Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1464 E. 2026/1377 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1464
Karar No
2026/1377
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1464

KARAR NO:2026/1377

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:13/05/2026 tarihli D.İş

NUMARASI:2026/542 Esas - 2026/543 Karar

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince kabulü sonrasında vekilinin ihtiyati hacze itirazın reddine dair verilen ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden vekili, dilekçesinde özetle; Borçlu şirketlerin müvekkiline olan borcundan dolayı TC. ... Bankası ... çek numaralı 02.05.2026 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli çek verildiğini, müvekkili şirketin alacağı hiçbir teminata bağlı olmadığı gibi borcun vadesi dolduğu halde borçlular tarafından ödenmediğini, çekin süresi içerisinde bankaya ibraz edildiğini ancak karşılıksız çıktığını, borcun ödenmesi için her ne kadar sözlü taleplerde bulunulmuşsa da borçlular tarafından müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını iddia ederek, borçluların kaçma ihtimaline binaen, borçlular hakkında hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 13.05.2026 tarihli değişik iş kararında; "...Yargı yetkisini, Anayasanın 9. maddesine göre, Türk Milleti adına kullanan Mahkememizce, uyuşmazlık konusu hakkında, yapılan yargılama sonunda(Ay. m.141); sunulan deliller, talep dilekçesi ekinde sunulan yukarıda vasıfları yazılı belge(ler), iddia ve beyanlar ile tüm dosya mündericatı incelenip hep birlikte değerlendirildiğinde; talebe konu alacağın muaccel olduğu ve İ.İ.K. nun 257. maddesindeki şartların gerçekleştiği anlaşılmakla..." ihtiyati haciz talebinin kabulü ile; yukarıda isimleri yazılı borçluların yedinde veya üçüncü şahıslarda bulunan taşınır ve taşınmaz malları ile diğer hak ve alacaklarının borca yeter miktarı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden/borçlu....Şti vekili, itiraz dilekçesinde özetle; Hatır senetlerinin, tarafların aralarında yapmış oldukları özel bir anlaşmayla baştan bedelsiz kıldıkları kambiyo senetleri olduğunu, temel borç ilişkisinin mevcut olmamasına rağmen, tarafların iradeleri ile kambiyo senedi düzenledikleri bu halin uygulamada "hatır senedi" olarak adlandırıldığını, esasen bu tür senetlerde temel alacağın, yani senedin düzenlenmesinin dayanağı olan temel borç ilişkisinin mevcut olmadığını, dolayısıyla senedin (davaya konu takipte çek) baştan itibaren bedelsiz olduğunu belirtmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 05.06.2026 tarihli ek kararla;"...İhtiyati hacze itirazın duruşmalı olarak görülmesine karar verilmekle, mahkememiz 04/06/2026 tarihli celsesinde, ihtiyati hacze yapılan itirazların yargılama aşamasında değerlendirilmesi gerektiğinden reddine karar verilerek..." gerekçesiyle, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ....Şti vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Alacaklı tarafça müvekkili aleyhine ihtiyati haciz kararı alınarak kambiyo senetlerine özgü icra takibine konu edilen çekin kambiyo senedi vasfına haiz olmadığını, alacaklı şirkete hatır çeki olarak verildiğini, herhangi bir ticari alış verişe dayanmayan alacak iddiası ile müvekkili şirketin alacaklı tarafa herhangi bir borcunun olmaması nedeniyle çekin bedelsiz kaldığını, hatır senetlerinin tarafların aralarında yapmış oldukları özel bir anlaşmayla baştan bedelsiz kıldıkları kambiyo senetleri olduğunu, uygulamada hatır senedi olarak adlandırıldığını, talep edenin dilekçede, hiçbir delil göstermeden soyut şekilde alacağın muaccel hale geldiğini ve müvekkili tarafından ödenmediğini beyan ettiğini, henüz muaccel dahi olmayan bir alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunulmasının kanunen mümkün olmayacağını ayrıca mahkeme kararlarının gerekçeli olması gerektiğini, taraflar arasında temel alacak ilişkisi olmadığını iddia ederek, ihtiyati hacze itiraz talebinin reddine ilişkin kararın kaldırılmasını aksi takdirde düzeltilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 265. madde gereğince ihtiyati hacze itirazın reddi kararının istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın reddine dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekili; borçlu şirketin ... Bankası ... Şubesindeki çek hesabından diğer borçlu ...Şirketi adına 02.05.2026 tarihinde keşide edilen 1.000.000,00 TL bedelli çekin cirantası olarak bankaya ibrazında çekin karşılıksız çıkması nedeniyle İİK 257.maddesi gereğince ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir.Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın muaccel ve rehinle temin edilmemiş olması gerekmektedir. İİK'nın 265/1.maddesi hükmü uyarınca borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir.Çek'in hatır çeki olduğuna dair itirazlar İİK'nın 265. maddesinde sayılan itirazlar içerisinde yer almadığından ve ancak açılacak bir menfi tespit davası içerisinde tartışılabileceğinden, borçlu şirket vekilinin bu konudaki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 15.06.2026 tarihli ek karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR;Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati hacze itiraz eden borçlu tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.14.07.2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1464, K. 2026/1377, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1464-e-2026-1377-k-39485e1f83a0