Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1419 E. 2026/1371 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1419
Karar No
2026/1371
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2026/1419

KARAR NO:2026/1371

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:14/05/2026 tarihli ek karar

NUMARASI:2026/220 D.İş - 2026/237 Karar

TALEBİN KONUSU:İhtiyati Haciz

Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonucunda ihtiyati haciz talebinin kabulü üzerine borçlu ... vekilinin ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verilen ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

İhtiyati haciz talep eden vekili, dilekçesinde özetle;;15/04/2026 tarihli dilekçesi ile 11/08/2023 düzenleme tarihli, 31/05/2024 vade tarihli 20.000,00 USD = 896.314,00 TL bedelli bono yönünden alacağın ödeme günü geçmiş olmasına rağmen ödenmediğini beyanla, alacağın rehinle de temin edilmediği sebebiyle 896.314,00 TL alacak yönünden ihtiyati haciz karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 16.04.2026 tarihli değişik iş kararında; ".. alacağın varlığının yaklaşık olarak ispat edildiği ve böylece ihtiyati haciz koşullarının oluştuğu anlaşılmakla, alacaklının talep edilen 896.314,00 TL Alacak yönünden alacağın % 15'ine tekabül eden 134.447,1-TL Teminat karşılığında, İİK'nın 257. vd maddeleri gereğince karşı tarafın/borçlunun menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının kararda yazılı alacak miktarına yetecek kadar kısmının, İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine dair..." Alacağın rehinle temin edilmemiş olması ve mevcut kanıtlara göre istem kanuna uygun görülmüş olmakla, 896.314,00 TL Alacak yönünden alacağın % 15 'ine tekabül eden 134.447,1-TL Teminat karşılığında İİK'nin 257/1 maddesi gereğince borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarından borca yetecek miktarın, İcra İflas Kanunun koyduğu sınırlar içinde ihtiyaten haczine, 134.447,1-TL nakdi teminat veya muteber bir bankanın aynı miktarda kesin ve süresiz teminat mektubu ibraz edildiğinde, kararın İstanbul Nöbetçi İcra Müdürlüğünce infazına karar vermiştir.Bu karara karşı, ihtiyati hacze itiraz eden borçlu ... vekili tarafından, İİK'nın 265. maddesi uyarınca, süresinde itiraz edilmiştir.İhtiyati hacze itiraz eden/borçlu ... vekili, itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz dosyasında alacaklı tarafından ihtiyati hacze ilişkin mahkeme ilamı icra takibine konu edilmeden ihtiyati haciz miktarı ve masrafları, alacaklı tarafa haricen ödendiğini belirterek ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İhtiyati haciz isteyen/alacaklı vekili 20.04.2026 tarihli beyanında; İhtiyati haciz kararının başvuru dilekçesinde yer alan ana para ve faiz alacaklarının tamamı yönünden tam kabul kararı tesis edilmek suretiyle ihtiyati haciz kararının genişletilmesini, dilekçeye konu alacakların tamamı yönünden ihtiyati haciz başvurusunun kabulüne, icra Müdürlüğüne müzekkere yazılarak icra dosyasına ait dosya hesabı yapılarak bakiye borç bulunup bulunmadığının celbine, borçlular tarafından borcun ödendiği yönünden iddiaların kabulü mümkün bulunmadığından ihtiyati haczin aynen devamına karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince itirazın değerlendirildiği 14.05.2026 tarihli ek kararla; "... Mahkememizce icra takibine konu edilen senet bakımından 16.04.2026 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiği, aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen ... adına 17.04.2026 tarihinde ihtiyati haciz kararına konu borcun ödendiği, ihtiyati haciz kararının ise 20.04.2026 tarihinde takibe konu edilerek İstanbul 2. İcra Dairesi ... sayılı takip dosyasının açıldığı görülmekle borcun ihtiyati haciz kararından sonra fakat takip tarihinden önce ödendiği, ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun ödemeye ilişkin kayıtları mahkememize ibraz ettiği görülmekle bonoya konu borcun ödendiği anlaşılmakla İİK 265. Maddesi gereğince ihtiyati haczin dayandığı sebeplerin ortadan kalmış olduğu anlaşıldığından borçlu ...'in itirazlarının kabulüne karar verilmiştir. İhtiyati haciz talep eden tarafından taraflar arasındaki sözleşme ilişkisi kapsamında vade farkı işlemiş faize ilişkin alacak kalemlerinin bulunduğu, ihtiyati haciz kararının genişletilmesi yönünde talepte bulunulmuş ise de mahkememizce ihtiyati haciz kararının talep edilen bono bakımından verildiği, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin ve alacakların açılacak davada tartışılıp değerlendirilebilecek muhtacı muhakeme konularından olduğu görülmekle alacaklı vekilinin bu yöndeki istemleri yerinde görülmeyerek..." gerekçesiyle, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazlarının kabulü ile; aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen borçlu ... tarafından ihtiyati haciz kararından sonra fakat icra takibinden önce ihtiyati hacze konu borcun ödendiği görülmekle ihtiyati haczin dayandığı sebeplerin ortadan kalktığı anlaşılmakla talebe konu dosyamızdan konulan tüm ihtiyati hacizlerin kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati haciz talep eden vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; Mahkemeden tahsil edemedikleri alacakları yönünden ihtiyati haciz kararı talep edildiğini, ihtiyati haciz başvurusu yapıldığı sırada borçların ödenmemiş olduğunu, ihtiyati haciz kararı tebliğ alındıktan sonra kararın icra müdürlüğünde infaz edildiğini, ihtiyati haciz başvurusu yapıldığını, başvuru esnasında temerrütün oluştuğunu, alacak kalemlerinin muaccel olduğunu, nakdi teminatların karara istinaden mahkeme veznesine depo edildiğini, icra müdürlüğünde infaz edilerek esasa geçildiğini, borçlular tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edildiğini, itirazlarına konu ödeme iddialarına dair açıklamaların dosyaya gönderilen beyan dilekçeleri ile açıklandığını, ödeme iddiasının dinlenemeyeceğinin izah edildiğini, İİK 265.maddesinde itiraz sebeplerinin belirtildiğini, borçlunun ihtiyati haciz kararı verildikten sonra borcun ödediğine yönelik iddiasının itiraz sebebi olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, borçlulardan ... yönünden herhangi bir itiraz ileri sürülmediğinden bu borçlu yönünden inceleme yapılmasına gerek bulunmamasına rağmen mahkeme tarafından bu borçlu yönünden de hüküm tesis edildiğini, ihtiyati haciz yargılamasının geçici hukuki koruma tedbiri niteliğinde olduğunu, borcun tamamen söndürülüp söndürülmediği hususlarının değişik iş sayılı dosyasından incelenemeyeceğini, itirazların tahdidi olarak sayıldığını, yer almayan itiraz yönünden inceleme yapılmasını adil yargılanma hakkının ihlal ettiğini, bu iddiaları ancak bir menfi tespit ve istirdat davasının konusunu oluşturabileceğini, başvuru tarihi itibariyle borcun muaccel ve talep edilebilir nitelikte olduğunu, ödemelerin kısmi ödeme niteliğinde olduğunu, ihtiyati haczin selahiyetini etkileyici bir yanın bulunmadığını, karar tarihinden sonra gerçekleşen olayların kararın verildiği an itibariyle hukuka uygun olduğu gerçeğini değiştirmeyeceğini, taraflarınca esas takibe geçildiğini, ihtiyati haciz kararının infaz edildiğini, İİK 261.maddesi gereğince ihtiyatin haczin infazı ile ilgili şikayetlerin infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılacağını, söz konusu hüküm dikkate alındığında ihtiyati haczin infazından sonraki şikayetlerin icra mahkemesine yapılmak zorunda olduğunu, mahkemenin görevsizliğinin bariz olduğunu, icra mahkemelerinin görevli olduğunu, itirazın reddi gerektiğini iddia ederek ihtiyati hacze itiraz yönünden tesis edilen ek kararın kaldırılmasını, kararın hukuka aykırı olması nedeniyle ihtiyati haciz kararının devamına ve itirazların reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Talep, İİK'nın 265. madde gereğince ihtiyati hacze itirazın kabulü kararının istinafına ilişkindir.İlk derece mahkemesince ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair ek karar verilmiş; bu ek karara karşı, ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır.Talep eden vekili; borçlulardan ... tarafından 11.08.2023 tarihinde keşide edilen vade tarihi 31.05.2024 olan nakden ibareli borçlu ...'in kefil olarak yer aldığı 20.000,00 ABD Doları tutarındaki bir adet bonodan kaynaklanan alacak yönünden alacağın Türk Lirası karşılığı tutarı ve faiz tutarı üzerinden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur. İlk derece mahkemesince 16.04.2026 tarihli değişik iş sayılı karar ile 20.000,00 USD'nin vade tarihindeki 896.314,00 TL bedeli karşılığında İİK 257.maddesi gereğince ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İhtiyati haciz kararı her iki borçlu yönünden oluşturulmuştur.Borçlulardan ... vekili vasıtasıyla dosyaya ibraz etmiş olduğu 20.04.2026 tarihli dilekçe ve ekindeki dekont ile ihtiyati haciz kararı verildikten sonra alacaklı görünenin hesabına ihtiyati haciz miktarı ve masraflarının yatırıldığını belirtmiştir. Ayrıca ihtiyati haciz kararına karşı itiraz etmiştir. İlk derece mahkemesince itirazın kabulüne ve tüm ihtiyati haciz kararlarının kaldırılmasına dair ek karar verilmiştir. Ek karara karşı alacaklı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Uyuşmazlık, ihtiyati haciz kararı sonrasında ihtiyati hacze konu olan alacak miktarının ödenmiş olması durumunda ihtiyati hacze karşı yapılan itiraz sonucunda yapılacak incelemenin hangi mahkemenin görev dahilinde olduğu ve İİK 265.madde kapsamında ödemenin değerlendirilip değerlendirilemeyeceğine ilişkindir. İİK'nın 257. maddesinde ihtiyati haciz şartları düzenlenmiş olup maddede, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahıstan olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği belirtilmiş, maddenin 2. fıkrasında ise iki bent halinde, vadesi gelmemiş borçlardan dolayı, borçlunun muayyen yerleşim yerinin olmaması, borçlunun taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa ihtiyati haciz istenebileceği düzenlenmiştir.İİK'nın 258. hükmüne göre, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gerekenin, alacağın usul kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi değildir. Bu hükme göre alacaklının, alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamakta, bu konuda mahkemeye kanaat verecek delilleri göstermesi yeterli kabul edilmektedir. Öte yandan, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın yargılamayı gerektirmemesi şeklinde bir koşulda kanunda öngörülmemiştir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç, davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip uyuşmazlığı sona erdirmek değildir. İhtiyati hacizde amaç, ihtiyati tedbire benzer şekilde, Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan "hukuk devleti" ilkesinin bir gereği olarak bireylere etkin hukuki himaye sağlamaktır. İİK'nın 265/1. maddesi hükmü uyarınca ise borçlu, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararına, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata karşı; huzuriyle yapılan hacizlerde haczin tatbiki, aksi hâlde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde mahkemeye müracaatla itiraz edebilir. Somut olayda, borçlulardan ... tarafından ihtiyati haciz kararına karşı itiraz edilmiştir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 31.03.2010 tarihli ve 2010/2747 Esas, 2010/3719 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 02.07.2015 tarihli ve 2015/2724 Esas, 2015/8815 Karar sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak gösterilmiştir. Anılan maddede borçlunun, kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata itiraz edebileceği düzenlenmiş olup, bu itiraz sebepleri sınırlıdır. Davalının teminata veya icra dairesinin yetkisine yönelik bir itirazı bulunmamaktadır. Bu nedenle ihtiyati haczin dayanağı sebeplere ilişkin itiraz bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir. Özellikle alacağın mevcut olmadığı gerekçesiyle itirazda bulunup bulunulamayacağı konusundaki tartışmalara değinmek yerinde olacaktır. Alacağın varlığı ihtiyati haczin temel koşulu olup borcun sona erdiği anlaşılabiliryorsa ihtiyati hacze itiraz nedenlerinin sınırlı olduğu gerekçesiyle ihtiyati haczin devam ettirilmesi savunulamaz. Zira ihtiyati haciz, para alacağının temini için öngörülen geçici bir hukuki himaye tedbiridir. Ortada bir alacağı yoksa veya kalmamışsa ihtiyati hacze de gerek yoktur. Bu temel koşula itiraz edilebileceği de şüphesiz olup, bunun bir itiraz nedeni sayılıp sayılmayacağı konusunda kanun metni aramakta doğru bir yaklaşım sayılmaz. Bununla birlikte İİK 257/1'deki vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ibaresinden ihtiyati haciz koşullarından birisininde alacağın mevcudiyeti olduğu anlaşılmaktadır. Nitekim, Yargıtay da icra dosyasında yaptığı ödemelerin gerekçe göstererek alacağın mevcut olmadığı iddiası ile ihtiyati hacze itiraz eden borçlunun itirazının İİK 265. maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 23.06.2005 tarihli, 2005/5115 Esas, 2005/7066 Karar sayılı kararın). Haklı olarak belirtildiği gibi bir alacağın vadesinin gelip gelmediğini inceleyebilmek için öncelikle söz konusu alacağın mevcut olup olmadığının yaklaşık ispat ölçüsünde bir ön sorun olarak halledilmesi gerekmektedir. Yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde söz konusu durumların İİK'nın 265.maddesinde yazılı olmaması nedeniyle itiraz sebebi teşkil etmeyeceğinin kabulü mümkün değildir (Doç. Dr. Adnan Değnekli - Dr. Mustafa Saldırım Öğretide ve Uygulamada İhtiyati Haciz 3.Bası, Ankara 2011 - sayfa 114- 115).

Açıklanan nedenlerle, itiraz eden vekilinin icra takibi öncesinde ihtiyati haciz kararı sonrasında yapılan ödeme nedeniyle itirazın kabulüne dair verilen kararın İİK'nın 265. maddesinde düzenlenen itiraz nedenleri arasında olmadığına dair iddiaları yerinde görülmemiştir. Dosya kapsamından, 16.04.2026 tarihli değişik iş sayılı dosyada 896.314,00 TL alacak yönünden ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İtiraz edenin itiraz dilekçesine eklemiş olduğu 17.04.2026 tarihli banka dekontundan mahkemenin değişik iş sayılı numarası da belirtilmek suretiyle alacaklı hesabına toplam 907.111,56 TL tutarında havale yapılmış olduğu, İstanbul 2. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında başlatılan icra takibi neticesinde icra müdürlüğü tarafından 22.04.2026 tarihli cevabı yazıda alacaklı vekilinin 20.04.2026 tarihinde önceden müvekkiline ödeme yapılmış olduğu bilgisinin müdürlüğe bildirildiği, dosyanın açık olduğunun ifade edildiği, 07.05.2026 tarihli kapak hesabında ise yatan paranın mahsubu neticesinde bakiye borcun 563.135,21 TL olarak gösterildiği anlaşılmıştır. İcra müdürlüğünün cevabı yazıları ve kapak hesabına esas olan cevabından; alacaklı tarafça icra takibinin ödeme tarihinden sonra 20.04.2026 tarihinde başlatılmış olduğu tespit edilmiştir. İhtiyati haciz kararı ile elde edilmek istenen amaç, ihtiyati hacze konu meblağın takip öncesinde yatırılmış olması sebebiyle karşılanmıştır. Diğer taraftan, talep eden vekilince İİK'nın 261. maddesi kapsamında görevli mahkemenin icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesi olduğuna dair iddiada da bulunulmuş ise de uyuşmazlık konusu itiraz İİK'nın 265. maddede düzenlenen ihtiyati haciz kararına karşı yapılan bir itiraz olup İİK'nın 261/son fıkrada yer alan düzenleme ihtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetlere ilişkindir.İİK'nın 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz düzenlenmiştir. Yasal düzenleme kapsamında somut olayda, borçlulardan ... aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmiş olmasına rağmen dosya içerisinde bu borçlu tarafından yapılmış herhangi bir itirazına rastlanmamıştır. Buna karşın mahkemece itirazın kabulüne dair verilen ek kararda, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin itirazlarının kabulüne şeklinde ek karar verildiği belirtildiği hâlde, aynı ek kararda ihtiyati haczin dayandığı sebeplerin ortadan kalktığı gerekçesiyle, itiraz etmeyen borçluyu da kapsayacak şekilde ek karar verilmiş olması yasal düzenlemeye uygun düşmemiş, alacaklı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf başvurusunun kabulüne karar vermek gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, talep eden vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verdiği 14.05.2026 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.

KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;HMK'nın 353/1.b.2 ve 265/son maddeleri uyarınca ihtiyati haciz talep eden alacaklı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne; İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verdiği 14.05.2026 tarihli ek kararın kaldırılmasına, ihtiyati hacze itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;

1-İİK'nın 265. maddesi uyarınca borçlu ...'in itirazının kabulü ile ilk derece mahkemesince verilen 16.04.2026 tarihli ihtiyati haciz kararının yalnızca itiraz eden ... yönünden kaldırılmasına,

2-İhtiyati hacze itiraz eden yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince belirlenen 12.500,00 TL maktu vekalet ücretinin, esas takip veya davanın sonucuna bağlı olmak kaydıyla, ihtiyati haciz talep edene tahmiline,

3-İhtiyati haciz talep eden alacaklının yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf aşamasındaki harç ve yargılama giderleri yönünden:

a-İhtiyati haciz talep eden tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; istinaf peşin karar harcının ise talebi hâlinde ihtiyati haciz talep edene iadesine,

b-İhtiyati haciz talep eden tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, giderlerinin kararın niteliği gereğince kendi üzerinde bırakılmasına,

5-Kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,

6-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine derhal gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 14.07.2026 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

KANUN YOLU:HMK'nın 362/1.f ve İİK'nın 265/son maddeleri uyarınca karar kesindir.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1419, K. 2026/1371, T. 14.07.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1419-e-2026-1371-k-6aabe3df1a70