İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2018/208 E. 2018/1069 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2018/208
- Karar No
- 2018/1069
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2018/208 KARAR NO : 2018/1069 DAVA : Ticari satıma konu aracın TBK m. 219 ve devamına göre aracın gizli ayıp nedeniyle ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine, olmadığı takdirde İİK m. 24'e göre işlem yapılmasına ilişkindir. DAVA TARİHİ: 12/01/2018 KARAR TARİHİ: 24/10/2018 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı ... Şti. vekilinin 12.01.2018 harç tarihli İzmir ... Tüketici Mahkemesinde açmış olduğu davada dava dilekçesinde; Müvekkili şirket tarafından 23.03.2016 tarihinde ... plakalı ... marka ... model aracın 328.844,01 TL'ye satın alındığını, şirketin temsilcisi ... tarafından kullanıldığını, aracın seyir esnasında ve durduktan sonra kalkışta D ışığının yanıp sönmesi motor devrinin 5000 devre çıkmasına rağmen hareket etmemesi, hareket ettiğinde ise darbeli ve sesli olarak kalkış yapması sorunlarının bulunduğu, bu sorunların giderilmesi için defalarca davalı ...'nin servis hizmetlerinden faydalandığını, ancak sorunların giderilmediğini, son olarak 2 aylık süre serviste kalmasına rağmen arızanın giderilememesinden 26.10.2017 tarihinde ihtarname ile araç bedelinin iadesinin talep edildiğini, davalının bu talebi reddettiğini, araçta üretim hatasının bulunduğunu, müvekkilinin oyalandığını, TBK m. 219 gereğince sözleşmeden dönme haklarının bulunduğunu belirterek aracın gizli ayıp nedeniyle ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine, olmadığı takdirde İİK m. 24'e göre işlem yapılmasına karar verilmesine ilişkin talepte bulunulmuştur. İzmir ... Asliye Tüketici Mahkemesi ... Esas - ... Karar sayılı 15.01.2018 tarihli karar ile tarafların tacir olduğu, tüketici olmadığı belirtilerek görevsizlik kararı ile dosyanın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Bu karar 13.02.2018 tarihinde kesinleşmiştir. Davacı vekili süresi içerisinde tahrik dilekçesi vererek dosyanın mahkememize gönderilmesini talep etmiştir. Davacı tarafın dava açarken harç yatırmadığı gözetildiğinden 19.02.2018 tarihli ara karar ile davacının eksik olan harcı tamamlamasına karar verilmiş ve 14.03.2018 tarihinde harç yatırılmıştır. Davalı ... vekilinin 08.03.2018 tarihli süre uzatım ve 06.04.2018 tarihli cevap dilekçesinde; Davacının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini, TTK m. 23'e göre ayıp ihbarında bulunmadığını, ayıp ihbarlarının noter veya taahhütlü mektup ile yapılması gerektiğini, davanın ... AŞ'ye ihbarını talep ettiklerini, dava konusu araçta ayıp bulunmadığını, TBK m. 219'da yer alan ayıp tanımının bu olayda uygulanamayacağını, dava konusu araçla ilgili olarak davacının her türlü şikayetinin dikkate alındığını ve servis tarafından şikayetlerinin giderildiğini, davacının ihtirazı kayıt ileri sürmeksizin aracı teslim aldığını, ayrıca araç kullanımıyla elde edilen faydaları ve hasarlar nedeniyle meydana gelen kayıpların da hesaba katılmasını istediklerini, değer kayıplarının müvekkili şirkete iadesini istediklerini, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davacı vekilinin 24.04.2018 tarihli replik dilekçesinde; müvekkilinin TTK m. 23'deki ihbar sürelerine uyulmasının mümkün olmadığını, zira araçta açık ayıp bulunmadığını, araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğunu ve derhal davalıya bildirildiğini, müvekkilinin davalı şirkete defalarca başvurduğunu, video kayıtlarında bu durumun tespit edilebileceğini, arızaların giderilemediğini, davalı tarafın halen ayıplı parçanın değiştirilmesinin yeterli olacağı iddiasının dayanaksız olduğunu, zira bu işlemin yapılması halinde sorunun giderilemediğini, belirterek davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekilinin 17.05.2018 tarihli düplik dilekçesinde ; araçta herhangi bir eksiklik ve ayıp bulunmadığını, aracın teslim alınırken ihtirazı kayıt ileri sürülmediğini, süresi içerisinde ayıp ihbarında bulunulmadığını, dürüstlük kuralına göre aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesinin talep edilemeyeceğini, araçta bazı bakım ve değişiklikler yapıldığını, aracın kullanımı ile elde edilen faydaların mahsup edilmesini istediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Dava; Ticari satıma konu aracın TBK m. 219 ve devamına göre aracın gizli ayıp nedeniyle ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine, olmadığı takdirde İİK m. 24'e göre işlem yapılmasına ilişkindir. Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir. Dava konusu aracın dosyaya sunulan servis kayıtları ve diğer kayıtlar incelenerek üretimden kaynaklanan bir ayıbın bulunup bulunmadığı, ayıbın gizli ayıp olup olmadığı, araçtaki arızanın kullanım hatasından kaynaklanıp kaynaklanmadığı ve tespit edilen arızanın niteliğine göre aracın misliyle değiştirilip değiştirilemeyeceği konularında bilirkişi ...'dan rapor alınmıştır. Bilirkişinin 12.07.2018 tarihli raporunda; tarafların talep ve beyanlarının değerlendirildiği, söz konusu aracın 20.03.2016 tarihinde 328.444,01 TL bedelle dava tarafından davacıya satıldığı, garanti süresinin 3 yıl veya 100.000 KM olduğu, aracın 100.000 km'yi doldurmadığı, aracın garanti süresinin devam ettiği, aracın 30.03.2016 - 09.09.2016 - 23.11.2016 - 27.12.2016 - 13.03.2017 - 01.06.2017 - 24.08.2017 - 27.09.2017 - 15.12.2017 - 27.01.2018 - tarihlerinde servise konu edildiği, ancak arızaların giderilmediği ve araçtaki ayıbın gizli ayıp olduğu, üretim ve imalattan kaynaklandığı, ayıpsız misli ile değiştirilmesini talep etme hakkının bulunduğu belirtilmiştir. Bu rapora karşı 31.07.2018 tarihli beyanında; bilirkişi raporunun aleyhe olan hususlarını kabul etmediklerini, ancak aracın değerinin 328.000,00 TL'nin üstünde olduğu, 109.000,00 Euro olması nedeniyle bu miktarın dikkate alınması gerektiğini beyan etmiştir. Bu rapora karşı davalı vekilinin 07.09.2018 tarihli beyan dilekçesinde; bilirkişi raporunu kabul etmediklerini aracın düzenli periyodik bakımının yapıldığını, belirterek bilirkişiden ek rapor alınmasını talep etmiştir. Mahkememizce yapılan incelemede bilirkişi ...'un yapmış olduğu tespitlere göre dava konusu olan ... plakalı araçta üretim hatası/gizli ayıp olduğu, araçta kullanım hatasının bulunmadığı, mevcut haliyle yapılan tespitler, keşif ve bilirkişi incelemeleri ile servis kayıtlarına göre TBK m. 219 vd. göre satıcının ayıptan sorumluluğunun bulunduğu, ayıbın aracın davacı tarafından kabul edilemeyecek derecede önemli olduğu, davacının da aracın ayıpsız bir misli ile değiştirilmesini talep ettiği belirlenmiştir. Her ne kadar davalı yargılama sırasında davacının araçtan faydalandığı süre boyunca değer kayıplarının bedelden düşülmesi gerektiğini belirtmiş iseler de somut olayda araçta bulunan gizli ayıp nedeniyle aracın davacı tarafça teslim alındığından itibaren bilirkişi raporunda da yer aldığı üzere yaklaşık on kez servise giderek aracın değiştirilmeye konu olan arızalarının tamirini talep ettiği, ancak bu arızaların giderilemediği, bu nedenle aracın değiştirilmesini talepte haklı olduğu belirlenmekle davalının aracı kullanmaktan doğan diğer taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Sebeplerle; Davacının davasının KABULÜ ile; Davaya konu olan ... plakalı ... marka ... model aracın davalıya İADESİ ile; ayıplı otonun ayıpsız misli ile değiştirilmesine, aynen ifa mümkün değil ise, İİK'nun 24. maddesine göre işlem yapılmasına, Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 22.463,34 TL harcın dava açılışında alınan 5.615,83 TL'nin mahsubu ile eksik alınan 16.847,51 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan başvuru harcı 35,90 TL ve peşin harç 5.615,83 TL ile yazışma - tebligat - talimat gideri 154,00 TL, bilirkişi ücreti 500,00 TL ve keşif harcı 253,80 TL olmak üzere toplam 6.559,53 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT'nin 13/1. maddesine göre belirlenen 25.680,64 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile vekili yararına davacıya verilmesine, HMK m. 333 gereği gider avansından artanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/10/2018 Başkan ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Üye ... e-imzalı Katip ... e-imzalı