İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2020/129 E. 2020/243 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2020/129
- Karar No
- 2020/243
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/129 Esas KARAR NO : 2020/243 DAVA : İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/02/2020 KARAR TARİHİ : 09/07/2020 Yukarıda tarafları yazılı dava dosyasında yapılan yargılama sonunda; DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ile davalılar arasında akdedilen 12.04.2018 tarihli Protokolle, müvekkilinin annesi...adına kayıtlı İzmir ili, Urla ilçesi, ... mahallesi, ...mevkii, ... Ada, ... bahçeli triplex mesken, davalıların ... olan 2.000.000. TL borcuna müvekkilin kefil olması sebebiyle teminat olarak...e devredilmesi ve bu borcun davalılarca dava dışı ... isimli şahsa ödenmesi sonrası taşınmazın iade alınması ve müvekkilin bu işlem dışında ayrıca davalılardan olan 875.000. USD alacağının ödenmesinin hangi şartlarla yapılacağının kararlaştırıldığını, bu protokolle, borçlu sıfatıyla imzası bulunan davalılardan ...Ürn. San. Ve Tic. A.Ş'nin müvekkiline 875.000 USD olan borcunu 12.04.2018 tarihinden başlayıp 5 (beş) ayın sonunda bitecek şekilde her gün 15.000 TL olarak ödeyecek, tahsil edilen her bir 15.000 TL'nin ise ödeme günündeki kur üzerinden USD ye çevrilerek bakiye borçtan mahsup edilecek şekilde borcun tasfiyesinin yapılacağının kabul ve taahhüt edildiğini, protokolde kefil sıfatıyla imzası olan diğer davalı...Taş. San. Ve Tic. A.Ş.'nin ise borcun protokol hükümlerine göre ödenmesine kefil olduğunu, protokole rağmen davalılarca herhangi bir ödeme yapılmadığını, taraflar arasında yapılan şifahi görüşmelerin sonuçsuz kalması üzerine müvekkil alacağının tahsili için İzmir ....İcra Müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, itiraz nedeniyle takibin durduğunu, davalıların protokolde yer alan imzalara, protokol muhteviyatına ve borçlu oldukları bedeli ödediklerine dair itirazda bulunmadıklarını, itirazın herhangi bir hukuki dayanağının da bulunmadığını bildirmiş itirazın iptaline ve davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı... Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında geçerli bir kefalet sözleşmesinin bulunmadığını, davacının tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın ticari işletmesi ile de ilgili olmaması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğunu bildirmiş kefalet akdinin hükümsüzlüğü nedeniyle taraf sıfatı olmayan müvekkili yönünden ve görevsizlik nedeniyle davanın usulden ve haksız ve mesnetsiz taleplerle açılan davanın esastan reddine, davacının kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Ür. San. ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının tacir olmadığı gibi uyuşmazlığın ticari işletmesi ile de ilgili olmaması nedeniyle mahkemenin görevsiz olduğunu, dava dışı ...en alınan borcun müvekkili tarafından ifa edildiğini, protokolde yer alan muğlak ifadeler sebebiyle icra takibine konu alacağın yargılamayı gerektirdiğini, alacağın dayanağına ilişkin herhangi bir belgenin ibraz edilmediğini, icra edilebilir kabiliyeti olmaması sebebiyle alacaktaki belirsizliğe bağlı olarak davanın reddinin gerektiğini, alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle müvekkili hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilemeyeceğini bildirmiş davanın görevsizlik icra edilebilirlik kabiliyeti bulunmaması ile esastan reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında düzenlenen 12/04/2018 tarihli protokole dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılmış icra takibinde davalıların borca itirazlarının iptali istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1) , kooperatifler kanununun 99, İİK'nun 154, Finansal kiralama kanununun 31, ticari işletme lehine kanununun 22. Maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur. Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır. 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanununun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir. Somut olayda davanın mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması ve nispi ticari dava olarak görülebilmesi için tarafların tacir olup uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunmasının gerekmesine rağmen davacının İstanbul Barosuna kayıtlı avukat olup kendi adına ticari işletmesi bulunmadığı gibi tacir de olmadığı, gerek davacı vekilinin sunduğu 18/03/2020 tarihli dilekçe ve gerekse dosyada toplanan tüm delillerle anlaşılmış olmakla davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı, buna bağlı olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiği ve mahkememizin görevsiz olup görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, 5-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebi hakkında mahkememizin görevsizliği nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, görevli mahkeme tarafından istemin değerlendirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343. ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 09/07/2020
Başkan ... EİMZA Üye ... EİMZA Üye ... EİMZA Katip ... EİMZA