İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2017/1837 E. 2024/64 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2017/1837
- Karar No
- 2024/64
- Karar Tarihi
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2017/1837 Esas KARAR NO : 2024/64
HAKİM : ... ... KATİP : ... ...
DAVACI : ... - ... VEKİLİ : ... DAVALI : ... - ... ... VEKİLİ : ... DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ :03/03/2017 KARAR TARİHİ : 08/02/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILMA TARİHİ : ...
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafın Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine 1.286,00 TL miktarlı 01/10/2016 tanzim, 01/11/2016 vade tarihli ve 4030 TL miktarlı 30/09/2016 tanzim, 30/10/2016 vade tarihli senetlere dayalı olarak, kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi yapıldığını, müvekkilinin takibe konu alacak ile ilgili davalı tarafa borcunun bulunmadığını, bu nedenle yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulü ile davalı tarafından başlatılan Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyasına konu 1.286,00 TL miktarlı 01/10/2016 tanzim, 01/11/2016 vade tarihli ve 4.030 TL miktarlı 30/09/2016 tanzim, 30/10/2016 vade tarihli senetlerden dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, davalıya iş bu takibi evrakta sahtecilik yapmak sureti ile başkasının borcunu yükletmeye çalıştığından mütevellit % 20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Adana 14.İcra Dairesinin 2017/... Esas sayılı takip dosyasına tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekillik ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesi özetle; davanın tamamen haksız ve dayanaksız olduğunu, yetkili mahkemede açılmadığını, yetkili mahkeme, davalının ikametgahı olan Niğde/ULUKIŞLA Asliye Hukük Mahkemeleri olduğu beyan etmekle yetki ve görev itirazında bulunmuştur. Dava konusu senetler, davalı borçludan usulüne uygurî şekilde alındığı kambiyo niteliği taşıyan senetler olduğunu, imzasını inkar etmeyen ve mazot borcunu yasal suresınde şeklindeki iddiasi “izaha muhtaç olup kabul etmediklerini, ödemeyen davacı/borçlu hakkında yasal işlemler başlatıldığını, davacının, dava konusu senetlerın daha sonradan kambıyo nıtelıgine dönüştürüldüğünü, incelendiğinde, yasadaki zorunlu tüm yasal unsurlarını taşıyan ve fiziki niteliği gereği sonradan kambiyo vasfına çevrilemeyecek turden senetlerden olduğu, alınan mazotların nerede ve nasıl ayrıca kimin adına kullanıldığının anlaşılacağı, müvekkilinin günlük yüzlerce defa satış yapan bir firma olduğunu, davacının dava konusu mazotları başkası adına aldığı soyut iddiaları, alacağını haksız yere sürüncemede bırakma gayretini taşıdığını beyan etmekle davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Adana 14. İcra Müdürlüğü'nün 2017/... Esas sayılı dosyası celp edilip incelenmiş, alacaklının ..., borçlunun ... olduğunu, 4.030 TL asıl alacak üzerinden Kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile takip yapıldığı, ödeme emrinin 24/03/2017 tarihinde borçluya tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Dava tarihinden (03/03/2017) sonra, davacı tarafından icra dosyasına; 12/06/2017 372,91 TL, 06/07/2017 372,91 TL, 09/08/2017 370,46 TL, 14/09/2017 372,91 TL, 10/10/2017 370,40 TL, 09/11/2017 352,72 TL, 12/12/2017 352,73 TL, 05/01/2018 352,72, 08/02/2018 431,25 TL, 09/03/2018 431,26 TL, 20/03/2018 247 TL, 11/12/2018 3.010,00 TL ve 26/12/2018 260 TL olmak üzere toplam 7.297,27 TL ödeme yapılmıştır. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Dava, hukuki niteliği itibariyle icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Takip çıkışı 4.030,00 TL asıl alacak 1.286 asıl alacak ve 122,48 TL ve 38,35 faiz olmak üzere toplam 5.476,83 TL'dir. Takip tarihinden bu yana davacı tarafından icra dosyasına 7.297,27 TL ödenmiştir. Bu kısımlar bakımından menfi tespit davası istirdat davasına dönüşmüştür. Takibe konu bonolarda lehdar davalı ..., düzenleyen dava dışı ... olup, davacının bononun sağ alt kısmında ad ve soyadı ile imzası bulunmaktadır. ... 'in imzası ise bulunmamaktadır. Davacı takibe konu evrakları patronu adına aldığı boş tediye fişlerine, teslim aldığına dair imza attığını, söz konusu evrakın sonradan bono olarak tamamlandığını iddia etmiş, davalı davanın reddine talep etmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 701. maddesine göre poliçenin ön yüzünde avale ilişkin herhangi bir ibarenin bulunmaması ancak imzanın bulunması hâlinde, muhatabın veya düzenleyenin imzaları dışında poliçenin ön yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. Poliçenin ön yüzüne atılan aval şerhinin kimin için verildiği belirtilmez ise aval düzenleyici için verilmiş sayılır. Avale ilişkin hükümler TTK’nın 778. maddesinin 3. fıkrası gereğince bonolar hakkında da uygulanır. TTK’nın 776. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendi ile aynı Kanunun 778. maddesinin atfı ile uygulanması gereken TTK’nın 701. maddesi birlikte değerlendirildiğinde bononun geçerli olması için tek imza yeterlidir ve senet ön yüzüne atılan ikinci imza aval şerhi sayılır. Ne var ki, poliçenin ön yüzüne düzenleyen tarafından iki imza atılmış olsa dahi, bu imzalar TTK’nın 700. maddesine göre aval olarak kabul edilemez. Ancak, keşideciden başka bir kişi tarafından aval veya benzeri sözler kullanılarak imzalanmışsa aval olarak sayılır. Aval verenin borcu bağımsız bir borçtur, bir diğer ifade ile feri nitelikte değildir. Aval ile teminat altına alınan borç geçersiz olsa bile, aval verenin sorumluluğu devam eder. Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da, aval verenin taahhüdü geçerlidir. Yani lehine aval verilenin borcu geçersiz olsa bile, aval veren bu geçersizliği ileri süremez. Lehine aval verilenin mevcut olmaması, ehliyetsiz olması ya da imzasının sahte olması hâlinde de aval verenin sorumluluğu devam eder. TTK’nın 702. maddesinin 2. fıkrası gereğince aval veren, sadece kambiyo senedindeki zorunlu şekil eksikliğini ileri sürebilir (20.04.2018 tarihli ve 2017/4 E., 2018/5 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı). Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 06.10.2020 tarihli ve 2017/12-268 E., 2020/729 K. sayılı kararında da değinilmiştir.
TTK'nin 776/1-g maddesi uyarınca bonoda düzenleyenin imzasının bulunması zorunludur. Somut olayda takibe konu bonolarda düzenleyen olarak dava dışı ... olup, bonolarda yalnızca davacının imzası bulunmaktadır. Bu itibarla takibe konu evrakların bono vasfı bulunmamaktadır. Davacı az yukarıda bono vasfı bulunmadığı tespit edilen evrak üzerindeki imzasını inkar etmemiş ve akaryakıt aldığını ikrar etmiştir. Ancak akaryakıtı patronu adına teslim aldığını iddia etmiştir. TBK'nin yetkisiz temsil başlıklı 46.maddesi: "Bir kimse yetkisi olmadığı hâlde temsilci olarak bir hukuki işlem yaparsa, bu işlem ancak onadığı takdirde temsil olunanı bağlar. Yetkisiz temsilcinin kendisiyle işlem yaptığı diğer taraf, temsil olunandan, uygun bir süre içinde bu hukuki işlemi onayıp onamayacağını bildirmesini isteyebilir. Bu süre içinde işlemin onanmaması durumunda, diğer taraf bu işlemle bağlı olmaktan kurtulur." şeklindedir. Adana 10.ACM'nin 2019/... Esas sayılı dosyasında, Gebze 1.ACM'nin 2022/... Talimat nolu dosyası üzerinden ... 'nın tanık sıfatıyla beyanı alınmıştır. "Bono"da borçlu olarak belirtilen ve davacının adına akaryakıt aldığı patronu olduğunu beyan ettiği ... : "Bana okunan iddianame içeriğini anladım. İddianamede adı geçen müşteki ... bizim çalışanımızdır. ... ise bizim iş yeri olarak mazot aldığımız petrol ofisinin sahibidir. Biz mazotları veresiye alıp havale yoluyla ödeme yapıyoruz. Veresiye aldığımız için veresiye fişi veriyorlar. Fişlerde mazotları şoförler aldığı için onların isimleri geçiyor. Banka yolu ile ödeme yapıyoruz ödeme dekontlarımız mevcut. Mahkemeye de daha önce sunduk. ... veresiye fişleri üzerinde oynama yaparak çalışanlarımız, ..., ... , ..., ... ve bir kaç çalışanımızın veresiye fişleri üzerinde oynama yapmıi. Veresiye fişlerinin üst nüshası petrolde ikinci nüshası bizdeydi. ... kendisinde bulunan nüshalarda oynama yapmış. Ödeme yapmış olduğumuz dekontları ve bizde olan nüshaları şoförlerimiz bizzat mahkemeye sundu. ... ödemeleri almadığımızı iddia ederek çalışanlarımızı mahkemeye verdi. Ayrıca çalışanlarımızIn hemen hemen hepsini icraya verip o sahte miktarları tahsil de ettiler. Çalışanlarımız bunları ödemek zorunda kaldı. Biz ve çalışanlarımız bu konuda çok mağdur olduk, dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bu itibarla, davacının temsil olgusu mahkeme huzurunda yapılan ikrarla da doğrulandığından, davalının varsa alacağını ancak dava dışı ...'den talep edebileceği kanaatine varılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. Kötü niyet tazminatı: Takibe konu bonolarda düzenleyenin imzasının bulunmadığı açık olduğundan, düzenleyenin imzası bulunmayan ve bono vasfı olmayan belgeye dayalı olarak takip yapan davalının kötü niyetli olduğu kanaatine varılmış ve asıl alacak üzerinden tazminata hükmedilmiştir. Takip nedeniyle açılan menfi tespit davalarında, davadan sonra yapılan ödemeler kendiliğinden istirdat davasına dönüşür. Bu itibarla dava değeri 7.297,90 TL olarak kabul edilmiş ve miktar itibariyle kesin olarak karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kabulü ile, davacının Adana 2. Genel İcra Dairesinin 2017/... E sayılı takip dosyasına konu bonolar nedeni ile 1.286,00 TL miktarlı 01/10/2016 tanzim, 01/11/2016 vade tarihli ve 4.030,00 TL miktarlı 30/09/2016 tanzim, 30/10/2016 vade tarihli senetler nedeni ile borçlu olmadığının tespiti ile 7.297,90 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-1.459,58 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 7.297,90 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 4-Alınması gerekli 498,52 TL karar ve ilam harcından, davacı tarafından peşin ve bakiye karar harcı adı altında yatırılan 124,64 TL harcın mahsubu ile bakiye 373,88 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 5-Davacının yatırdığı 124,64 TL peşin ve bakiye karar harcı adı altında alınan harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 6-Yargılama nedeniyle sarfına neden olunan; 154,00 TL tebligat/müzekkere gideri, 78,05 TL vekalet harcı ve 31,40 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 263,45 TL yargılama giderinin, davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, dava değeri itibari ile KESİN olmak üzere verilen karar açıkça ve usulen okunup anlatıldı.08/02/2024
Katip ...
Hakim ...