İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2019/322 E. 2020/227 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2019/322
- Karar No
- 2020/227
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/322 Esas KARAR NO : 2020/227 DAVA : İtirazın İptali (Yazılı Protokolden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/09/2019 KARAR TARİHİ : 01/07/2020 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; Taraflar arasında 13/12/2017 tarihli protokol düzenlenmesine rağmen davalının üzerine düşen ödemeyi yapmadığını, protokolün konusunun davalı hakkındaki İzmir... İcra Müdürlüğünün ... sayılı icra dosyasındaki alacak olup İzmir... İcra Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasındaki yargılama sırasında davalı tarafça borcun kabul edilmesi nedeniyle protokolün yapıldığını, protokol uyarınca davalının alacaklı olduğu icra dosyasındaki alacağın 304.305,64-TL'lik bölümünün temlik edilmesinin kararlaştırıldığının, icra dosyalarında bulunan tedbir nedeniyle temlik'in gerçekleştirilemediğini, defalarca ihtarname ile talepte bulunmasına rağmen alacağının ödenmediğini, tahsili için yaptığı yapılan takibe itiraz edilmesi nedeniyle, takibin durdurulup bildirilmiş davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili müvekkilinin adresi itibariyle İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olduğunu, temliknameye konu icra dosyalarının müvekkilinin ... şirketinden olan alacaklılarına karşılık temlik alındığını, temlik işleminin iptali için açılan davanın müvekkil nedeniyle sonuçlandığını, ancak istinaf sonrasında Bölge Adliye Mahkemesinin temlik işleminin iptaline karar verdiğini, dosyanın temyizde olup bekletici mesele yapılması gerektiğini, davalının davacıya hiçbir borcu ve temerrüt halinin bulunmadığını, davacının yaptığı icra takibinin İcra Hukuk Mahkemesince iptal edilmesine rağmen davacının tazyiki ile mecbur kalınarak 13/12/2017 tarihinde protokolün yapıldığını, borcun 240.000 TL olmasına rağmen çok fazla sayıda icra dosyasının davacıya temlik edildiğini, temlik edilen dosyalarda tedbir konulduğunu veya konulabileceğini davalının bildiğini bu dosyalardaki alacağı garanti etmediklerini, davacının riskleri bilerek temlik aldığını bildirmiş, davanın yetkisizlik ve esas yönünden reddine ve davacının kötüniyet tazminatı ile HMK'nun 329.maddesi gereği tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE : Dava, taraflar arasında düzenlenen 13/12/2017 tarihli protokole dayalı alacağın tahsili amacıyla yapılmış icra takibinde davalının yetkiye ve borca itirazının iptali istemine ilişkindir. Ticari davalar, mutlak ticari davalar nispi ticari davalar ve yalnız bir ticari işletme ile ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruptan oluşur. Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın yasal düzenlemelerce ticari sayılan davalardır. Bu davalar TTK'nun 4(1) , kooperatifler kanununun 99, İİK'nun 154, Finansal kiralama kanununun 31, ticari işletme lehine kanununun 22. Maddelerinde sayılmış olup, bu nitelikteki davaların mutlak ticari dava sayılabilmesi için ilgili özel kanunlarda nitelendirilmesi ya da TTK'nun 4(1) maddesinde sayılmış olması yeterlidir. Nispi ticari davalar ise, her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili ve tarafların tacir olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. Uyuşmazlığın nispi ticari dava sayılabilmesi için bu iki koşulun birlikte varlığı zorunludur. Üçüncü grup ticari davalar yalnız bir tarafın ticari işletmesini ilgilendirilen havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır. Bu davalar TTK'daki yasal düzenleme gereği uyuşmazlığını bir yanı tacir olmasa dahi bir yanının tacir olması halinde ticari dava sayılmıştır. 6335 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Türk Ticaret Kanunu'nun Yürürlüğü ve uygulama şekli hakkında kanunda değişiklik yapılmasına dair kanununun ikinci maddesi ile değişik TTK'nun 5(1) maddesi gereğince ticaret mahkemesi ticari nitelikli davalara ve çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlendirilmiş olup, buna göre Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki hukuki ilişki görev ilişkisidir. Somut olayda davanın mutlak ticari dava niteliğinin bulunmaması ve nispi ticari dava olarak görülebilmesi için tarafların tacir olup uyuşmazlığın ticari işletmeleri ile ilgili olması koşullarının bir arada bulunmasının gerekmesine rağmen davacının tacir olmadığı gibi adına kayıtlı herhangi bir ticari işletmesinin bulunmadığı gerek taraf vekillerinin 01/07/2020 tarihli duruşmada ki beyanları gerekse dosyada toplanan tüm delillerle anlaşılmış olmakla davanın ticari dava niteliğinin bulunmadığı, buna bağlı olarak Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla uyuşmazlığın asliye hukuk mahkemesinde çözülmesi gerektiği ve mahkememizin görevsiz olup görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesinin zorunlu olduğu, görevin dava şartlarından olup HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle; 1-Görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114 (1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-HMK'nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli İZMİR ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK'nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, 4-HMK'nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına, 5-Davacı tarafın ihtiyati haciz talebi hakkında mahkememizin görevsizliği nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, görevli mahkeme tarafından istemin değerlendirilmesine, Davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2020
Başkan ... E-imza Üye ... E-imza Üye ... E-imza Katip ... E-imza