İlk Derece Mahkemesi ·

İlk Derece Mahkemesi 2026/948 E. 2026/699 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Esas No
2026/948
Karar No
2026/699
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2026/948 Esas KARAR NO : 2026/699 Karar

DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 07/08/2025 KARAR TARİHİ : 29/09/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, Yukarıda adı ve adresi yazılı davacı tarafından açılan hukuk davasının 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. Maddesi gereğince Türk Milleti adına yargılama yapmaya görevli ve yetkili İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda aşağıda gerekçesi yazılı hükme ulaşılmıştır. DAVA :Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili sigorta şirketi tarafından, ... numaralı ZMMS poliçesi kapsamında sigortalı bulunan ... plakalı aracın, 30.11.2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresinde Okmeydanı mevkiinde seyir halindeyken ... plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ... plakalı araçta hasar ve değer kaybı oluştuğunu, kaza nedeniyle araç maliki... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulduğunu, 2022.E... sayılı dosyada alınan bilirkişi raporunda araç hasarının 30.765,59 TL olarak belirlendiğini, bu kapsamda müvekkili sigorta şirketince 07.08.2023 tarihinde hasar bedeli, vekâlet ücreti, faiz ve yargılama giderleri olmak üzere toplam 43.714,50 TL ödeme yapıldığını, araçta meydana gelen değer kaybının tazmini amacıyla açılan 2023.E... sayılı tahkim dosyasında alınan bilirkişi raporu doğrultusunda 10.000,00 TL değer kaybı, vekâlet ücreti, faiz ve yargılama giderleri olmak üzere toplam 21.079,88 TL ödeme yapıldığını, sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu ve ehliyetsiz olduğunu, bu nedenle müvekkili sigorta şirketince yapılan toplam 64.794,38 TL ödemenin Sigorta Genel Şartları B.4/b hükmü uyarınca sigortalıdan rücuen talep edilebileceğini, bu kapsamda, ödenen tazminatın ödeme tarihinden itibaren işlemiş faiziyle birlikte tahsili amacıyla 95.609,89 TL üzerinden .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takibe haksız olarak itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu, müvekkili şirket tarafından alacağın tahsili ve itirazın iptali amacıyla arabuluculuğa başvurulduğunu, görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamadığını, davalının icra takibine yaptığı itirazın haksız ve mesnetsiz olduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, icra takibinin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili davacıya cevap dilekçesinde özetle; dava konusu ... plakalı aracın 27.04.2022 tarihli finansal kiralama sözleşmesi kapsamında ... ... Hizmetleri ve Ticaret A.Ş.'ye kiralanarak teslim edildiğini, finansal kiracının ödemelerini tamamlaması üzerine aracın mülkiyetinin 27.04.2023 tarihinde finansal kiracıya devredildiğini, bu nedenle dava tarihi itibarıyla müvekkili şirketin araçla herhangi bir ilişkisinin kalmadığını, müvekkili şirketin dava konusu ZMMS poliçesinin tarafı veya sigorta ettireni olmadığını, poliçeyi imzalamadığını, poliçe bedelini ödemediğini ve poliçenin kendi adına düzenlenmesine muvafakat etmediğini, poliçenin finansal kiracının talebi ve ödemesi üzerine müvekkilinin bilgisi dışında düzenlendiğini, finansal kiralama sözleşmesi kapsamında ZMMS yaptırma yükümlülüğünün işleten sıfatındaki finansal kiracıya ait olduğunu, müvekkilinin ise yalnızca kiralananın hasar ve ziyaına ilişkin KASKO sigortasını yaptırmakla yükümlü bulunduğunu, bu nedenle ZMMS poliçesinden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilinin poliçeyi imzalamamış, poliçe bedelini ödememiş ve poliçenin düzenlenmesine muvafakat etmemiş olması karşısında, tarafı olmadığı sigorta sözleşmesinden kaynaklanan bir borçtan sorumlu tutulamayacağını, poliçenin düzenlenmesine ilişkin hususların davacı sigorta şirketinden sorulması gerektiğini, müvekkilinin ZMMS poliçesinin tarafı veya sigorta ettireni olmadığının dikkate alınarak davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İhbar olunan vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın, kazaya karışan araç sürücüsü ...’in ehliyetsiz olduğu yönündeki iddiasının gerçeği yansıtmadığını, sürücünün geçerli ve uluslararası geçerliliğe sahip Umman menşeili sürücü belgesinin bulunduğunu, yabancı ülke sürücü belgelerinin ilgili mevzuat uyarınca Türkiye’de belirli süreyle geçerli olduğunu ve bu nedenle sürücünün ehliyetsiz olarak kabul edilemeyeceğini, dava konusu ... plakalı aracın kaza tarihinde trafik sicilinde müvekkili ... A.Ş. adına kayıtlı olduğunu, bu nedenle müvekkilinin malik sıfatının bulunduğunu, aracın finansal kiralama sözleşmesi kapsamında ... A.Ş.’ye kiralanmış olmasının malik sıfatını ortadan kaldırmayacağını, ZMMS'nin kamu düzenine ilişkin ve zorunlu nitelikte olduğunu, bu nedenle poliçenin malik veya işletenin ayrıca muvafakatine bağlı olmadığını, aracın mülkiyetinin ... 27. Noterliği'nin 27.04.2023 tarihli satış sözleşmesiyle devredildiğini, ancak kazanın 30.11.2022 tarihinde gerçekleştiğini, dolayısıyla kaza tarihinde müvekkilinin malik sıfatının devam ettiğini ve sonradan gerçekleşen mülkiyet devrinin geçmişe yönelik olarak sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını, davacı tarafından düzenlenen poliçede müvekkilinin sigorta ettiren olarak yer aldığını, poliçenin yapılmasının finansal kiracı tarafından talep edilmiş olmasının müvekkilinin malik sıfatına dayalı sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, sürücünün geçerli yabancı sürücü belgesinin bulunması nedeniyle Sigorta Genel Şartları kapsamında sigorta şirketine rücu hakkı doğmadığını, yabancı sürücü belgesinin Türkiye'de geçerlilik süresinin ve sürücünün yurda giriş durumunun araştırılması gerektiğini, davacının ehliyetsizlik nedeniyle rücu talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, araç kullanımına ilişkin olarak da sürücüye ait sürücü belgesi ile başka bir araca ilişkin kira sözleşmesi örneğini delil olarak sunduklarını, davacı tarafın ehliyetsizlik ve diğer iddialarının reddine, sürücünün geçerli sürücü belgesinin dikkate alınmasına ve davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili ihbar olunana cevap dilekçesinde özetle; ihbar olunanın ... plakalı aracın maliki ve işleteninin müvekkili ... A.Ş. olduğu yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını, finansal kiralama sözleşmelerinde aracın mülkiyetinin teminat amacıyla finansal kiralama şirketinde bulunduğunu, sözleşme süresince aracı kullanan ve araç üzerinde fiili hâkimiyeti bulunan finansal kiracının işleten sıfatını taşıdığını, ihbar olunanın aracı finansal kiralama yoluyla kiraladığını, teslim aldığını ve kazanın kendi kullanımındaki araçla gerçekleştiğini kabul etmesine rağmen işleten sıfatının müvekkiline ait olduğunu ileri sürmesinin kendi beyanlarıyla çeliştiğini, dava konusu ZMMS poliçesinin kim tarafından yaptırıldığının ve poliçe bedelinin hangi hesaptan ödendiğinin davacı ... Sigorta A.Ş.'den sorulmasını, ödeme müvekkili şirket tarafından yapılmışsa davayı kabul edeceklerini, ödemenin ihbar olunan ... tarafından yapıldığının tespit edilmesi halinde ise ZMMS poliçesinin ihbar olunan tarafından yaptırıldığının ortaya çıkacağını, ... plakalı aracın mülkiyetinin 27.04.2023 tarihinde noter satış sözleşmesiyle ihbar olunana devredildiğini, bu hususa kaza tarihinden sonra gerçekleşen satış nedeniyle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki iddialarını desteklemek amacıyla değil, aracın finansal kiralama kapsamında ihbar olunana ait kullanım ve mülkiyet ilişkisini göstermek amacıyla dayandıklarını, ZMMS poliçesinin davalı şirket tarafından imzalanmadığı ve poliçe bedelinin müvekkili tarafından ödenmediğinin dikkate alınarak müvekkilinin sigorta ettiren sıfatının bulunmadığının kabulü ile davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE : Dava; .... İcra Müdürlüğü'nün 2024/... esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptal edilip edilmeyeceği, icra inkar tazminatına hükmedilip hükmedilmeyeceği hususlarına ilişkindir. Mahkememizce; tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek; taraf vekillerinin vermiş olduğu dilekçeler, ibraz ettikleri tüm deliller, bilirkişi raporu, tüm kayıt ve belgeler tek tek incelenmiştir. Uyuşmazlığın tespiti teknik bilgiyi gerektirmekle dosya Makine Mühendisi bilirkişi ve Sigorta Uzmanı bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş 13/06/2026 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; "..Kusur Yönünden: Davacı şirkete sigortalı araç sürücüsü (... plaka sayılı araç sürücüsü) ...’nin %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Dava konusu (... plaka sayılı ... marka/tip, 2017 model) araç sürücüsü dava dışı...’ın kusursuz olduğu, Söz konusu kaza ile ilgili STK 2022.E... Sayılı dosyası kapsamında hazırlanan 02/08/2023 tarihli Bilirkişi Raporunda dikkate alınan ve Sbm-Tramer sistemine yansıyan kusur durumu (Sbm-Tramer siteminde ... plaka sayılı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu belirtilmiştir) ile tarafımca tespit edilen kusur durumunun uyumlu olduğu, Dosya kapsamındaki davalı taraf sürücüsüne, “...”ye ait sunulmuş belgenin-sürücü belgesinin, alt kısmındaki son geçerlilik tarihi (Expiry Date) alanlar silik olduğu için net olarak okunamadığı, İlk veriliş tarihi ön yüzde 23/02/2005 olarak göründüğü için, bu belgeyi veren yer “... (Umman Kraliyet Polisi) Directorate General of Traffic (Trafik Genel Müdürlüğü)” web adresinden “https://www.rop.gov.om/english/driver_license_renewal.aspx” yapılan araştırmalarda; Sunulan ehliyetin/belgenin 23/02/2005 tarihinde ilk kez düzenlendiği ve Umman vatandaşlığı için 10 yıllık geçerlilik kuralına tabi olduğu göz önüne alındığında, belgenin temel geçerlilik süresinin 2015 yılında dolduğu, Belgenin üzerindeki 'Expiry Date' (son geçerlilik tarihi) kısmının okunaksız olması nedeniyle, 2015 sonrası bir yenileme işlemi yapılıp yapılmadığı hususu belgeden anlaşılamamakta olup, nihai kararın elbette Sayın Mahkemede olduğu, Hasar Yönünden: 30/11/2022 tarihinde meydana gelen kaza sonucu dava konusu ... plakalı araçta meydana geldiği belirtilen maddi hasarın, olay yeri hasar fotoğrafları ve maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağındaki tespitler ile uyumlu olduğu, Dava konusu ... plaka sayılı ... marka/tip, 2017 model aracın toplam hasar tutarının orijinal parça kullanılarak işin ehli kişilerce fen ve sanat kurallarına göre onarılması durumunda Kaza Tarihi İtibariyle Kdv dahil 30.765,59 TL hesaplandığı (Tablo 1), hesaplanan tutarın serbest piyasa koşullarında kaza tarihi itibariyle (30/11/2022) kabul edilebilir makul fiyat aralığında, günün rayicine ve dosya kapsamına uygun olabileceği, aracın rayiç değeri dikkate alındığında onarımının ekonomik olduğu, (30.765,59 TL Hasar Tutarı x %100 Kusur oranı) 30.765,59 TL olabileceği, Değer Kaybı Yönünden: (Değer Kaybı Hesaplamasında; Dava konusu ... plaka sayılı aracın modeli, yaşı, km’si, kullanılmışlık durumu, aracın hasar geçmişinin incelenmesinde dava konusu kazadan öncesine ait sisteme kayıtlı kaza kaydının bulunduğu hususu, parça-malzeme-işçilik kalemlerinin şekli-niteliği, dava konusu 30/11/2022 tarihli kazaya ait Sbm-Tramer hasar kaydı oluştuğu hususu, hasar fotoğraflarındaki hasarın şekli ve niteliği dikkate alınarak Yargıtay Kararları* doğrultusunda değerlendirilmiştir) (*Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 14/06/2017 tarih ve 2016/13290 E.,2017/6752 K sayılı kararı) KTK.m.90’da yer alan “trafik sigortası kapsamında ödenen değer kaybı tazminatı, destekten yoksun kalma tazminatı ve sürekli sakatlık tazminatlarına ilişkin hesaplamada dikkate alınacak kriterler ile maddenin uygulanmasına ilişkin SEDDK’ya düzenleme yapma yetkisi verilen hüküm” Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiği de dikkate alınarak değer kaybı yönünden aşağıdaki yönteme göre sonuç belirlenmiş olup; Serbest Piyasa Koşullarına göre değerlendirmede; Dava konusu ... plaka sayılı ... marka/tip, 2017 model araçta oluşan değer kaybı için davaya konu edilen ve davalı tarafın tazmin etmesi istenilen toplam değer kaybı tutarının Yargıtay Kararları doğrultusunda (Aracın serbest piyasa koşullarında dava konusu kazadan önceki 2. el piyasa rayiç değeri ile dava konusu kazadan sonraki onarılmış haldeki 2. el piyasa rayiç değeri arasındaki fark) kaza tarihi itibariyle “ayrıntıları yukarıda açıklanan nedenlerle”; serbest piyasa koşullarında 24.000,00 TL olabileceği değerlendirilmiş olup, STK dosyası kapsamında alınmış bilirkişi raporunda; dava konusu aracın değer kaybı bedelinin 10.000,00 TL tespit edildiği ve bu tutarın ödendiği anlaşılmış olup, dava konusunun bu ödenen 10.000,00TL değer kaybı tutarı üzerinden rücuen tahsili talepli olduğu anlaşılmış olup, bu bedel üzerinden sürücünün kusuruna isabet eden tutarın; (10.000,00 TL Değer Kaybı Ödeme Tutarı x %100 Kusur oranı) 10.000,00 TL hesaplandığı, Sigorta Bilirkişisi Yönünden; Davaya konu ... no.lu zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesinin davalı ... A.Ş.’nin maliki/işleteni olduğu ... plakalı araç için 09.05.2022-09.05.2023 tarihleri arasında geçerli olmak üzere davacı ... Sigorta Şirketi tarafından tanzim edildiği, davalı ... A.Ş.’nin poliçede sigortalı olarak yer aldığı, 30.11.2022 tarihli kaza nedeniyle mağdur ... plakalı araçta meydana gelen maddi zararların/hasarların ... no.lu zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesindeki “Araç Başı Maddi Zarar 100.000 TL" limitine kadar teminat kapsamında olduğu, Davaya konu araç değer kaybı zararının, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına göre zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortasının teminat kapsamına giren tazminat türlerinden olduğu, Sayın Mahkemece ... plakalı aracın sürücüsü ...’nin 30.11.2022 tarihli kaza anında “ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken (yeterli) ehliyetnameye sahip olmadığının” kabulü halinde ... plakalı aracın maliki/işleteni davalı ... A.Ş.’nin, “ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken (yeterli) ehliyetnameye sahip olmayan” ve kazada %100 oranında kusurlu bulunan ... plakalı aracın sürücüsü ...’in kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olabileceği, İhbar olunan ... ... Hiz. Ve Tic. A.Ş. ile davalı ... A.Ş. arasında ... marka/model bazı araçların kiralanmasına ilişkin ... no.lu 15.05.2023 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesinin mevcut olduğu, taraflar arasında finansal kiralama ilişkisinin kurulmuş olduğu, Davacı ... Sigorta Şirketi’nin davasını KTK m.95 ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.b maddesi çerçevesinde kendi sigortalısı/sigorta ettireni davalı ... A.Ş.’ye davalının “sigortalı/sigorta ettiren” sıfatından dolayı yönelttiğinin anlaşıldığı, 2918 sayılı KTK'nın 95/2 maddesi ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4.b maddesi uyarınca, sigorta sözleşmesinden veya sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerinden doğan nedenlerle, sigortacının tazminat yükümlülüğünün azaltılmasına ve kaldırılmasına ilişkin haller sigortacı tarafından 3. kişilere karış ileri sürülemeyeceğinden sigortacı davacı ... Sigorta Şirketi’nin zarar görene ödeme yaptıktan sonra tazminatın kaldırılmasını ya da indirilmesini sağlayabileceği oranda ve ... plakalı aracın sürücüsü ...’nin kaza anında “ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken (yeterli) ehliyetnameye sahip olmaması” nedeniyle zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigortası tarafı/akidi olan kendi sigortalısı/sigorta ettireni davalı ... A.Ş.’ye karşı rücu hakkının olabileceği, Davaya konu .... İcra Dairesinin 2024/... Esas sayılı İlamsız Takibindeki asıl alacak miktarı ile dava dosyasındaki ödeme belgelerindeki miktarların örtüştüğü, davacı ... Sigorta Şirketi tarafından dava dışı mağdura toplam 64.794,38 TL hasar+değer kaybı tazminatı ödendiğinin anlaşıldığı, yapılan ödemenin ... no.lu zorunlu mali mesuliyet (trafik) sigorta poliçesindeki “Araç Başı Maddi Zarar 100.000 TL" limiti kapsamında kaldığı ve uyumlu olduğu, icra takibindeki faiz türlerinin ve miktarlarının Sayın Mahkemece kabulü halinde davacı ... Sigorta Şirketi’nin takiptaki asıl alacak ve faiz toplamı olan 95.609,89 TL’nin tamamını davalı ... A.ş.’den talep edebileceği..." görüş ve kanaatine varılmış şeklinde rapor düzenlenmiştir. Tekmil dosya kapsamında açılan davanın trafik kazasından kaynaklı hasarı ödeyen davacı kasko sigortacısı şirketin ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsili tahtında itirazı iptali istemli olduğu, işleten tanımının, 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapıldığı, yine 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanıldığı, şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişinin işleten olacağı, maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçüt olduğu, işletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüşün maddi ölçü olduğu, bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekmekte olup, araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekeceği, gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerektiği, tüm bu yapılan açıklamalar çerçevesinde somut dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, davalı ile dava dışı ... ... A.Ş arasında imzalanan 27/04/2022 tarihli Finansal Kiralama Sözleşmesi'nin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktöring ve Finansman Şirketleri Kanunu'nun 23. maddesinde "finansal kiralama konusu malın mülkiyeti kiralayana aittir. Ancak taraflar sözleşmede, sözleşme süresi sonunda kiracının, malın mülkiyetini satın alma hakkını haiz olacağını kararlaştırabilirler" düzenlemesi gereğince finansal kiraya konu malın mülkiyetinin kiraya verende olacağının kabul edildiği, mezkur Kanun'un 24/1. maddesindeki "Kiracı, sözleşme süresince finansal kiralama konusu malın zilyedi olup, sözleşmenin amacına uygun olarak her türlü faydayı elde etme hakkına sahiptir." düzenlemesi ile malı fiilen kullanma hakkının ve malın zilyetliğinin kiracıda olacağı kabul edildiği, bu yasal düzenlemeler ışığında yukarıda açıklanan, maddi ölçüye göre finansal kiralama konusu davaya konu ... plakalı aracın işleteninin kiracısı olacağı, somut olayda; davalı ... A.Ş. ile ihbar olunan şirket arasında imzalı 27/04/2022 tarihli "Finansal Kiralama Sözleşmesi" ile davaya konu kazaya karışan ... plakalı aracın ihbar olunan şirkete kiralandığı, sözleşme süresi içerisinde de ilgili kazanın meydana geldiği, bu açıklamalar ile yasal düzenlemeler karşısında, davalı ... A.Ş'nin araç üzerinde işleten sıfatı olmadığı, ( Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2015/123 Esas - 2015/8537 Karar, ve 2013/11835 Esas -2014/15921 Karar sayılı ilamları), davalı şirketin zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma mecburiyetinin de bulunmadığı, 2918 sayılı KTK'nın 91.maddesi gereğince işleten olan finansal kiracının zorunlu olan zmms sigortasını yaptırması gerektiği, 6361 sayılı kanunun 24. maddesinde zorunlu tutulan sigorta türünün trafik sigortası değil kira konusu malı hasar ve ziyana karşı korumaya yönelik kasko sigortası olup, mal sigortası türünde bir sigorta olduğu, zorunlu mali sorumluluk sigortası yaptırma yükümlülüğünün işletene yani finansal kiracıya ait olduğu, davalının yaptırmadığı, tarafı olmadığı sigorta sözleşmesi sebebi ile sorumluluğunun doğmayacağı, yapılan tüm bu açıklamalar çerçevesinde davalı olarak gösterilen ... A.Ş.'nin açılan eldeki davada pasif husumetinin bulunmadığı mahkememizce anlaşılmış, 13/06/2026 tarihli bilirkişi heyet raporu hükme esas alınmamış ve açılan davanın davalının taraf ehliyeti bulunmadığından HMK'nın 114/1-d ve 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;. 1-Açılan davanın pasif husumet yokluğundan usulden REDDİNE, 2- Alınması gereken 732,00TL maktu harcın, 1.154,73TL peşin harçtan düşümü ile artan 422,73 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre 45.000,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine, 6-Arabuluculuk ücreti olan 4.700,00TL nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi, verilen karar usulen okundu anlatıldı. 29/09/2026

Katip ... e-imzalıdır

Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İlk Derece Mahkemesi, E. 2026/948, K. 2026/699, T. 29.09.2026, www.arakarar.com/karar/ilk-derece-karar-2026-948-e-2026-699-k-fb46087609f3