Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1395 E. 2026/1360 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1395
Karar No
2026/1360
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1395

KARAR NO:2026/1360

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:09.04.2026

NUMARASI:2024/263 Esas

DAVANIN KONUSU:Çekin istirdadı

Taraflar arasında görülen çek istirdadı talepli davada ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ara kararda yazılı nedenlerle davacı tarafın ödemeden men yasağına yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi talebinin reddine dair verilen 09.04.2024 tarihli tensip zaptına karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; davacının davalı şirkete sunduğu nakliye hizmetine karşılık hizmet bedelinin ekli protokolde yazılı olduğu üzere 26 adet çekle ödenmesine karar verildiğini, ancak hizmetin verildiği sırada davalı şirketin çeklerinin bankada takasta olduğu bildirildiğinden bankadan iade alındığı tarihte davacıya teslim edileceğinin kararlaştırıldığını, bu hususun çek çıkış bordroları, taraflar arasında düzenlenen protokol ve cari hesap mutabakatı vs şirket kayıtları ile de sabit olduğunu, davalı şirket yetkilisinin çekleri bankadan teslim aldıktan sonra davacıya verdiğini, protokolle de bu hususun sabit olduğunu, ancak ticari ilişki gereği son ciranta olan davalı şirketten teslim alınan iş bu çeklerin müvekkili davacı elinde iken kaybolduğunu, çeklerin en son yetkili hamilinin müvekkili davacı şirket olduğunu, çeklerin kaybolması üzerine İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/82 Esas sayılı dosyasında zayii nedeniyle çek iptal davası açıldığını, çeklerin, davacının hiç irtibatı olmayan Ramazan Yılmaz tarafından çeklerin ibraz edildiğinin anlaşıldığını, daha sonra davalı ... tarafından 14.03.2024 tarihinde çeklerin elinde olduğundan bahisle ödemeden men kararının iptalinin talep edildiğini, dava dışı ...'ın da davalı şirket ve davalı ... tarafından çek ibraza ve tahsile yekilendirildiğinin görüldüğünü, gelen banka yazı cevaplarına göre dava konusu yapılan çeklerden 3 tanesinin ödendiğini, ödenmeyen çeklerin ise davalı ... elinde olduğunun iddia edildiğini, mahkemece istirdat davası açmak üzere süre verildiğini ve eldeki davanın açıldığını, davalı ... dilekçesi ekinde sunduğu belgelere göre çekleri davalı şirket adına vekili ... vasıtasıyla banka şubelerinden almış olduğunu, en başından beri yetkili hamil olduğunu savunduğunu, dosyaya ibraz edilen kayıtlara göre çeklerin davalı şirketin son ciranta olduğu ve ticari ilişki gereği müvekkiline teslim edilmesi gereken çeklerin dava dışı vekil ... tarafından davalı ...'a teslim edildiğinin ileri sürüldüğünü, davacı ile davalı şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davalı ...'ın çekleri müvekkili şirkete teslime etmesi akabinde her iki şirketin aynı adreste faaliyet göstermesinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak müvekkilinin rızası hilafına çekleri tekrar ele geçirdiğini, şahıs hakkında ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını, davalı ...çek iptali davasında çekleri -kendi adına- elinde bulundurduğunu iddia ettiğini, davalı ...'ın dava konusu çekleri elinde bulundurmasını gerektirecek hiçbir haklı ve yasal gerekçesi bulunmadığı gibi davalı şirket ile de ticari ilişkisi bulunmadığını, ancak davalı tarafça sunulan dilekçeye göre söz konusu çeklerin yasal hamilinin müvekkili şirket olmasına rağmen rızası hilafına ... tarafından alındığının anlaşıldığını, söz konusu çeklerin ticari ilişki gereği yetkili hamil olan müvekkilin rızası hilafına elden çıkması ve çeki elinde bulunduran davalı ...'ın haklı hamil olmaması nedeniyle çeklerin davacıya iadesine karar verilmesi gerektiğini, çekleri tahsil etmesinin önüne geçmek ve müvekkilinin mevcut zararının artmasını önlemek amacıyla ivedilikle 23 adet çek ile ilgili ihtiyati tedbir yoluyla ödemeden men kararı verilmesi gerektiğini ileri sürerek, ... Bankası- ...Şubesi nezdinde hesap sahibi ... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 20.000-TL bedelli ve 31.01.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... Şirketi tarafından keşide edilen ...çek numaralı 80.000-TL bedelli ve 24.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası nezdinde hesap sahibi ... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 45.000-TL bedelli ve 29.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası nezdinde hesap sahibi ... tarafından keşide edilen 0011762 çek numaralı 20.000-TL bedelli ve 27.02.2024 tarihli çekin, ... T.A.Ş. - ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... Şti. tarafından keşide edilen ... çek numaralı 49.000-TL bedelli ve 28.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... Şirketi tarafından keşide edilen ... çek numaralı 160.000-TL bedelli ve 17.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası A.Ş. - ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... Şirketi tarafından keşide edilen ... çek numaralı 40.000-TL bedelli ve 10.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 200.000-TL bedelli ve 30.02.2024 tarihli çekin, ...T.A.Ş. Bankası nezdinde hesap sahibi... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 18.000-TL bedelli ve 15.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 200.000-TL bedelli ve 30.01.2024 tarihli çekin, ...- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... Şirketi tarafından keşide edilen ... çek numaralı 300.000-TL bedelli ve 29.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası nezdinde hesap sahibi ... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 140.000-TL bedelli ve 30.01.2024 tarihli çekin,... T.A.Ş. Bankası nezdinde hesap sahibi ....şti. tarafından keşide edilen ... çek numaralı 74.000-TL bedelli ve 29.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası-... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... Şirketi tarafından keşide edilen ... çek numaralı 300.000-TL bedelli ve 29.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... Şirketi tarafından keşide edilen ... çek numaralı 200.000-TL bedelli ve 08.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... Şirketi tarafından keşide edilen ... çek numaralı 200.000-TL bedelli ve 25.01.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... Şirketi tarafından keşide edilen ... çek numaralı 200.000-TL bedelli ve 13.01.2024 tarihli çekin, ...- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi ... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 12.500-TL bedelli ve 28.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası A.Ş. nezdinde hesap sahibi ... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 50.000-TL bedelli ve 20.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi .... A.Ş. tarafından keşide edilen ... çek numaralı 60.000-TL bedelli ve 24.01.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ...Şubesi nezdinde hesap sahibi ... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 20.000-TL bedelli ve 27.01.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi... tarafından keşide edilen ... çek numaralı 50.000-TL bedelli ve 29.02.2024 tarihli çekin, ... Bankası- ... Şubesi nezdinde hesap sahibi .... Şti. tarafından keşide edilen 0319215 çek numaralı 158.000-TL bedelli ve 30.01.2024 tarihli çekin, ödemelerinin dava süresince durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilerek ödeme yasağı konulmasına, talep konusu çeklerin bankaya ibrazında ödenmemesi için ilgili banka şubesine müzekkere yazılmasını, yapılacak yargılama neticesinde davanın kabulüne, çeklerin davalılardan istirdatına, davacının haklı hamil olduğunun tespitine ve çeklerin davacıya teslimine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince ihtiyati 09.04.2024 tarihli tensip zaptında özetle; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun, İhtiyati tedbirin şartları başlıklı 389 ncu maddesi "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." ve İhtiyati tedbir talebi başlıklı 390 ncı maddesi "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü düzenlemiştir.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun, Elden çıkan çek başlıklı 792 nci maddesi "(1) Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür." hükmünü düzenlemiştir. Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür. İspat yükü kendisinde olmayan diğer taraf da ispat yükünü taşıyan tarafın iddiasının doğru olmadığı hakkında delil sunabilir. Karşı ispat faaliyeti için delil sunan taraf, ispat yükünü üzerine almış sayılmaz (HMK 191).Eldeki davada, davacı öncelikle çekin yetkili hamili olduğunu, ardından davalı tarafın çeki kötüniyetli veya ağır kusurlu olarak iktisap ettiğini ispat etmesi gerekir. Bununla birlikte davalının çeki edinme nedenini açıklama mecburiyeti bulunmamaktadır, zira aksi düşüncenin kabulü çekin “mücerretlik” vasfını ortadan kaldırır niteliktedir. HMK'nun 390/3. maddesinde tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Mahkemenin yargılama yapmadan delilleri esastan inceleyip değerlendirmesi ve davanın sonunda verilebilecek karardan sağlanabilecek hukuki yararı, ihtiyati tedbir yoluyla baştan sağlaması beklenemez. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, davacı tarafın çeklerin ciro silsilesinde bulunmadığı bu suretle yukarıdaki şartları gerçekleştirme yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat edemediği göz önünde bulundurulduğunda mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilen bir hal bulunmadığı anlaşıldığından ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş ve aşağıdaki karar kılınmıştır. "gerekçesiyle, davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir.Bu ara karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; dava dilekçesini tekrarla davacının haklı ve meşru hamil olduğunu, protokol ve cari hesap mutabakatı ile çek teslim tutanağının bunu kanıtladığını, aynı şekilde çeklerin tesliminin her iki şirketin ticari defter kayıtları ile de sabit olduğunu, teslim alınan iş bu çeklerin davacının elinde iken kaybolduğunu, söz konusu çeklerin en son yetkili hamilinin davacı olduğunu, dosyaya ibraz edilen kayıtlara göre çeklerin davalı şirketin son ciranta olduğu ve ticari ilişki gereği müvekkiline teslim edilmesi gereken çeklerin dava dışı vekil ... tarafından davalı ...'a teslim edildiğinin ileri sürüldüğünü, davacı ile davalı şirketin aynı adreste faaliyet gösterdiğini, davalı ...'ın çekleri müvekkili şirkete teslime etmesi akabinde her iki şirketin aynı adreste faaliyet göstermesinin sağladığı kolaylıktan faydalanarak müvekkilinin rızası hilafına çekleri tekrar ele geçirdiğini, şahıs hakkında ayrıca savcılığa suç duyurusunda bulunulacağını, davalı ... çek iptali davasında çekleri -kendi adına- elinde bulundurduğunu iddia ettiğini, davalı ...'ın dava konusu çekleri elinde bulundurmasını gerektirecek hiçbir haklı ve yasal gerekçesi bulunmadığı gibi davalı şirket ile de ticari ilişkisi bulunmadığını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ara kararın kaldırılmasına ve tedbir talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, TTK'nın 792. maddesi uyarınca çek istirdadı istemine; istinaf ise, ihtiyati tedbir istemininin reddi ara karara ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine dair 09.04.2026 tarihli ara karar verilmiş; bu ara karara ihtiyati tedbir talep een davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dilekçesinde ayrıntıları yazılı 23 adet çekin çalındığını/kaybolduğunu, davalı ...'ın haksız ve kötüniyetli olarak çeki eline geçirdiğini, gerçek hamil olmadığını, çek bedelinin ödenmesinin telafisi imkansız zararlara sebep olacağını ileri sürerek, çek istirdadı talepli eldeki davayı açarak çeklerin bedelinin ödenmemesi için yargılama sonuçlanıncaya kadar istirdatı istenilen çeklerin ödemeden men edilmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini istemiştir. HMK'nın 389/1.maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. '' hükmünü, 390/3.maddesi "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' hükmünü, 391/1.maddesi ise '' Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir" hükmünü içermektedir. HMK'nın 390/3.maddesinde de belirtildiği üzere ihtiyati tedbire karar verebilmek için yaklaşık ispat gerekli ve yeterli görülmüştür. TTK'nın 792. maddesinde, ''Çek, herhangi bir surette hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790. maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu taktirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. '' hükmü yer almaktadır.Somut olayda davacı davada, TTK'nın 792. maddesi uyarınca, öncelikle çeklerin meşru hamili iken elinden çıktığını ve ardından davalının çeki iktisapta kötü niyetli veya ağır kusurlu olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür. Aynı şekilde ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak da 390/3. maddesi gereğince davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmelidir. Dosyadaki mevcut deliller itibariyle, davacının bu konulardaki iddialarını bu aşamada yaklaşık olarak ispat etmiş olduğunun kabulü mümkün değildir. Bu nedenle, mahkemece ihtiyati tedbir talebinin, yaklaşık ispatın sağlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 391/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karar usul ve yasaya uygun bulunduğundan, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına, bakiye 304,40 TL istinaf karar harcının ihtiyati tedbir talep eden davacıdan tahsiline, hazineye irat kaydına,

3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.10.07.2026

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve 391/3 maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1395, K. 2026/1360, T. 10.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1395-e-2026-1360-k-9e7b20e8d19d