Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/694 E. 2026/656 K. – Yöneticinin Azli İle

Konu: Yöneticinin Azli İle Kayyım Atanması

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/694
Karar No
2026/656
Karar Tarihi
Konu
Yöneticinin Azli İle Kayyım Atanması

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2026/694 Esas 2026/656 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/694 KARAR NO : 2026/656

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ : 27/03/2026 NUMARASI : 2026/262 Esas(Ara karar)

TALEP  : İhtiyati Tedbir TALEP TARİHİ : 26/03/2026 KARAR TARİHİ : 15/05/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 15/05/2026

Taraflar arasındaki yöneticinin azli ile kayyım atanması davasında mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, davacı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü. TALEP Davacı dava dilekçesinde özetle; Davalı ...’nin 400 payından 300 payına sahip çoğunluk ortağı olduğunu, 100 pay ile diğer ortak davalı ...'ın kayın babası ve şirket müdürü olduğunu, müdürler kurulu başkanı olarak görev yapan davalı ...'ın da eşi olduğunu, şirketin proje üretim süreçlerinde aktif rol alan ve bu alanda uzmanlığı bulunan kişinin kendisi olduğunu, eşi ile arasındaki devam eden boşanma sürecinde 15/01/2026 tarihinde şirketten istifa ederek ayrıldığını, kendisinin ayrılması sonrası projelerin sürdürülemediğini, şirketin, yazılım ve teknoloji alanında faaliyet gösteren ve Hava Savunma Sanayi gibi stratejik öneme sahip projelerde yer almış bir şirket olduğunu, bu süreçte tarafından şirket genel kurulunun toplantıya çağrılmasının talep edildiğini, davacının, 2026 yılı Ocak ayında elektronik posta yoluyla şirket müdürlerine genel kurulun toplantıya çağrılması yönünde talepte bulunduğunu, ancak bu talebe rağmen şirket yönetimi tarafından herhangi bir işlem yapılmadığını, bunun üzerine ihtarname ile şirket ortaklar kurulunun toplantıya çağrılmasının talep edildiğini, bu ihtara da herhangi bir cevap verilmediğini, tarafından Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/265 esas sayısı ile genel kurulun toplantıya çağrılması yetkisinin verilmesi talebiyle dava açıldığını, şirket yönetiminin aile içi uyuşmazlıkların etkisi altında yürütüldüğü, şirket hesaplarının şirket menfaatine uygun şekilde kullanılmadığı ve şirket malvarlığı üzerinde şirket menfaatine aykırı tasarruflarda bulunulduğunun anlaşıldığını, özellikle aile şirketi niteliği taşıyan yapılarda şirket yönetiminin çoğu zaman ortaklar arasındaki güven ilişkisine dayandığını, bu güvenin ortadan kalkması halinde şirket yönetiminin mevcut müdür eliyle sürdürülebilmesinin mümkün olmadığını, müdür ... ve ...'ın görevden azline karar verilmesinin hukuken zorunlu hale geldiğini, davalı müdürlerin şirket malvarlığı üzerinde tasarrufta bulunmaya devam etmeleri halinde şirket bakımından telafisi güç ve imkânsız zararlar doğması kuvvetle muhtemel olduğunu, yargılama süresince şirket faaliyetlerinin sağlıklı şekilde yürütülebilmesi ve şirket malvarlığının korunabilmesi amacıyla Türk Medeni Kanunu’nun 427. maddesi ve ilgili mevzuat hükümleri uyarınca şirket yönetimi için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ettiklerini belirterek davalı ...’ın, ... müdürlüğü görevinden haklı sebeplerle azline, davalı ...’ın, ... müdürler kurulu başkanlığı ve müdürlük görevinden haklı sebeplerle azline, dava sonuçlanıncaya kadar şirkete ait taşınır ve taşınmaz malların devrinin, satışının ve üçüncü kişilere devredilmesine yönelik işlemlerin durdurulmasına ilişkin teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, şirket yönetiminin mevcut müdürler eliyle sağlıklı şekilde yürütülmesinin mümkün olmaması ve şirket faaliyetlerinin devamlılığının korunabilmesi amacıyla yargılama süresince şirket yönetimi için kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalı şirket müdürlerinin azli istemiyle eldeki davanın açılmış olup şirket müdürlerinin davacının eşi ve kayınpederi olduğu, davalı eş ... ile davacının boşanma sürecinin başlaması üzerine taraflar arasında uyuşmazlık yaşandığı, davacının şirket işlemlerinden soyutlandığını, şirketin olağanüstü genel kurula çağrılması istemli olarak davacı tarafça noter ihtarnamesinin keşide edildiği tarihte şirkete ait bir aracın davalı müdürlerce bedelinin altında satıldığı, davalı şirketin uhdesinde kalan diğer aracının ise satılması suretiyle ileride telafisi güç zararların doğabileceğini iddia ederek şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ve şirketin yönetimine dava süresince kayyım tayinine karar verilmesini talep ettiği, UYAP sistemi üzerinden yapılan entegrasyon sorgularında şirket adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığı, şirketin pasif araç kayıtlarında 2023 model, sedan bir aracın 23/03/2026 tarihinde satıldığı, aktif araç kaydında ise 2021 model, gayri ticari sedan bir adet aracın bulunduğu, davacının dava dilekçesi ile sunulan deliller itibariyle yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığı, bu haliyle talebin reddine karar verilmesi gerektiği, yine kayyım tayin talebi yönünden yapılan değerlendirmede kayyım tayini istenilen şirkette organ boşluğu oluştuğuna dair iddia ve ispat bulunmadığından şirkete kayyım atanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle; "davacı vekilinin davalı şirkete kayyım atanmasına ve şirket mal varlığına tedbir konulmasına yönelik ihtiyati tedbir taleplerinin ayrı ayrı reddine" dair karar verilmiş, karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbirin reddi ara kararının hatalı olduğunu, sunulan yeni delillerin mahkemece değerlendirilmeden karar verildiğini, davalı müdür ... lehine, şirket tarafından 1.000.000,00 TL ilave menfaat, kıdem, ihbar ve diğer alacaklar ile birlikte toplamda yaklaşık 1.945.622,00 TL ödeme yapılmasının kararlaştırıldığını, davalı müdür lehine yüksek tutarlı bir ödeme öngören ikale sözleşmesi akdedilmiş olmasının hayatın olağan akışı ile bağdaşmadığını, kişisel menfaat amacı taşıyarak şirket malvarlığının azaltılması suretiyle mal kaçırmaya yönelik bir tasarruf olduğunu, kayyım talebinde “organ boşluğu bulunmadığı” gerekçesine dayanıldığını ancak bu yaklaşımın hukuki gerçeklikten uzak olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Talep, hukuki niteliği itibari ile ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. HMK'nın 389/(1). maddesinde, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, HMK'nın 390/(2). maddesinde de hakimin talep edenin haklarının derhal korunmasında zorunluluk bulunan hallerde karşı taraf dinlenmeden de tedbir kararı verebileceği hüküm altına alınmıştır. HMK'nın 390/(3). maddesinde ise tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğu düzenlenmiştir. İhtiyati tedbir kesin hükme kadar devam eden yargılama boyunca tarafların dava konusu ile ilgili olarak hukuki durumunda meydana gelebilecek zararlara karşı öngörülmüş geçici nitelikte geniş veya sınırlı hukuki korumadır. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesinin diğer bir koşulu ise mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle bir hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacak ya da tamamen imkansız hale gelecek ise veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesidir. Somut olayda, davalı şirketin, teknik projeler geliştiren ve önemli şirketlerle işbirliği içerisinde faaliyet gösteren bir yazılım şirketi olup şirketin teknik faaliyetlerinin ve yürüttüğü projelerin büyük çoğunluğunun davacı tarafından üretildiği, taraflar arasında yaşanan ailevi( Boşanma süreci) ve kişisel uyuşmazlıklar nedeniyle güven ilişkisinin tamamen ortadan kalktığı, şirket yönetiminin bu kişiler eliyle sağlıklı şekilde yürütülebilmesi artık mümkün olmadığı, davalı şirketin uhdesinde kalan tek aracının satılması halinde ileride telafisi güç zararlar doğabileceği iddia edilerek davalı şirketin taşınır ve taşınmaz mal varlığı üzerine ihtiyati tedbir konularak şirket yönetimine, azil davası süresince kayyım tayin edilmesine karar verilmesi istemiyle açılan eldeki davada; dosya kapsamına göre yöneticinin azli istemli davada, davacı yanca şirkete ait taşınır/ taşınmaz mallara ilişkin talep edilen ihtiyati tedbirlerin, şirket ait malvarlığının uyuşmazlık konusu olmaması, öte yandan bu aşamada kayyım tayini istenilen şirkette organ boşluğu oluştuğuna dair bir iddia ve tespit de bulunmamasına göre, mahkemece yazılı gerekçeyle ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik yazılı şekilde karar verilmesinde sonucu itibariyle bir isabetsizlik görülmemiştir.

Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir talebinin reddi yönündeki ara kararında sonucu utubariyle herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden ihtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafın istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 732,00- TL harç peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Yapılan istinaf yargılama giderlerinin istinafa başvuran taraf üzerinde bırakılmasına, varsa kullanılmayan gider avansının istek halinde kendisine iadesine, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 362/1-f. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/05/2026

Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/694, K. 2026/656, T. 27.03.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-694-e-2026-656-k-56c7b3e9d754