Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2024/549 E. 2026/1580 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2024/549
- Karar No
- 2026/1580
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/549 KARAR NO : 2026/1580
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/12/2023 NUMARASI : 2023/407 E. 2023/1047 K. DAVANIN KONUSU : İstirdat KARAR TARİHİ : 09.10.2026 KARAR YAZIM TARİHİ: 09.10.2026
İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11.12.2023 tarih 2023/407 E. 2023/1047 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye .... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA : Davacı vekili, müvekkilinin Güzelbahçe Esnaf ve Sanatkarlar Odası'na kayıtlı esnaf olarak .... ünvanıyla ticari faaliyetlerini yürüttüğünü, müvekkili tarafından keşide edilerek ticari ilişki kapsamında dava dışı....'e teslim edilen.... Bankası A.Ş. İzmir ..Şubesi'ne ait 23.12.2022 keşide tarihli 35.000,00 TL bedelli çekin,... tarafından 03.11.2022 tarihinde dava dışı ....A.Ş.' ye ciro yoluyla verildiğini, çekin bu şirketin zilyetliğindeyken kargoda kaybolması/çalınması sebebiyle, .....A.Ş. tarafından Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/750 Esas sayılı dosyasında çek iptali davası açıldığını, bu davada tedbiren ödeme yasağı kararı verildiğini, çekin arka yüzünde ödeme yasağına dair kararın şerh edilmesine rağmen, çeki hangi sebep ile elinde bulundurduğu tespit edilemeyen davalı tarafından zayi olduğu bilinen çeke dayalı olarak ihtiyati haciz talep edildiğini, İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 11.01.2023 tarihli 2023/31 D.İş, 2023/54 Karar sayılı kararı ile çekin arka yüzündeki şerh dikkate alınmaksızın ihtiyati haciz kararı verildiğini, bu kararın infazı için davalı tarafından İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün 2023/326 Esas sayılı dosyasında müvekkilinin tüm malvarlığı üzerine ihtiyati haciz konulduğunu, İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/403 talimat sayılı dosyasında 19.01.2023 tarihinde ihtiyaten menkul haczine gelindiğinde müvekkilinin çekin takibe konu edildiğinden haberdar olduğunu, haciz tehdidi altında ihtirazi kayıt ile 37.901,90 TL'yi talimat dosyasına ödediğini, aynı dosyada borçlu olarak görünen ....'in de 17.01.2023 tarihinde 37.901,90 TL'yi icra takip dosyasına ödediğini, davacı tarafından şikayet yoluna başvurulduğunu, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 09/02/2023 tarihli, 2023/78 Esas, 2023/92 Karar sayılı kararı ile "Şikayetin kabulü ile, İstanbul 27. İcra Müdürlüğü' nün 2023/326 Esas sayılı dosyasından gerçekleştirilen takipte İstanbul İcra Dairelerinin yetkisizliğine, İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğuna" karar verildiğini, yetkisizlik kararı uyarınca İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün 2023/326 Esas sayılı dosyası davacı yönünden yetkisizlikle kapatılarak, İzmir İcra Müdürlüğüne gönderildiğini, dosyanın İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2023/4259 Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını, ödeme yasağı kararı mevcutken çek hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesinin ve senedin icra takibine konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu iddia ederek, davacının icra takip dosyasına ödediği 37.901,90 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile istirdadına karar verilmesini, alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, müvekkilinin hamili olduğu 23.12.2022 keşide tarihli 35.000,00-TL bedelli çekin karşılıksız çıkması üzerine İstanbul 7.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/31 D.İş ve 2023/54 Karar sayılı ihtiyati haciz kararı verildiğini, kararın İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün 2023/326 Esas sayılı dosyasına konu edildiğini, davacı vekili tarafından İzmir 3. İcra Müdürlüğü'nün 2023/403 talimat sayılı dosyasına 19.01.2023 tarihinde 37.901,90 TL ödeme yapıldığını, akabinde davacı tarafından icra müdürlüğünün yetkisine itiraz edilmesi üzerine İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2023/69 Esas sayılı kararı ile İzmir İcra Dairelerinin yetkili olduğuna karar verildiğini, davacı yönünden icra takip dosyası tefrik edilerek İzmir 24. İcra Müdürlüğü'nün 2023/4259 Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını, takip konusu 37.901,90 TL'nin davacı tarafından talimat dosyasına ödendiğini, davacı tarafça ödenen paranın müvekkiline reddiyatının yapılmadığını, müvekkilinin uhdesine geçen bir para olmadığından davanının hukuki yarar yokluğundan usulden reddi gerektiğini, ödeme yasağı kararı verilen çeklerin icra takibine konu edilmesi hususunda yasal bir engel bulunmadığını, şahsi def'i niteliğindeki iddiaların iyi niyetli hamil olan davalıya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu .... Bankası A.Ş. İzmir ... Şubesi'ne ait 23.12.2022 keşide tarihli, 37535 seri nolu ve 35.000,00 TL bedelli çekte, davacının keşideci durumunda olduğu, davalının senede ciro yoluyla hamil olduğu, ilk cironun çekin lehtarı durumundaki .... imzası ile yapıldığı, davacı keşidecinin kendi imzasını inkar etmediği, çek metnine göre ciro silsilesinde şeklen bir kopukluk bulunmadığı; davacı keşideci çekin cirantanın elinde iken kaybolduğunu iddia etmiş ise de, keşideci ile ciranta arasındaki şahsi def’ilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için hamilin senedi iktisabında kötüniyetli olduğunun kanıtlanması gerektiği, davacı keşideci tarafından çekin arka yüzünde yer alan çek hakkında Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.11.2022 tarihli 2022/750 Esas sayılı ödeme yasağı kararı bulunduğuna dair banka kaydına rağmen çeke dayalı olarak ihtiyati haciz talep edilmesinin ve ihtiyati haciz kararının icra takibine konu edilmesinin davalının kötüniyetli olduğunu kanıtladığı beyan edilmiş ise de, ihtiyati tedbir kararı iyiniyetli hamil durumundaki 3. kişileri bağlamayacağı gibi icra marifetiyle çekin tahsiline de engel teşkil etmeyeceği, hamil davalının çeki iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket ettiğinin, kötüniyetli hamil olduğunun kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davacı vekili, davalı faktöring şirketinin kötüniyetli olduğunu, ödeme yasağı kararı mevcutken senet hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi ve senedin icra takibine konu edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ödeme yasağı kararının hukuki niteliğinin HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati tedbir kararı niteliğinde olduğunu, bu tedbirin açılmış ya da açılacak bir davanın sonucunun etkisiz hale gelmesini önlemeye yarayan geçici nitelikteki himaye olduğunu, tedbir kararı üzerine muhatap bankanın ya da borçlunun senet bedelini ödememesi, düzenleyenin ödeme gücüyle ilgili bir konu olmadığını, bu tedbirin tek amacının senet bedelinin gerçek hak sahibine ödenmesini sağlamak olduğunu, takip konusu çekin ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararını veren Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin TTK madde 757/2 gereği "Mahkeme ödeme yasağı kararı verirken, muhataba senet bedelini tevdi etmesine izin vererek, tevdi yerini tayin eder" şeklindeki açık hükme aykırı olarak tevdi yeri belirlememiş olması sonucu, müvekkilinin kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine muhatap edilmesi ve borçlu olmamasına rağmen ihtiyati haciz masraflarından, vekalet ücretinden ve ayrıca icra takibine konu edilen diğer tüm borç ve borcun ferilerinden sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, çekin iptaline ilişkin Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde iki adet çeke ilişkin iptal davası sürerken, çekleri zilyetliğinde bulunduran ... A.Ş. adına .... şirketine iletişim kanallarıyla ulaşılarak takip konusu olan ve üzerinde ihtiyati tedbir mahiyetinde ödeme yasağı bulunan çekin cari kayıtlarında işli olup olmadığı ve çek bedeline karşılık fatura kesilip kesilmediğinin sorulduğunu,... şirketi tarafından bahse konu çek de dahil olmak üzere 2 adet çekin postada kaybolduğu, buna ilişkin çek iptali davası ikame edildiği, eğer bahse konu çek .... A.Ş. zilyetliğinde ise çeki kendilerine veya çek iptali davasının görüldüğü Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'ne teslim etmelerinin şifahen talep edildiğini, ancak buna rağmen çeki hangi sebeple elinde bulundurduğu tespit edilemeyen alacaklı görünen .... A.Ş. tarafından, çek zayi davasına müdahil olunmaksızın, çekin zayi olduğu bilinerek ve açıkça kötü niyetli olarak, ödeme yasağı olan çek hakkında haksız olarak ihtiyati haciz kararı alındığını ve bu kararın infaz edildiğini, çek uhdesindeyken zayi olan .... şirketi tarafından davalı şirkete ihtarname gönderilerek çekin üç gün içerisinde kendilerine veya çek iptali davasının görüldüğü mahkeme kalemine tesliminin talep edildiğini, çekin alacaklı görünen şirketçe hukuka aykırı yollarla ele geçirildiğinin ve usulsüz iş ve işlemlerle tahsil edilmeye çalışıldığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE: Dava, davacının keşidecisi olduğu ve dava dışı cirantanın elindeyken kaybolan çeke dayalı olarak davalı hamil tarafından alınan ihtiyati haciz kararı üzerine davacı tarafından icra takip dosyasına ödenen tutarın istirdadı istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da, hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Bu düzenleme uyarınca rıza hilafına elden çıktığı ileri sürülen çekin istirdatına karar verilebilmesi için davacının dava konusu yaptığı çekin yetkili hamili olduğunu kanıtlaması yanında, çeki elinde bulunduran yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap ettiğini ya da iktisapta ağır kusuru bulunduğunu ispat etmesi gereklidir. Bu durum karşısında davada ispat yükü çekin istirdatına karar verilmesini talep eden davacıya ait olup, aksinin kabulü kıymetli evrakın mücerretlik ilkesini ortadan kaldırır. Somut olayda dava konusu çekin keşidecisinin davacı ..., lehtar ve birinci cirantanın dava dışı....olduğu, davacının çekin arkasını beyaz ciro şeklinde imzaladığı, çekin davalı tarafından bankaya ibraz edildiği anlaşılmaktadır. İspat yükü davacıda olup ciro silsilesi doğru olan çekin davalı tarafından alınması eylemi nedeniyle davalıya ağır kusur veya kötü niyet atfedilemeyeceği, aksinin davacı tarafça ispatlanmadığı kanaatine varılmakla mahkemece davanın reddine karar verilmesinde usul ve esas bakımından yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 732,00-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 304,40-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-a maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/10/2026 .