İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2022/584 E. 2024/820 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2022/584
- Karar No
- 2024/820
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ T.C. ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/584 KARAR NO : 2024/820
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/09/2022 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 K.YAZIM TARİHİ : 08/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ....‘da, 12.06.2022 tarihinde meydana gelen aşırı yağış neticesinde, ...’ye ait Rögar kapaklarından taşan yağmur suları nedeniyle, müvekkiline ait ... ve ... plakalı araçlar su ile dolarak hasara uğradığını, alt yapı yetersizliği nedeniyle yağmur suların çekilmemesi nedeniyle müvekkilinin araçlarının hasar gördüğünü, oluşan hasarın sorumlusunun ise, şehrin alt yapısının bakım ve onarımından sorumlu olan ... sorumlu olduğunu, ve araçlarda oluşan hasarın bedelinin ... tarafından karşılanmasının gerektiğini belirttiklerini, ayrıca .... Hukuk Mahkemesine ait .... D.İş dosyası kapsamında delil tespiti yapılarak, araçların her birinde 100.000,00TL'den olmak üzere toplam: 200.000,00TL hasar tespiti yapıldığını ve bu bedeli hasar bedeli olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davalı taraftan talep ettiklerini, ayrıca; olay nedeniyle araçlarının ikinci el değerlerinin düşmesi nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla; her bir araçtan 100,00TL’den olmak üzere toplam olarak: 200,00TL değer kaybı tazminatını talep ettiklerini, gene ayrıca; müvekkilinin araçlarını ticari işlerde kullandığı halde, kullanamaması nedeniyle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla ; her bir araçtan 100,00TL’den olmak üzere toplam olarak: 200,00TL kazanç kaybı tazminatını talep ettiklerini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 200.000,00TL hasar tazminatı, 200,00TL değer kaybı tazminatı, 200,00TL kazanç kaybı tazminatı olmak üzere;200.400,00TL’nin olay tarihi olan 12.06.2022 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan tahsilini talep ve dava etmiştir. ISLAH:Davacı vekili 28.05.2024 tarihli dilekçesi ile: 200.000,00TL üzerinden ikame ettikleri dava konusu hasar taleplerini 368.853,43 TL arttırarak 568.853,43 TL'ye, 200,00 TL üzerinden ikame ettikleri araç mahrumiyeti tazminatı taleplerini 26.866,00 TL arttırarak 27.066,00 TL'ye ıslah ettiklerini, 568.853,43TL hasar bedeli tazminatı, 200,00 TL değer kaybı tazminatı ve 27.066,00 TL araç mahrumiyeti tazminatı olmak üzere toplam 596.119,43TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Yetki, görev, zamanaşımı, hak düşürücü süre, husumet vs. itirazında bulunduklarını, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan da reddi gerektiğini, dava konusu olay tarihinde .... il merkezine aşırı yağmur yağışı nedeniyle meydana gelen sel sularının taşkınlığı sonucu oluşan hasar bedeli tazminine ilişkin tazminat davası olduğunu, idareleri ilgili birimleri ile yapılan yazışma sonucu “kayıtlarımızda dava konusu hasarlara ilişkin her hangi bir ihbar ve bildirimde bulunulmadığı tespit edilmiştir. İdaremize ait atıksu ve yağmursuyu hatlarının temizlik, bakım ve onarım çalışmaları başkanlığımızca periyodik olarak sık sık yapıldığını, ancak; 12.06.2022 tarihinde .... İlçesinde yoğun yağış nedeniyle doğal afet oluştuğu, yağışların kuvvetli ve uzun süre yağması hatlarımızda aşırı yüklenmeye, bu durumunda büyük ve düzensiz bir su akıntısına neden olduğu tespit edilmiştir.” bilgisi verildiğini, davacının iddia ve talepleri hukuka uygun olmayıp öncelikle ... atfedilecek bir hizmet kusuru bulunmadığını, olay tarihinde yağan aşırı yağmur sonucu oluşan sel bir afat niteliğinde olup, böyle bir yağış sonucu oluşan sel sularını karşılayacak altyapı tesisinin yeterli olmadığını iddia etmek ve bu nedenle idareye kusur ya da kusursuz sorumluluk atfetmenin hakkaniyete aykırı olduğunu, bu denli şiddetli bir yağışın öngörülmesi mümkün olmadığı gibi öngörülse dahi alınacak her türlü tedbire bu ve benzeri hasarların meydana gelmesi kaçınılmaz olacağını, idare hukuku ilkelerinde, idare ile zarar arasında illiyet bağını kesen, diğer deyişle idarenin kusurlu ve kusursuz sorumluluğunu azaltan hatta ortadan kaldıran durumlar sayıldığını, bu durumlardan biri de “mücbir sebep” zorlayıcı neden olduğunu, mücbir sebep olarak sayılan bu durum idare hukukunda “İdarenin iradesi dışında oluşan, öngörülmesi ve en büyük bir dikkatle ve özenle dahi önlenmesi mümkün olmayan ve de bir kamu hizmetinin yürütülmesini imkansızlaştıran olaylardır. Yer sarsıntısı, sel, aşırı yağış...”şeklinde tanımlandığını ( .... ). Bu tanımdan da açıkça anlaşılacağı gibi aşırı yağış ve bu yağıştan oluşan aşırı sel durumunun mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiğini, ... içtihatları da bu yönde olduğunu, yine tespit edilebildiği kadarıyla dünyanın gelişmiş her hangi bir ülkesinde altyapı tesisleri doğal afetler öngörülerek inşaa edilmeyeceğini, ancak doğrudan afat bölgesi olarak tanımlanan bölgeler var ise buralarda özel önlemler alınabileceğini, .... İli bazında düşünüldüğünde bu ilin geçmiş yıllarda aşırı yağış alan bir bölge olmadığını, ayrıca dava konusu edilen adreste normal şartlar altında sel sularını karşılayacak altyapı mevcut olduğunu, bilindiği gibi son yıllarda küresel ısınma dolayısıyla .... ilinde sık sık yoğun yağışlara maruz kaldığını, uzun zaman ....'da yerleşik olup da bu durumu bilmeyen kimse yok denecek kadar az olduğunu, her yoğun yağışta haber programlarında oluşan hasar herkes tarafından takip edildiğini, idare olarak meteorolojik veriler günü gününe saati saatine takip edildiğini, gerekli kanalizasyon temizliği yapıldığını, ancak İdare elinden gelen herşeyi yapsa bile mücbir sebeplerin önüne geçilmesi mümkün olmadığını, dava konusu ... bölgesinde, .... bölgesinde ve .... bölgesinde anılan tarihlerde günlerce yoğun yağışlar olmuş ve birkaç vatandaşımız ne yazıkki sel sularına maruz kalarak hayatını kaybetmiştir. Bu durumda hasarın oluştuğu tarihteki meteorolojik verilerin .... sorulmasını, ayrıca aynı tarihlere ilişkin hasarlar nedeniyle tarafımıza açılan başka tazminat davalarında bilirkişiler olayın afat niteliğinde olduğu şeklinde görüş bildirdiklerini ve davaların reddedildiğini, bu durumda ...'nin fiili ile zarar arasında illiyet bağı bulunmadığını, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen hasar bedelinin fahiş olduğunu, bu nedenle davacının ticari defterlerinin incelenmesini, yine mükerrerliğe sebebiyet vermemek açısından davacı araçlarının sigortalı olup olmadığının da araştırılmasını, meydana gelen aşırı yağışın taşkın sele dönüştüğü bu durumun “mücbir sebep” niteliğinde olduğunu, bu nedenle idare ile meydana gelen zarar arasında illiyet bağı kesildiğinden bu fiilin idarenin kusurlu ya da kusursuz sorumluluğunu kaldırır nitelikte olduğunu, anılan nedenlerle; hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, izah olunan ve re'sen nazara alınacak sair nedenlerle; Haksız açılan davanın usul ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Davadaki uyuşmazlık: 12/06/2022 tarihinde yoğun yağış sonrası, davalıya ait rögor kapaklarından taşan yağmur suları nedeniyle İki adet aracın su ile dolup hasar gördüğü ileri sürülen olayda;Kusur durumu, zararın doğup doğmadığı, doğmuşsa doğmasında veya artmasında davacının müterafik kusurunun olup olmadığı, hasar tazminatı, değer kaybı tazminatı ve kazanç kaybı tazminatına ilişkin olduğu anlaşıldı. Taraf delilleri toplanmış, sigorta poliçeleri, hasar dosyası, meteorolojiden gelen yazı cevabı, ... yazı cevabı, .... ekipleri tarafından tutulan tutanak, .... Hukuk Mahkemesinin .... D.İş dosyası, .... Müzekkere cevapları, sigorta tarafından ödeme yapılıp yapılmadığına ilişkin yazı cevapları dosyaya celp edilmiştir. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Bilirkişi kurulundan alınan 24/03/2023 tarihli raporda: .... 'da; 11.06.2022 tarihinde başlayıp ve 12.06.2022 tarihinde de devam eden aşırı yağmur ve fırtınanın, .... ve .... alarmı yapmasını gerektirmiş olduğunu, fırtına ve aşırı yağmurun beraber oluştuğu resmi makamların açıklamalarından anlaşıldığını, resmi kurumların açıklamalarına göre; oluşan aşırı yağışın mevcut altyapı sistemleri ile şehir içindeki cedde ve sokaklardan uzaklaştırmasının yapılamadığının anlaşıldığını, oluşan aşırı yağışın ise; ne kadar sürede ve hangi miktarda yağdığının ise bilinmediği gibi; Olayın olduğu caddede yağmursuyu boru hatlarının çap genişlikleri ile ızgara drenaj bacaları sayıları ve bu drenaj bacalarının kaç m2 yol alanında kaç adet olarak baca en kesit alanları ile birlikte bilinmesinin gerektiği ve ayrıca yağmur suyu hattı muayene bacalarının sayısının da önem arz etmekte olduğunu, bölgedeki yağmur suyu hattının hangi yağış yüksekliğine göre, hangi yağmur suyu debisi miktarına göre yapıldığının da davalı kurumdan da talep edilmesi gerektiğini, aşırı yağış nedeniyle; davalı ... sorumluğu hususunda sağlıklı bir görüş bildirmenin olanaklı olmadığı, bu nedenle .... ve davalı kurumdan yukarıda belirtilen belgelerin temininin gerektiğini, dava konusu olay ile ilgili olarak bir meteoroloji mühendisin dosyaya bilirkişi olarak atanmasının uygun olacağını, hasar tazminatının, mevcut verilerle kıyaslama/karşılaştırma yapılarak gerçeğe yakın yapılabilmesi maksadıyla; davacı şirket tarafından davaya konu araçların hasarlarına yönelik olarak, varsa kasko poliçeleri kapsamında ilgili sigorta şirketlerine başvurularının ve ayrıntılı kasko poliçelerinin, anılan araçlar için açılan hasar dosyalarının ve ekspertiz hasar raporlarının, onarımları yapıldıysa servis işlemlerinin ve faturalarının dava dosyasına katılmasının uygun olacağını, değer kayıpları hesabının yapılabilmesi maksadıyla; davacı şirket tarafından davaya konu araçların değer kayıplarına yönelik olarak, varsa kasko poliçeleri kapsamında ilgili sigorta şirketlerine başvurularının, anılan araçlar için açılan değer kaybı dosyalarının ve ekspertiz değer kaybı raporlarının, varsa anılan dava dışı sigorta şirketlerinden değer kaybına yönelik ödemelerin, SBM’den söz konusu araçların şase numarasına göre geçmiş tüm hasar kayıtlarının dava dosyasına katılmasının uygun olacağını, kazanç kaybı tazminatının belirlenmesi için, davacı şirketin mali defterlerinin incelenmesine yönelik heyetimize mali müşavir bilirkişinin eklenmesinin ve/veya davacının kazanç kaybıyla ilgili olarak belgelerin ve hasarlı araçların yerine kiralama yoluyla ikame araç kullanılmışsa, onunla ilgili belgelerin dava dosyasına katılmasının uygun olacağı bildirilmiştir. Bilirkişi kurulundan alınan 11/12/2023 tarihli ek raporda:... plakalı .... model .... marka/tipinde aracın olay tarihinde hasarsız piyasa rayicinin 482.967,03 TL; ... plakalı .... model .... marka/tipinde aracın olay tarihinde hasarsız piyasa rayicinin 445.886,40 TL olacağı; Davaya konu araçların hasar onarım tutarlarının, olay tarihindeki tespit edilen piyasa rayiçlerine göre çok yüksek olduğunu, dolayısıyla davaya konu araçların, ikinci el piyasa koşullarında onarım sonrasındaki tamir edilmiş halindeki satışlarının, araçların onarım için gerekecek malzeme ve işcilikler toplamından düşük olacağından araçların onarımının ekonomik olmadığının, araçların pert total işlemine tabi tutulmasının daha ekonomik olacağını, araçların tescil özeti bilgilerinden, davaya konu araçların halen davacı ... İnş. Oto. Yedek Parça San. ve Tic. Ltd. Şti. üzerine kayıtlı olduğunu, kendi tasarrufuyla hurda işlemine ayrılmadığını, davaya konu araçların olay tarihindeki emsal hasarsız fiyatları ve ... plaka sayılı aracın olay tarihinden önce çekme belgeli ağır hasar aldığı hususu dikkate alındığında; olay tarihinde ... plakalı aracın sovtaj bedelinin 200.000,00 TL; olay tarihinde ... plakalı aracın sovtaj bedelinin 160.000,00 TL olacağını, mahkemenin aksi kanaatte olması halinde davaya konu araçların hasar tutarlarını gösteren fatura ve servis onarım iş listelerinin dava dosyasına katılmasının uygun olacağını, ... tarafından Sayın Mahkemeye sunulan ... plaka sayılı aracın KASKO Sigortası Hasar Bilgisi’nden; Dava konusu olaydan önce 07.03.2022 tarihinde çekme belgeli ağır hasar aldığı ve ... plaka sayılı aracın KASKO Sigortası Hasar Bilgisi’nden; Dava konusu olaydan önce 10.03.2022 tarihinde hasar aldığı ve hasar ayrıntılı bilgisi görülemediğinden; Araçlardan birinin davaya konu olaydan önce çekme belgeli olması, davaya konu araçların, ikinci el piyasa koşullarında onarım sonrasındaki tamir edilmiş halindeki satışlarının, araçların onarım için gerekecek malzeme ve işcilikler toplamından düşük olacağından araçların onarımının ekonomik olmaması, araçların pert total işlemine tabi tutulmasının daha ekonomik olması nedeniyle değer kaybı hesabının yapılamayacağını, davacının olay tarihinde talep edebileceği araç mahrumiyet zararının 27.066,00 TL (541,32 TL x 25 iş günü x 2 adet araç) olacağını, Meteroloji mühendisi sayın kurul üyesinin, hasara neden olan yağışı doğal afet olarak değerlendirdiği bir durumda; şehir içi yol yağmursuyu ızgaralarının ve boru hatlarının, oluşan doğal afet karşısında yeterli olamaycağının anlaşılması gerektiğini, ... plakalı aracın dava konusu hadisenin meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan ... numara, 06/06/2022 - 06/06/2023 vadeli kasko sigorta poliçesinin dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, ... plakalı aracın dava konusu hadisenin meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan ... numara, 26/05/2022 - 26/05/2023 vadeli kasko sigorta poliçesinin dava dışı ... Sigorta A.Ş. tarafından düzenlendiğini, kasko sigorta poliçelerinde Sel ve su baskını ile meydana gelen zararlar ek sözleşmeler ile teminat kapsamlarına dahil edilebilmeke olup, dava dosyası muhteviyatında araçların kaza tarihinde yürürlükte bulunan ilgili kasko sigorta poliçelerinin teminat ve içeriklerine ilişkin bütün sayfaların dokümanlarının bulunmaması nedeniyle ilgili teminatın dahil edilip edilmediğine dair inceleme ve değerlendirme mevcut aşamada yapılamadığı bildirilmiştir. Bilirkişi kurulundan alınan 04/03/2024 tarihli 2.ek raporda: Kök rapordan sonra dosyaya sunulan belgelerle birlikte dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeler detaylı olarak tekrar incelendiğini, ek raporda yer verilen inceleme ve görüşlerinin değişmesine yol açacak ve aksini ortaya koyacak nitelikte herhangi bir bilgi, belge ve hususu bulunmadığını, ek raporda yer verilen değerlendirmeler ve kanaatlerinde değişiklik bulunmadığını, söz konusu davaya ilişkin olarak; dosya içerisinde tespit edilmiş hususlar ile ek rapor ve yapılmış olan inceleme değerlendirmeler sonucunda; Ek raporda yer verilen değerlendirmeler ve görüşlerini muhafaza ettikleri bildirilmiştir. Haksız fiilden doğan borçlar Türk Borçlar Kanunu ("TBK") m. 49 (818 Sayılı BK m. 41) vd. hükümlerine düzenlenmiş olup; haksız fiilin unsurları (i) hukuka aykırı fiil, (ii) zarar, (iii) kusur ve (iv) illiyet bağı şeklindedir. Yine TBK m. 50 (BK m. 42) hükmünde zarar görenin, zararını ve zarar verenin kusurunu ispatlama yükümlülüğü altında olduğu hükme bağlanmıştır. Türk Borçlar Kanunu 49/1. maddesi, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” Türk Borçlar Kanunu 50/1. maddesi, “Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır." Türk Borçlar Kanunu 52. maddesi, “Zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Zarara hafif kusuruyla sebep olan tazminat yükümlüsü, tazminatı ödediğinde yoksulluğa düşecek olur ve hakkaniyet de gerektirirse hâkim, tazminatı indirebilir.” hükmü yer almaktadır. Kural olarak hâkim, taraflar arasında uyuşmazlık konusu olan vakıaların gerçekleşip gerçekleşmediğini kendiliğinden araştıramaz. Belli bir olayın gerçekleşip gerçekleşmediğini, tarafların ispat etmesi gerekir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun ( ....) ‘"İspat yükü" başlıklı 6. maddesi uyarınca, “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” Aynı yöndeki düzenleme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 190. maddesinin birinci fıkrasında, “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir” şeklinde ifade edilmiştir. Buna göre ispat yükü, ispatı gereken vakıalara dayanan tarafa ait olup, herkes iddiasını ispatla mükelleftir. ( .... ve 24/06/2021 tarihli kararı) Sorumluluk hukukunun önemli ögelerinden biri de zarar ile eylem arasında illiyet bağının bulunmasıdır. İlliyet bağının kesildiği durumlarda sorumlu olan kişi sorumlu tutulmayacaktır. Teoride ve uygulamada; mücbir sebep, zarar görenin tam kusuru ve üçüncü kişinin ağır kusuru ile illiyet bağı kesilir ve kusursuz sorumlu olan kişi sorumluluktan kurtulur. Haksız eylem nedeniyle oluşan zararın tazminine karar verebilmek için, hukuka aykırı kusurlu bir eylem sonucu bir zararın doğması ve hukuka aykırı kusurlu eylem ile zarar arasında illiyet bağının olması gerekir. İlliyet bağının varlığı halinde zarar veren, zararı gidermekle yükümlüdür. Tüm dosya kapsamında davalı tarafın sorumlu olması için olay günü yağan yağmurun afet niteliğinde olup olmadığı, su tahliye sisteminin ve rögar kapaklarının standartlara ve yasal mevzuata uygun olup olmadığı, yağan yağmur sonucu ilgili kurum ve kuruluşların gerekli önlemleri alıp almadığı, gerekli önlem ve tedbirlerin alınmış olması halinde dahi zararın meydana gelip gelemeyeceği hususunun araştırılması gerektiği; mahkememizce gerekli müzekkereler yazılıp alınan cevabi yazılarla birlikte- ( .... çalışan bilirkişinin raporda yazdığı istasyon verileri ve afad yazısı bilgileri bilgiler dikkate alındığında) değerlendirildiğinde her ne kadar bilirkişi raporunda doğal afet olduğu belirtilmiş ise de Yargıtay içtihatlarında belirtilen afet tanımına uymadığı kaldı ki davalı ve diğer kurumların bir doğal afet olabileceğine dair mesaj, yazılı ve görsel yayınlarla vatandaşlara uyarı yapılmadığı, olay tarihine ilişkin afet ilanı yapılmadığı davalı idare tarafından da dosyaya afet olduğuna ilişkin resmi bilgi belge sunulmadığı dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunda olayın davalıya ait mazgallar ve giderlerin deşarj edilmediği, mevcut yağmur suyu tahliye kanallarının yeterli olmadığının tespit edildiği de dikkate alındığında davalının iddia ettiği gibi mücbir sebep olarak değerlendirilebilecek bir durum olmadığı, ....'ya 12/06/2022 tarihinde meydana gelen yağıştan daha yoğun yağışların daha önce de meydana geldiği, dolayısıyla mücbir sebebin kaçınılmazlık ve öngörülmezlik unsurlarının gerçekleşmediği, idarenin bu durumu gözeterek gerekli önlemleri alması gerektiği, dolayısıyla mücbir sebep savunmasının yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Oluşan zarar ile davalının eylemi arasında illiyet bağının mevcut olduğunun sabit olduğu, davacının dayanağı olan maddi tazminat isteminin kusur ve zarar unsurlarının meydana geldiği, davacının bunları ispatladığı, mücbir sebepten dolayı fiil ile zarar arasındaki illiyet bağının kesilmediği anlaşılmıştır. Somut olayda aşırı yağan yağmur nedeniyle davalının bakım, onarım ve iyileştirmesinden sorumlu olduğu kanalizasyon tesisatını yönetmeliklere uygun bulundurmaması, kanalların yapım, bakım ve onarımındaki eksiklikler ve yetersizlikler sonucu yağmur sularının kontrol altına alınamadığı, taşarak tepmesi sonucu araçların bulunduğu yere muhtelif yerlerden girmek suretiyle aracın hasarlanmasına neden olduğu, davalı ...'nin, ... Tarifeleri Yönetmeliği'nin 24 ve 26.maddelerinde sayılı yükümlülüklerini yerine getirmediği ve zararın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğu, bilirkişi raporunda davacıya ait ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının 821.020,46 TL, aracın kaza tarihi itibariyle rayiç bedelinin 482.967,03 TL olduğu, ... plakalı araçta meydana gelen hasar miktarının 605.657,99 TL, aracın kaza tarihi itibariyle rayiç bedelinin 445.886,40 TL olduğu, ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle sovtaj bedelinin 200.000,00 TL olduğu,... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle sovtaj bedelinin 160.000,00 TL olduğu tespit edilmiş, araçların rayiç bedelinden sovtaj bedeli düşüldüğünde meydana gelen hasar miktarı; ... plakalı araç için 282.967,03 TL, ... plakalı araç için 285.886,40 TL olmak üzere iki araç için toplam zararın 568.853,43 TL olduğu anlaşılmış, ıslah dilekçesi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Araç mahrumiyeti zararı yönünden bilirkişilerce hazırlanan raporda 27.066,00 TL tespit edildiğinden bu miktar üzerinden de davalının haksız fiil hükümlerine göre sorumlu olduğuna kanaat getirilerek açılan davanın ıslah dilekçesi yönünden kabulüne karar verilmiştir. Araçların hurdaya ayrılması nedeniyle değer kaybı talebinin yerinde olmadığından bu alacak kaleminin reddine karar verilmiştir. 6098 sayılı TBK'nun 52. maddesi uyarınca .... . Hukuk Dairesinin 01/02/2021 tarih ve .... saylı ilamında ki indirim şartları oluşmadığından ve davacının meydana gelen olayda kusuru olmadığından takdiri indirim uygulanmayarak davanın kısmen kabulüne yönelik aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, Davanın KISMEN KABULÜ ile; 568.853,43 TL hasar bedeli ve 27.066,00 TL araç mahrumiyet bedelinin 12/06/2022 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Değer kaybına ilişkin açılan davanın reddine, Alınması gereken 40.707,25TL harçtan peşin alınan 3.422,34TL ile ıslah harcı 6.760,00TL'nin mahsubu ile bakiye 30.524,91TL harcın davalıdan alınıp Hazine'ye gelir kaydına, 1.560,00TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranına göre 1.544,40TL'sinin davalıdan, bakiye kısmın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan toplam 10.182,34TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 93.387,91TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca red edilen miktar üzerinden hesaplanan 200,00TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Davacı tarafından yapılan ve UYAP sisteminde kayıtlı toplam 5.650,00TL yargılama giderinin kabul oranına göre hesaplanan 5.593,50TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırına iadesine, Dair,taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık sürede verilecek dilekçe ile .... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.06/11/2024
Katip ... ¸[e-imzalıdır]
Hakim ... ¸[e-imzalıdır]