Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1626 E. 2026/1493 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1626
- Karar No
- 2026/1493
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1626 - 2026/1493
,T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/1626 KARAR NO : 2026/1493
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ESKİŞEHİR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 07/07/2026 NUMARASI : 2026/640 Esas- (Derdest)
İHTİYATİ TEDBİR/GEÇİCİ ÖDEME TALEP EDEN (DAVACI) : VEKİLİ : Av.
ALEYHİNE İHTİYATİ TEDBİR/GEÇİCİ ÖDEME TALEP EDİLEN (DAVALI) : VEKİLİ : Av. TALEP : İhtiyati Tedbir/Geçici Ödeme KARAR TARİHİ : 15/10/2026 GEREKÇELİ KARAR YAZILMA TARİHİ : 19/10/2026
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilin fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile ve belirsiz alacak kalemleri yönünden alacağın belirli hale gelmesi anında, talebi belirli hale getirme hakkı baki kalmak kaydı ile; trafik kazasında bedensel zarara uğrayan mağdur ... lehine, sigorta şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere kusur oranı dâhilinde temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte belirlenecek maddi tazminat tutarının şimdilik; 500,00-TL’lik [200,00-TL (hastane ve tedavi masrafları, kaza sonrasında yapılan tedaviler, ameliyatlar ve devam eden fizik tedavi, yol, bakıcı giderleri ve diğer masraflar, tedavilerin ödemeleri), 200,00-TL (Geçici İş göremezlik), 100,00-TL (Sürekli iş göremezlik)] tazminatın tahsilini, şartları oluşan TBK 76. madde uyarınca, davalıların geçici ödemede bulunmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, davacı tarafça sunulan 06/07/2026 tarihli dava dilekçesi ile; davacının kazadan sonra bakıma muhtaç hale geldiği, kendi hayatını idame ettirmede güçlük yaşadığı, maddi durumunun oldukça kötü olduğu, beyan edilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiş olup, yapılan değerlendirmede davacının alacağını yaklaşık ispat koşulu ile ortaya koyamadığı ve davacının talebinin yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle; "ihtiyati tedbir ve geçici ödeme talebinin REDDİNE," karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; geçici ödeme talebinin reddi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkemece verilen ara kararda ihtiyati tedbir ve geçici ödeme talebinin yaklaşık ispat koşulu ile ortaya koyulmadığı belirtilmişse de, somut olayda yaklaşık ispat şartının yerine getirildiğini ileri sürerek, kararın kaldırılmasını istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve istinaf edenlerin sıfatına göre dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda; 1-Davacı vekilinin geçici ödeme talebinin reddine ilişkin istinaf sebeplerinin incelenmesinde; TBK’nın 76. maddesi uyarınca davacı vekilinin tedbiren geçici ödeme talebi üzerine mahkemece ara karar ile geçici ödeme talebinin reddine ilişkin istinaf başvurusunun incelenmesinde; uyuşmazlığa ilişkin olan yasal düzenlemeler incelendiğinde;6098 Sayılı TBK III. Geçici ödemeler Madde 76; 'Zarar gören, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunduğu ve ekonomik durumu da gerektirdiği takdirde hâkim, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebilir. Davalının yaptığı geçici ödemeler, hükmedilen tazminata mahsup edilir; tazminata hükmedilmezse hâkim, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar verir.'' hükmünü içermektedir. Bu düzenlemenin, 1.fıkrasının gerekçesi; zarar görenin iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi durumunda, hakime istem üzerine tazminat yükümlüsünün zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verme yetkisi tanınmıştır. Ancak fıkrada yapılan düzenleme ile; "geçici ödeme kararı ile kesin hüküm sonucunun eda amaçlı bir ihtiyati tedbir aracılığıyla elde edilmesi amaçlanmamaktadır." şeklindedir.6100 Sayılı HMK'nın 10. Kısım 1. Bölüm başlığı, "ihtiyati tedbir” , 2. Bölüm başlığı ise "delil tespiti ve diğer geçici hukuki korumalar" şeklinde düzenlenmiştir. Delil tespitine ilişkin hükümlerden sonra "diğer geçici hukuki korumalar" başlıklı 406. maddesinin 2. fıkrasına göre; ihtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel düzenlemeler saklıdır denilmiş, 406. maddesinin gerekçesinde; "bu maddede diğer geçici hukuki korumalar tek tek belirtilmek yerine ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında da geçici hukuki korumalar olabileceğine işaret edilmiştir.", 2. fıkranın gerekçesinde ise; "diğer geçici hukuki korumaların bu kısımda düzenlenen geçici hukuki korumalar karşısındaki durumu açıklanmıştır. Bu bölümde düzenlenen ihtiyati tedbir ve delil tespiti dışında, diğer geçici hukuki korumalar kendi özel hükümlerine tabidir. Bu sebeple bu bölüm hükümlerinin doğrudan diğer geçici hukuki korumalara uygulanması mümkün değildir, ayrıca bu şekilde bir uygulama birçok sakıncayı içinde barındırmaktadır." denmek suretiyle açıkça 6100 Sayılı HMK'nın ihtiyati tedbir hükümlerinin diğer geçici hukuki korumalara uygulanmasının mümkün olmayacağı vurgulanmıştır. Öte yandan, geçici ödeme talebinde bulunulabilmesi için herhangi bir zaman kısıtlaması bulunmadığına göre yargılamanın her aşamasında talepte bulunulabileceği gibi reddedilmesi halinde yeniden istenebilir. Ortaya çıkan yeni delillerle zaten hükmedilen bir geçici ödemeye ek olarak yeniden bir geçici ödeme talebinde bulunulabilir. 6100 Sayılı HMK Madde 341; "(1) (Değişik:22/7/2020-7251/34 md.) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir: a) Nihai kararlar. b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar. (2) Miktar veya değeri üç bin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir (Ek cümle: 24/11/2016-6763/41 md.). Ancak manevi tazminat davalarında verilen kararlara karşı, miktar veya değere bakılmaksızın istinaf yoluna başvurulabilir. (1) (3) Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda üç bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. (4) Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üç bin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz. (5) İlk derece mahkemelerinin diğer kanunlarda temyiz edilebileceği veya haklarında Yargıtaya başvurulabileceği belirtilmiş olup da Bölge Adliye Mahkemelerinin görev alanına giren dava ve işlere ilişkin nihai kararlarına karşı, Bölge Adliye Mahkemelerine başvurulabilir." denilmektedir. Diğer geçici hukuki korumalar 6100 Sayılı HMK Madde 406; “Mahkemece, gerekli hâllerde, mal veya haklarla ilgili defter tutulmasına ya da mühürleme işleminin yapılmasına karar verilebilir. (2) İhtiyati haciz, muhafaza tedbirleri ve geçici düzenleme niteliğindeki kararlar gibi geçici hukuki korumalara ilişkin diğer kanunlarda yer alan özel hükümler saklıdır.” hükümlerini içermektedir. Dosya kapsamı ve yukarıdaki yasal düzenlemeler değerlendirildiğinde; TBK'nın 76. maddesinde düzenlenen tedbiren geçici ödeme gerek koşulları gerek teminat bakımından, 6100 Sayılı HMK'nun 406. maddesi gereğince ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz dışında kendi özel kanununda düzenlenen geçici bir hukuki koruma tedbiri olup, gerek madde metninde gerekse 6100 Sayılı HMK'nun 341 maddesinde uyuşmazlığa konu geçici ödeme kararına karşı kanun yoluna başvurulabileceği açıkça gösterilmediğinden ve mahkemece verilen geçici ödeme talebinin reddine dair karar ara karar niteliğinde olduğundan bu kararlara karşı ancak esas hüküm ile birlikte kanun yoluna başvurulabileceğinden davacı vekilinin tedbiren geçici ödeme talebinin reddi kararına karşı istinaf başvurusunun HMK'nın 341/1. maddesi gereğince reddine karar vermek gerekmiştir II- Davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karar yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesinde; hukuk yargılamasında, HMK'nın 26. maddesinde " (1) Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. (2) Hâkimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır." denilerek, kural olarak taleple bağlılık ilkesi benimsenmiştir. Dava dilekçesinde, ihtiyati tedbir talep edilmediği anlaşılmakla mahkemece bu konuda karar verilmesi isabetsiz ise de, bu husus sonuca etkili olmadığından eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; usul ve yasaya uygun olarak verilen ara karara karşı talep eden (davacı) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddi gerekmiş, adli yardım kararı nedeniyle tahsil edilmeyen istinaf başvuru harcı ile istinaf karar ve ilam harcının HMK 339. maddesi gereğince davacıdan alınmasına karar verilmesi gerektiğinden aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davacı vekilinin geçici ödemeye yönelik istinaf başvurusunun HMK'nın 341. maddesi uyarınca REDDİNE, 2-Davacı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik istinaf başvurusunun istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 3-Alınması gereken 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 1.206,00- TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Kararın tebliği, kesinleştirme, harç ve gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine, 6-HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nın 362/1-f maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 15/10/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.