Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/1707 E. 2026/1229 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1707
- Karar No
- 2026/1229
- Karar Tarihi
T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2024/1707 Esas 2026/1229 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/1707 KARAR NO : 2026/1229
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 19/11/2024 NUMARASI : 2024/505 Esas 2024/805 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2021 KARAR TARİHİ : 25/09/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/10/2026
Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkiline ait aracın davalı tarafından kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alındığını, sigortalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, davalının aynı zamanda kazaya karışan diğer aracın ZMMS sigortacısı olduğunu, ZMMS sigortası kapsamında davalıya karşı sigorta tahkim komisyonu nezdinde dava açıldığını, sigorta tahkim komisyonu dosyasında müvekkilinin zararının 115.000,00 TL olduğunun tespit edilerek uyuşmazlık hakem heyeti kararıyla hüküm altına alındığını, itiraz hakem heyeti kararıyla bu tespitlerin kesinleştiğini, kesinleşen bu karara istinaden kaza tarihi itibarıyla 36.000,00 TL olan ZMMS poliçe limitinin davalıdan tahsil edildiğini, bu doğrultuda müvekkilinin bakiye 79.000,00 TL zararı bulunduğunu, bakiye zararın davalıdan kasko poliçesi kapsamında tazmini gerektiğini, davalının ise kaza anında sigortalı araç sürücüsünün alkollü olduğundan bahisle tazminat ödemesini gerçekleştirmediğini belirterek şimdilik 40.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı araç sürücüsünün kaza sırasında 1,16 promil alkollü olduğunu, davacı zararının sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; 09/02/2019 tarihli kaza nedeniyle kasko sigorta şirketinden ödenmeyen hasar bedeli ek dava ile istenmekte olup, itiraz hakem heyetinin 14/03/2024 tarihli 2023/2245 esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda hasar tazminat tutarı 117.000,00 TL hesaplanmış olup, davacının 117.000,00 - ( 36.000,00 + 79.000,00 ) = 2.000,00 TL bakiye ödenmeyen hasar tazminat ödemesi bulunduğu, davacının ödenmeyen bu miktarı ek dava ile isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 2.000,00 TL tazminatın dava tarihi olan 29/03/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkile ait ... plakalı araçta 09.02.2019 tarihinde meydana gelen kaza sonucu oluşan zararın Sigorta Tahkim Komisyonunun 2019.E.30785 sayılı dosyasında kasko poliçesi kapsamında ... A.Ş.'den talep edildiğini, STK dosyasındaki talepleri itiraz hakem heyeti kararı ile reddedilmiş olduğundan ve dosya temyiz incelemesinde olduğundan huzurdaki istinafa konu dosya kapsamında STK dosyasında hiç talep edilmemiş olan 40.000,00 TL için ek davanın açıldığını, davanın açıldığı tarih itibariyle davalının kasko poliçesi kapsamında müvekkiline herhangi bir ödeme yapmadığını, müvekkilin zararını gidermediğini, işbu dosyada yargılama devam etmekteyken STK nezdinde görülen dosyanın temyiz incelemesinden geçtiğini, yeni bir itiraz hakem heyeti kararı ile 79.000,00 TL tazminat talebinin kabul edildiğini, bu itibarla ZMMS dosyasına göre bakiye kalan 81.000,00 TL'den 79.000,00 TL'sinin STK dosyasındaki yargılamanın bitmesi ile davalı tarafından ödendiği için geriye 2.000,00 TL bakiye kaldığını, mahkemece 2.000,00 TL tazminat taleplerinin kabulüne ve 38.000,00 TL'nin ödeme nedeniyle konusuz kalması sebebiyle karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken hatalı şekilde dava açıldıktan sonra ödenen meblağın ret olarak değerlendirildiğini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin buna göre takdir edildiğini, HMK'nun 331. maddesinde de açıkça düzenlendiği üzere davanın açıldığı tarihteki haklılık oranına göre karar verilmesi gerektiğini, istinafa konu davanın açıldığı tarihte talep edilen tutarın tamamı bakımından haklı olduklarını, dava açmakta menfaatleri olduğunu, davanın açıldığı tarihte davalı tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkilinin zararının giderilmediğini, müvekkilinin daha önce hiç talep etmediği tutardan açılan davanın daha sonradan ödeme yapılması sebebiyle ödenen tutar miktarınca reddedilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, STK dosyasında yapılan ıslaha göre işbu davada ret kararı verilmesinin açıkça hukuka aykırı bulunduğunu, istinafa konu dava 40.000,00 TL talepli açıldığı tarihte bu tutarın tamamı bakımından müvekkilinin alacak hakkı olduğunu, STK kapsamında bu tutar bakımından talebin mevcut olmadığını, daha sonraki aşamada STK dosyasının temyiz incelemesinden geçmesi akabinde itiraz hakem heyetince yapılan yargılamada dosyanın esasına girildiğini, bilirkişi incelemesi yapıldığını, dosyanın ıslah edildiğini, STK dosyasında, huzurdaki dava açıldıktan sonraki bir süreçte ıslah yapılmış olması sebebiyle işbu dosyada ret kararı verilemeyeceğini, şayet aynı talep tutarının başka dosyaya konu edilmiş olması sebebiyle ret kararı vermesi gereken yargılama mercinin sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyeti olduğunu, önce huzurdaki bu dosyada talep edilen 38.000,00 TL'lik tutar daha sonra STK nezdinde ıslah ile talep edildiğini, aynı tutar bakımından derdest talep mevcut olduğu gerekçesi ile ret kararı vermesi gereken mercinin STK olduğunu, STK dosyasında ret kararı verilmediğini, kabul kararı verilmiş olmasının huzurdaki dosyada ret kararı verilebileceği anlamına gelmediğini, mahkemece 38.000,00 TL'nin ödeme nedeniyle konusuz kaldığına hükmedilmesi gerektiğini, başka bir yargılama merci tarafından verilmesi gereken kararın verilmemiş olmasının mahkemeye bu yönde karar verme hakkı tanımadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko poliçesinden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Mahkemece yapılan yargılama sonunda 2021/196 Esas 2022/137 Karar sayılı karar ile sigorta hakem heyeti dosyası nedeniyle derdest dava bulunduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. Anılan karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemizin 2022/935 Esas 2024/705 Karar sayılı kararıyla uyuşmazlık hakem heyeti dosyasının neticesinin beklenmesi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Dairemiz kararı üzerine dosya mahkemenin 2024/505 Esas sırasına kaydı yapılarak, yapılan yargılama sonunda işbu istinaf incelemesine konu davanın kısmen kabulüne ilişkin karar verilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracının karıştığı trafik kazası sonucu hasara uğradığını, oluşan hasardan davalının sorumlu olduğunu, davalının aynı zamanda kazaya karışan diğer aracın ZMMS poliçesini düzenleyen şirket olup, bu sıfatla uyuşmazlık hakem heyetine yapılan başvuru sonucu yapılan inceleme ile sigortalı araçta meydana gelen zararın tespit edildiğini, kararın kesinleşmesi üzerine ZMMS poliçe limitinin davalı şirketten tahsil edildiğini, bakiye zarardan kasko sigorta poliçesini düzenleyen davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davacıya ait araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olduğunu, hasarın teminat dışında kaldığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda yukarıda açıklanan gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekilinin istinaf itirazı reddedilen 38.000,00 TL yönünden davanın konusuz kaldığına, yargılama giderlerinin davalı üzerinde bırakılması gerektiğine yöneliktir. İşbu dava konusu trafik kazası nedeniyle davacı tarafından aynı zamanda karşı aracın ZMMS poliçecisi olan davalı aleyhine sigorta tahkim komisyonu uyuşmazlık hakem heyetine başvurulmuştur. Uyuşmazlık hakem heyetinin 2019/30785 Esas 2019/74632 Karar sayılı kararı ile başvurunun reddine karar verilmiştir. Sigorta tahkim komisyonu itiraz hakem heyetinin 14/03/2024 tarih KIT/2023-2245 sayılı kararında, bilirkişi raporu ile bakiye tazminat tutarının 117.000,00 TL olarak belirtildiği, davacı vekilinin sigorta şirketine başvurudan önce ödediği 36.000,00 TL mahsup ile 79.000,00 TL ve 725,00 TL ekspertiz ücreti ile 900,00 TL manevi tazminatın tahsilini istediği, manevi tazminatın koşullarının gerçekleşmediği, eksper ücretinin makul olduğu, yargılama gideri olarak davalının sorumlu tutulmasının isabetli bulunduğu gerekçesiyle uyuşmazlık hakem heyeti kararına davacı itirazının kabulüne, itiraza konu kararın kaldırılmasına, başvurunun kısmen kabulüne, 79.000,00 TL hasar bedelinin 18/03/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine kesin olarak hükmedilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde uyuşmazlık hakem heyeti dosyasında hiç talep edilmeyen 40.000,00 TL için bu davanın ek dava olarak açıldığını ileri sürmüştür. Hakem heyeti dosyasında ıslah ile işbu dava dosyasında talep edilen 38.000,00 TL'nin hakem heyeti dosyasında talep edildiğini, itiraz hakem heyetince ise derdestlik hususunun değerlendirilmediğini, derdestliğin ancak o dosyada değerlendirilebileceğini belirtmiştir. Davacının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alınan aracında dava konusu trafik kazası nedeniyle 117.000,00 TL hasar oluştuğu kesinleşen hakem heyeti kararıyla sabittir. 36.000,00 TL'nin kazaya karışan diğer aracın ZMMS poliçesini düzenleyen davalı tarafından ZMMS poliçecisi sıfatıyla ödendiği ihtilafsızdır. Bu durumda davacının dava tarihi itibarıyla bakiye zararı 81.000,00 TL'dir. Yukarıda anılan itiraz hakem heyetince verilen kesin karar ile 79.000,00 TL davacı zararı hüküm altına alındığından davacının işbu davada talep edebileceği bakiye zarar miktarı 2.000,00 TL'dir. Davacının işbu davadaki talebi hakem heyetinde hiç talep edilmeyen zarar kalemleri bulunduğuna ilişkin olup, istinaftaki talebi de bu yöndedir. Bu durumda, davacının hüküm altına alınan 2.000,00 TL zararı dışında bakiye 38.000,00 TL daha zararı bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekecektir. Somut olayda ise, davacı hüküm altına alınan zararı dışında bakiye 38.000,00 TL daha zararı bulunduğunu ispatlayamamıştır. Bu durumda mahkemece, davacının işbu davadaki talebinin hakem heyetinde hiç talep edilmeyen zarar kalemleri olduğu, davacının hüküm altına alınan zararı dışında dava konusu 38.000,00 TL yönünden zararının bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı gözetilerek bu kısım yönünden davanın reddi ile davadaki haklılık durumu gözetilerek bir kısım yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Aksi durumun kabulü, yani davacının işbu davadaki talebinin hakem heyetinde talep edilen zarar kalemleri olduğunun kabul edilmesi derdestliğe de yol açacaktır. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kısmen kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcından peşin alınan 427,60 TL istinaf karar harcının mahsubu ile bakiye 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 25/09/2026
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.