Danıştay · Danıştay
Danıştay 2024/2962 E. 2025/684 K.
- Mahkeme
- Danıştay
- Daire
- Danıştay
- Esas No
- 2024/2962
- Karar No
- 2025/684
- Karar Tarihi
T.C. D A N I Ş T A Y İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No : 2024/2962 Karar No : 2025/684
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... Enerji İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1-... Bakanlığı VEKİLİ: Huk. Müş. ...
2- ... Genel Müdürlüğü
İSTEMİN KONUSU : Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11/09/2024 tarih ve E:2024/2169, K:2024/3248 sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: 15/06/2019 tarih ve 30802 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in Ek-1'inde yer alan Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma'nın 4. maddesinde bulunan, "... Değişiklik yapılması hâlinde DSİ söz konusu değişiklikleri şirkete bildirir. Şirket bu planlara uymak zorundadır. Bu durumda şirket, DSİ'den herhangi bir hak talebinde bulunamaz." ibaresi ile 14. maddesinin ve Çekerek (Süreyyabey) Barajı ve HES tesisine ilişkin olarak 2023 yılı için 49.776.314,02-TL hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. Daire kararının özeti: Danıştay Onüçüncü Dairesinin 11/09/2024 tarih ve E:2024/2169, K:2024/3248 sayılı kararıyla; 15/06/2019 tarih ve 30802 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in Ek-1'inde yer alan Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma'nın 4. maddesinde bulunan, "... Değişiklik yapılması hâlinde DSİ söz konusu değişiklikleri şirkete bildirir. Şirket bu planlara uymak zorundadır. Bu durumda şirket, DSİ'den herhangi bir hak talebinde bulunamaz." ibaresi ile 14. maddesinin yönünden; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin birinci fıkrasında, dava açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hâllerde Danıştay'da altmış gün olduğu; dördüncü fıkrasında, ilanı gereken düzenleyici işlemlerde dava açma süresinin ilan tarihini izleyen günden itibaren başlayacağı, ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden dava açabilecekleri; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendinde, dava dilekçelerinin süre aşımı bulunup bulunmadığı yönünden inceleneceği; 15. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde ise, 14. maddenin üçüncü fıkrasının (e) bendine aykırılık görülmesi hâlinde davanın reddine karar verileceğinin kurala bağlandığı, Kararda aktarılan mevzuat birlikte değerlendirildiğinde, düzenleyici işlemin ilanından sonra dava açma süresi içinde bu işlemin iptali istemiyle dava açılabileceği gibi, dava açma süresinin geçmiş olması hâlinde, düzenleyici işlemin uygulanması niteliğinde yeni bir işlem tesis edildiğinde ilgililerin uygulama işlemini veya dayanağı olan düzenleyici işlemi ayrı ayrı veya birlikte dava edebileceklerinin anlaşıldığı; 2577 sayılı Kanun'un 7. maddesinde sözü edilen "uygulama işlemi" kavramının, kural koyucu nitelikteki düzenleyici işlemlere dayanılarak ilgililer hakkında tesis edilen ve onların menfaatlerinin ihlâl edilmesi sonucunu doğuran, başka bir ifadeyle hukuksal durumlarında değişiklik doğuran işlemleri ifade ettiği, Dava konusu Yönetmeliğin 15/06/2019 tarihinde yayınlandığı, ilan tarihinden sonra süresinde dava açılmadığından, işbu davanın süresinde açılıp açılmadığının tespiti bakımından, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinin dördüncü fıkrasında yer alan "düzenleyici işlemin uygulanmasına ilişkin yeni bir işlem tesis edildiğinde ilgililerin uygulama işlemini veya dayanağı olan düzenleyici işlemi ayrı ayrı veya birlikte dava edebileceği" kuralı çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği; davacı tarafından dava dilekçesinde işlemin tebliğ tarihi olarak icra takibi kapsamında gönderilen ödeme emrinin tebliğ tarihine yer verilmekle birlikte kaynak katkı payı tahakkuk işlemlerinin dava konusu düzenleyici işlemin uygulanması mahiyetinde olduğu iddia olunarak bu işlemler de dava konusu edildiğinden, Dairelerinin 11/07/2024 tarih ve E:2024/2169 sayılı ara kararı ile 2023 yılı hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemlerin davacı şirkete tebliğ edilip edilmediği, tebliğ edilmiş ise hangi tarihte ve ne şekilde tebliğ edildiği ve anılan işlemlere karşı dava açılıp açılmadığının sorulduğu; davalı DSİ tarafından 31/07/2024 tarihinde UYAP üzerinden gönderilen cevabi yazı ve eklerinin incelenmesinden, 2023 yılı için hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemin KEP adresi üzerinden davacı şirkete 06/01/2024 tarihinde gönderildiği (davacı şirket tarafından da dava dilekçesinde söz konusu işlemin 06/01/2024 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiştir.) 2023 yılı için hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin işleme karşı ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası ile ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında iki ayrı davanın açıldığı; bu davalardan ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada, davanın incelenmeksizin reddine karar verildiği ve bu kararın temyiz edilmeyerek kesinleştiği; ... İdare Mahkemesi nezdinde açılan davada ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu ve anılan davanın halen derdest olduğunun anlaşıldığı, Bu itibarla, dava konusu düzenlemelerin 15/06/2019 tarih ve 30802 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandığı, uygulama işlemi niteliğinde olan 2023 yılı için 49.776.314,02-TL hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlemin ise 06/01/2024 tarihinde davacıya tebliğ edildiği, uygulama işleminin tebliğini müteakiben düzenleyici işleme karşı uygulama işlemi ile birlikte veyahut ayrı olarak dava açılabilecek iken davacı tarafından düzenleyici işleme karşı uygulama işleminin tebliğini müteakiben dava açılmadığı, her ne kadar davacı tarafından dava konusu işlem ile tahakkuk ettirilen borca ilişkin olarak başlatılan icra takibi üzerine dava açıldığı belirtilmekte ise de icra takibinden önce iptali istenilen düzenleyici işlemlerin uygulaması mahiyetinde tesis edilen işlemin mevcut olduğu, bu nedenle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında başlatılan icra takibinin yeni bir uygulama işlemi kabul edilerek dava konusu uygulama işleminin tebliği ile başlamış olan dava açma süresini yeniden başlatmasının mümkün olmadığı göz önüne alındığında, davacı tarafından ... tarih ve ... sayılı işlemin tebliğ edildiği 06/01/2024 tarihinden itibaren 60 gün içinde en geç 06/03/2024 tarihine kadar uygulama işlemi ile birlikte veya yalnız düzenleyici işlemlere karşı dava açılması gerekirken, bu süre geçirildikten çok sonra 08/07/2024 tarihinde UYAP kaydına giren dilekçeyle açılan işbu davanın düzenleyici işlemlere ilişkin kısmının süre aşımı nedeniyle esasının incelenme imkânı bulunmadığı sonucuna varıldığı, Öte yandan, davacı tarafından, kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin işlemlerin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olmaması nedeniyle icra takibini müteakiben dava açıldığı belirtilmekte ise de, düzenleyici işleme karşı açılacak dava süresini yeniden başlatacak olan uygulama işleminin, idari davaya konu edilebilecek bir idari işlem olma zorunluluğu bulunmadığından söz konusu iddiaya itibar edilmediği; kaldı ki Çekerek (Süreyyabey) Barajı ve HES tesisine ilişkin olarak 2021 yılı için kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işleme karşı davacı tarafından açılan davada, Dairelerinin E:2024/1031 sayılı dosyası nezdinde derdest olduğu, söz konusu davada İdare Mahkemesi'nce işin esasına girilerek inceleme yapıldığı, Çekerek (Süreyyabey) Barajı ve HES tesisine ilişkin olarak 2023 yılı için 49.776.314,02-TL hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. maddesinin 1. fıkrasının (ı) bendinde, "Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması" kuralına yer verilmek suretiyle "derdestlik" bulunmamasının dava açma şartları arasında sayıldığı; 115. maddesinde ise, dava şartı noksanlığı tespit edildiğinde mahkemenin davayı usulden reddedeceğinin kurala bağlandığı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda "derdestlik" müessesesi düzenlenmediği ve Kanun'un 31. maddesinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu ve onun yerine çıkarılan Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun derdestlik ile ilgili maddelerine atıfta bulunulmadığı fakat bununla birlikte, tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir davanın daha önce aynı veya başka bir mahkemede açıldığının ve görülmekte olduğunun tespit edilmesi hâlinde, usul hukukunun temel kavramlarından olan derdestlik müessesesinin temelinde yatan, ilk davanın aynısı olan ikinci davanın açılmasında davacının hukukî yararı bulunmadığı olgusundan hareketle, ikinci davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmesi gerektiği, Dosyanın .... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyası ile birlikte incelenmesinden, davacı tarafından Çekerek (Süreyyabey) Barajı ve HES tesisine ilişkin olarak 2023 yılı için 49.776.314,02-TL hidroelektrik kaynak katkı payı tahakkuk ettirilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı sayılı işlemin iptali istemiyle 08/07/2024 tarihinde kayıtlara alınan dilekçe ile bakılan davanın açıldığı; öte yandan, davacı tarafından aynı işlemin iptali istemiyle 04/06/2024 tarihinde kayıtlara alınan dilekçe ile ... İdare Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasına kaydedilen bir davanın daha açıldığı ve anılan davada davanın süre aşımı nedeniyle reddine karar verildiği, söz konusu karara karşı istinaf başvurusunda bulunulduğu ve bu davanın derdest olduğunun anlaşıldığı; bakılan davanın aynı istemle açılmış ve tarafları ile sebepleri de aynı olan ikinci bir dava olduğu, ayrıca her iki davada elde edilmek istenen hukukî yararın da aynı olduğu sonucuna varıldığı, Bu itibarla, davacının ilk davadan sonra açılan işbu davayı açmakta derdestlik nedeniyle korunmaya değer güncel bir hukukî yararı bulunmadığından, ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden davanın derdestlik nedeniyle incelenmesinin mümkün olmadığı, 15/06/2019 tarih ve 30802 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Elektrik Piyasasında Üretim Faaliyetinde Bulunmak Üzere Su Kullanım Hakkı Anlaşması İmzalanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik'in Ek-1'inde yer alan Hidroelektrik Enerji Üretim Tesisinin Su Kullanım Hakkı ve İşletme Esaslarına İlişkin Anlaşma'nın 4. maddesinde bulunan, "... Değişiklik yapılması hâlinde DSİ söz konusu değişiklikleri şirkete bildirir. Şirket bu planlara uymak zorundadır. Bu durumda şirket, DSİ'den herhangi bir hak talebinde bulunamaz." ibaresi ile 14. maddesi yönünden 2577 sayılı Kanun'un 15/1-b maddesi uyarınca davanın süre aşımı nedeniyle reddine; ... tarih ve ... sayılı işlem yönünden ise davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, bir işlemin dava konusu edilebilmesinin temel koşulunun, o işlemin kesin ve yürütülmesi zorunlu bir işlem olması olduğu; buna bağlı olarak, işlemin dayanağı olan ve yayımı tarihi itibarıyla dava açma süresi geçen düzenleyici işlemin dava edilebilmesi için de yine ortada kesin ve yürütülmesi zorunlu iptal davasına konu olabilecek idari bir işlem olması gerektiği; davalı İdare tarafından, yıllara ilişkin kaynak kullanımı katkı payının ödenmesi için her yılın Ocak ayında muhataplarına yazı gönderildiği ve gönderilen bu yazıların, dava dilekçesi ekinde sunulan, davalı idare savunma dilekçelerinde yer alan İdare Mahkemeleri ve Danıştay Kararlarında kabul edildiği üzere, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlem olarak kabul edilmediğinden bu yazılara karşı dava açılamadığı, dava açılabilmesi için İdarenin icra takibi gibi kesin ve yürütülmesi zorunlu yeni bir işlem tesis etmesi gerektiği; davalı İdare tarafından her yılın Ocak ayında gönderilen kaynak kullanımı katkı payının ödenmesine ilişkin yazıların, kesin ve yürütülmesi zorunlu işlemler olmayıp bu hususun İdare Mahkemeleri ve Danıştay tarafından aynı şekilde kabul edildiği, Danıştay Onüçüncü Dairesi'nin kesin ve yürütülmesi zorunlu olmayan davalı İdarenin ödeme yazılarının tebliği ile dava açma süresinin başlayacağına ilişkin kararının, Dairenin aynı konudaki diğer kararlarına ve hukuka aykırı olduğundan bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idarelerden Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından, Danıştay Onüçüncü Dairesince verilen kararın usul ve hukuka uygun bulunduğu ve temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur. Diğer davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile Daire kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra dosya tekemmül ettiğinden davacının yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan; "a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması, b) Hukuka aykırı karar verilmesi, c)Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması" sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU: Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin reddine, 2.Yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın kısmen süre aşımından reddine, kısmen incelenmeksizin reddine ilişkin Danıştay Onüçüncü Dairesinin temyize konu 11/09/2024 tarih ve E:2024/2169, K:2024/3248 sayılı kararının ONANMASINA, 3. Kullanılmayan ...- TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine, 4. Kesin olarak, 24/03/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.