Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/699 E. 2026/938 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/699
Karar No
2026/938
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/699

KARAR NO:2026/938

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:07/11/2025 tarihli ek karar

NUMARASI:2025/1140 Esas, 2025/1055 Karar

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir

KARAR TARİHİ:02/07/2026

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan; talep eden yüklenici tarafından, iş sahibi karşı yana verilen banka teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine dair tedbir verilmesi talebine ilişkin olup, mahkemece 25.09.2025 tarihli karar ile verilen tedbir kararına karlı yan tarafından yapılan itirazın reddine dair verilen 07.11.2025 tarihli ek karara karşı karşı yan iş sahibi vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.İhtiyati tedbir talep eden vekili talep dilekçesi ile; talep eden şirketin; Türkiye'de yıllardır aktif olan ... halihazırda Balıkesir'in Bandırma ilçesinde inşa edilmekte olan ... ... Şirketi'ne ait ... Projesinin de yüklenicisi olduğunu, talep eden şirketin, 08.07.2019 tarihinde İşsahibi ile bir EPC Sözleşmesi imzalayarak; Proje'nin anahtar teslim yapımını üstlendiğini, yüklenici şirketin 2019 yılından bugüne, global ölçekte ve ülkemiz özelinde yaşanan krizlere rağmen Proje'nin çalışmalarına aralıksız devam ettiğini ve projenin sonuna gelindiğini, özellikle Covid-19 pandemisi, Rusya-Ukrayna savaşı, 6 Şubat büyük Kahramanmaraş depremi, Türkiye'nin içinde bulunduğu ekonomik koşulların getirdiği maliyet artışları ve sair engel ve güçlüklere rağmen; projenin sözleşmede belirtildiği şekilde kabule hazır duruma getirildiğini, inşa edilen tesise ilişkin olarak; 08.09.2023 tarihinden; 24.11.2023 tarihine kadar toplam 77 gün boyunca performans testleri yapıldığını ve bu testlerin 24.11.2023 tarihinde başarıyla sonuçlandığını, performans kabul tutanağının imzalanmasının hemen ertesi günü; işsahibinin 04.01.2024 tarihli ve 2024/01/05/003 no'lu yazısının ulaştığını, söz konusu yazı ile iş sahibinin, proje'nin taraflar arasındaki sözleşmeye göre 14.4.2023 tarihinde tamamlanması gerektiğini, arasındaki iyi niyet ilişkisi çerçevesinde; bir aylık ek süre verilmek suretiyle, projenin tamamlanma tarihinin 14.05.2023 olduğunu iddia ettiğini, toplam 235 günlük bir gecikmenin olduğundan bahisle, yüklenici şirketin iş sahibine ödemesi gereken gecikme cezası tutarının 9.870.000,00 USD olduğunu, ancak sözleşmede gecikme cezası üst limitinin 7.000.000,00 USD olmasından dolayı; söz konusu yazının tebliğinden itibaren 30 günlük süre içerisinde bu tutarın kendilerine ödenmesi gerektiğini, aksi takdirde bu ödemelerin yüklenici şirketin hak edişlerinden veya banka teminat mektuplarından tahsil edeceğini ihtar ettiğini, belirterek; ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile muhatabı karşı yan iş sahibi olan ...Bankası A.Ş. tarafından düzenlenen 03.09.2024 tarihli, ... referans no'lu, 3.400.000,00 USD meblağlı 2 no.'lu kesin teminat mektubu'nun, talep eden yüklenici şirket tarafından Milletlerarası Tahkim Odası Tahkim Prosedürüne göre açılacak tahkim davası neticesinde verilecek tahkim kararı kesinleşinceye kadar nakde çevrilmesinin önlenmesi yönünde bir ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 25.09.2025 tarihli karar ile;Taraflar arasında, bor karbür üretim tesisi olma özelliğini taşıyan tesisin yapımı işi projesi kapsamında 08/07/2019 tarihinde sözleşme akdedilmiş, iki banka teminat mektubu hazırlanmış, akabinde imzalanan 11/07/2025 tarihli sulh protokolü kapsamında ihtiyati tedbir talep eden yüklenici tarafından; iş sahibine, muhatabı ... ... A.Ş.olan, ...Bankası A.Ş. tarafından düzenlenmiş 03/09/2024 tarihli, 3.400.000,00 ABD doları meblağlı teminat mektubu verilmiş olup, ihtiyati tedbir talep edenin teminat mektuplarını haksız olarak nakde çevirerek büyük zararlara yol açma riski bulunduğu iddialarıyla ihtiyati tedbir talep ettiğini, somut olayda; tarafların aralarındaki ticari ilişki kapsamında sulh protokolü ile daha önce verilmiş banka teminat mektuplarına ilişkin bir sulhe varılmış olduğu ve bu banka teminat mektubunun bu sulh protokolüne göre düzenlendiği, ihtiyati tedbir talep eden vekilin önceki teminat mektuplarının nakde çevrilmemesi için emsal mahkeme kararlarını sunduğu, talep edenin protokolü müteakip iyi niyetle kesin kabul yapılıncaya kadar geçerli olmak üzere iş bu banka teminat mektubunu iş sahibine verdiği, iş sahibinin ise eksik işlere ait bir raporu ;tek taraflı hazırlayarak önel vermediği, bu durumda eksik ve ayıplı işler olup olmadığı, var ise miktarı ve mektupların tazmin edilme koşullarının oluşup oluşmadığının yargılama ile anlaşılacağı, bu koşullarda ivedilik ve hakkın tehlikede olması, tahkime başvurmak için arada geçecek sürede gecikme halinde tazmin ile ciddi bir zararın doğabileceği, talep sahibinin hakkını tehdit eden yakın bir tehlike nedeniyle ivedi bir koruma ihtiyacı içinde bulunduğuna dair yaklaşık ispatın da mevcut olduğu, taraflar arasındaki menfaat dengesi gözetildiğinde, benzer mahiyetteki İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2019/1505 Esas, 2019/1004 Karar sayılı ilamınında nazara alındığı, gerekçesi ile; ihtiyati tedbir talep edenin talebinin KABULÜ ile; talep konusu, muhatabı ... A.Ş olan, ...Bankası A.Ş. tarafından düzenlenmiş 03/09/2024 tarihli, ... referans no'lu, 3.400.000,00 USD meblağlı teminat mektubu, aleyhine ihtiyati tedbir talep edilen ... A.Ş tarafından paraya çevrilmesinin İHTİYATİ TEDBİR YOLUYLA ÖNLENMESİNE, İhtiyati tedbir isteyen tarafından 6100 sayılı HMK'nın 87. maddesi gereğince takdiren, tedbire konu teminat mektuplarının toplam tutarı olan (3.400.000,00 USD) 141.131.620,00 TL' nin %15' i (21.169.743,00 TL) oranında nakdi teminat yatırılmasına veya aynı miktarda kesin ve müddetsiz muteber banka teminat mektubunun dosyaya sunulmasına, HMK'nun 393. maddesi uyarınca işbu tedbirin uygulanmasının kararın tebliğinden itibaren bir hafta içinde istenilmemesi halinde kararın kendiliğinden kalkmış sayılmasına, 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 10/A maddesi uyarınca, karar tarihinden itibaren 30 gün içinde tahkim davasının açıldığına ilişkin evrakın mahkememize ibrazına, bu süre içinde dava açılmadığı, dava açılıp da aynı süre içinde evrak ibraz edilmediği taktirde, İhtiyati Tedbirin Kendiliğinden Hükümsüz Kalacağının İhtarına, karar verilmiştir.İhtiyati tedbir talebine itiraz eden vekili cevap dilekçesinde özetle; iş sahibi şirket ile ihtiyati tedbir talep eden davacı arasında 16.10.2019 tarihinde EPC (Mühendislik, Tedarik ve İnşaat-Makine Ekipman Kurulumu) sözleşmenin imzalandığını, sözleşme kapsamında, ... Tesisi'nin anahtar teslim olarak inşa edilmesine yönelik anlaşma sağlandığını, sözleşme konusu işin süresi 24 ay olduğunu, anahtar teslim projeden kasıt sadece üretim tesisi binasının yapımı işi değil, tesisin üretime geçmesi için gerekli inşaat ve tüm teknik altyapının kurulumu, makine teçhizat satın alımı ve kurulumu, bor karbür üretimi ve know-how'ının transferi ile birlikte müvekkili şirkete teslim edilmesi işlerinin tamamını kapsadığını, sözleşmeye göre Proje Yatırım Değeri 70.000.000-USD olduğunu, ilgili sözleşmenin sabit fiyat garantili şekilde akdedildiğini; ekonomik dalgalanmalar, fiyat artışları, döviz kurundaki volatilite yaşanabileceği hususları zaten sözleşmenin akdedildiği 2019 tarihinde her iki taraf basiretli tacirler tarafından öngörüldüğünü, sözleşmenin bedeline yönelik olarak; iş sahibi şirket tarafından 14.000.000 USD, 40.000.000 USD ve diğer hakedişler ile birlikte bugüne kadar yüklenici firmaya sözleşme konusu işlerin tamamı için toplam 68.989.732,82 USD ödeme yapıldığını, ihtilafın geçici koruma tedbiri niteliğinde olan ihtiyati tedbir hakkındaki kararın da ihtilaf konusu olaylara en yakın olan hakemlere bırakılması gerekeceğini, iş sahibi şirket tarafından teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönündeki talimatın 19.09.2025 tarihinde saat 13:52'de bankaya iletildiğini, tedbir kararının 25.09.2025 tarihinde verildiğini, aradan geçen süre içerisinde ilgili banka tarafından gerekli işlemler tamamlanmakta iken; mahkemenin tebbir kararının tebliğ edilmesi üzerine, hukuki bir gerekçe olmamasına karşın; banka tarafından nakte dönme işlemleri durdurulduğunu, bu durumda bankanın sorumluluğunun da gündeme geleceğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesi için bankaya başvurulduğunda; bankanın o günlük yeterli bakiyesinin olmaması sebebiyle nakde çevirme işlemini ertesi gün yapabileceğini belirtse ve bu arada lehtar tarafından teminat mektubunun paraya çevrilmemesi yönünde muhataba yönelik olarak ihtiyati tedbir kararı alınmış olsa dahi, banka muhatabın kendisine başvurduktan sonra alınmış olan ihtiyati tedbir kararını gerekçe göstererek sorumluluğunu ortadan kaldıramayacağını, iş sahibi şirket tarafından nakde dönme talimatının ihtiyati tedbir kararından 5 gün önce verilmiş olmasına karşın, bankanın 26.09.2025 tarihinde kendisine tebliğ edilen ihtiyati tedbir kararının varlığı nedeniyle ödeme yapmaktan kaçınmasının ilgili devlet bankasının sorumluluğunu doğurduğunu, belirterek; ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talep etmiştir. Mahkemece 07.11.2025 tarihli ek karar ile; İhtiyati tedbir talep edenin 10/10/2025 tarihli beyan dilekçesi ile karşı taraf aleyhinde sözleşmedeki tahkim klozu uyarınca tahkim davasının 09.10.2025 tarihinde açıldığını gösteren ve ilgili tahkim merkezince düzenlemiş olan belgeyi sunduğunu, MTK.nun 10/A maddesine göre taraflardan birinin; mahkemeden ihtiyati tedbir kararı almış ise 30 gün içinde tahkim davasını açmak zorundaolduğu, aksi halde ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkacağını, somut olayda süresi içinde tahkime başvurulduğu, tedbirin kendiliğinden kalkmış sayılması halinin mevcut olmadığı, uyuşmazlığın artık esas yer olan tahkimde çözüleceği, İhtiyati tedbire itiraz bakımından; mahkemenin mi; tahkim merciinin mi; karar vereceği hususunda, uygulamadaki farklı kararlarda; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi' nin 2022/3529 Esas, 2022/4699 Karar sayılı kararının belirleyici olduğunu, Bölge Adliye Mahkemeleri dairelerinin kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine yönelik bu kararda, taraflar arasında yabancılık unsuru olan ve yabancı tahkim heyeti tarafından çözülecek uyuşmazlıklarda; Türk mahkemelerinin verdiği ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına itirazın tahkime başvuru yapılsın veya yapılmasın Türk Mahkemeleri tarafından değerlendirileceği (milli tahkim söz konusu olursa itirazın incelenmek üzere dosyanın hakeme/hakem heyetine gönderileceği; yabancı tahkim söz konusu olursa Türk mahkemelerinin karar vereceği) hükme bağlandığını, taraflar arasında daha önce de ihtilaf olduğu; İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2024/101 D.İş, 2024/95 Karar ve İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi' nin 2024/241 D.İş, 2024/248 Karar sayılı kararıyla banka teminat mektubunun nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesine karar verildiği; tarafların daha sonra aralarında sulh protokolü yaptığı, bedel ve iş süresine ilişkin yeni düzenlemeler getirdiği, İhtiyati tedbir talep edenin, eksik ve ayıplı iş olmadığını, karşı tarafın tek taraflı bir tutanak hazırlayıp ertesi gün, önel vermeden banka teminat mektubunu tazmin etmek için bankaya başvurduğunu, kar kaybının sözleşme maddesi gereği talep edilemeyeceğini; tedbirin kaldırılmasını talep edenin ise eksik işlerin olduğunu, işin süresinde yapılmadığını ve eksik/ayıplı işlerin talep eden yüklenici tarafından yerine getirilerek; doğan zararın ve uğradıkları kazanç kaybının tazmininin gerektiğini ileri sürdüğünü, iki tarafın bu iddialarına ilişkin; uyuşmazlığın yabancı tahkim heyetince çözülerek haklılık durumunun netleşeceği, ancak bu aşamada mahkemenin teknik bir inceleme de yapmadan değerlendireceği hususun; yaklaşık ispatın olup olmadığı, tedbir olmadığı takdirde telafisi güç zararların doğup doğmayacağı ve tarafların menfaat dengesinin olayın oluşuna göre korunması hususlarında değerlendirme yapmaktan ibaret olduğunu, tarafların daha önce de; banka teminat mektuplarının tazmini için ihtilaf yaşadığı ve sulh protokolüne bağlanarak; önceki teminat mektuplarının düşürüldüğü, nitekim İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin verdiği ihtiyati tedbir kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53. Hukuk Dairesi' nin incelemesinden geçerek; tedbir kararının isabetli bulunduğu, eksik işlere ilişkin tek taraflı bir tutanak dışında tedbir isteyenden sadır olmuş açık olmasa bile dolaylı/zımni bir kabulün mevcut olmadığı, eksik işler tutanağından bir gün sonra süre veya bilgi verilmeden bankaya başvurulmuş olması, geçici kabulün yapılmış olması, ayrıca bunların yanı sıra banka teminat mektubunun haksız olarak nakde çevrilmesinin sonuçları ile haklı olunmasına rağmen çevrilmemesinin sonuçları arasında mukayese yapıldığında, tedbir boyunca teminat mektubu süresinin dolmayacağı ve aleyhine tedbir hükmedilen tarafın tahkim yargılaması sonucunda haklı çıkması halinde zararı döviz cinsinden olan teminat mektubuyla tazmin yoluna gidebileceği (hatta muhatap bankanın ödeme yapamaması halinde kontgarantör bankanın da mevcut olduğu), öte yandan şayet teminat mektubu haksız nakde çevriliyor ise tedbir isteyen tarafın uğrayacağı zararın telafisinin çok güç olacağı nazara alınarak; taraflar arasındaki menfaat ve risk dengesi bakımından ihtiyati tedbire itirazın reddine karar vermenin; olayın ve dosyanın durumuna daha uygun olduğu, gerekçesi ile karşı yan iş sahibini ihtiyati tedbire itirazın REDDİNE karar verilmiştir.Karşı taraf ... Şirketi vekili istinaf dilekçesi ile; Proje teslim süresinin tadil sözleşmeleri ile belirlenen tarihten itibaren 11 ay daha uzaması neticesinde ise iş sahibi şirketin, sözleşme gereği belirlenen gecikme cezasının uygulanmasını talep ettiğini, gecikme cezası uygulanması talebinin, davacının kötü niyet ve haksızlık iddialarının aksine, imzalanan Sözleşme hükümlerine göre haklı ve hukuka uygun olduğunu, mahkeme tarafından verilen ihityati tedbir kararının, taraflar arasında akdedilen sözleşme hükümlerine, hukuka ve daha da önemlisi kamu yararına aykırı olup; iş bu tedbir kararının uygulanması nedeniyle, iş sahibi şirketin, telafisi imkansız zararlarla karşı karşıya kaldığını, iş sahibi şirketin ortaya koyduğu araştırma geliştirme ve üretim faaliyetleri, ticari çıkar sağlamaktan çok, yerli ve milli olarak savunma sanayiinin ihtiyaç duyduğu bor türevi malzemelerin üretimini hedeflediğini ve kamu yararını gözettiğini, yerel mahkemenin söz konusu tedbir kararını verebilme yetkisi bulunmadığını, taraflar arasındaki sözleşmede tahkim yerinin açıkça Singapur olarak belirlendiğini, iş sahibi şirket tarafından, teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönündeki talimatın 19.09.2025 tarihinde saat 13:52'de bankaya iletildiğini, mahkemece tedbir kararının 25.09.2025 tarihinde verildiğini, aradan geçen süre içerisinde ilgili banka tarafından gerekli işlemler tamamlanmakta iken mahkemenin tebbir kararının tebliğ edilmesi üzerine, hukuki bir gerekçe olmamasına karşın; banka tarafından nakte dönme işlemleri durdurulmuş olup; bu durum bankanın sorumluluğunu da gündeme getirdiğini, teminat mektubunun nakde çevrilmesine yönelik talimatın ilgili bankaya iletildiği sırada, Sayın Mahkeme tarafından henüz ihtiyati tedbir kararı verilmediğini, ihtiyati tedbir kararının kaldırılması taleplerinin reddi durumunda mahkemece uğranılacak zararın yeniden değerlendirilerek; en azından zararın karşılanmasına yetecek miktarda bir teminat tutarı belirlenmesi ve anılan teminatın verilecek kesin süre içinde yüklenici tarafından mahkeme veznesine yatırılması yönünde karar tesis etmesi gerektiğini, tedbirin devam etmesi halinde, ...’un teminat mektubunu kullanarak eksiklikleri tamamlama imkanının ortadan kalkacağını ve sözleşmenin temel güvencesinin işlevsiz hale geleceğini, tesis edilen karar ile birlikte; iş sahibinin sözleşme konusu tesisi teslim alamadığını ve tam kapasite faaliyetine başlayamadığını, belirterek; yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinin bir türü olan arsa payı karşılığında inşaat sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.İhtiyati tedbir talep eden ... yüklenici, karşı taraf ise iş sahibidir.Taraflar arasında; 08.07.2019 tarihinde EPC (Mühendislik, Tedarik ve İnşaat-Makine Ekipman Kurulumu) sözleşme imzalanmıştır.Talep, eser sözleşmesinden kaynaklanan yüklenici tarafından iş sahibine verilen banka teminat mektuplarının nakde çevrilmesinin tedbiren önlenmesi istemlidir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin 12.10.2922 tarih, 2022/3529 E., 2022/4699 K sayılı " Bölge Adliye Mahkemeleri Hukuk Daireleri arasındaki kesin nitelikteki kararları arasındaki uyuşmazlığın giderilmesine dair kararına göre, Uluslararası tahkime tabi uyuşmalıklarda, tahkimde dava açılmadan önce Türk Mahkemeleri tarafından verilen tedbir kararına yapılan itirazın da Türk Mahkemeleri tarafından değerlendirilmesine karar verildiği ve uyuşmazlığın bu şekilde giderildiği, talep eden yüklenicinin; karşı taraf iş sahibinde bulunan teminat mektuplarının nakde çevrilmemesi için tahkimde dava açmadan önce Türk Mahkemesinden tedbir kararı talep ettiği, mahkemece teminat karşılığı talep edenin tedbir isteminin kabulüne karar verildiği, karşı yanın bu karara itiraz ettiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamına ve talep edenin süresi içinde tahkime başvurmuş olduğu ve teminat mektubunun nakde çevrilmesi koşullarının oluşup oluşmadığının; bu yargılama sonucu belirleneceği anlaşıldığından; Mahkemece; tarafların iddialarının ancak yargılama ile netleşeceği, tedbir boyunca teminat mektubu süresinin dolmayacağı ve aleyhine tedbir hükmedilen tarafın tahkim yargılaması sonucunda haklı çıkması halinde zararı döviz cinsinden olan teminat mektubuyla tazmin yoluna gidebileceği, hatta muhatap bankanın ödeme yapamaması halinde; kontgarantör bankanın da mevcut olduğu, teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesi halinde ise tedbir isteyen tarafın uğrayacağı zararın telafisinin çok güç olacağı nazara alınarak; taraflar arasındaki menfaat ve risk dengesi bakımından ihtiyati tedbire itirazın reddine karar vermenin; olayın ve dosyanın durumuna daha uygun olduğu, gerekçesi ile karşı yan iş sahibinin, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesi isabetli olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 07/11/2025 tarih ve 2025/1140 Esas, 2025/1055 Karar sayılı, ek kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE,

2 -Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına YER OLMADIĞINA,

3 -Karşı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olmak üzere 02/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/699, K. 2026/938, T. 02.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-699-e-2026-938-k-f98222d7856c