İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/326 E. 2026/929 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/326
- Karar No
- 2026/929
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/326 Esas KARAR NO : 2026/929
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 30/04/2019 KARAR TARİHİ : 01/10/2026
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN BİRLEŞEN 2019/... ESAS, 2024/... KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 12/07/2019
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle), Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... Gıda İnşaat ve Taahhüt San. Tic. Ltd. Şti. İle davalı (... A.ş. Ve ... İnşaat A.Ş'nin kurmuş oldukları) ...-... Ortak Girişimi isimli ortaklık arasında 15/05/2007 imza tarihli ''... Sistemi için ikram servisi ve kat hizmetleri ve çamaşırhane hizmetleri tedariki (alt-sözleşme)'' sözleşmesi imzalanmış, bu sözleşme uyarınca yapılan hizmetlerin müvekkil şirketçe karşılanması konusunda anlaşmış olduklarını, yine bu sözleşmeye bağlı olarak aynı gün ve tarihte ''EK-1 15.05.2007 tarihli alt sözleşmeye ait hizmetlerin kapsamı ve alt sözleşme özel koşulları '' adlı sözleşme ile ana sözleşmenin detaylı özel koşulları düzenlendiğini, bu iki temel sözleşmeye ek olarak ''EK-II 15.05.2007 tarihli alt sözleşmeye ait birim fiyatlar çizelgesi'' ve ''EK-III 15.05.2007 tarihli alt sözleşmeye ait yüklenici tarafından sağlanacak olan mutfak ekipmanları listesi'' adı altında iki ayrı ek sözleşme daha düzenlendiğini, buna göre hizmet verilecek kamp sayısı 2 adet olduğunu, bu sözleşmeye göre hizmet verilecek kişi sayısı 1503 Adam/gün olduğunu, artan iş hacimleri neticesinde 01.11.2007 tarihinde 3. Kamp olan bingazi kampında da yemek hizmetlerine başladığını, nihayetinde 15.05.2008 tarihinde hızla büyüyen iş hacmi ve artan kamp sayısı ile 7 ayrı kampta 26 yemekhanede hizmet vermeye başladığını, iş hacminin büyümesinden kaynaklı sözleşmede yer almayan birçok yeni işin haricen yapılması gerektiğini, bu durumdan kaynaklı olarak ek alacakları için tüm dava ve talep hakları saklı tutulduğunu, 2011 yılı Şubat ayı itibariyle başlayan iç savaş sebebi ile davalıların talebi doğrultusunda kamplar tahliye edildiğini, Şubat 2011 itibariyle davalının kesinleşmiş olan alacağı 2.912.788-USD iken 2011 sonrası yapılan ödemeler neticesinde nihai kesinleşmiş alacak bakiyelerinin 1.551.250-USD kaldığını, davalı şirkete çıkarılan ihtarname ile fazlaya dair tüm hakları saklı kalmak kaydıyla kısmi faiz talebiyle 1.787.071,45-USD bedel üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, dava konusu sözleşmenin 3. Bendinde ödemelerin vadesi 90 gün kararlaştırıldığını, 90 gün geçtiğinde ihtara gerek kalmaksızın davalı şirketler temerrüde düştüğünü, bunun üzerine.... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı icra takibine yapılan haksız itirazın iptalini, fazlaya dair dava ve talep hakları saklı kalmakla 1.787.071,45-USD takip miktarı alacağın tüm yasal faizi, mahkeme masrafları ve ücreti vekaleti ile tahsili ile birlikte davalıdan tahsiline, davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazmiatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkilinin irtibat bürosuna karşı açılmasının usule aykırı olduğunu, irtibat bürosunun taraf ve dava ehliyeti bulunmadığından ...-... ... Şirketi'nin idare merkezi olan ... adresine tebligat yapılarak hukuka uygun taraf teşkili sağlanmasını talep ettiklerini, TBK'nun 147/6 maddesi gereğince eser sözleşmesinden doğan alacakların 5 yıllık zaman aşımına tabi olduğunu, davacı Şubat 2011 tarihinde Libya'da yaşanan olaylar nedeniyle Libya'yı terk etmiş olduğundan son işlem tarihinden itibaren 5 yıllık zaman aşımı süresinin dolmuş bulunduğunu, davacının tamamen haksız olan söz konusu taleplerinin .... Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde 2019/... Esas sayılı dosyası ile derdest durumda olduğunu, müvekkili ile davacı arasında 15/05/2007 tarihinde "Yemek İkram, Temizlik ve Çamaşırhane Hizmetleri Tedarikine Dair Alt Yüklenici Sözleşmesi"nin İngilizce dilinde kabul edilerek imzalandığını ve takip eden tarihlerde davacının Libya'ya intikal ederek işe başladığını, sözleşmenin konusunun Libya'da bulunan ve ...'nin üstlenicisi olduğu Libya ...kapsamında davacı tarafından yemek, temizlik ve çamaşırhane hizmetlerinin kişi başı birim fiyat bazında ifa edilmesi olduğunu, 30/04/2013 tarihinde sözleşmeye ek olarak protokolde imzalandığını, davacının dava dilekçesi kapsamında sanki taraflar arasında davacının müvekkilinden gerçekten alacağı varmış ve taraflar bu hususta mutabakata varmışlar gibi bir izlenim uyandırmaya çalıştığını, halbuki davacının iddia ettiği gibi taraflar arasında davacının söz konusu haksız ve mesnetsiz talepleri ile ilgili herhangi bir mutabakat olmadığını, davacı tarafından söz konusu alacak iddiaları ile ilgili düzenlenmiş ve müvekkili şirkete sunulmuş herhangi bir faturası söz konusu olmadığından sözleşmede ön görülen 90 günlük ödeme süresinin de başlamadığını, davacının taleplerinden Libya'da müvekkiline temlik ettiği borçlarının mahsup edilmesi gerektiği, sözleşme fesih edilmediğinden teminat kesintisinin talep edilemeyeceğini, bu nedenlerle davanın reddini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen 2019/... Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin unvanının ... Ortak Girişimi olması sebebiyle davanın adi ortaklığa açılması gerektiği gibi görünse de davalının ticaret sicil kaydı ve vergi kayıtları incelendiğinde söz konusu şirketin yabancı ülkede kurulduğunu ve Türkiye'de şube açılışı olan Türk ortaklı yabancı menşeili bir yabancı şirket olduğu tespit edildiğinden husumetlerini ...-... ... (...) ortak girişimine yöneltildiğini, davalının yabancı ülkede kurulu bir tüzel kişilik olduğuna ve adi ortaklık hükümlerine göre ortaklara husumet yöneltilemeyeceğine dair kesinleşmiş mahkeme kararının da mevcut olduğunu, aynı alacak için ortaklığın tarafları olan ... İnşaat ve Tesisat A.Ş. ile ... İnşaat A.Ş.'ye İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/... Esas sayılı dosyası ile bir alacak davası açıldığını, söz konusu şirketin tüzel kişiliğe haiz bir yabancı şirket olduğuna karar verildiğini ve bu nedenle davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddedildiğini, söz konusu kararın Ocak 2019 tarihi itibariyle kesinleştiğini, taraflarla mutabakat yapıldığını, hak ediş ve icmallerle kesinleşmiş bedelle ilgili icra takibi yapıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz neticesinde İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası ile açtıkları itirazın iptali ile alacak davalarının halen derdest olduğunu, bu alacakları haricinde kalan fazlaya ilişkin talepleri için de huzurdaki davayı açtıklarını, müvekkili şirket ... Gıda İnşaat ve Taahhüt San.Tic.Ltd.Şti. ile davalılar ... A.Ş. ve ... İnşaat A.Ş.'nin kurmuş oldukları ...-... Ortak Girişimi isimli adi ortaklı arasında 15/05/2007 imza tarihli "İnsan Yapımı Büyük Nehir Projesi, Libya-Kufra- Tazerbo İsale Sistemi İçin İkram Servisi ve Kat Hizmetleri ve Çamaşırhane Hizmetleri Tedariki (Alt-Sözleşme)" sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme uyarınca yapılan ikram servisi, kat hizmetleri, çamaşırhane hizmetleri, kamp ilaçlamaları ve sair hizmetlerinin müvekkili şirketçe karşılanması konusunda anlaştıklarını, bu sözleşmeye bağlı olarak aynı gün ve tarihte "EK-I 15/05/2007 tarihli Alt Sözleşmeye ait Hizmetlerin Kapsamı ve Alt Sözleşme Özel Koşulları" adlı sözleşme ile ana sözleşmenin detaylı özel koşullarının düzenlendiğini, bu iki temel sözleşmeye ek olarak "EK-II 15/05/2007 tarihli alt sözleşmeye ait birim fiyatlar çizelgesi" ve "EK-III 15/05/2007 tarihli alt sözleşmeye ait yüklenici tarafından sağlanacak olan mutfak ekipmanları listesi" adı altında iki ayrı ek sözleşme daha düzenlendiğini, hizmet verilecek kamp sayısı Kufra ve Tazerbo olmak üzere 2 adet olduğunu, bu sözleşmeye göre hizmet verilecek kişi sayısının 1503 Adam/gün olduğunu, müvekkili şirketin ilerleyen inşaat faaliyetleri ve artan iş hacmi neticesinde 01/11/2007 tarihinde 3. Kamp olan Bingazi kampında da yemek hizmetlerine başladığını ve nihayetinde 15/05/2008 tarihinde hızla büyüyen iş hacmi ve artan kamp sayısı ile 7 ayrı kampta 26 yemekhanede hizmet vermeye başladığını, dava konusu sözleşmede kararlaştırılan birim fiyatların, verilen hizmetin ve artan maliyetlerin çok gerisinde kalmasına yol açtığını, iş hacminin büyümesinden kaynaklı sözleşmede yer almayan birçok yeni işin haricen yapılması gerektiğini, ortaya çıkan bu yeni durumun çözümü için müvekkili şirket ve davalı şirketin birçok kez bir araya gelerek toplantılar yaptığını ve birtakım kararlar aldıklarını, örneğin 01/01/2008 tarihinde yapılan tutanak ile fiyat iyileştirmesi yapıldığını, müvekkili şirketçe sözleşme dışı verilen bu hizmetler için ek ödeme talepleri 04/06/2008 tarihli tutanakla yetersiz de olsa kabul gördüğünü ve neticesinde müvekkili şirkete 75.000 Libya dinarı ödeme kararı alındığını ve ödendiğini, 23/09/2008 tarihinde yapılan tutanak ile davalı şirketçe 31/12/2008 tarihine kadar tüm sözleşme dışı işler için 307.586 USD ödeme yapılması kararı alındığını, müvekkili şirketçe söz konusu bedelin yetersiz bulunduğunu ve onayı verilmemişse de davalı tarafından bu bedelde şirkete ödendiğini, davalı şirket yetkilileri bu tarihe kadar yapılan ek hizmetlerin varlığını kabul ettiklerini, davalı şirketin bu ödeme sonrasında devam eden harici hizmetlere ve fiyat farkına ilişkin başkaca hiçbir ödeme yapmaya yanaşmadıklarını, davalı şirketin ek olarak yapılan sözleşme dışı işlere ilişkin olarak 04/06/2008 tarihinde 75.000 LYD ve 31/12/2008 tarihine kadar olan kısım için yine ayrıca 307.586 USD ödeme yaptıklarını, sonraki süreçte müvekkili şirketin sözleşme dışı işleri artarak devam etmesine rağmen herhangi bir ilave ödeme yapılmadığını, bu kalemlere ilişkin tüm alacak taleplerinin 01/01/2009 - 19/02/2011 tarihleri arasında yapılan ek işlerin bedellerini kapsamakta olduğunu, 2011 yılı Şubat ayı itibariyle Libya'da başlayan iç savaş sebebiyle davalıların talebi doğrultusunda kampların tahliye edildiğini, müvekkili şirketin Şubat 2011 itibariyle davalının mutabakatıyla ve hakedişlerle sabit kesinleşmiş olan alacağı 2.912.788-USD iken 2011 sonrası yapılan ödemeler neticesinde mutabakatının yapıldığını nihai kesinleşmiş alacak bakiyelerinin 1.551.250 USD kaldığını, müteaddid defalar alacaklarının ödenmesi için davalı şirketten talepte bulunulduğunu en son 22/12/2015 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesinin gönderildiğini ve fazlaya dair tüm hakları saklı tutularak kısmi faiz talebiyle 1.787.071,45 USD bedel üzerinden davalı aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından yapılan itiraz neticesinde İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/... Esas sayılı dosyası ile açtıkları itirazın iptali ile alacak davalarının halen derdest olduğunu, huzurdaki davanın bu kesinleşmiş alacaklarının dışında kalan ek maliyet ve hakedişlerinin tahsili talebine ilişkin davaları olduğunu, müvekkili şirketin yaptığı sözleşme dışı işler ve usulsüz fiyat tenzili dolayısıyla müvekkiline ödenmeyen diğer alacak kalemleri toplamı hesaplamalarına göre 3.393.333 USD olduğunu, araziye yemek taşıma hizmeti yapan araçların kiralama bedellerinin 113.400 USD olduğunu, yeni kurulan 5 ayrı kamp için ek personel giderinin 1.345.700 USD olduğunu, personel gazinoları işletme giderleri tutarının 163.200 USD olduğunu, fiyat indiriminden kaynaklanan fark tutarının 631.710 USD olduğunu, kamplarda yapılan ilaçlama giderleri tutarının 386.500 USD olduğunu, müvekkilinin Libya'daki depolarında kalan malzemeler ve gıda ürünlerinin bedelinin 752.823 USD olduğunu belirterek, şimdilik 10.000 USD'nin sözleşme koşullarınca kararlaştırılan tüm ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. .... Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen 2019/... Esas sayılı dosyasında davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın müvekkilinin şubesine karşı açılmasının usule aykırı olduğunu, belirsiz alacak davasının açılamayacağını, bu davadaki alacak kalemlerinin toplam miktarının 3.393.333 USD olduğunun 22/12/2015 tarihinde .... Noterliğinin ... yevmiye nolu ihtarnamesi ile açıkça ifade ettiğini ve davalıdan talep ettiğini, davacının dava konusu ettiği alacaklarını neredeyse kuruşuna kadar bildiği ve talep ettiği böyle bir durumda, alacağını keyfen küçük parçalara bölerek kısmi dava açmasında kanunen korunmaya değer bir hukuki yararın bulunmadığını, davacının bu şekilde dava açmış olmasının MK.nın 2.maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olduğunu "Yemek İkram, Temizlik ve Çamaşırhane Hizmetleri Tedarikine Dair Alt Yüklenici Sözleşmesi" hükümleri incelendiğinde, bu sözleşmenin bir eser sözleşmesi olduğunun açıkça anlaşılmakta olduğunu, davacının Şubat 2011 tarihinde Libya'da yaşanan olaylar nedeniyle Libya'yı terk ettiğinden, son işlem tarihinden dava tarihine kadar 5 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, zamanaşımı nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının hak ediş alacaklarına dair iddialarının başka bir davada derdest olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Bilirkişiler ...'ın 15/07/2022 tarihli, 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; davacı şirket yetkililerinin davalı tarafa dava konusu hizmetler karşılığı herhangi bir fatura düzenlemediklerini, defter kayıtlarında da söz konusu davalıdan alacaklı olduklarına dair bir kaydın mevcut olmadığını belirttikleri, mevcut durumda dava konusu ticari ilişki nedeniyle davacı tarafın defterlerinin incelenemediğini, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle sözü edilen kayıtların ticari defterlerde yer alıp almadığının teyit edilmesinin de mümkün olmadığı sonucuna varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişi ...'nin 04/09/2023 tarihli, 14 sayfadan ibaret raporunda özetle; dosyada bulunan hakkediş belgeleri, protokol, takas ve mahsup işlemlerine ilişkin belgeler ve diğer evraklar incelenmesi sonucunda; davacının 23.02.2011 tarihi itibariyle kesinleşmiş alacağının 1.551.250 USD olduğu, söz konusu tutardan davalı tarafından davacının borçlarına karşılık yapılan 1.301.841,90 USD ödemenin mahsup edilmesi sonucu (1.551.250 – 1.301.841,90=) 247.480,10 USD davacının davalıdan alacaklı olabileceği görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler ..., ... ve ...'nun 25/12/2023 tarihli, 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; Bilirkişiler ... ve ... yönünden; Tarafların kök rapora itirazları kapsamında yeniden yapılan incelemesi ve değerlendirmeler sonucunda kök raporda herhangi bir değerlendirme veya hesaplama hatası tespit edilmediğinden, takdiri, Sn. Mahkeme’ye ait olmak üzere, kök raporda değişiklik gerektirebilecek herhangi bir husus bulunmadığı ve tarafların sair itiraz konularına ilişkin takdirin ise Sn. Mahkemeye ait bulunduğu kanaatine varıldığı, Bilirkişi ... yönünden; Tarafların ayrık kök rapora itirazları kapsamında yapılan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda; kök raporumun dosya kapsamında yer alan davacı tarafından ibraz edilen defter kayıtları, hak ediş belgeleri, tarafların yükümlülüklerini içeren protokoller, mahsuplaşmalar, teminat kesintilerine ilişkin belgeler ve dosya kapsamında yer alan tüm belgeler esas alınarak hazırlanmış olup, yapılan itiraz ve değerlendirmeler kök raporumdaki görüşümü değiştirecek mahiyette olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler ...'ın 22/10/2024 tarihli, 20 sayfadan ibaret raporunda özetle; 1-Davacı tarafça sunulan 2011 yılı yasal defterlerin davacı lehine delil niteliğ inin bulunmadığı, davacının sunmuş olduğu 2011 yılı yevmiye defterinin kapanış tasdikinin olmadığı ancak 2015 yılı defterlerinin ise HMK kapsamında davacı lehine delil niteliğinin olduğu, 2-Davalı tarafça defter sunulmaması ve bu husus ile ilgili beyanları hakkında takdir ve değerlendirmenin Sayın Mahkemeye ait olduğu,
3-Dosya kapsamı ve davacı defterlerinde ki kayıtlar nazara alındığında; taraflar arasında imzalanan 30.04.2013 tarihli Protokolde, davacının Libya’daki muhtelif tedarikçilere olan toplam 1.694.994,50 LYD (1.303.841,90 USD (1 USD = 1.30 LYD) tutarındaki borcunun; davalı tarafından ödenerek davacının cari hesabından düşüleceğinin kararlaştırıldığı, davacının kendisine ödendiğini beyan ettiği 1.361.538-USD’nin mahsup edilmesi gerektiği, bu şekilde davacının alacaklarından mahsup edilmesi gerekli toplam tutarın, 2.665.379.99-USD olduğu, 37 NOLU SON HAKEDİŞ'ten, davacının hakediş ödemelerinden kesilen nakdi teminat kesintisinin toplam 685.120,74-USD olduğu, ayrıca Sözleşmenin EK-II, madde 6 hükmünde davacı Alt Yüklenici’ye ödeneceği öngörülen 500.00,00-USD avanstan, davacının uhdesinde 90.000,00-USD’nin kaldığı, Sözleşmenin sona ermesi durumunda, nakdi teminat kesintisi ile bakiye avans farkının (685.120,74-USD- 90.000,00-USD) = 595.120,74-USD davacı alacağ ına (%0’is Amerikan Doları (297.560,37-USD), %50’si Libya Dinarı (386.828,48)-LYD) olacak şekilde) eklenmesi gerektiği anlaşıldığı, Bu veriler ışığında defter kayıtları üzerinden yapılan hesaba göre: 02020/326 E. dosyası kapsamında, davacının 12.10.2016 tarihli, 190484 sıra numaralı fatura nedeniyle, davalı ... –... firmasından 736.642,31-USD tutarında alacaklı olduğu, davacının birleşen 2019/.... dava dosyası kapsamında hesaplanan sözleşme harici talepleri ile ilgili alacağının 270.975,88-USD olduğu, böylece davacının davalıdan davacının her iki dosya kapsamında toplam alacağının 1.007.618,19-USD olduğu, bu tutardan davacının kendisine yapıldığını beyan ettiği ödemeler ve 30.04.2013 tarihli Protokol borcuna karşılık mahsup edilmesi gerekli toplam 2.665.379,91-USD düşüldüğünde, davacının davalıdan alacağı bulunmadığı, aksine davalıya (1.007.618,19-USD – 2.665.379,91-USD =) 1.677.761,72-USD borçlu bulunacağı, diğer bir ifade ile davacının hem asıl davadn hem de birleşen davadan dolayı davalı taraftan herhangi bir hak ve alacağının olamayacağının kabulünün gerekeceği, 4-Son hakkediş olan 37 nolu hakkediş kapsamında alacak hesabı yapılması durumunda; taraflar arasında imzalanan 30.04.2013 tarihli Protokolde, davacının Libya’daki muhtelif tedarikçilere olan toplam 1.694.994,50 LYD (1.303.841,90-USD ( 1 USD = 1.30 LYD) tutarındaki borcunun; davalı tarafından ödenerek Davacının Cari Hesabından düşüleceğinin kararlaştırıldığı, davacının kendisine ödendiğini beyan ettiği 1.361.538-USD’nin mahsup edilmesi gerektiği, bu şekilde davacının alacaklarından mahsup edilmesi gerekli toplam tutarın, 2.665.379.99-USD olduğu 37 NOLU SON HAKEDİŞ ’ten, davacının hakediş ödemelerinden kesilen nakdi teminat kesintisinin toplam 685.120,74-USD olduğu, ayrıca Sözleşmenin EK-II, madde 6 hükmünde davacı Alt Yüklenici’ye ödeneceği öngörülen 500.00,00-USD avanstan, davacının uhdesinde 90.000,00-USD’nin kaldığı, Sözleşmenin sona ermesi durumunda, nakdi teminat kesintisi ile bakiye avans farkının (685.120,74-USD- 90.000,00-USD) = 595.120,74-USD’nin davacı alacağ ına (%0’is Amerikan Doları (297.560,37-USD), %50’si Libya Dinarı (386.828,48)-LYD) olacak şekilde) eklenmesi gerektiği anlaşılmaktadır, bu veriler ışığında 37 Nolu SON HAKEDİŞ üzerinden hesap yapıldığında¸
Taraflarca imzalanan ve içeriğ ine dair herhangi bir uyuşmazlık bulunmayan 37 NOLU SON HAKEDİŞ itibarıyla, davacının alacak miktarının (18,277,810.21 - 15.357.587,40 =) 2.920.222,81-USD olabileceği, birleşen 2019/.... dosya kapsamında hesaplanan davacı alacağı (270.975,88-USD) eklendiğinde, davacının her iki dosya kapsamında toplam alacağının 3.191.198,69-USD olabileceği, bu tutardan, davacının kendisine yapıldığını beyan ettiği ödemeler ve 30.04.2013 tarihli Protokol borcuna karşılık mahsup edilmesi gerekli toplam 2.665.379,91-USD düşüldüğünde, davacının davalıdan asıl davada 254.842,91-USD alacaklı olacağı, bu alacağ ının %50’sini Amerikan Doları (127.421,46-USD), diğer %50’sini ise Libya Dinarı (1USD=1.3LYD) (165.647,90-LYD) olarak talep edebileceği. davacının davalıdan birleşen davada 270.975,88-USD alacaklı olacağı, bu alacağ ının %50’sini Amerikan Doları (135.487,94-USD), diğer %50’sinin ise Libya Dinarı (1USD=1.3LYD) (176.134,32-LYD) olarak talep edebileceği, 5-Davacının asıl davada 13.02.2019 takip tarihi itibari ile hesaplanan asıl alacağı 127.421,46 USD’ye ve 165.647,90 LYD’ye 3095 Sk. nun 4489 SK. nun ile değ iş ik 4/a maddesi gereğ ince birer yıllık dönemler itibariyle vadeli USD doları ve Euro hesaplarına Devlet Bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden kademeli olarak basit usulde (3095 SK. m.3) temerrüt faizi hesaplamasının yapılabileceği,
6-Davacının birleşen davada 12.07.2019 dava tarihi itibari ile hesaplanan asıl alacağı 135.487,94 USD’ye ve 176.134,32 LYD’ye 3095 Sk. nun 4489 SK. nun ile değ iş ik 4/a maddesi gereğ ince birer yıllık dönemler itibariyle vadeli USD doları ve Euro hesaplarına Devlet Bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden kademeli olarak basit usulde (3095 SK. m.3) temerrüt faizi hesaplamasının yapılabileceği, 7-Davacının Takip öncesi 22.12.2015 tarihli ihtarname ile davalıyı temerrüde düşürdüğüne kanaat getirilmesi halinde ise yukarıda belirlenen asıl alacak tutarlarına ihtarnamenin tebliğ edildiğ i 29.12.2015 tarihinden itibaren 3095 Sk. nun 4489 SK. nun ile değişik 4/a maddesi gereğince birer yıllık dönemler itibariyle vadeli USD doları ve Euro hesaplarına Devlet Bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden kademeli olarak basit usulde (3095 SK. m.3) temerrüt faizi hesaplamasının yapılabileceği, 8-Davacının icra inkar tazminatı talebi ile davalının zaman aşımına ilişkin iddia ve talepleri ile ilgili değerlendirme ve hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler ...'ın 02/09/2025 tarihli, 12 sayfadan ibaret ek raporunda özetle; 1-Davalının 27.03.2014 tarihinde yaptığı kısmi ödemenin zaman aşımını kesmiş olabileceği, davacının 13.02.2019’da davalı aleyhine icra takibi başlatmasıyla 2019/326 E. nolu dava dosyasında 5 yıllık zamanaş ımının dolmadan yeniden kesilmiş olduğu, bu nedenle 2019/326 E. nolu dava dosyası bakımından davalının zaman aşımı itirazlarının yerinde olmayabileceği,
2-2019/... E. nolu birleşen dava dosyası kapsamındaki talepler yönünden davacının 12.07.2019 tarihinde dava açtığı, bu nedenle 27.03.2014 tarihindeki kısmi ödemeden 5 yıl 3 ay 15 gün sonra açılan bu dava bakımından zamanaş ımının dolmuş olabileceği, bu nedenle davalının zaman aşımı itirazlarının 2019/... E. nolu birleşen dosya yönünden yerinde olduğu kanaatine varılabileceği, 3-Davalının alacaklı olması durumunda, 2019/326 E. nolu asıl davada 13.02.2019 takip tarihi, 2019/... E. nolu birleşen davada ise 12.07.2019 dava tarihi itibarıyla 3095 sayılı Kanunun 4489 sayılı Kanun ile değişik 4/a maddesi gereğ ince birer yıllık dönemler itibarıyla vadeli USD ve Euro hesaplarına devlet bankalarınca uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden, kademeli olarak ve basit usulde (3095 SK m.3) temerrüt faizi hesaplanmasının mümkün olabileceği,
4-Taraflar arasında imzalanan 30.04.2013 tarihli Protokolde, davacının Libya’daki muhtelif tedarikçilere olan toplam 1.694.994,50 LYD (1.303.841,90 USD; 1 USD = 1,30 LYD) tutarındaki borcun, davalı tarafından ödenerek davacının cari hesabından düşüleceğinin kararlaştırılmış olduğu,
5-Davalı tarafından davacıya 35. hak edişi müteakiben 2011 yılı ve sonrasında ödenen toplam miktarın, 1.361.538 USD’lik kısmı davacının da kabulünde olmak üzere 2.784.728,37 USD (3.620.147,05 LYD) olduğu ve bu tutarların davacı alacaklarından mahsup edilmesi gerektiğ inin değerlendirilebileceği, böylece davacı alacaklarından mahsup edilmesi gereken toplam tutarın 4.088.570,27 USD (5.315.141,55 LYD) olduğu,
da Tabloda görüldüğü üzere: 2020/326 E. dosyası kapsamında davacının, 12.10.2016 tarihli, 190484 sıra numaralı fatura nedeniyle 736.642,31 USD tutarında alacaklı olduğu, birleşen 2019/... E. dosya kapsamında hesaplanan davacı alacağı 270.975,88 USD’nin zamanaş ımına uğramış olabileceği, bu nedenle davacının her iki dosya kapsamında nakdi teminat kesintisi dahil toplam alacağının 736.642,31 USD olduğu, Ancak bu alacak miktarından, 30.04.2013 tarihli Protokol kapsamında Libya’daki muhtelif tedarikçilere ödenen 1.303.841,90 USD ile 2011 yılı ve sonrasında yapılan 2.784.728,37 USD ödemelerin birlikte mahsup edilmesi gerektiği, Bu durumda davacının dava kapsamında herhangi bir alacağının bulunmadığı, aksine davacının davalıya 3.351.927,96 USD (4.357.506,34 LYD) borçlu olduğu, a Tabloda görüldüğü üzere: Taraflarca imzalı 37 nolu son hakediş itibarıyla davacının alacağının, nakdi teminat kesintisi dahil 2.920.222,81 USD olabileceği, birleşen 2019/... E. dosya kapsamında hesaplanan davacı alacağı 270.975,88 USD’nin zaman aşımına uğramış olabileceği, bu tutardan, 2011 yılı ve sonrasında yapılan ödemeler ile 30.04.2013 tarihli Protokol borcunun karşılığı olan toplam 4.088.570,27 USD’nin mahsup edilmesi gerektiği, bu durumda davacının dava kapsamında herhangi bir alacağının bulunmadığı, aksine davacının davalıya 1.168.347,46 USD (1.518.851,70 LYD) borçlu olduğu, Netice itibarıyla, dosya kapsamındaki veriler ve hesaplamalar dikkate alındığında, davacının 2019/326 E. ve birleşen 2019/... E. dosyaları bakımından davalıdan herhangi bir hak ve alacak talep etmesinin mümkün olmayabileceği, nihai değerlendirme ve hukuki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Bilirkişiler ...'ın 09/07/2026 tarihli, 8 sayfadan ibaret ikinci ek raporunda özetle; Ödeme Miktarı ve Çifte Mahsup İtirazı (A) - İtiraz makul görülmüş, kanaat değişmiştir: Davacının kabul ettiği 1.361.538 USD tutarındaki ödemenin mahsuba tabi olduğu hususunda uyuşmazlık bulunmadığı; bunun üzerinde kalan ve 1. ek raporda mahsuba esas alınan 1.423.190,37 USD'lik farkın (2.784.728,37 USD - 1.361.538,00 USD) ise, tarih ve belge bazında tevsik edilmediği sürece (VUK m.... tevsik ilkesi ve HMK m.190 ispat külfeti çerçevesinde) mahsuba esas alınamayacağı; bu nedenle işbu 2. Ek Rapor kapsamında mahsuba esas “2011 sonrası ödeme” kaleminin, belgesel dayanak tamamlanıncaya kadar 1.361.538 USD olarak revize edildiği, bu revizyonun sonuçlara etkisi olarak; defter kayıtları yönteminde davacının davalıya olan borcunun 3.351.927,96 USD'den 1.928.737,59 USD'ye gerilediği, 37 nolu son hakediş yönteminde ise sonucun davacının 1.168.347,46 USD borçlu olduğu şeklindeki 1. ek rapor tespitinden, davacının 254.842,91 USD alacaklı olduğu şeklindeki -kök rapordaki orijinal tespitle örtüşen- sonuca dönüştüğü (bkz. III/A bölümündeki karşılaştırma tablosu), bu kanaatin kesin olmayıp, davalı tarafça raporun III/A bölümünde sunulan tablonun ilgili ödeme belgeleriyle (dekont, çek, makbuz, ödeme talimatı) tarih ve tutar bazında doldurulması ve bu ödemelerin 35-36-37 numaralı hakedişlerin K3 - Nakit Ödenen kesinti kalemleriyle mükerrerlik teşkil etmediğinin gösterilmesi hâlinde, heyetimizce yeniden değerlendirilebileceği, Hak ediş mutabakatı ve hesaplama sistemi itirazı (B) - İtiraz makul görülmemiş, kanaat değişmemiştir: Davacının, 31-33 numaralı hak edişlerdeki cari hesap mutabakatı ile 34-37 numaralı hakedişlerin toplanması suretiyle önerdiği hesaplama yönteminin (4.118.735,28 USD), 34-37 numaralı hak edişlerde “CARİ HESAP DURUMU” kaydının bulunmaması ve davacının bu eksikliği açıklayacak yeni bir unsur sunmamış olması nedeniyle dosya kapsamıyla uyumlu görülmediği; kök ve 1. ek raporda esas alınan defter kayıtları yöntemi ile 37 nolu son hakediş yönteminin (yukarıda revize edilen tutarlarla) teknik/mali açıdan geçerliliğini koruduğu; ancak hangi hakedişin nihai ve bağlayıcı mutabakat niteliği taşıdığının hukuki nitelendirme gerektirmesi nedeniyle bu hususun nihai takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu, Protokol Mahsup ve İbraname İtirazı (C) - İtiraz kısmen makul görülmüş, ancak mevcut delil durumuna göre kanaat değişmemiştir: 1. Ek Raporda 8 ibranamenin aslında genel bir gerekçeyle (belge içeriklerinin muğlak olduğu, imza ve temsil yetkisi bakımından netlik taşımadığı) değerlendirilmiş olduğu, dolayısıyla “hiç değerlendirilmediği” iddiasının tam olarak isabetli olmadığı; ancak bu değerlendirmenin belge özelinde, kalem kalem yapılmamış olmasının yerinde bir eleştiri olduğu; davacının itirazında bu gene l tespiti (temsil yetkisi belirsizliği, içerik muğlaklığı) çürütecek somut bir belge veya açıklama sunulmadığından, mevcut delil durumuna göre 30.04.2013 tarihli Protokol kapsamında mahsup edilen 1.303.841,90 USD tutarındaki mahsubun geçerliliğini koruduğu (Senaryo 2); 8 ibranamenin temsil yetkisini de gösterir biçimde, tedarikçi ve tarih eşleştirmesi yapılarak dosyaya sunulması hâlinde bu kanaatin değişebileceği (Senaryo 1), iş bu 2. ek raporda ele alınmayan diğer itiraz başlıklarının (dava ehliyeti, zamanaşımı, para birimi uygulaması, faiz başlangıcı vb.) kök ve 1. ek raporda ayrıntılı olarak değerlendirilmiş olduğu ve bu hususlarda heyetimizin görüşünü değiştirecek yeni bir belge veya olgu dosyaya ibraz edilmediğinden bu bölümlerdeki kanaatin aynen korunduğu görüş ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. İcra takip dosyasının incelenmesinde, davacının.... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı takip dosyasında sözleşmeden kaynaklanan 1.551.250,00-USD asıl alacak ve 235.821,45-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.787.071,45-USD üzerinden takip yapıldığı, ödeme emrinin 18/02/2019 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun da süresi içerisinde 25/02/2019 tarihinde borca itiraz ettiği, borca itirazla birlikte takibin durduğu, davanın İİK'nın 67. maddesi düzenlenen bir yıllık hakdüşürücü süre içinde açıldığı görülmüştür.
Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacak nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi istemine ilişkindir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Dava ve cevap dilekçeleri, bilirkişi raporları, icra dosyası, birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/... Esas sayılı ve tüm dosya kapsamının yapılan incelemesinde; mahkememizin asıl dosyası yönünden davanın, davacı ile ... Ortak Girişimi arasında düzenlenen 15.05.2007 tarihli sözleşme uyarınca oluşan alacağın ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine itirazın iptali davası olduğu, mahkememiz bu dosyası ile birleşen .... Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/... Esas sayılı dosyası ile mahkememizin 2020/326 Esas sayılı dosyasına konu alacak dışında kalan fazlaya ilişkin alacak taleplerinin dava konusu edildiği, gerek mahkememizin esas dava dosyasına konu icra takibinde ve mahkememize açılan dava dilekçesinde ve gerekse .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyasında davalının ... ... Türkiye "İRTİBAT" Bürosu'nun davalı olarak gösterildiği, irtibat bürolarına karşı dava ve icra takibinde bulunulamayacağı, adi ortaklığı oluşturan şirketlerin her birine karşı ayrı ayrı dava ve takip açılması gerektiği, bu hususun kamu düzeninden olduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2020/1130 Esas 2020/5475 Karar sayılı kararında itirazın iptali davalarında adi ortaklığı oluşturan şirketlerin her birine karşı ayrı ayrı gösterilerek takip yapılması gerektiği, irtibat bürolarının müstakil bir yapısının bulunmadığını, temsil durumunun olmadığını belirttiği, davanın irtibat bürosuna karşı açıldığı, bu hususun kamu düzeninden olduğu ve her zaman göz önünde tutulması gerektiği, Yargıtay 15 Hukuk Dairesi 2016/1597 Esas-2016/2652 Karar sayılı ilamının da aynı doğrultuda olduğu anlaşılmakla davacının davasının ayrı ayrı reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tahsis edilmiştir. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davacının asıl ve birleşen davasının ayrı ayrı reddine,
2-Mahkememizin asıl dosyası yönünden; a-Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın, peşin alınan 134.065,27-TL harçtan mahsubu ile bakiye 133.333,27-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
b-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 1.039.241,21-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, d-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
3-.... Asliye Ticaret Mahkemesinin birleşen 2019/... Esas sayılı dosyası yönünden;
a-Alınması gereken maktu 732,00-TL harcın, peşin alınan 963,01-TL harçtan mahsubu ile bakiye 231,01-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, b-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, c-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, d-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine,
Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar alenen okunup usulen anlatıldı.01/10/2026
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır
y elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”