Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1393 E. 2026/1361 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1393
Karar No
2026/1361
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1393

KARAR NO:2026/1361

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:08/05/2026 tarihli ek karar

NUMARASI:2026/578 D.İş - 2026/589 K.

DAVANIN KONUSU:İhtiyati Haciz

Taraflar arasında görülen değişik iş dosyasında ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda, kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına karşı borçlu ... vekilince yapılan itirazın kabulüne dair verilen 08.05.2026 tarihli ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan değişik iş dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden/alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; müvekkili ile ... AŞ arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, diğer borçlu, ...'ın işbu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ...'in ise kredi kartı sözleşmesine 500.000,00-TL limit ile kefil sıfatıyla taraf olduğunu, kredi şartlarına uyulmaması ve borcun zamanında ödenmemesi üzerine müvekkili tarafından asıl borçlu şirkete ve kefil ...'a toplam 2.668.982,23-TL tutarında borç olduğunu gösterir ... yevmiye no’lu 10.03.2026 tarihli ihtarname keşide edildiğini, ihtarnameye konu alacağın ödenmediğini, Banka tarafından yaptırılan araştırma sonucunda, borçluların malvarlıklarını kaçırmakta oldukları ve piyasaya yüklü miktarda borçlu bulunduklarnın belirlendiğini ileri sürerek, ihtarnameye konu, 2.668.982,23-TL toplam borç üzerinden olmak üzere toplam banka alacağının tahsilini teminen borçluların, ...'in kefalet limiti olan 500.000,00-TL sınırlı olmak kaydıyla menkul, gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının borca yeter miktarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 08.04.2026 tarihli değişik iş kararında; " ...1) İİK nın 257. ve sonraki ilgili maddelerinde öngörülen koşulların gerçekleştiği ve bu istemin yerinde bulunduğu belirlendiğinden,

2) Davacının talebinin istem sahibinin iddia ettiği;

Kefil ... 'in kefalet limiti olan 500.000,00-TL sınırlı olmak üzere borçlunun/borçluların,

... ve ... ŞİRKETİ'nin 2.668.982,23 TL sınırlı olmak üzere borçlunun/borçluların,

a) Taşınır mallarının,

b) Taşınmaz mallarının,

c) Üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının, İHTİYATEN HACZİNE,

3) İstemde bulunandan nakit yada kesin ve süresiz banka teminat mektubu şeklinde olmak üzere % 15 teminat alınmasına," karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in 17/04/2026 tarihinde banka hesabına tatbik edilen haciz işlemi ile haberdar olduğunu, işbu takipten haberdar olmakla süresi içinde ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, ihtiyati haciz talebinin yetkisiz mahkemeden istendiğini, yetkili Mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret mahkemeleri olduğunu, yetki bakımından itiraz ettiklerini, müvekkilinin talep eden banka lehine verdiği bir kefalet taahhüdünün bulunmadığını, herhangi bir kefaletin imzalanmadığını, ihtiyati haczin şartlarının oluşmadığını belirterek, karara itiraz etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ EK KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesi, itirazı değerlendirdiği 08.05.2026 tarihli ek kararıyla; "... Mahkememizin 08/04/2026 tarih ve 2026/578 D.İş esas, 2026/589 K. ile verilen ihtiyati haciz kararı ile %15 teminat ile ihtiyati haciz talebinin kabul edildiği, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... vekili tarafından karar itiraz edildiği, itirazın İİK 265/5 maddesi uyarınca duruşmalı olarak değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak duruşma günü bildirir tebligatın taraflara çıkarıldığı, karara itiraz eden vekilinin öncelikle mahkememizin yetkisine itiraz ettiği, yetkiye itirazın ihtiyati haciz itiraz nedenlerinden olduğu, dosyaya sunulan kredi sözleşmesinde uyuşmazlıkların çözümünde Çağlayan Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, bu hükmün tarafları bağladığı gerekçesi ile karar itiraz eden ...'in yetki itirazının kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...'' gerekçesiyle, itiraz eden borçlu ...'in yetki itirazının kabulü ile mahkemenin 08/04/2026 tarih ve 2026/578 D.İş esas, 2026/589 Karar sayılı ihtiyati haciz kararının bu borçlu yönünden kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; borçlu ... kredi kartı sözleşmesine 500.000,00-TL limit ile kefil sıfatı ile taraf olduğunu, verilen ihtiyati haciz kararı üzerine ihtiyati haciz işlemlerinin 13/04/2026 tarihinde yapılmış olmakla tüm hacizlerin 13/04/2026 tarihinde tatbik edildiğini, bu sebeple borçlu tarafından yapılan itirazın süresinde olmadığını, dolayısıyla, halihazırda karar tarihinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilmesi gereken ihtiyati haciz kararına davalı/borçlu tarafından süresi içinde itiraz edilmediğini, zira 08/04/2026 tarihli karara karşı itirazın en geç 15/04/2026 tarihinde yapılması gerekirken, 24/04/2026 tarihinde yapılan itirazın süre yönünden reddi gerektiğini, borçlu ...'in, aleyhine verilen ihtiyati haciz kararından, hesaplarına konulan bloke üzerine 17/04/2026 tarihinde haberdar olduğu iddiasıyla, ıttıla tarihi itibariyle 7 günlük itiraz süresinin başladığı iddiasıyla 24/04/2026 tarihinde yapmış olduğu itirazın süresinde olduğu iddilarının gerçekle bağdaşır yanı bulunmadığını, borçlunun, müvekkilinin.... Bankası AŞ Bankası nezdinde bulunan hesaplarına da bloke konulmuş olmakla, log kayıtları incelendiğinde bank uygulamasına 17/04/2026 tarihinden önce girmiş olduğunun görüleceğini, bu nedenle log kayıtlarının dosya içinde celbi gerektiğini, yetkiye yönelik itirazların hukuki dayanağı bulunmadığını, İİK'nın 50.maddesinde, para borçları için yetki hususunda HMK hükümlerine atıf yapıldığını, takibe esas olan akdin yapıldığı yer icra dairesinin de yetkili olduğunu, buradan hareketle takibin yapıldığı yerde ikame edilen ihtiyati haciz başvurusu yetkili yerde açıldığını, bu nedenlerle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulü ile ile haczin reddine dair kararın kaldırılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ek kararın kaldırılmasına ve ...'in ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmesini istemiştir.İtiraz eden borçlu ... vekili, istinafa cevap dilekçesinde özetle; mahkemece dosya kapsamındaki kredi sözleşmesi incelenerek sözleşmede uyuşmazlıkların çözümünde Çağlayan Mahkemelerinin yetkili olduğunun kararlaştırıldığı, bu yetki şartının tarafları bağladığı tespit edilerek yetki itirazlarının haklı bulunduğunu, mahkemenin kabul gerekçesi açık ve isabetli olduğunu, kararın usul ve yasaya tamamen uygun olduğunu, müvekkilinin ihtiyati haciz kararından ancak banka hesabına uygulanan bloke işlemi nedeniyle 17.04.2026 tarihinde fiilen haberdar olduğunu, bu tarihten itibaren yedi günlük süre içerisinde 24.04.2026 tarihinde mahkemeye başvurarak ihtiyati hacze itiraz ettiğini, İİK'nın 265. maddesi uyarınca borçlu, huzurunda yapılmayan hacizlerde haczin uygulanmasını veya haciz tutanağının tebliğini öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içerisinde itiraz edebileceğini, somut olayda müvekkilinin daha önce ihtiyati haciz kararını öğrendiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığını, davacı tarafın, müvekkilin internet bankacılığı uygulamasına daha önce giriş yaptığı yönündeki iddiasının ise tamamen varsayıma dayalı olduğunu, internet bankacılığına giriş yapılmış olmasının, hesaplara bloke uygulandığının veya ihtiyati haciz kararının öğrenildiğinin kabulünü gerektirmeyeceğini, üstelik bu iddianın da herhangi bir kayıtla da ispatlanmadığını, ayrıca müvekkili tarafından davacı banka lehine verilmiş geçerli bir kefalet taahhüdünün de bulunmadığını, dosyaya sunulan herhangi bir kefalet belgesindeki imzanın müvekkiline ait olmadığını, ayrıca kefaletin kanuni geçerlilik şartlarını taşımadığını, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek, istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 257 ve devamı hükümleri uyarınca ihtiyati hacce; istinaf ise ihtiyati hacze borçlu ... vekilinin yaptığı itirazın kabulüne dair ek karara ilişkindir.İlk derece mahkemesince verilen ihtiyati haciz talebinin kabulü kararına borçlu ... vekilince yapılan itirazın kabulüne dair verilen ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde ayrı ayrı istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.İhtiyati haciz talep eden alacaklı vekilince, borçlu ... AŞ ile Banka arasında akdedilen kredi sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, diğer borçlu, ...'ın işbu genel kredi sözleşmesini müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, ...'in ise kredi kartı sözleşmesine 500.000,00-TL limit ile kefil sıfatıyla taraf olduğunu, borcun zamanında ödenmediğini ileri sürerek, 2.668.982,23-TL toplam borç üzerinden olmak üzere borçluların, ...'in kefalet limiti olan 500.000,00-TL sınırlı olmak kaydıyla ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece 09.04.2026 tarihli karar ile talebin kabul edildiği, borçlu ...'in itirazı üzerine istinafa konu ek karar ile mahkemenin yetkisiz olduğu gerekçesiyle itirazın kabulüne karar verilmiştir. İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararının tebliğe çıkarılmasına ilişkin bir düzenlemeye yer verilmemiş olup, hükme dayanak yapılan bu maddede, borçlunun kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuruyla yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebileceği hükme bağlanmıştır. Borçlunun gıyabında yapılan ihtiyati hacizde kanun açıkça ihtiyati haciz tutanağının tebliğini aradığı için, borçlu aleyhine ihtiyati haciz kararı alınıp uygulandığını başka bir şekilde öğrenmiş olsa bile ihtiyati hacze itiraz süresinin başlamadığının kabulü gerekir. Somut olayda, ihtiyati haciz tutanağının borçlu ...'e tebliğ edildiğine dair dosyada bir belgeye rastlanmadığından 7 günlük sürenin geçmediği ve borçlu ...'in itirazının süresinde olduğu anlaşılmıştır (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 09.05.2016 tarihli ve 2016/4689 Esas, 2016/5195 Kararı sayılı kararı). Mahkemece, kredi sözleşmesinde yetkili mahkemenin Çağlayan Mahkemeleri olarak belirlendiği nazara alınarak, itiraz eden borçlunun yetki itirazının kabulü ile mahkemenin yetkisizliğine karar verilmiştir. 20.05.2025 tarihli şirket kredi kartı üyelik sözleşmesinin 26.maddesinde uyuşmazlık halinde Çağlayan icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiştir. İhtiyati hacizde yetkili mahkeme İİK'nın 50.maddesi gereğince HMK'nın yetkiye ilişkin hükümleri gereğince belirlenir. Alacaklı ile asıl borçlu arasında düzenlenen 0.05.2025 tarihli şirket kredi kartı üyelik sözleşmesinin 26.maddesinde uyuşmazlık halinde Çağlayan icra daireleri ve mahkemelerinin yetkili olduğu belirtilmiş olup, yetki şartının borca itiraz eden müteselsil kefil ... yönünden de geçerli olduğu, bu sebeple mahkemece verilen kararın yerinde olduğu anlaşılmıştır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince verilen istinafa konu 08.05.2026 tarihli ek kararı usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına,

3-İhtiyati haciz talep eden alacaklı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.10.07.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 265/son maddeleri gereğince karar kesindir

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1393, K. 2026/1361, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1393-e-2026-1361-k-7d82d05d82b0