Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1385 E. 2026/1385 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1385
- Karar No
- 2026/1385
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1385
KARAR NOz2026/1314
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:12.05.2026 tarihli ara karar
NUMARASI:2026/72 Esas
DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:22.01.2026
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbirin kabulüne dair verilen ara karara karşı, davalı vekili itirazının reddine ilişkin 12.05.2026 tarihli ara karara karşı, davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı şirket arasında yapılan anlaşmaya uyarınca ... A.Ş. ...Şubesine ait ... nolu 35.000,00 USD bedelli ve 31.12.2024 keşide tarihli çek ile ... nolu 25.000,00 USD bedelli 30.11.2024 keşide tarihli çek ve ... nolu 25.000,00 USD bedelli 31.12.2024 keşide tarihli çeklerin verildiğini, ancak davalı şirketin emtiayı teslim etmediği gibi verilen çekleri de iade etmediğini, çekleri diğer davalı ...'ya ciro ederek teslim edildiğini, ...'nın da çekleri bankaya ibraz ederek karşılıksız işlemine tabi tuttuğunu, müvekkilinin davalı şirket ile şifahi anlaşması gereği çeklerin karşılığını bankada bulundurmadığını, çeklerin karşılığı teslimi gereken ürünlerin de teslim edilmediğini, davacı ile davalı şirket arasındaki sözlü mutabakat gereği çeklerin bedelsiz kaldığını, ...'nın ilk çeki İstanbul 34. İcra Müdürlüğünün ..., diğer iki çeki ise ... sayılı dosyada takibe konu ettiğini, davalı şirketin edimini yerine getirmemesi nedeniyle temel borç ilişkisinin doğmadığını ve çeklerin bedelsiz kaldığını ileri sürerek, müvekkilinin her iki takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, icra takiplerinin iptaline ve takiplerin takdiren teminatsız olarak durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece cevap dilekçesi sunulmadan, dava tarihi itibariyle ihtiyati tedbir talebi değerlendirilmiştir. İlk derece mahkemesince verilen 27.01.2026 tarihli ara kararla; İİK'nın 72/3.maddesi uyarınca takipten sonra başlatılan menfi tespit talebinde ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, ancak gecikmeden doğan zararların karşılanması ve alacağın %15 i oranında teminat yatırılması halinde icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulabileceği, bu kapsamda talebin kabulü ile dava konusu çekler karşılığı, çek bedelleri olan 85.000 USD'nin TL karşılığı olan 3.686.246 TL'nin %15'i 552.936,90 TL'nin yatırılması halinde İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca, icra veznesine giren paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmesine, Bu karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; harcın tamamlanmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiğini, diğer davalının mal teslim etmediği iddiasına dayalı menfi tespit isteminin hukuki dayanağı bulunmadığını, davacı ile davalı şirket arasındaki borç ilişkisindeki edimlerin yerine getirilmemesini çekin mücerretliğini etkilemeyeceğini, müvekkilinin iyi niyetli üçüncü kişi olarak çekleri satım sözleşmesi kapsamında ciro ile iktisap ettiğini, davacı ile diğer davalı arasındaki anlaşmazlık ve temel borç ilişkisindeki eksikliklerin iyi niyetli hamile karşı ileri sürülemeyeceğini, davalının, davacıya mal teslim etmemesinin sonuçlarının bu taraflar arasında hüküm ifade edeceğini, çekin, düzenlenme nedeninden ve altında yatan temel borç ilişkisinden bağımsız bir hukuki niteliğin olduğunu, ibraz edilen çekin karşılıksız işlemine tabi tutulduğunu baelirterek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 12.05.2026 tarihli ara kararıyla; "...Tüm dosya kapsamı, tarafların sunduğu dava ve cevap dilekçeleri birlikte değerlendirildiğinde, huzurdaki davanın vaki icra takibi kapsamında borçsuzluğun tespiti istemine ilişkin olduğu, mahkememizce icra takibinin durdurulmasına karar verilmemiş olmakla birlikte sadece icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmesinin önlenmesine dair tedbir kararı verildiği, alacaklının icra takip işlemlerine devam edebildiği, paranın geç ödenmesinden kaynaklı uğrayacağı zararlar yönünden de mahkememizce teminata hükmedildiği görülmektedir. Davacının iddialarını gerekçelendirdiği, haklılık durumunun ancak yargılama sonunda ortaya çıkabileceği, bu aşamaya kadar ihtiyati tedbir kararı verilmesinin dosya kapsamına uygun ve ölçülü olduğu..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ... vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Ara kararın, dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına, ticari hayatın olağan akışına, kambiyo senetlerinin niteliğine ve ihtiyati tedbirin tabi olduğu sıkı koşullara aykırı olduğunu, ara karar ile müvekkilinin nakit akışının sıkıntıya sokulduğunu, ticari hayatının sekteye uğratıldığını, kararın eksik inceleme ile alındığını ve itirazların değerlendirilmediğini, çekin ticari ilişki kapsamında ciro ile devir alındığını, çekin iktisabı sırasında davacı ile ilk lehtar arasındaki temel ilişkiye dair herhangi bir bilgiye sahip olmayan iyi niyetli üçüncü kişiye karşı bu iddiaların ileri sürüleyeceğini, davacı ile diğer davalı ... arasındaki temel borç ilişkisinden kaynaklanan malların teslim edilmemesi sebebiyle çekin bedelsiz kaldığı iddiasının iyi niyetli çek hamiline karşı ileri sürülemeyeceğini, bu iddianın temel ilişkiye taraf olmayan ve çeki iyi niyetle iktisap eden üçüncü kişi konumundaki müvekkiline etkisi bulunmadığını, mahkemenin çek hukukuna ilişkin bu temel ayrımı esaslı biçimde irdelemediğini ve yalnızca davacının beyanlarını tekrar eden gerekçelerle yetindiğini, müvekkilin kötü niyetli olduğuna, senedi iktisap ederken davacının zararına bilerek hareket ettiğine, yahut davacının temel ilişki def’ilerini bilebilecek durumda olduğuna ilişkin tek bir somut delil dahi bulunmadığını, bu yönde yaklaşık ispata yeterli kanıt bulunmamasına rağmen davacı lehine varsayım yoluyla bu durumun kabul edildiğini, ihtiyati tedbir şartlarının oluşmadığını, davacının kendi ticari ilişkisindeki aksaklığı ileri sürdüğünü, çekin ciro zinciri içinde devredildiği ve müvekkilin iyi niyetli hamil olduğu gerçeğinin göz ardı edildiğini, mahkemenin, davacının ödeme yapmaması ile müvekkilinin alacağı tahsil etme hakkı arasındaki hukuki dengeyi kurmadan tedbirin devamına hükmetmesinin, ölçülülük ve hakkaniyet ilkeleriyle bağdaşmadığını, davacının iddialarını hükme bağlamadan müvekkilin hakkını fiilen kullanılamaz hale getirildiğini, kambiyo senedinin mücerretliği kapsamında iyi niyetli hamilin korunduğunu, itirazın esasını karşılayan bir gerekçe yazılmadığını, teminat ve tedbir ilişkisi bakımından da ölçülülük sağlanmadığını belirterek, ihtiyati tedbire yönelik itirazın kabulü ile ihtiyati tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 72.maddesi uyarınca menfi tespit istemine ilişkin olup; dava içinde, dava konusu çeklerin takip dosyasına ödenecek bedellerinin alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulması yönünde ihtiyati tedbir talep edilmiştir.İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin kabulüne dair verilen ara karara karşı davalı ...'nın itirazı 12.05.2026 tarihli ara karar ile reddedilmiş; bu ara karara karşı bu davalı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.İstanbul 34.İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında Davacı tarafından sunulan 22.01.2026 tarihli dilekçe ile maddi hata sonucu lehtar olarak İstanbul 34. İcra Müdürlüğüne konu ... Bankası A.Ş ...Şubesine ait ... seri nolu 25.000,00 USD bedelli ve 30.11.2024 tarihli çek ile ... Seri nolu 25.000,00 USD bedelli ve 31.12.2024 tarihli çeklerin lehdarı olan ... Şti'nin davalı olarak davaya eklenmesini istemiştir.HMK'nın 393/1.maddesine göre, ihtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi hâlde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar. Somut olayda, ilk derece mahkemesinin 27.01.2026 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile takdiren 552.936,00 TL teminat karşılığında icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmiştir. Mahkemece HMK'nın 392. maddesine uygun şekilde teminat takdir edilmiş olup, bu teminatın miktarına itiraz edilmiş olması hâlinde dahi HMK'nın 393/1. maddesi uyarınca teminatın yatırılarak ihtiyati tedbirin uygulanması gerekmektedir. İhtiyati tedbiri tamamlayan bu merasimin yerine getirilmemesi hâlinde ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkacağı yasanın açık hükmünün gereğidir. Mahkemece bu husus itiraza ilişkin ara kararda değerlendirilmiş ise de Dairemizce yazılan yazıya verilen 08.07.2026 tarihli yazı cevabından, nakit veya banka teminat mektubu olarak teminat sunulmadığı ve ihtiyati tedbirin uygulanmasının talep edilmediği anlaşıldığından, ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden ortadan kalkmıştır. Ortada istinaf konusu olan ve incelenebilecek geçerli bir ihtiyati tedbir kararı olmadığı gibi, buna ilişkin itirazın da incelenmesi mümkün görülmemiştir. Bu nedenle Dairemizce itiraza konu 27.01.2026 tarihli ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin ara kararın ortadan kalktığının tespitine ve bu kapsamda davalı vekilinin ihtiyati tedbirin koşullarının oluşmadığına ilişkin yaptığı itirazları değerlendiren 12.05.2026 tarihli ara karara yönelik itirazın reddine ilişkin ek karara ilişkin istinaf başvurusunun konusuz kalması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
KARAR;Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-İstinaf başvurularının konusuz kalması nedeniyle, davalı ...'nın istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2-Davalı ... tarafından yatırılan istinaf başvuru harçlarının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine,
3-Davalı ... tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 08.07.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f maddesi uyarınca karar kesindir.