Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1373 E. 2026/1316 K. – Menfi Tespit
Konu: Menfi Tespit
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/1373
- Karar No
- 2026/1316
- Karar Tarihi
- Konu
- Menfi Tespit
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/1373
KARAR NO:2026/1316
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13.05.2026 tarihli Ara Karar
NUMARASI:2026/497 Esas
DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara ara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili talep dilekçesinde özetle; dava konusu çeklerin halihazırda davalı tarafın elinde olduğunu, ileri vadeli olmaları sebebiyle henüz bankaya ibraz edilmemiş olduğunu, davalının hiçbir edim ifa etmemesine rağmen haksız ve kötü niyetli olarak bu çekleri bankaya ibraz etmesi, üçüncü kişilere ciro etmesi veya 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu kapsamında kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takibe koyması halinde, müvekkili şirketin telafisi imkansız ticari ve maddi zararlara uğrayacağını, bu sebeple, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 389 ve İcra ve İflas Kanunu madde 72/2 uyarınca ivedilikle ihtiyati tedbir kararı verilmesinin zorunlu olduğunu, Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 14/12/2018 tarihli, 2018/849 E. ve 2018/821 K. sayılı kararında bedelsizlik iddiasına dayalı açılan davada "İİK 72/2 maddesi uyarınca davaya konu çeke binayen davalı tarafça icraya konulmaması yönünde ihtiyati tedbir konulmasına" karar verilerek davalının hukuki durumunun güvence altına alınmış olduğunu, ayrıca, müvekkili şirketin sunduğu delillerin ihtiyati tedbir kararı verilmesi için aranan yaklaşık ispat şartını fazlasıyla sağlamakta olduğunu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 30/01/2025 tarihli, 2025/166 E. ve 2025/97 K. sayılı kararında; "Davacının ... çeklerin bedelsiz kaldığına yönelik davacı iddiasının esası bakımından mevcut delil durumuna göre yaklaşık ispat koşulunun oluştuğu" dikkate alınması gerektiği, mahkemece belirlenecek uygun bir teminat mukabilinde çeklerin bankaya ibrazının önlenmesini, ödenmemesine ve icra takibine konulmasının durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ
İlk derece mahkemesi, ihtiyati tedbir talebini değerlendirdiği 13.05.2026 tarihli ara kararında; "..Somut olayda taraflar arasında alım satım ilişkisinin olduğu, talep eden tarafından ödeme aracı tedbir konusu çeklerin teslim edildiği, peşin satışlarda malların teslim edildiği hususunun karine teşkil ettiği, aksini yani malların teslim edilmediği hususunun talep edence ispatlanması gerektiği, dolayısıyla talep eden tarafça yaklaşık ispatın sağlanamadığı anlaşıldığından talebin reddine karar verilerek..." gerekçesiyle, davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.Bu ara kararına karşı, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin yaklaşık ispat kuralını dar yorumlaması ve tam ispat aramasının hukuka aykırı olduğunu, emsal kararlara aykırı karar verildiğini, mahkemelerin ihtiyati tedbir taleplerini reddederken sıklıkla dayandıkları ticari senetlere güven ve üçüncü kişilerin haklarının korunması ilkesinin ihtiyati tedbirin tamamen reddedilmesini gerektirmeyeceğini, tedbir kararının yalnızca davanın tarafı olan lehtara karşı verilmesinin mümkün olduğunu iddia ederek, ihtiyati tedbir taleplerinin kabulü ile teminat ve teminatsız olarak dava konusu çekler hakkında dava sonuna kadar ödeme yasağı konulmasını,ilgili bankalara müzekkere yazılarak bedellerinin ödenmemesini, çeklere dayanılarak icra takibi başlatılmasının veya başlatılan takiplerin devam ettirilmesinin tedbiren durdurulmasını, tedbir kararının iyi niyetli üçüncü kişilerin haklarını ihlal etmeyecek şekilde uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, İİK'nın 72. Maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan menfi tespit ve istirdat talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati tedbir talebinin reddine dair ara karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı dava dilekçesine delil olarak, dava konusu çek örneklerinin ibraz etmiştir. Söz konusu çeklerin incelenmesinde, çeklerin davacı şirketin ... Bankası ...Şubesindeki çek hesabından davacı şirket adına keşide edilen çekler olduğu anlaşılmıştır.Dosyaya ticari ilişkiye dair herhangi bir yazılı bilgi ve belge eklenmemiştir.Menfi tespit davası İİK'nın 72. maddesinde düzenlenmiş olup bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesini isteyebilir. Bu düzenlemeden de anlaşılacağı üzere menfî tespit davasında amaç, bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitidir. HMK'nın 389. ve devamı hükümlerinde geçici hukuki himayenin bir türü olan ihtiyati tedbirlere ilişkin düzenleme genel nitelikte olup İİK'nın 72. madde hükmünde menfi tespit davaları hakkındaki tedbirlerin özel olarak düzenlenmiş hâli olup, bu davada HMK'nın 389 ve devamı madde hükümlerinin tamamlayıcı hüküm olarak uygulanması gerekir.HMK'nın 390/3. maddesinde yer alan ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' şeklindeki hükümle ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde; çek bir ödeme aracı olup davacının menfi tespit talebine dayanak yaptığı bedelsizlik iddialarının ispata muhtaç olduğu,davanın mevcut aşaması itibariyle davacı tarafından sunulan belgeler incelendiğinde HMK'nın 390/3. maddesinde aranan yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmediği kanaatine varılmıştır.Bu nedenle ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin 13.05.2026 tarihli ara karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddi gerektiğinden aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,
2-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,
3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,
5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.08.07.2026
KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.