesin olarak verildiği, böylece aşkın haciz iddialarının ispatlandığı, söz konusu haksız icra takibi borcunun ise 13.851,13 TL olarak müvekkili tarafından 05.03.2018 tarihinde ödenmek zorunda kalındığı, müvekkilin ticari kayba uğradığı, müvekkil haciz fekkinden sonra otopark ücreti, ... Firmasına tazminat ödemek durumunda kaldığı, yeddiemin otoparkındayken araçların bakımsız kaldığı, bakım masrafı yapılmak durumunda kaldığı, müvekkilinin banka hesapları da bloke edildiğinden ticari hayatının sekteye uğradığı, bankadan kredi kullanamadığı, itibarının zarar gördüğü ve benzeri masraf ve zararlarının bulunduğu, hususları iddia ve beyan edilerek, İcra takibi sonucunda 10.171,66 TL'nin icra harç ve masraflarıyla birlikte ödeme tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, şimdilik 328,34 TL maddi tazminat ve 5.000,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte tazminine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı yanın dava dilekçesindeki iddialarını ve taleplerini kabul etmedikleri, müvekkil şirketin tüm işlemleri mevzuata ve hukuka uygun olduğu, bu sebeple; Müvekkil şirkete yüklenecek bir sorumluluk bulunmamakta olduğu, hususları cevaben iddia ve beyan edilerek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. .... icra Dairesinin 2017/... Esaslı dosyası dosyamız içeresine getirtilmiştir. Dosyanın incelenmesinde davalı alacaklının 9.925,70.-Tl asıl alacağa % 16,80 temerrüt faizi tutarı 208,44 Tl ve KD Vergisi tutarı 37,52 Tl ile birlikte toplam 10.171,66.-Tl için takip yapıldığı, ödeme emrinin itiraz edilmediğinden kesinleştiği anlaşıldı. Mahkememiz tarafından bozma öncesinde; "Davanın kısmen kabulü ile ... İcra Müdürlüğünün 2017/... E sayılı dosyası ile davalıdan fazladan tahsil edilen 5.656.-Tl nin 05.03.2018 ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, fazlaya ilişkin talep ile maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine," karar verilmiştir. Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Hukuk Dairesinin 2021/2874 Esas, 2023/1573 Karar sayılı 17/05/2023 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır. Bozma ilamında özetle ; "Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri 6098 sayılı yasanın 49-76 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil, zarara yol açsa bile, hukuka aykırı sayılmaz. Haklı savunmada bulunan, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişi , takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz (Emsal Yargıtay 4. HD nin 06.07.2020 gün ve 2019/2535 E -2020/2544 K sayılı ilamı). Bu açıklamalar çerçevesinde somut olayda öncelikle takip tarihinde davalının davacıdan bir alacağı bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Davalının alacaklı olması halinde haksız hacizden söz edilemeyecektir. Davalının takip tarihinde davacıdan bir alacağı bulunmadığı halde icra takibi ve haciz işlemi yapılması halinde haksız haciz söz konusu olacaktır. Mahkemece alınan bilirkişi raporuna taraflar itiraz etmiş bunun üzerine bilirkişiden ek rapor alınmıştır. Bilirkişi ek raporunda; "davacı vekili tarafından, “Müvekkili 05.09.2016 tarihinde ... ... A.Ş ile abonelik akdi imzalanarak ve aboneliğini ... A.Ş.' den alarak söz konusu şirkete devrettiği, devir bakımından ise belirli bir usul söz konusu olduğu, buna göre aboneliği devralan şirket önceki şirkete bildirimde bulunacak ve önceki sirket tarafından hesap edilen bakiye borç kapatılmadan ... Avrupa tarafından fatura kesimi yapılmayacağı, ... Avrupa sirketi aboneliği devraldığını ...' ne bildirdiği ve ... tarafından müvekkili adına çıkarılan bakiye borç müvekkil tarafından kapatıldığı, böylece ... Avrupa tarafından müvekkile fatura kesilebildiği,” hususu belirtilmektedir. Buna göre Davacının ... Avrupa Şirketine yapılan ödemelerin hangi aylık dönemden (ödeme ayı yerine dönemi esas alınacaktır) başladığı ile ... A.Ş. yapılan son döneme ait (ödeme ayı yerine dönemi esas alınacaktır.) ödemenin belirlenerek, söyleşmelerin bu kapsamda yeniden incelenmesi gerekir. " denilerek rapor sonucunda da; "Davacının ... Avrupa Şirketine yapılan ödemelerin hangi ilk aylık dönemden (ödeme ayı yerine tahakkuk dönemi esas alınacaktır) başladığı ile ... A.Ş. yapılan son aylık döneme ait (ödeme ayı yerine son tahakkuk dönemi esas alınacaktır.) ödemenin belgelerinin celb edilmemesi gerektiği, " demek suretiyle davaya sebep asıl alacağın mevcut olup olmadığının belirlenmesi için dosyaya kazandırılması gereken belgeler olduğu ifade edilmiştir. Mahkemece davanın esasına ilişkin bu eksiklik ikmal edilip takip tarihinde davalı kurumun davacıdan alacaklı olup olmadığı yahut alacak miktarı belirlenmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. " gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır. Mahkememizce bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Dava; Haksız haciz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat davasıdır. Haksız takip ve haciz, haksız fiil niteliğindedir. Haksız Fiillerden Doğan Borç İlişkileri 6098 sayılı yasanın 49-76 maddeleri arasında düzenlenmiştir. Buna göre; Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Kanunun verdiği yetkiye dayanan ve bu yetkinin sınırları içinde kalan bir fiil, zarara yol açsa bile, hukuka aykırı sayılmaz. Haklı savunmada bulunan, saldıranın şahsına veya mallarına verdiği zarardan sorumlu tutulamaz. Uyuşmazlığa, olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 Sayılı TBK'nun 50. maddesi uygulanmalıdır. Belirtilen hükümler gereğince; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir. Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişi , takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz (Emsal Yargıtay 4. HD nin 06.07.2020 gün ve 2019/2535 E -2020/2544 K sayılı ilamı). Bilirkişi heyetinin düzenlediği 30/01/2025 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Taraflarca ve Dava dışı ... Enerjisi Toptan Satış A.Ş. tarafından talep edilen bilgi ve belgelerin ; talep edildiği şekilde dava dosyasına ibraz edilmediği, Dava dosyasına ibraz edilen bilgi ve belgelerin incelenmesi ve değerlendirmesi neticesinde ; davalının icra takibine dayanak teşkil eden alacağının ispata muhtaç olduğu değerlendirildiği, şeklinde bilirkişi görüşüne ulaşılmıştır. .... İcra Dairesi'nin 2017/... Esas sayılı takip dosyasında; dosya borcunun 05.03.2018 tarihinde 13.851,13 TL miktarla tahsil edildiği, 06.03.2018 tarihinde alacaklı şirkete ödenme yapıldığı, şirkete ait ... plakalı aracın 02.01.2018 tarihinde yakalandığı, .... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 05.03.2018 tarih ve 2017/... sayılı tedbir kararı gereği aynı tarihte yakalamanın kaldırıldığı ve 06.03.2018 tarihinde dosyamızın infaz olarak kapatıldığı tespit edilmiştir. Bilirkişinin düzenlediği 21/07/2025 tarihli 2 sayfadan ibaret raporunda özetle; "Haksız haciz edildiği anlaşılan ... plakalı aracın 2.1.2018 de yakalandığı, 5.3.2018 ‘de yakalamanın kaldırıldığı anlaşılmakta olup 5.3.2018 ‘de 13.851,13 TL tahsil edildiği anlaşılmaktadır. İlgili tarihlerde 2.1.2018 ile 5.3.2018 tarihleri arasında aracın 63 gün süreyle tedbir kararı tutulduğu tespit edilmektedir. Geriye dönük olarak ilgili aracın 2018 yılı için ne kadar fiyatla kiralandığını bulmak mümkün olmadığı için günlük ortalama fiyatı tespit edilmiş olup, kiralama sektörü fiyatlamasının kur parametresine göre de belirlendiği bilinmekte olup rapor tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin KDV dahil 3.000 TL olu, Dolar bazında 3.000 tl / 40,38 tl ( 21.7.2025 dolar kuru ) = 74,29 Dolar olarak tespit edilmektedir. Aracın haciz amaçlı alıkonulduğu tarih olan 2.1.2018 tarihinde Dolar Kurunun 3.77 TL olduğu tespit edilmekte ve günlük fiyatın kdv dahil 3,77 X 74,29 = 280 TL olduğu anlaşılmaktadır. Araçtan Mahrum kalınan 63 gün boyunca oluşacak 2.1.2018 tarihinden itibaren Mahrumiyet Bedelinin ; 63 gün X 280 TL = 17.640 TL ( KDV Dahil ) olacağı sonucu kanaatine varılmıştır. Rapor tarihi 21.7.2025 itibariyle güncel Mahrumiyet bedelinin ise ; 63 gün x 3.000 TL = 189.000 TL ( KDV Dahil) olacağı" şeklinde bilirkişi görüş ve kanaatine varılmıştır.

Bilirkişinin düzenlediği 02/12/2025 tarihli 2 sayfadan ibaret bilirkişi ek raporunda özetle; "Geriye dönük olarak ilgili aracın 2017 yılı için ne kadar fiyatla kiralandığını bulmak mümkün olmadığı için günlük güncel ortalama fiyatı tespit edilmiş olup, kiralama sektörü fiyatlamasının kur parametresine göre de belirlendiği bilinmekle, rapor tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin KDV dahil halen ortalama 3.000 TL olduğu anlaşılmakta olup , Dolar bazında fiyatı ; 3.000 tl / 42,44 tl ( 2.12.2025 rapor tarihi itibariyle dolar kuru ) = 70,68 Dolar olarak tespit edilmektedir. Aracın haciz amaçlı alıkonulduğu tarih olan 7.11.2017 tarihinde Dolar Kurunun 3.86 TL olduğu tespit edilmekte ve günlük fiyatın kdv dahil 3,86 TL X 70,68 = 272,8 TL olduğu anlaşılmaktadır. Araçtan Mahrum kalınan 119 gün boyunca ; 7.11.2017 alıkonulma tarihi itibariyle Mahrumiyet Bedelinin ; 119 gün X 272,8 TL = 34.463,2 TL ( KDV Dahil ) olacağı sonucu kanaatine varılmıştır. Ek Rapor tarihi 2.12.2025 itibariyle güncel Mahrumiyet bedelinin ise ; 119 gün x 3.000 TL = 357.000 TL ( KDV Dahil) olacağı" şeklinde görüş ve kanaatine varılmıştır. Bilirkişinin düzenlediği 01/04/2026 tarihli 3 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; "... , ... ve ... plakalı araçlar ... 315 ,16+1, CDI ( 2013 ve 2011 model ) Geriye dönük olarak ilgili aracın 2017 yılı için ne kadar fiyatla kiralandığını bulmak mümkün olmadığı için günlük güncel ortalama fiyatı tespit edilmiş olup, kiralama sektörü fiyatlamasının kur parametresine göre de belirlendiği bilinmekle, rapor tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin KDV dahil ortalama 4.833 TL olduğu anlaşılmakta olup , Dolar bazında fiyatı ; 4.833 tl / 44,49 tl ( 1.4.2026 rapor tarihi itibariyle dolar kuru ) = 108,63 Dolar olarak tespit edilmektedir. Aracın haciz amaçlı alıkonulduğu tarih olan 7.11.2017 tarihinde Dolar Kurunun 3.86 TL olduğu tespit edilmekte ve günlük fiyatın kdv dahil 3,86 TL X 108,63 = 419,31 TL olduğu anlaşılmaktadır. Araçtan Mahrum kalınan 119 gün boyunca ; 7.11.2017 alıkonulma tarihi itibariyle Mahrumiyet Bedelinin ... ve ... plakalı 3 araç için için ayrı ayrı; (... plakalı araç için 2.12.2025 tarihli ek rapordaki hesaplama kur ve günlük kiralama tutarı bakımından güncelliğini yitirdiği için bu raporda güncel olarak tekrar hesaplanmıştır. ) 119 gün X 419,31 TL = 49.897,89 TL ( KDV Dahil ) olacağı sonucu kanaatine varılmıştır. Ek Rapor tarihi 1.4.2026 itibariyle güncel Mahrumiyet bedelinin ise ; 119 gün x 4.833,31 = 575.163,89 TL ( KDV Dahil) olacağı, ... plakalı araçlar ... ... 2.0 TDI ( 2013 ve 2015 model ) Rapor tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin KDV dahil ortalama 5.000 TL olduğu anlaşılmakta olup , Dolar bazında fiyatı ; 5.000 tl / 44,49 tl ( 1.4.2026 rapor tarihi itibariyle dolar kuru ) = 112,38 Dolar olarak tespit edilmektedir. Aracın haciz amaçlı alıkonulduğu tarih olan 7.11.2017 tarihinde Dolar Kurunun 3.86 TL olduğu tespit edilmekte ve günlük fiyatın kdv dahil 3,86 TL X 112.38 = 433,78 TL olduğu anlaşılmaktadır. Araçtan Mahrum kalınan 119 gün boyunca ; 7.11.2017 alıkonulma tarihi itibariyle Mahrumiyet Bedelinin ... plakalı araçlar için ayrı ayrı; 119 gün X 433,78 TL = 51.619,82 TL ( KDV Dahil ) olacağı sonucu kanaatine varılmıştır. Ek Rapor tarihi 1.4.2026 itibariyle güncel Mahrumiyet bedelinin is; 119 gün x 5.000 TL = 595.000 TL (KDV Dahil) olacağı, ... plakalı araç - ..., 2016 Model , ..., Dizel , Otomatik Rapor tarihi itibariyle günlük kiralama bedelinin KDV dahil ortalama 2.500 TL olduğu anlaşılmakta olup , Dolar bazında fiyatı ; 2.500 tl / 44,49 tl ( 1.4.2026 rapor tarihi itibariyle dolar kuru ) = 56,19 Dolar olarak tespit edilmektedir. Aracın haciz amaçlı alıkonulduğu tarih olan 7.11.2017 tarihinde Dolar Kurunun 3.86 TL olduğu tespit edilmekte ve günlük fiyatın kdv dahil 3,86 TL X 56,19 = 216,89 TL olduğu anlaşılmaktadır. Araçtan Mahrum kalınan 119 gün boyunca ; 7.11.2017 alıkonulma tarihi itibariyle Mahrumiyet Bedelinin ... plakalı araç için; 119 gün X 216,89 TL = 25.809,91 TL ( KDV Dahil ) olacağı sonucu kanaatine varılmıştır. Ek Rapor tarihi 1.4.2026 itibariyle güncel Mahrumiyet bedelinin ise; 119 gün x 2.500 TL = 297.500 TL (KDV Dahil) olacağı" sonuç ve kanaatine varılmıştır. Davacı vekili mahkemeye sunmuş olduğu 25/06/2026 tarihli ıslah dilekçesinde; "Dava dilekçesindeki madde tazminat talebini, 01.04.2026 tarihli ve 02.12.2025 tarihli bilirkişi ek raporları doğrultusunda ıslahını kabul ederek, maddi tazminat talebini 328,34 TL'den 278.743,22 TL artırılmak suretiyle toplam 279.071,56 TL'ye yükseltilmesine, Islah edilen bu miktarın, haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, tüm taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini arz ve talep etmiştir. Tüm dosya kapsamının bir arada değerlendirilmesi neticesinde; istinaf ilamı doğrultusunda mahkememizce öncelikle takip tarihinde davalının davacıdan bir alacağı bulunup bulunmadığı tespit edilmelidir. Bu yönde kanaate uluşmak için dava dışı ... .. Şirketine müzekkere yazılmış ve davalı tarafa icra takibindeki alacağına dayanak bilgi ve belgeleri sunmak üzere 11/06/2024 tarihili duruşmada ihtaratlı kesin süre verilmiş, sunulan bilgi ve belgeler ışığında davalı tarafından icra takibine dayanak alacağın ispata muhtaç olduğu 31/01/2025 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilmiş olup rapor, dosya kapsamına uygun olduğundan hükme esas alınmıştır. Buna göre davalının alacağı bulunmadığı halde haksız haciz yapmak suretiyle davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği anlaşılmıştır. Davacının haksız haciz nedeniyle uğradığı zararın hesaplanmasında; davacı tarafından borçlu olmadığı halde .... İcra Müdürlüğünün 2017/... E sayılı dosyasına, davalıdan fazladan tahsil edilen 10.171,66-TL'nın haksız yere ödendiği tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, 22/09/2025 tarihli .... İcra müdürlüğünün cevabi yazısı ile davacının 8 adet aracına el konulduğu, araçların davacı tarafından kullanılamaması nedeniyle son alınan ek rapora itibar edilerek 169.770,16 TL zarar oluştuğu anlaşıldığından bu yöndeki talebin kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir. Manevi Tazminat Talebi Yönünden: Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi uyarınca manevi tazminata hükmedilebilmesi için, haksız fiil sonucunda davacının kişilik haklarının, şeref ve haysiyetinin, sosyal veya mesleki itibarının hukuka aykırı olarak saldırıya uğramış olması ve bu durumun davacıda derin bir elem, keder ve manevi çöküntü yaratmış olması gerekir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarında da vurgulandığı üzere, mal varlığına yönelik haksız haciz işlemleri kural olarak haksız fiil teşkil edip maddi zarara yol açsa da, bu durum kendiliğinden kişilik haklarına saldırı oluşturmaz ve doğrudan manevi tazminat gerektirmez. Maddi zararın varlığı ve haksız fiilin tespiti, tek başına manevi tazminatın kabulü için yeterli değildir. Somut olayda, haksız haciz ve araçların bağlanması eyleminin davacının ticari ve ekonomik hayatını etkilediği sabit olup bu zarar maddi tazminatla karşılanmıştır. Ancak, davalı eyleminin davacının kişilik haklarını, şeref ve haysiyetini, toplum içindeki veya mesleki itibarını doğrudan ve ağır bir şekilde zedeleyecek nitelikte ve boyutta olmadığı, davacının şahsiyet değerlerinde manevi tazminatı gerektirecek nitelikte objektif bir eksilme meydana gelmediği anlaşılmıştır. Maddi zarar doğuran eylemin manevi tazminat koşullarını oluşturmadığı kanaatine varılarak, şartları oluşmayan manevi tazminat talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulü ile; a-.... İcra Müdürlüğünün 2017/... E sayılı dosyasında davalıdan fazladan tahsil edilen 10.171,66-TL nin, 05.03.2018 ödeme tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan istirdadına, b-Davacının maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 169.770,16 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, c-Davacının manevi tazminat talebinin reddine, 2-MADDİ TAZMİNAT YÖNÜNDEN; a-Karar ve ilam harcı 11.596,99-TL nin peşin alınan 5.025,71-TL den düşümü ile kalan 6.571,28-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, b-Davacı tarafından yatırılan 5.061,61-TL peşin, ıslah ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

c-Davacı tarafından yapılan 15.750,50-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 9.581,60-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, e-Davalı kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, f-Davalı tarafından yapılan 150,00-TL yargılama giderinin red edilen miktar oranlanarak takdiren 58,70-TL'nin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, g-Tarafların gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde taraflara iadesine, 3-MANEVİ TAZMİNAT TALEBİ YÖNÜNDEN;

a-732,00TL karar harcının peşin alınan 5.025,71-TL den düşümü ile kalan 4.293,71-TL nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Davalı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince 5.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ... Hakim ... e-imzalıdır e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2023/365, K. 2026/838, T. 22.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2023-365-e-2026-838-k-59e66b37dff3