Diğer ·

2022/1559 E. 2026/1702 K.

Mahkeme
Diğer
Esas No
2022/1559
Karar No
2026/1702
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL BAM

8. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO:2022/1559

KARAR NO:2026/1702

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:30/03/2022

NUMARASI:2018/341 Esas - 2022/322 Karar

DAVANIN KONUSU:Trafik Kazasına Bağlı Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat

İSTİNAF KARAR TARİHİ:28/10/2026

İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;

K A R A R

Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin, davalıların, sürücüsü, maliki ve trafik sigortacısı oldukları aracın çarpması ile 17.10.2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile, 10.000,00-TL maddi ve 100.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında 04.09.2018 tarihinde sunduğu dilekçe ile, davalı sigorta şirketi ile sulh olduklarını, sulh gereği sigorta şirketine karşı maddi tazminat istemlerinden feragat ettiklerini, diğer davalılar yönünden manevi tazminat taleplerinin devam ettiğini bildirmiştir.Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesi ile davanın reddini savunmuş, yargılama aşamasında sunduğu dilekçe ile, davacı ile sulh olduklarını, sulh kapsamında davacıdan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini belirtmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesi ile, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'nun asli kusurlu, davacı yaya ...'ın kusursuz olduğunun mütalaa edildiği, ATK 2. İhtisas Kurulu'nun 02.11.2020 tarihli raporunda; davacının, tüm vücut engellilik oranının %13 (yüzdeonüç) olduğu, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 (dört) aya kadar uzayabileceği kanaatinin bildirildiği, maddi tazminat talebi bakımından, davacı ile davalı sigorta şirketinin sulh oldukları, maddi tazminat talepleri bakımından tüm davalılar yönünden davanın konusu kalmadığı, davacı tarafın, dava açmakta haklı olduğu ancak maddi tazminat yönünden yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediği beyan edildiğinden, davacı taraf lehine vekalet ücretine ve yargılama giderine hükmedilmediği, manevi tazminat talebi yönünden, tarafların tespit edilen mali ve sosyal durumları, olayın niteliği, tarafların kusur durumu, kaza mahallindeki yaya geçidinin fiilen kullanılmasının mümkün olmaması, paranın satın alma gücü, davacının kaza ve tedavi sürecinde duyduğu acı ve ıstırap, davacının yüzünde kaza sonucu oluşan iz, hak ve nesafet kuralları dikkate alındığında davacı için 70.000,00-TL. tutarındaki manevi tazminatın yeterli ve adil olduğu gerekçesi ile;

"1-Davacının açtığı maddi tazminat davası, davalılardan ... A.Ş. ile davacı tarafın sulh olması nedeniyle tüm davalılar yönünden konusuz kaldığından maddi tazminat yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

2-Davacının açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 70.000,00-TL manevi tazminatın olay (kaza) tarihi olan 17/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin ise reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; takdir edilen manevi tazminat miktarının az olduğu, müvekkilinin kolu ve bacağına platin takıldığı, yüzünde sabit iz niteliğinde hasar oluştuğu, fizik tedaviye rağmen eski sağlığına kavuşamadığı, parmaklarından birinin işlevini tamamen yitirmesi sebebiyle çalışamadığı, reddedilen manevi tazminat yönünden karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğu hususlarına ilişkindir.Davalı ... vekilinin istinaf nedenleri; müvekkilinin maliki olduğu araç sürücüsünün herhangi bir kusuru bulunmadığı, kazanın, davacının, kaza mahallinde bulunan üst geçidi kullanmayarak ana yoldan karşıya geçmeye çalışması üzerine meydana geldiği, ATK tarafından düzenlenen kusur raporunda bu hususlardan bahsedilmediği, ceza yargılamasında davacının, kaza mahallinde trafik ışığı bulunduğunu beyan ettiği, kaza mahalline 8 metre mesafede kasis bulunması nedeniyle araç sürücüsünün hızının 30 km/saat geçmeyeceği, davacının kusuru nedeniyle illiyet bağının kesildiği, takdir edilen manevi tazminatın fahiş olduğu, davacı tarafça maddi tazminat talebinden feragat edilmiş olması sebebiyle maddi tazminat talebi yönünden red kararı verilmesi ve müvekkili lehine vekalet ücreti takdiri gerektiği hususlarına yöneliktir.Dava, trafik kazasına bağlı cismani zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, kaza tespit tutanağı ile uyumlu, dosya kapsamına ve kazanın oluş şekline uygun, açıklayıcı, denetime elverişli ve ayrıntılı olması sebebiyle ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamasına, davacı tarafça, davalı sigorta şirketi ile yapılan sulh kapsamında maddi tazminat isteminin konusuz kalmış olmasına, davacının, dava açmakta haklı olmasına ve hakkın özünden feragat edilmemiş olmasına göre maddi tazminat yönünden davalı taraf yararına vekalet ücreti hükmedilmemesinde isabetsizlik bulunmamasına, kazanın oluş şekli, kazadaki kusur durumu (davalı sürücünün asli, davacının kusursuz oluşu), kaza tarihi (2017 yılı), kaza tarihindeki paranın alım gücü ve tarafların sosyal ve ekonomik durumları, davacının yaralanmasının niteliği, davacının kaza tarihindeki yaşı, manevi tazminatın amacının, zarara uğrayan kişinin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatmak, bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmek, bir teselli, bir savunma ve ruhu tatmin etmek olduğu, hakimin manevi tazminat miktarını, adalete uygun olarak takdir etmesi gerektiği göz önüne alındığında davacı yararına takdir edilen manevi tazminat miktarının makul olmasına göre davacı vekili ve davalı ... vekilinin bu hususlara isabet eden istinaf talebi yerinde değildir.Ancak, ilk derece mahkemesinin karar tarihi itibariyle, reddedilen manevi tazminat yönünden, davalı taraf yararına vekalet ücreti takdirinde hata bulunmamakta ise de; 14/03/2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Anayasa Mahkemesi'nin 25/12/2024 tarihli ve 2024/29 Esas, 2024/226 Karar sayılı kararı ile HMK'nın 326/2 maddesinde yer alan "Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır." hükmünün manevi tazminat yönünden iptaline ve kararın Resmi Gazetede yayınlanmasından başlayarak dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş olup, bu karar, ilk derece mahkemesi kararından sonra 14/12/2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir.Anayasa Mahkemesi’nin somut norm denetimi neticesinde verdiği iptal kararları, Resmi Gazete’de yayımlanması ile sonuç doğuracağı ve bu durum bozma kararına uyulmakla meydana gelen usuli müktesep hakkın istisnası olduğu için, uyuşmazlığa dair iptal kararının istinaf aşamasında bulunan ve derdest nitelikte olan davalar bakımından da uygulanması gerekmekte olduğu göz önüne alındığında, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine göre, davacı vekilinin bu hususa yönelik istinaf talebi yerindedir.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK m. 353/1-b/1 hükmü gereğince esastan reddine, davacı vekilinin yerinde görülen istinaf isteminin kısmen kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ne var ki Dairemizce tespit edilen hukuka aykırılık yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HMK m. 353/1-b/2 hükmü gereğince, ilk derece mahkemesi kararının, taraflar yararına usuli kazanılmış hak oluşturulan hususlarına dokunulmaksızın, reddedilen manevi tazminat yönünden davalı taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına karar vermek suretiyle yeniden hüküm kurmak gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/Gerekçe uyarınca,

1/Yukarıda açıklanan nedenlerle, başlıkta bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı davalı ... vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK m. 353/1-b/1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, davacı vekilinin istinaf başvurusunun KISMEN KABULÜNE (HMK m. 353/1-b/2),

a/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin yatırılan maktu istinaf karar harcının talebi halinde davacı tarafa iadesine,

b/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı ...'ndan alınması gereken 4.781,70-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 1.196,00-TL'nin mahsubu ile bakiye 3.585,70-TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,

c/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,

d/İstinaf yasa yoluna başvuranlar tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin yeniden kurulacak hükümde değerlendirilmesine,

2/İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 30/03/2022 tarihli 2018/341 Esas, 2022/322 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA (HMK.m.353/1-b/2),

a/Davacının açtığı maddi tazminat davası, davalılardan ... A.Ş. ile davacı tarafın sulh olması nedeniyle tüm davalılar yönünden konusuz kaldığından maddi tazminat yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına,

b/Davacının açtığı manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile; 70.000,00-TL manevi tazminatın olay (kaza) tarihi olan 17/10/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'a ödenmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin ise reddine,

c/Alınması gerekli 4.781,70-TL karar ve ilam harcından 375,71-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 4.405,99-TL harcın tahsilde tekerrür oluşturmamak koşulu ile, davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Maliyeye gelir kaydına,

d/Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 375,71-TL. peşin harcın davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

e/Maddi tazminat yönünden açılan dava sulh olunmakla konusuz kaldığından ve ayrıca davacının davalılardan vekalet ücreti talebi bulunmadığından davacı lehine davalılar aleyhine, ancak davanın açıldığı tarih itibariyle haklılık durumu da dikkate alınarak davacı taraf davada maddi tazminat isteminde bulunmakta haksız olmadığından (davalı sigorta şirketinin açıkça talebi de olmadığından), davalılar lehine davacı aleyhine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

f/Manevi tazminat davası yönünden davacı taraf vekille temsil olunduğundan, kaza tarihinde geçerli AAÜT gereğince hesaplanan 9.900,00-TL. vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ndan alınarak davacıya verilmesine,

g/Manevi tazminat davası yönünden reddedilen kısım için davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

h/Davacı tarafından yapılan 35,90-TL başvuru harcı, 5,90-TL vekalet harcı, 2.803,00-TL adli tıp fatura bedeli ve 917,82-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.762,62-TL yargılama giderinin davalılar ... ve ...'ndan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

i/Davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin davalı yan üzerinde bırakılmasına,

3/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanının karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde; HMK'nın 361. madde hükmü uyarınca; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süresi içinde Yargıtay nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi.28/10/2026

Atıf: Diğer, E. 2022/1559, K. 2026/1702, T. 28.10.2026, www.arakarar.com/karar/diger-karar-2022-1559-e-2026-1702-k-3b01bedd0ca1