Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1498 E. 2026/1980 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1498
Karar No
2026/1980
Karar Tarihi

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1498 - 2026/1980 T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2026/1498 KARAR NO : 2026/1980

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ...(...) ÜYE : ...(...) ÜYE : ...(...) KATİP : ...(...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :KOCAELİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ :30/07/2026 tarihli ara karar NUMARASI :2026/160 Esas (derdest dosya)

DAVACI :... ANONİM ŞİRKETİ - ... Levent/İSTANBUL VEKİLİ : Av. ... - .... İzmit/KOCAELİ DAVALI :. ... (T.C. NO:...) - .... İzmit/KOCAELİ VEKİLİ : Av. ... - .... İzmit/KOCAELİ DAVA TÜRÜ :İtirazın İptali DAVA TARİHİ :05/03/2026 TALEP :İhtiyati Haciz TALEP TARİHİ :30/07/2026

KARAR TARİHİ :30/10/2026 KR. YAZIM TARİHİ :02/11/2026 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; davanın derdest olduğu hususu ve dosyadaki kesin delil niteliğindeki banka kayıtları dikkate alınarak, ihtiyati haciz talebimizin kabulüne, davalı borçlunun borca yetecek miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerine teminatsız olarak (mahkemeniz aksi kanaatte ise takdir edilecek uygun bir teminat mukabilinde) 573.918,64-TL bedelle ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ: İlk derece mahkemesince; "... Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin REDDİNE ..." şeklinde hüküm kurulmuştur. İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz için aranan yaklaşık ispat koşulunun müvekkil banka tarafından sunulan belgelerle sağlandığını, alacağın yargılamayı gerektirmesi ve dosyanın bilirkişide olmasının ihtiyati hacze engel olmadığını belirterek; istinaf taleplerinin kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur. Davalı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı cevap dilekçesi verilmemiştir. DELİLLER:Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/07/2026 tarih, 2026/160 Esas sayılı ara kararı ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; itirazın iptali istemine ilişkindir. Talep; ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince talebin reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İhtiyati haciz talep eden davacı vekilince sunulan talep dilekçesinde özetle; borçlu şirket ile banka arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan ticari kredi ve bağlı kredi kartlarından kaynaklı davalı borçlu tarafından borçlarının ödenmediği, hesabın kat edildiği, gönderilen ihtarnameye rağmen borcun ödenmediği, alacağın rehinle teminat altına alınmadığı ve davalının mal kaçırma ihtimali bulunduğunu belirterek ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği, Mahkemece yaklaşık ispat şartının gerçekleşmediğinden bahisle talebin reddedildiği, kararın davacı tarafından istinaf edildiği görülmektedir. Bilindiği üzere; ihtiyati haciz, 6100 sayılı HMK'nın 406-(2) maddesinde geçici hukuki koruma olarak kabul edilmiş, ihtiyati haczin şartları ve etkileri ise 2004 sayılı İİK'nın 257. maddesinde: “Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1-Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2-Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder” şeklinde düzenlenmiştir. Maddenin birinci fıkrasında vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz talep etme koşulları; ikinci fıkrada ise vadesi gelmemiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilecek haller düzenlenmiştir. Gerek birinci, gerekse ikinci fıkra hükümleri dikkate alındığında, ihtiyati haciz talep edebilmek için, öncelikle ortada bir para borcunun bulunması, bir diğer deyişle ihtiyati haciz talep eden kişinin talep konusu borcun alacaklısı sıfatına sahip olması gerekir. Maddenin birinci fıkrasına göre ihtiyati haciz isteyebilmek için, alacağın kural olarak vadesinin gelmiş olması gerekir. Vadesi gelmiş borçlar için ihtiyati haciz istenebilmesinin diğer bir şartı ise alacak rehin ile temin edilmemiş olmalıdır. Rehin ile temin edilmiş olan bir alacak teminata haiz olduğu için ihtiyati hacze gerek yoktur. Fakat rehinli malın kıymetinin rehinli alacağı karşılamayacağı tahmin ediliyorsa, karşılanamayacağı (açık kalacağı) tahmin edilen bölümü için, ihtiyat haciz istenebilir. Yine alacağın rehin ile temin edilmiş olmasına rağmen, istisna olarak, ilk önce rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapmak zorunluluğu olmayan hallerde, alacaklı (rehinle temin edilmiş olan alacağı için) ihtiyati haciz isteyebilir. Yukarıda belirtilen şartların bulunması halinde, vadesi gelmiş bir borcun alacaklısı başka bir şart aranmaksızın ihtiyati haciz isteme hakkına sahiptir. Vadesi gelmemiş bir borçtan dolayı ihtiyati haciz talep edilebilmesi ise; 2004 sayılı İİK’nın 257. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenmiştir. Söz konusu fıkraya göre, borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa, borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa, bu hallerde ihtiyati haciz talep edilebilecektir. 2004 sayılı İİK'nın 258-(1) maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin ''alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması'' yeterlidir. Mahkemenin ''alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından'' anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi yaklaşık ispat yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmaz, alacağın varlığı hakkında yeterli kanaate sahip olunması için mahkemeye bu konuda delillerin sunulması yeterli kabul edilmelidir. Eldeki olayda, alacaklının, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ve muaccel hale gelen, rehinle teminat altına alınmamış alacağının tahsilini güvence altına almak amacıyla borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 ve devamı maddeleri uyarınca para alacağının teminat altına alınması amacıyla ihtiyati haciz kararı verilebileceği, aynı Kanununun 265. Maddesi gereğince ise ihtiyati hacze yönelik itirazların mahkemece değerlendirilerek haklı görülmemesi halinde reddine karar verilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Somut olayda, alacaklı ile borçlu şirket arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi uyarınca kullandırılan kredinin ve kredi kartı ekstrelerinin kat edilmesiyle alacağın muaccel hale geldiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamındaki genel kredi sözleşmesi, kat ihtarnamesi birlikte değerlendirildiğinde, alacağın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 257 ve devamı maddeleri uyarınca yaklaşık ispat edildiği anlaşılmıştır. Bu nedenle ilk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerektiğinden, kararın kaldırılarak, ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Mahkemece, ara karar başlığında; davacının ve taraf vekillerinin adresleri ile davalının T.C. kimlik numarasının yazılmamış olması, 6100 sayılı HMK'nın 391/2-a maddesine aykırı olmakla birlikte sonuca etkili olmadığından, kaldırma nedeni yapılmamış ve bu hususa eleştiri getirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan nedenlerle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle kabulüne, yerel mahkemenin kararının kaldırılmasına dosyada toplanacak başkaca delil bulunmadığı anlaşıldığından ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirir bir hususta bulunmadığından; dairemizce davanın esası hakkında HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince hüküm kurulmasına karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere ; 1-Davacının ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle ESASTAN KABULÜNE, Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 30/07/2026 tarih, 2026/160 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b.2 maddesi gereğince, KALDIRILMASINA, YENİDEN YARGILAMA YAPILMASI GEREKMEDİĞİNDEN AŞAĞIDAKİ ŞEKİLDE HÜKÜM KURULMASINA, a)Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin KABULÜNE, b)Davalının 573.918,64-TL alacağı karşılar miktarda taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE, c)Alacağın (573.918,64-TL) %15'i nakit ya da teminat mektubu davacı tarafından mahkeme veznesine depo edildiğinde, kararın infazı için bir suretinin ilk derece mahkemesi tarafından davacı vekiline verilmesine, ç)İhtiyati haczin Kocaeli İcra Dairesince infazına, 2-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları; a)İstinaf kanun yoluna başvuru harcının hazineye irat kaydına, b)İstinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, c)İstinaf yolu için yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, ç)İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, d)Davacının yatırdığı istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 3-Kararın, 6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine, İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362. maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.30/10/2026

Başkan ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Üye ... e-imzalıdır

Katip ... e-imzalıdır

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1498, K. 2026/1980, T. 30.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1498-e-2026-1980-k-e175cb1698ee