Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/461 E. 2026/1758 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/461
Karar No
2026/1758
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2023/461

KARAR NO : 2026/1758

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: (KAPATILAN)BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 26/12/2022

NUMARASI : 2022/345 Esas - 2022/1279 Karar

DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 01/10/2026

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafın davalı taraftan 09.12.2020 tarihinde GIB ... No lu fatura ile alınmış olan 2 parçalı ... yatağı, 3 metre paralel Bar ve yürüme basamakları toplamda 8.840,00-TL tuttuğunu ve söz konusu miktar ödenerek malın alındığını, Ancak söz konusu mal ayıplı olduğu için şirket iade ederek ödediği parayı geri almak istendiğini ve bunun için davalı taraf görüşüldüğünü, Söz konusu görüşmelerden sonuç çıkmadığını, Davalı firmaya yapılan başvuru sonucunda 16.06.2021 tarihli belgeye bakıldığı zaman gerekli onarımın - yapılacağı / bildirilmiş ancak onarım yapılmadığı gibi müvekkil şirketle ilgilenilmediğini, ... yatağı işlevsiz olup, daha 1 ay dahi geçmeden ve hiçbir şekilde kullanılmadan kırılmış, menteşeler ise yerinden çıktığını, Yatakta kullanılan malzeme ise son derece kalitesiz olan bir sunta olduğunu, söz konusu ayıpları bildiren ve 22.05.2021 tarihinde şirket görevlisine atılan mesajda artık hukuki yollara girmekten başka çare kalmadığı belirtildiğini, arz ve izah edilen sebeplerden ve sayın mahkemenizce resen gözetilecek sebeplerden ötürü; müvekkilinin davalı tarafla yapmış olduğu sözleşmeden dönmesi sebebi ile davalı tarafa ödenen 8.840,00 TL tutarın 22.05.2021 tarihinden itibaren ticari faizi ile müvekkile ödenmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa tahmiline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:

Davalı usulüne uygun meşruhatlı davatiyeye rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI :

İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ...Sözleşmeden dönme halinde taraflar, karşılıklı olarak birbirlerine vermeyi taahhüt ettikleri şeyi vermekten kaçınır ve verdiklerini de geri isteyebilirler (menfi zarar). Müspet zarar daima ileriye dönük olup, bir beklenti kaybıdır. Dairenin teslimi halinde getirmesi beklenen kira geliri kaybı, satışı nedeniyle beklenen kazanç, geciken ifa nedeniyle ifaya bağlı ceza, müspet zarar kapsamındaki alacak kalemlerindendir. Müspet zarar; kusursuz olan tarafın, temerrüde düşen taraftan, sözleşmenin yürürlükte kaldığı sürece isteyebileceği tazminat türü olmaktadır (Yargıtay 13. HD. 08/10/2019 tarihli ve 2019/592-2019/9503 Karar sayılı kararı). Bu nedenle davacı ancak, davalı şirkete yapmış olduğu ödemeyi ve menfi zararlarını geri isteyebilir. Davacı, satıcının, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması hali satılanda ayıp olarak kabul edildiğinden sözleşmeden dönme hakkı kullanılmış olup, faturada İki Parçalı ... Yatağı * ... Metre * Yürüme Basamakları diye yazıldığı, davalı firmadan alımı yapılmış olan 09.12.2020 tarihli, ... numaralı fatura içeriğinde bulunan ... yatağın ayıplı olduğunun bilirkişi tarafından yapılan incelemede de tespit edildiği, bu haliyle davacının, sözleşmeden dönmede haklı olduğu ve verdiklerini de geri isteyebileceğinden davanın kabulüne," karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; gerekçeli kararda davalının adres kısmında yer alan ''... .../Ankara'' adresinin davalı şirketin daha önceki adresi olduğunu, bu adresin 10.09.2021 tarihinde değiştiğini ve ticaret sicil gazetesine dava tarinden önce 10.09.2021 tarihinde bildirildiğini, Bakırköy 2. İcra Dairesinin ... E. Sayılı ilamında yer alan şirket adresinden de davacı şirketin, davalı şirket adresini bilmesine rağmen kötü niyetli olarak önceki adrese tebligat çıkarılmasını talep ettiğinin görüleceğini, önceki adrese yapılan tebligatların usulsüz ve geçersiz olduğunu, yapılan yargılamanın savunma haklarını kısıtladığını, ayrıca mahkemeye erişim hakkının da engellendiğini, ayıplı mala ilişkin kötü niyetli olarak alacak davası açıldığını, yargılama kapsamında yalnızca ... yatağına ilişkin hüküm kurulması gerekirken sözleşmeden dönme ile tüm bedelin iadesine kararı verildiğini, mahkemece davalı tarafa başvurulmadan önce 14 ay boyunca kullanılan ... yatağının kullanıcı hataları, başvurulduktan sonra halen kullanılan süreç göz önünde tutularak; hangi şartlarda, ne kadar süreyle kullanıldığının tespiti gerektiğini, bu husus açığa çıkarılmadan verilen kararın açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu, sözleşmeden dönme durumunda alıcının elinde kalan ürünleri vermekle yükümlü olduğunu, ancak bu kapsamda davalı tarafa herhangi bir iade gerçekleşmediğini, ayrıca faturada yer alan ürünlerle ilgili süresi içerisinde bu yönde bir girişim gerçekleşmediğini, alıcı tarafın yıllardır davalı tarafından teslim edilen ürünleri aktif olarak kullandığını, mahkemenin kullanılmış olan bu ürünlerle kullanım süresine bakılmaksızın tespit yapmadan karar verdiğini, kullanılan ürünler bakımından davacının fayda sağlayarak sebepsiz zenginleştiğini, davalı şirketin ise zarara uğradığını beyanla, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE :

Dava; ticari satım sözleşmesine konu malların ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönülerek bedel iadesi istemine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ve bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmiştir.

Karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davalıya teslim edilen ürünlerin ayıplı olup olmadığı ve davacının bedel iadesi isteminde haklı olup olmadığı noktasındadır.

Davacı, davalının üretip kendilerine teslim ettiği "iki parçalı ... yatağı' ürünün ayıplı olduğunu, davalıya ayıbı bildirdiklerini, ürünlerin onarımının yapılacağı bildirilmiş olmasına rağmen onarım yapılmadığını iddia ederek ödediği bedelinin iadesini talep etmektedir.

Davalını cevap dilekçesi ve delil sunmadığı görülmektedir.

Davalı istinaf başvurusunda usul yönünden; kendisine yapılan tebligatların usulsüz olduğunu, dava dilekçesi ve gerekçeli kararın tebliğ edildiği ... ... Ankara adresinin şirketin önceki adresi olduğunu, bu adresten 10/09/2021 tarihinde taşındıklarını, değişikliğin ticaret siciline bildirilip ticaret sicili gazetesinde ilan edildiğini, usulsüz tebligatlar neticesi yokluklarında yapılan yargılamanın savunma haklarını kısıtladığını belirtmiş ayırca esasa yönelik istinaf sebepleri de ileri sürmüştür.

Dosyada yapılan incelemede davanın 11/04/2022 tarihinde açıldığı, dava dilekçesinin ... ... Ankara adresinine tebliğe çıkarıldığı, muhatabın tanınmadığı / taşındığı / ayrıldığı gerekçesiyle tebligatın merciine iade edildiği, ilk derece mahkemesince muhatabın ticaret sicilinde kayıtlı adresi sorgulanmadan iade edilen adrese TK 35 hükmünce tebligat çıkarıldığı ve bundan sonraki tebligatların aynı usulle bu adrese yapıldığı anlaşılmaktadır.

Dosyaya istinaf aşamasında sunulan ticaret sicili gazetesi örneğinden ve sicil kayıtlarına yapılan incelemeden davalının adresinin 10/09/2021 tarihinde "... Mahallesi... İş merkezi Blok no... .../Ankara olarak değiştiği, TK 35/4 maddesinde "Daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınır ve bu madde hükümleri uygulanır." düzenlemesini içerdiği, mahkemece TK 35 hükmünce çıkarılan tebligatın sicil kayıtlarındaki adrese çıkarılmadığı, bu haliyle TK 35 hükmünce yapılan tebligatların usulsüz olduğu, bu eksikliğin davalının savunma haklarını kısıtlar ve adil yargılanma hakkını engeller nitelikte olduğu anlaşılmakla davalının bu yöne ilişen istinaf istemini yerindedir.

Davalıya Tebligat Kanunu ve Tebligat Kanunun uygulanmasına dair yönetmelik hükümleri gereğince usulüne uygun şekilde dava dilekçesi tebliğ edilerek yargılama yapılmak üzere kararın kaldırılması gerekmiştir. Kaldırma sebebine göre davalının diğer istinaf istemleri incelenmemiştir.

HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,

2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,

3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,

Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 01/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/461, K. 2026/1758, T. 01.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-461-e-2026-1758-k-de9855c233d0