İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2016/1493 E. 2019/566 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2016/1493
Karar No
2019/566
Karar Tarihi

T.C.

İZMİR

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2016/1493 Esas

KARAR NO : 2019/566

DAVA : Tazminat

DAVA TARİHİ : 23/12/2016

KARAR TARİHİ : 22/05/2019

Davacı tarafından davalı aleyhine açılan tazminat davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 30/10/2016 tarihinde müvekkili ...'a ait sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı ticari taksi ile seyrederken sağındaki ... plakalı aracın yasak olmasına rağmen aniden U dönüşü yaparak müvekkiline ait aracın ön kısımlarına çarptığını, maddi hasarlı kazaya sebebiyet verdiğini, müvekkiline ait araçta büyük zarar meydana geldiğini, İzmir ... SHM ... D.iş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporunda 10.690,80 TL hasar meydana geldiği, 10 gün kazanç kaybı (2000TL), değer kaybı (1.000TL) oluştuğunun belirlendiğini, kazaya sebebiyet veren ... plakalı aracın sürücüsünün kaza mahallini derhal terk ettiğinden kimliğinin belirlenemediğini, kaza zabtının tanzim edilemediğini, müvekkiline ait aracın ... Sigorta tarafından sigortalandığını, açıklanan nedenlerle 30/10/2016 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeniyle hasar bedeli , kazanç kaybı, değer kaybı ve tespit gideri olmak üzere toplam; 14.526,00TL alacağın 30/10/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davacı vekili 27/01/2017 tarihli dilekçesinde; ... plakalı aracın sahibinin ..., aracın sürücüsünün ve tespit edilecek aracın ZMMS şirketinin davaya dahil edilmesini talep etmiş yine aynı tarihli dilekçe ile ... Sigorta AŞ ye açılan davadan feragat edilmiştir.

CEVAP:

Davalı ... vekili vekaletname ibraz etmiş ancak süresi içinde cevap dilekçesi vermemiş olduğundan davacının, dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını HMK 128. madde doğrultusunda inkar etmiş sayılmıştır.

06/03/2019 tarihli duruşmada davalı ... Sigorta A.Ş. aleyhine açılan davada davacı feragat ettiğinden bu davalı yönünden dosya tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE :

Dava, alacak davasıdır.

İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalının tacir sıfatıyla kayıtlı olup olmadığı, İzmir Vergi Dairesinden davalının ne tür bir deftere tabi olduğu, bilanço ve vergi matrahı olup olmadığı ile İzmir Esnaf ve Sanatkarlar odasından kayıtlı olup olmadığı sorulmuştur.

İzmir Ticaret Sicil Müdürlüğünün 01/04/2019 tarihli yazısında davalı ...'ın kayıtlarında bulunmadığı yönünde bilgi verilmiştir.

İzmir Vergi Dairesi Müdürlüğünün 29/03/2019 tarihli yazılarında, davalı ...'ın terk mükellefine ait Evdo Kayıtlarındaki sicil bilgi dökümü ile mükellefin 2015 yılına ait vermiş olduğu son Yıllık Gelir Vergisi beyannamesinin gönderildiği görülmüştür.

İzmir Esnaf ve Sanatkarlar Odasının 04/04/2019 tarihli yazılarında; davalı ...'ı Konfeksiyon satışı işi ile uğraştığı, İzmir elbiseciler ve benzerleri odasına kayıtlı olduğu yönünde bilgi verilmiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5.maddesini değiştiren ve 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6335 sayılı yasanın ...maddesi ile "Asliye Ticaret Mahkemesi ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usül hükümleri uygulanır" şeklindeki düzenleme ile artık 01/07/2012 tarihinden sonra açılacak davalarda sözü edilen iki mahkeme arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, görevin 6100 sayılı HMK'nun 137,138 maddeleri gereğince dava şartları arasında sayılmış olması nedeniyle, mahkemenin görevli olup olmadığının yargılamanın her hal ve safhasında talep üzerine veya mahkemece re'sen incelenip gözetilmesi, mahkemenin görevsiz olduğunun tespiti halinde ise dosya üzerinde inceleme yapılarak bu konuda bir karar verilmesi gereği ortaya çıkmıştır.

Bir davanın veya işin Asliye Ticaret Mahkemesinde görülebilmesi için; her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan ...n bir uyuşmazlık olması veya uyuşmazlığın 6102 sayılı T.T.K.'da düzenlenen hususlardan ...n bir uyuşmazlık olması veya TTK'nun 4.maddesinde ( b-c-d-e-f) sayılan dava veya işlerde bulunması yahut özel bir yasal düzenleme ile davanın Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğinin açıkça belirtilmesi şarttır.

6102 sayılı TTK'nun 1...maddesinde "bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa kendi adına işleten kişiye tacir denir. Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla ...a bildirmiş veya işletmesini ticaret sicile tescil ettirilerek durumu ilan etmiş olan kimse fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. Kanunun 15.maddesinde "ister gezici olsun, ister bir dükkanda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedeni çalışmasına dayanan ve geliri 11.maddenin ...fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan sanat veya ticaret ile uğraşan esnaftır."

Mülga 6762 sayılı TTK'nun 1463.maddesine göre Bakanlar Kurulunca 18.06.2007 tarihinde kararlaştırılıp, 21.07.2007 tarih ve 26589 sayılı Resmi Gazete'de yayınlanan 2007/12362 sayılı Bakanlar Kurulu Kararında esnaf-tacir ayrımının nasıl yapılacağı belirlenmiştir.

Ticari işletme, esnaf işletmesi için öngörülen sınırı aşan düzeyde gelir sağlamayı hedef tutan faaliyetlerin devamlı ve bağımsız şekilde yürütüldüğü işletmedir.

Ticari işletme ile esnaf işletmesinin arasındaki sınır Bakanlar Kurulunca çıkarılacak kararnamede gösterilir. (TTK m.11/1-2)

Tacir-esnaf ayırımı ise Vergi Usul Kanununa istinaden birinci sınıf tacir sayılan ve bilanço esasına göre defter tutanlar ile işletme hesabına göre defter tutan ve yıllık gayri safi hasılatının 90.000,00 TL'yi aşan esnafların tacir sayılacağı belirlenmiştir.

Bir davanın yukarıda belirtildiği gibi ticari dava olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili bulunması gereklidir.

Bu açıklamalara göre; somut olayda tarafların tacir olmadığı, uyuşmazlığın TTK.'nun 4. maddesinde sayılan uyuşmazlıklar arasında yer almadığı, davanın ticaret mahkemelerinde bakılacağına ilişkin açık bir yasa hükmünün de bulunmadığı, bu itibarla davanın; ticari bir dava olmaması nedeniyle davaya bakma görevi mahkememize ait olmayıp, genel hükümlere göre çözülmesi gereken ve genel mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 18/10/2016 tarih, 2016/10789 Esas ve 2016/8226 Karar)

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı aleyhine açılan davada; "görev" dava şartı yokluğundan HMK 1, 114/1-c, 115/1-2, 6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın usulden reddine, kararın kesinleşmesi ve HMK'nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi'ne gönderilmesine, dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı aleyhine açılan davada; "görev" dava şartı yokluğundan HMK 1, 114/1-c, 115/1-2, 6102 sayılı TTK 4/1-a maddeleri gereğince, davanın Usulden Reddine,

2-Kararın kesinleşmesi ve HMK'nın 20. maddesi gereğince iki haftalık sürede başvurulması halinde dava dosyasının görevli İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi"ne gönderilmesine,

3-HMK'nın 323. ve 331/... maddeleri gereğince harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemece nazara alınmasına, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep üzerine mahkememizce dosya üzerinden bu durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerine mahkum edilmesine,

Dair karar, HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yoluna başvurulabileceği belirtilerek davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı.

22/05/2019

Katip ...

e-imzalı

Hakim ...

e-imzalı

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2016/1493, K. 2019/566, T. 22.05.2019, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2016-1493-e-2019-566-k-719b7b6af4fb