Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/979 E. 2026/985 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/979
- Karar No
- 2026/985
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/979
KARAR NO:2026/985
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:04/06/2026
NUMARASI:2026/100 Esas (Derdest)
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)|İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
KARAR TARİHİ:14/07/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili birleşen İstanbul 18.ATM 2026/432 Esas sayılı dosyadaki dava dilekçesi ile; İcra ve İflas Kanunu m. 257 ve devamı hükümleri gereği: İhtiyati haciz, alacaklının alacağının tahsili tehlikeye düştüğünde, mahkeme kararıyla borçlunun mal varlığına konulan geçici tedbir müessesesidir. Davacı müvekkilimiz; davalının teminat mektuplarını nakde çevirmeye çalıştığını, Ticari faaliyetlerini sona erdirerek malvarlığını eritme tehlikesi bulunduğunu, İtirazın kötüniyetli olduğunu ve alacağın tahsilinin tehlikeye düştüğünü tespit ettiğini, bu nedenle, 15.945:110,93 TL asıl alacak için davalının malvarlığına ihtiyati haciz konulması gerektiğini, davanın kabulü ile taraflarınca İstanbul 8. İcra Müdürlüğünün .... sayılı icra takip dosyasına yapılan itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve asıl alacağın ticari faizi ile tahsiline, takip konusu alacağın %40'ınden az olmamak üzere hükmedilecek icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak tarafımıza ödenmesine, dava sonunda davacı müvekkilimizin alacağının tahsilinin imkansız hale gelmemesi ve davalının mallarını kaçırıp davayı semeresiz bırakmaması için davalı adına kayıtlı olan taşınır, taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde bulunan hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemenin 04/06/2026 tarihli ara kararında; Davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi; dava konusu yapılan ve varlığı iddia olunan alacağı teminat altına alma amaçlı olup alacağın varlığı, miktarı ve muacceliyeti konusunda mevcut delil durumuna göre tam bir kanaat edinilmemiş olmakla ve bu talep yargılamayı gerektirmekle İİK 257/1 ve 2. maddeleri koşulları oluşmadığından davacının ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesiyle, geçici hukuki koruma tedbirleri olan ihtiyati haciz kararlarının esas hakkındaki yargılama tamamlanmadan alacağın tahsilini güvence altına almayı amaçladığından, ispat ölçüsü olarak yaklaşık ispatın yeterli olduğunu, müvekkil şirketin sunduğu delillerin yaklaşık ispatı sağladığını, müvekkil şirketin ihtiyati haciz talebini desteklemek üzere gerekli belgeleri mahkemeye sunduğunu, bu belgelerin müvekkil şirketin 64.046.648,34 TL bedelli bir eser sözleşmesi kurduğunu, davalı ... İnşaat'a 55.016.452,82 TL ödeme yaptığını, ancak davalının 8 hakediş üzerinden sadece 40.522.418 TL değerinde iş tamamladığını ve geriye dönük olarak hakediş iptal ederek 30.522.418,22 TL tutarında iade faturası kesmek suretiyle haksız talep ortaya çıkardığını yaklaşık olarak ispat ettiğini, mahkemenin "Yargılamayı Gerektiriyor" gerekçesinin hatalı olduğunu, ilk derece mahkemesinin "alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmektedir" diyerek ihtiyati haczi reddettiğini, bu yaklaşımın ihtiyati haciz müessesesinin doğasına aykırı olduğunu, ihtiyati haczin dava veya takip sürerken alacağın tahsilini güvence altına almak için öngörülmüş bir geçici hukuki koruma tedbiri olduğunu, müvekkil şirketin noterden ihtarname göndererek sözleşmenin yükümlülüklerine yerine getirmesi için davalıya ihtar çektiğini, ... İnşaat'ın 09.01.2026 tarihinde iade faturası kestiğini, bu faturanın taraflar arasında hesaplaşma sürecinin başladığını gösterdiğini, müvekkil şirketin İstanbul 8. İcra Müdürlüğü .... sayılı dosya ile ilamsız icra takibi başlattığını, bunun alacağın muaccel olduğunun en açık göstergesi olduğunu, davalı şirketin mal kaçırma riskinin yüksek olduğunu, ... İnşaat'ın davacının vermiş olduğu teminat mektuplarını paraya çevirmeye çalıştığını, davacının İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2026/46 Değişik İş dosyasından ihtiyati tedbir kararı alarak teminat mektuplarının paraya çevrilmesini durdurduğunu, ... İnşaatın elindeki malvarlığını başka yerlere kaydırarak davacının alacağının tahsili imkanını ortadan kaldırabileceğini, bu durumda davacının telafisi imkansız zararlar ile karşılaşacağını belirterek yerel mahkeme ara kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
DEĞERLENDİRME:Uyuşmazlık, 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. maddesinde; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir. Dosya muhteviyatı, davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olduğu ve mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında 02.01.2025 tarihli "..." taşeron sözleşmesi imzalanmıştır. Sözleşmeye göre ihtiyati tedbir talep eden alt yüklenici-karşı taraf ise asıl yüklenicidir.Dairemizin 2026/766 Esas, 2026/754 K.sayılı ilamında, davacı alt yüklenici tarafından davalı yükleniciye teminat olarak verilen teminat mektuplarının paraya çevrilmemesi yönünde teminatla ihtiyati tedbir kararı verilmiştir. İş bu talebinde davacı-alt yüklenici icra takibine konu ettiği alacağı için ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ise de alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirmekte olup mahkemece ihtiyati haczin reddine dair verilen karar ihtiyati haciz şartları oluşmadığından dosya kapsamına göre isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1 -İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 04/06/2026 tarih ve 2026/100 Esas sayılı ara kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince REDDİNE,
2 -İstinaf harçları peşin alındığından ayrıca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3 -Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362/1-f bendi gereğince KESİN olmak üzere 14/07/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi.