Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/679 E. 2026/1150 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/679
- Karar No
- 2026/1150
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/679 Esas
KARAR NO: 2026/1150
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 19/02/2026
NUMARASI: 2025/210 E. - 2026/52 K.
DAVANIN KONUSU: Marka (Maddi Tazminat İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde ...no ile tescilli "... ..." markasının hükümsüz kılınmasını, Davalı tarafça birden çok kere ihlal yapıldığı gerekçesiyle cezai şart bedeli olan 200.000,00 TL'nin, 12.10.2020'den itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, Davalı şirketin "http://www.....com.tr/tr/" internet adresine erişimin engellenmesini, Davalı şirketçe TPE nezdinde yapılan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... no.lu başvuruların tescilinin durdurulmasını, SMK m.159/2-c hükmü gereği, müvekkili şirket zararının tazmini amacıyla, davalılar tarafından, mahkemece belirlenecek teminatın yatırılmasını, davalı fiillerinin marka hakkına tecavüz olduğunun ve haksız rekabete neden olduğunun tespitini,eylemlerin durdurulmasını, önlenmesini, tedbire hükmedilmesini, HMK m.107/2 gereği artırılmak üzere, şimdilik 10.000,00 TL'nin temerrüt tarihi olan 01.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 50.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt tarihi olan 01.05.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, hükmün ilanına karar verilmesini, talep ve dava etmiştir.
Davalıların yasal sürede açılan davaya karşı cevap dilekçesi sunmadıkları anlaşılmıştır.
İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin, .../04/2025 tarihli 2022/... Esas-2025/... Karar sayılı kararıyla; "DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
1-Davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüze neden olduğunun tespitine, eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine,
2-Yargıtay 11.HD’nin 2024/979 esas - 2024/9243 karar ve 19.12.2024 sayılı ilamlarına göre : 6102 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten sonraki olaylara dayalı açılan davalarda, tescilli sınai haklar bakımından sadece özel kanun olan SMK hükümleri uygulanabilecek olup TTK'nın haksız rekabet hükümlerinin anılan özel hükümler yanında ve aynı anda uygulanması söz konusu olamayacağından , kümülatif koruma uygulanmayacağından haksız rekabetin tespiti isteminin REDDİNE,
3-Sözleşmeye aykırılık kapsamında 200.000 TL nin 12.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
4-Davacının tazminat seçim yöntemini 7.11.2023 tarihli dilekçe ile SMK 151/2-c kapsamında seçtiği ve bilirkişi incelemelerinin de buna göre yapıldığı dolayısıyla yüksek yargı uygulamalarına göre tazminat seçim yönteminin ıslah ile dahi değiştirilmesi mümkün bulunmadığından davacının seçmiş olduğu yönteme göre hesaplanan ve talep artırım dilekçesinde bildirdiği bedel emsal lisans olarak hakkaniyete ve mali raporlara göre uyumlu bulunduğundan SMK 151/2-c kapsamında 818.459.23 TL maddi tazminatın ve 25.000 TL manevi tazminatın 1.5.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatta fazlaya ilişkin istemin reddine,
4-Davalının teminat yatırması yönündeki istemin reddine,
5-Davalı ... adına ...başvuru no.lu "..." markasının SMK 6/9 maddesine göre kötüniyetli tescili de gözetilerek HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,( 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca )
6-Davalı şirketçe TPMK nezdinde yapılan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... no.lu başvuruların tescilinin durdurulmasına yönelik istemin SMK da öngörülen tescil prosedürünün idari nitelikte olması,YİDK ‘nin yerine geçerek bir hak tesisi yada iptaline dair ne 6769 sayılı yasada ne de yerleşik içtihatlarda davacı lehine yapılacak bir yorum ve düzenleme bulunmadığından bu yöndeki davacı taleplerinin REDDİNE,
7-16.3.2028 tarihli protokolün 4.maddesine göre Davalı şirkete ait "http://www.....com.tr uzantılı alan adına karar kesinleştiği tarihte erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde BTK'YA müzekkere yazılmasına,
8-Karar kesinleştiği takdirde halen davalılarca ... ve ... ... ibareli kullanımlar bulunduğu takdirde tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması kapsamında ; davalılara ait ilan, reklâm, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, tanıtım amaçlı basılı kâğıtların , tanıtım amaçlı basılı materyali kullanmalarının önlenmesine, karar kesinleştiği takdirde halen bir kullanım varsa el konularak ,imhasına(ticari hayatta 3. Kişilerin işlem güvenliği açısından fatura ve ticari evrakların el koyma işlemi dışında tutulmasına)
9-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde; SMK m.149/1/g gereği, masrafları davalılardan alınmak üzere, tirajı yüksek ülke genelinde yayın yapan bir gazetede takdiren bir kez yayınlanmasına, masrafın davalılardan tahsiline" karar verilmiştir.
Dairemiz 2025/1451 Esas ve 2025/1514 Karar ve 13.11.2025 tarihli kaldırma ilamı ile; "… İstinaf aşamasında, istinaf başvurusunda bulunan tarafın davalı olması ve davanın nispi harca tabi olması halinde nispi istinaf harcı alınması gerektiği, mahkemece tahsil edilecek harcın, hükümde hesaplanan harç üzerinden tamamlatıldığı da göz önüne alındığında, mahkemece hükümde davada alınması gereken ve varsa tamamlatılması gereken harç miktarlarının gösterilmemesinin hatalı olduğu kanaatine varılmıştır. İstanbul 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 17/04/2025 tarih, 2022/266 E. 2025/90 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-4. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, Dosyanın, kaldırma gerekçesinde gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine'' şeklinde karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; Davacıya ait mali tablolar göre dava konusu marka ile davalının yapmış olduğu net satışlara göre bilirkişilerce seçenekli olarak (%1 ile ile %4 arasında bir oran baz alınarak) %1 e göre; 818.459,23 TL, %2 üzerinden 1.636.918,46 TL, %3 üzerinden 2.455.377,70 TL, % 4 üzerinden 3.273.836,93 TL olarak net satışlara göre bir ciro hesaplaması yapıldığı , Davacı vekili 4.3.2025 tarihli ıslah dilekçesiyle tazminat istemini bilirkişilerce belirlenen en alt sınır olan 818.459.23 TL olarak talep ettiği gözetilerek 6769 sayılı SMK 151/2-c kapsamında 818.459.23 TL maddi tazminatın 1.5.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Davacı 50.000 TL manevi tazminat talep etmiştir. Manevi tazminat yönünden davalılar tarafından davacıya ait markanın devre rağmen izinsiz olarak kullanmış olması, kullanmaya devam etmesi, tarafların dosyaya yansıyan sosyal ve ekonomik durumları nazara alınarak 25.000 TL manevi tazminatın 1.5.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatta fazlaya ilişkin istemin reddine, Davalının teminat yatırması yönündeki istemin reddine, 16.3.2028 tarihli protokolün 4.maddesine göre Davalı şirkete ait "http://www.....com.tr uzantılı alan adına karar kesinleştiği tarihte erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde BTK'YA müzekkere yazılmasına,Karar kesinleştiği takdirde halen davalılarca ... ve ... ... ibareli kullanımlar bulunduğu takdirde tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması kapsamında ; davalılara ait ilan, reklâm, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, tanıtım amaçlı basılı kâğıtların , tanıtım amaçlı basılı materyali kullanmalarının önlenmesine, karar kesinleştiği takdirde halen bir kullanım varsa el konularak ,imhasına(ticari hayatta 3. Kişilerin işlem güvenliği açısından fatura ve ticari evrakların el koyma işlemi dışında tutulmasına) ,hükmün ilanında davacının hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye’de günlük yayın yapan bir gazetede bir kez ilanına masrafın davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Davanın özündeki hukuki dayanak sadece marka hakkına ilişkin olmayıp, haksız rekabet hükümlerinin uygulanmamasının hatalı olduğunu, dava, marka hakkına dayandığı kadar, müvekkili davacı ile davalılardan ... ... firmasının ticaret unvanlarına da dayandığını, davalının haksız fiil teşkil eden bu davranışı, taraflar arasında akdedilmiş protokolün ve tarafların unvanlarının bir arada değerlendirilmesiyle dahi tespit edilebilecek olan, ayrıca bir teknik uzmanlık gerektirmeyen bir mesele olduğunu, mahkemece "haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına ve önlenmesine" yönelik hüküm tesisi gerekirken, hatalı hukuki mülahazayla kısmen ret kararı verilmiş olması, yeni hüküm tesisini gerektirdiğini,
-Taraflar arasındaki protokol hükümlerine işlerlik kazandırılıp aynı/benzer markalarının tescilinin durdurulması gerekirken; usul ekonomisine aykırı olarak çok sayıda yeni davanın açılmasına sebebiyet verecek şekilde hüküm tesisi hatalı olduğunu,
-Hüküm altına alınan manevi tazminat bedelinin, tarafların sosyoekonomik durumları ve ihlalin ciddiyetiyle uyumsuz olduğunu,
-Dava tarihinden sonra değişen Yargıtay içtihadına göre hareket edilmiş olmasına rağmen, müvekkili aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davanın, 01.12.2022 tarihli olup, Yargıtay 11.HD'nin, yeni TTK'nin yürürlüğüne girdiği 2012 yılından bu yana "marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet gerekçelerine dayalı davanın birlikte açılabileceği" yönündeki içtihadını değiştirdiği (gerekçeli kararda da zikredilen) E.2024/979 K.2024/9243 sayılı ilamının tarihi ise 19.12.2024 olduğunu, müvekkili şirket aleyhine (davanın açılmasına sebebiyet veren davalılar lehine) yargılama giderlerine hükmedilmiş olmasının, adil yargılanma hakkına ve hukuki güvenlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini,
-İhtiyati tedbir taleplerinin devamı yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle;
-Yargılamaya konu olan ... ... ibareli çalışmanın balık kuluçka makinesi yapımı işine münhasır olduğunu, ... dalında bir uğraşısının olmadığını, internet sitesi içeriğinden açıkça anlaşıldığını, davacının ise ..... işleriyle iştigal ettiğini, isim benzerliğinden doğan ihlalin kabulü için markaların aynı veya benzer olması, ürün ve hizmetlerin aynı veya benzer olması ve tescilli markanın ayırt edici seviyesini ortalama tüketicilere bıraktığı genel izlenim itibarıyla ilişkilendirme dahil karıştırma ihtimali doğuracak düzeyde bulunması gerektiğini, karıştırmaya elverişli benzerliğinin olmadığının dosya kapsamında açıkça görüldüğünü,
-Sözleşmeye aykırılıktan bahsederek 200.000,00 TL paranın, kabul anlamına gelmemek ile birlikte davaya konu olayın ticari nitelikte olmadığı bu sebeple karar tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz oranı üzerinden hesaplama yerine 12.10.2020 tarihinden itibaren işletilecek ticari avans faiziyle birlikte hesaplanarak, davacı tarafa ödenmesine, www.....com.tr uzantılı alan adına ulaşımın engellenmesine karar vermesinin usul ve aykırı olduğunu,
-Davacı ile noterde yapılan sözleşmede, Tırmamızın uhdesinde bulunan balık kuluçka makinesi üretiminin lisans devrini kapsamadığı hatta firmalarının zaten ... ve inşaata müteallik işler yapmadığı toplanan delillerle orta çıktığını, mahkemenin yaptığı eksik inceleme ile haksız lisans kullanımından dolayı aleyhlerine hükmettiği tazminatın yerinde olmadığını, maddi tazminat hesap edilirken bir kaç matkap, vida, plastik kap , metal sac ve profil ile küçük bir atölyede yapılan iştigallerinin, büyük sermayeye sahip davacı firma ile bir tutularak yüksek tazminata hükmedildiğini, tazminatın belirlenmesine esas alınan bilirkişi raporlarının karar vermeye yeterli olmadığı , eksik araştırma ile teknik inceleme ve tespitlerden uzak hazırlanıp dosyaya sunulduğunu, Mahkemenin davacının haksız ve sebepsiz zenginleşmesine, kendilerinin de müzayakaya düşmesine neden olacak fahiş miktarda tazminata hükmetmesini kabul etmediklerini,
-Legal yollar ile alınan fakat yerel mahkemenin verdiği hükmün 5. Maddesi ile " ... adına ...başvuru nolu " ...” markasının hükümsüzlüğüne" dair verilen usul ve yasaya aykırı kararın vicdanları yaraladığını,
-Yerel mahkeme açılan dava nedeniyle tek bir vekalet ücretine hükmetmesi gerekirsen hükmün 10,11,12,13 ve 14 nolu maddelerinde aleyhlerine beş ayrı bağımsız vekalet ücreti hükmettiğini tüm nedenlerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlığın; Davalı ... adına ...nolu ... ... markasının hükümsüzlüğü, taraflar arasında protokol gereği 200.000,00 TL cezai şartın tahsili, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, alan adına erişimin engellenmesi, davalı şirket adına yapılan marka başvurularının tescilinin önlenmesi, tedbir SMK 159/2-c kapsamında teminat yatırılması, 50.000,00 TL manevi tazminat ve Smk 151/2-c kapsamında 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsili ve hükmün ilanı taleplerine ilişkin olarak açıldığı anlaşılmıştır.
Davalı ... adına tescilli olan ...başvuru no.lu "..." markasının SMK 6/1 ve 6/9 maddelerine göre hükümsüzlüğü talep edilmektedir.
Bilirkişiler ..., ..., ... tarafından düzenlenen 06/05/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... ... ve ... tescil numaralı ... ... markalarının 07 ve 37. Sınıflarda tescilli olduğu, bu markaların davalı şirketten devralınmış olduğu, davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... markasının kısmen 36 ve 37., ... tescil numaralı ... ... markasının 36. Sınıfta tescilli olduğu, Davalı şirket adına tescilli ... ibareli tescili marka bulunmadığı, Davalı ... adına tescilli hükümsüzlüğü talep edilen ...tescil numaralı markanın 06. Sınıfta tescilli olduğu, Davalı ... adına başvurusu yapılan ... başvuru numaralı “... ... ...”, ... başvuru numaralı “... ...”, ... başvuru numaralı ..., ... başvuru numaralı “... ... - ...”, ... başvuru numaralı "... yapı - taahhüt”, ... başvuru numaralı “... ...”, ... başvuru numaralı “... ...”, ... başvuru numaralı “... ...”, ...başvuru numaralı “....”, .... başvuru numaralı “www ....tr” markalarının davacı tarafın itirazları neticesinde SMK 6/1, 6/3 ve 6/9 gereği reddedildikleri, davacı adına tescilli alan adı olan www ....com Alan adının halen hosting (barındırma şirketinde kayıtlı olduğu, 24.08.2010 tarihinden bu yana aktif olduğu Davalı taraf adına tescilli www.....com.tr alan adının sorgulanmasında alan adının 20 Mayıs 2005 tarihinden itibaren davacı şirket adına kayıtlı olduğu, davalı tarafın alan adı tescilinin davacı tarafın alan adı tescilinden ve marka tescilinden daha önceye ait olduğunun tespit edildiği, davacı şirketin ana sözleme tasdik tarihinin 09.11.2009 olduğu, Şirketin kuruluş tarihi itibariyle ... ibaresini ilk kez ticaret alanına çıkaranın davalı taraf olduğu, davalının ticaret unvanının davacı taraftan daha önce tescil edildiğini, Davalı markasının 06. Sınıfta tescilli olduğu, davacının markalarının bu sınıfı kapsamadığı, markaları oluşturan ibareler benzer olmakla birlikte sınıf farklılığından dolayı SMK 6/1 deki şartların oluştuğunun söylenemeyeceği, Davalı ile davacı arasında ... ibareli markaların devrine ilişkin bir sözleşme imzalanmış olduğu, davalı devir senedinde belirlenen devir bedelini aldığını Noter huzurunda beyan etmiş iken bu kez şirketin kurucu ortağı vasıtasıyla farklı sınıflarda ... ibareli markaları tescil ettirmeye başladığı, yapılan başvurularda davacı tarafın hedef tutulduğu ve davalı tarafın engellenmesi amacı güdüldüğü bu nedenle davalı taraf adına tescilli ...tescil numaralı markanın SMK 6/9 delaletiyle hükümsüz kılınabileceğini, Cezai Şart Talebine İlişkin incelemede; dosyaya sunulan SULH VE İBRA SÖZLEŞMESİ başlıklı belgede, belgenin taraflarca imza edildiği belirtilmiş olmakla birlikte belgede imza bulunmadığı, belgenin imzalı aslı veya onaylı suretinin de mevcut olmadığı, protokolün imzalı aslının veya onaylı suretinin sunulması durumunda tekrar değerlendirme yapılmasının mümkün olabileceği, Dosyaya sunulan “SULH VE İBRA SÖZLEŞMESİ”nin taraf imzası taşımaması, ve hayatın olağan akışından davalının bu sözleşmeyi imzalama iradesi bulunmadığı kesin olarak anlaşıldığından geçerli bir sözleşme bulunmadığı bu nedenle cezai şart talep edilemeyeceğini, Davalı şirketçe TPE nezdinde yapılan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... nolu başvuruların davacı tarafça yapılan itirazlar üzerinde reddedildiği, tescil işlemleri devam etmekte olan ... ve ... başvuru numaraların tescil işlemlerinin durdurulması bakımından mahkemenin durdurma kararı vermesinin kanunen mümkün olmadığını, Davalı tarafa ait www.....com.tr adresinde kullanılan ''... ...'' markasında esaslı unsurun ... ibaresi olduğu, ... ibaresinin ürün adı olduğu, gerek kuluçka makinesi gerekse bu makinelerin tesisi ve inşa hizmetlerinin davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... ... markası kapsamında kaldığı, davacının markadan doğan haklarının ihlal edildiği, http://www.....com.tr alan adı unvan veya marka hakkına dayanarak alındığından, tahsis tarihi bakımından site içeriğinde ... ibaresinin davacı tarafın marka haklarını ihlal eder içerik bulunmaması kaydıyla terkin şartlarının oluşmadığı, ancak ihlalin devamında erişim engeli konulabileceği, Davacı tarafa sunulan 07/11/2023 tarihli beyan dilekçesinde SMK/151-2/c 'de öngörülen seçimlik(lisansa dayalı tazminat seçeneği) hakkını talep ettiği, Davacı tarafça örnek bir lisans sözleşmesi sunulması durumunda hesaplama yapılmasının mümkün olabileceği, davalının, Marka Devri Sözleşmesi ile elindeki tüm markaları devretmiş olmasına rağmen seri marka başvuruları yapmasının, bu başvuruları şirket kurucu ortağı adına gerçekleştirmesinin haksız rekabet teşkil edeceği, davalı tarafın ticaret unvanının, davacı tarafın markasından ve ticaret unvanından çok daha eski tarihe dayandığı, davalının, ticaret unvanı kullanım sınırları kalması, markasal kullanıma konu etmemesi şartıyla ... ibaresinin davalının ticaret unvanından terkini için gerekli şartların oluşmayacağı yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
Bilirkişiler ...., ...., ... tarafından düzenlenen .../01/2025 tarihli EK bilirkişi raporunda özetle; Davacı Adına Tescilli ...tescil numaralı ...... ve ... tescil numaralı ... ... markalarının 07 ve 37. Sınıflarda tescilli olduğu, bu markaların davalı şirketten .... Noterliğinin 16.03.2018 tarih ... yevmiye Numaralı devir senedi ile devralınmış olduğu, davacı adına tescilli 2010 63218 tescil numaralı ... markasının kısmen 36 ve 37., ... tescil numaralı ... ...markasının 36. Sınıfta tescilli olduğunu, Davalı şirket adına tescilli ... ibareli tescilli marka bulunmadığı, Davalı ... adına tescilli hükümsüzlüğü talep edilen ...tescil numaralı markanın 06. Sınıfta tescilli olduğunu, Davacı adına tescilli alan adı olan www.....com Alan adının halen hosting (barındırma şirketinde kayıtlı olduğu, 24.08.2010 tarihinden bu yana aktif olduğu Davalı taraf adına tescilli www.....com.tr alan adının sorgulamasında alan adının 20 Mayıs 2005 tarihinden itibaren davacı şirket adına kayıtlı olduğu, Davalı tarafın alan adı tescilinin davacı tarafın alan adı tescilinden ve marka tescilinden daha önceye ait olduğunun tespit edildiği, Davacı şirketin ana sözleme tasdik tarihinin 09.11.2009 olduğu, Şirketin kuruluş tarihi itibariyle ... ibaresini ilk kez ticaret alanına çıkaranın davalı taraf olduğu, davalının ticaret unvanının davacı taraftan daha önce tescil edildiği, Markanın Hükümsüz Kılınmasına İlişkin Dava Yönünden; Davalı markasının 06. Sınıfta tescilli olduğu, davacının markalarının bu sınıfı kapsamadığı, markaları oluşturan ibareler benzer olmakla birlikte sınıf farklılığından dolayı SMK 6/1 deki şartların oluştuğunun söylenemeyeceği, Davalı ile davacı arasında ... ibareli markaların devrine ilişkin bir sözleşme imzalanmış olduğu, davalı, devir senedinde belirlenen devir bedelini aldığını Noter huzurunda beyan etmiş iken bu kez şirketin kurucu ortağı vasıtasıyla farklı sınıflarda ... ibareli markaları tescil ettirmeye başladığı, yapılan başvurularda davacı tarafın hedef tutulduğu ve davalı tarafın engellenmesi amacı güdüldüğü bu nedenle davalı taraf adına tescilli ...tescil numaralı markanın SMK 6/9 delaletiyle hükümsüz kılınabileceğini, Cezai Şart Talebine İlişkin olarak; Dosyaya sunulan imzalı SULH VE İBRA SÖZLEŞMESİ başlıklı belgede, sözleşmenin 4. ve 5. Maddelerine aykırılığın (alan adı devri ve unvandan ... ibaresi çıkarılması) cezai şarta bağlandığı, bu yükümlülüklerin davalı tarafça ifa edilmemesinden dolayı davacı tarafın cezai şartın tahsiline hak kazandığını, Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan Taleplere İlişkin olarak; Dava tarihinde tescil işlemleri devam etmekte olan ... ve ... başvuru numaraların da itiraz üzerine nihai olarak reddedilmiş olduğu, bu anlamda bu markalar bakımından ayrıca değerlendirme yapılmadığı, tescil işlemlerinin durdurulması bakımından bu talebin yerine getirilmesinin SMK da öngörülen tescil prosedürü ve YİDK karar iptaline ilişkin hükümlerine aykırı olacağı, Davalı fiillerinin marka hakkına tecavüz olduğunun TESPİTİ ve http://www.....com.tr/tr/" internet adresine ERİŞİMİN ENGELLENMESİNE ilişkin talepler, bakımından yapılan incelemede; Davalı tarafa ait www. ....com.tr adresinde kullanılan ... ... ,markasında esaslı unsurun ... ibaresi olduğu, ... ibaresinin ürün adı olduğu, gerek kuluçka makinesi gerekse bu makinelerin tesisi ve inşa hizmetlerinin davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... ŞEKİL markası kapsamında kaldığı, davacının markadan doğan haklarının ihlal edildiği, http://www. ....com.tr alan adının devrinin sözleşmeye aykırı olarak halen gerçekleşmemiş olduğu site içeriğinde yer alan hizmetlerin 37. Sınıf kapsamında olduğu, Davacı tarafça sunulan 07.11.2023 tarihli beyanda: SMK 151/2-c 'de öngörülen seçimlik hakka dayanıldığı, İstanbul Ticaret Odasından gönderilen oran ile davalı şirketin dava konusu marka ile hangi sınıflarda ne kadar ciro yaptığının tespitinin yapılamadığından davalı defterleri üzerinden tazminat hesabının tespitinin imkansız olduğu, mahkemece tazminata hükmedilmesi durumunda vereceği tazminat kararına yardımcı olması adına Davacıya ait mali tablolar göre dava konusu marka ile yapmış olduğu net satışlara göre % 1 ile % 4 arasındaki hesaplamaların % 1 üzerinden 818.459,23 TL, %2 üzerinden 1.636.918,46 TL, %3 üzerinden 2.455.377,70 TL, %4 üzerinden 3.273.836,93 TL olduğu, Davalının, Marka Devri Sözleşmesi ile elindeki tüm markaları devretmiş olmasına rağmen seri marka başvuruları yapması, bu başvuruları şirket kurucu ortağı adına gerçekleştirmesinin haksız rekabet teşkil edeceği, Davalı tarafın ticaret unvanının, davacı tarafın markasından ve ticaret unvanından çok daha eski tarihe dayandığı, ancak taraflar arasındaki sözleşme bağlayıcı olduğundan, davalının ticaret unvanında ... ibaresinin yer almasının sözleşmeye aykırılık teşkil ettiği yönünde görüş ve kanaatlerini bildirmişlerdir.
16.3.2018 tarihli marka devir sözleşmesine esas teşkil eden, Sulh ve İbra başlıklı 2 sayfalık sözleşme içeriğinde, Tarafların karşılıklı olarak davacı ve davalı oldukları Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/375 E. sayılı ve Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/350 E. sayılı dosyalar ile ikame edilmiş olan ve birleşme neticesinde Kayseri 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/350E sayılı dosyası ile devam eden davanın karşılıklı Feragat edilecek sonlandırılması ve ... ...'ın ... ya marka devri yapılması konusunda anlaşmayı içerdiği, buna göre Protokol tarafları arasında işbu protokolün imzalanması birlikte aynı anda İstanbul'da Noterde marka devir sözleşmesi akdedilecek olup, bu sözleşme kapsamında ... ... ve ... .... Şti' TPE nezdindeki kendi adına tescilli sınıflardaki “...” markalarını, marka devir bedeli olan 200.000,00 TL bedelin kendisine ödenmesi karşılığında ... ... ... A.Ş'ne devredeceğini , ... ... ve ... .... Şti,nin TPE nezdindeki devrettiği ... markası üzerinde hükümsüzlük, haciz, rehin gibi hangi nam altında olursa herhangi bir kısıtlama olmadığını, söz konusu marka devir sözleşme: imzalanması tarihinden itibaren 45 gün içerisinde sahibi olduğu ....com.tr ibareli alan adını ... nezdinde iptal edeceğini, iptal başvurusu yapmadan 1 gün önce ... yazılı olarak bilgilendireceğini ve iptal işlemi tamamlandığında aynı gün içerisinde ... ya bilgi vereceğini ve bundan sonra ....com.tr veya ... ve ... ... markalarının birebir aynısı ya da ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini içeren alan adları tescili yapmayacağını kabul, beyan ve taahhüt edeceğini, ... ... ve ... .... Şti imzalanmasından itibaren en geç 45 gün içerisinde Şirket unvanından unvanında aynısını ve/veya benzerini kullanmayacağını yine söz konusu marka devir sözleşmesinin ...” ibaresini çıkartacağını şirket ... ... ve ... .... Şti, işbu protokolün 4. ve 5 maddesinde belirtil en yükümlülüklerini yerine getirmediği ve/veya marka devrini yaptığı markalar üzerinde TPE nezdinde herhangi bir haciz ve takyidat bulunduğu ve/veya devrettiği markalara ilişkin 3. şahıslar tarafından bulunulacak talep ve davalar neticesinde marka devri iptal olduğu takdirde kendisine ödenen bedeli Fergayrimenkul'e aynen iade edeceği gibi herhangi bir ihbar ve ihtara hacet olmaksızın ve de tenkis talebinde bulunmaksızın ... Gayrimenkul Geliştirme ve ... A.Ş'ye ayrıca “200.000 TL” tutarında bedeli ceza-i şart olarak ödeyeceğini kabul edeceğini, sözleşmenin 6. maddede belirtilen bedellerden ... ortağı Mustafâ Kevseroğlu müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, “200.000TL” tutarındaki bedelin, markayı devreden ... İNŞAATA ödemesi ve marka devir sözleşmesinin yapılması sonrasında taraf vekillerinin devam eden Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/350 E sayılı dava dosyasına beyandan bulunmak birbirlerinden vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmeksizin karşılıklı olarak davalarından feragat edecekler birbirlerini ibra etmiş olacaklarına dair sözleşme sundukları anlaşılmıştır.
Ticari sicil kayıtları incelendiğinde; Davacı ... GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VE ... ANONİM ŞİRKETİ ‘nin ana sözleme tasdik tarihi 09.11.2009 dür. Davacının iştigal konusu, 06, 19, 21, 29, 30, 35, 36, 37, 39, 40, 41,42, 43, 44. Sınıfların kapsamında yer almaktadır.
Davalı ... ... VE ... MALZEMELERİ MAKİNE METAL SANAYİ TİCARET LİMİTED ŞİRKETİ ‘nin ise ana sözleşmesi 21.11.2002 tarihli olduğu anlaşılmıştır.
Davalı tarafın iştigal konusunun mal ve hizmetlerin sınıflandırılmasına ilişkin listede 36, 37, 11, 07, 09, 08, 27, 10, 20, 21, 17, 19, 06. Sınıflarda yer almaktadır. Şirketin kuruluş tarihi itibariyle ... ibaresini ilk kez ticaret alanına çıkaran taraf olduğu, davalının ticaret unvanının davacı taraftan daha önce tescil edildiği ancak huzurdaki dava konusunu unvan terkini talebi olmadığı, davalının marka ihlali teşkil eden kullanımları, marka hükümsüzlüğü ve tazminat ile cezai şart talepleridir.
Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Davacı taraf davalı şirket tarafından www.....com.tr adresindeki kullanımların delil olarak kabulünü beyan etmiştir. Davalı tarafla ait www.....com tr adresindeki kullanıma bakıldığında; davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... ŞEKİL markası kapsamında kalmakta olduğu bilirkişi heyetince ifade edilmiştir.
Bilirkişi raporunda davalının kullanımına esas görseller ve web arşiv kayıtlarına göre davalı şirketin internet sitesindeki kullanımların 07. Sınıfta (kuluçka makineleri) ve bu Makinelerin tesisi (37) yer aldığı, bu bağlamda davacı taraf ait ... tecil numaralı ... ŞEKİL markasın ait marka hakkının ihlal edildiği anlaşılmıştır.
Davacı istinaf istemine ilişkin olarak;
Davacı adına tescilli ... tescil numaralı ... markası 07 ve 37. Sınıfta, ... tescil numaralı ... ibareli marka 07. Ve 37. Sınıfta tescilli olup, Davalı adına tescilli hükümsüzlüğü talep edilen ...tescil numaralı ... ... şekil markasının ise 06. Sınıfta tescilli olduğu, markaların görsel ve işitsel unsurlarının benzer olduğu ancak tescil sınıflarının farklı olduğu, bununla birlikte .... Noterliğinin 16.03.2018 tarih ... yevmiye Numaralı devir senedinde davalı şirketin ... ve ... tescil numaralı markalarının davacı şirkete devredildiği, Davalı ...'nun davalı şirketin kurucu ortağı olduğu, Devir gerçekleştikten sonra davalı ..., seri halde ... ibareli marka başvuruları yaptığı, devir sözleşmesine rağmen başvuru anında iyiniyetli olmayan davalının markasının SMK 6/9 madde kapsamında hükümsüz kılınmasına yönelik verilen kararda aykırılık bulunmadığı, Davacı tarafça, marka hakkına dayalı olarak açılan tecavüz istemli davada davalı eyleminin haksız rekabet yarattığı da ileri sürülmekle, somut olayda haksız rekabet hükümlerinin kümülatif olarak uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerekmiştir.
Davacı tarafça davalı eyleminin haksız rekabet yarattığı da ileri sürülmekle, somut olayda haksız rekabet hükümlerinin kümülatif olarak uygulanabileceği, somut olayda, TTK 55/1-a-4 maddesinde düzenlenen haksız rekabet hükümlerinin SMK'da düzenlenen markaya tecavüze ilişkin hükümlerle birlikte kümülatif olarak uygulanabileceği, davalının sözleşme ile ticaret unvanını kullanmayacağını taahhüt ettiği, buna rağmen kullanımına devam ettiği, ticaret unvanının devir edilen markalar ile benzer olduğu, davalının iltibas teşkil eden kullanımlarının Türk Ticaret Kanunu'nun 55/(1)-a-4 maddesi gereğince "Başkasının malları, iş ürünleri, faaliyetleri veya işleri ile karıştırılmaya yol açan önlemler almak," hükmü gereğince haksız rekabet teşkil ettiği anlaşılmakla, mahkemece haksız rekabetin reddine karar verilmesinin yerinde olmadığı, davacı vekilinin haksız rekabete yönelik istinaf isteminin haklı olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafça sonradan dava açılmasını önleyici nitelikte hüküm kurulması gerektiği ileri sürülmüş ise de, Mahkemelerin sonradan oluşacak uyuşmazlıkları tespit etme ve önleyici karar verme yetkisinin bulunmadığı, önüne gelen uyuşmazlıkla ilgili karar verilebileceği, bu yetkinin aşılamayacağı, bu konudaki istinaf isteminin yerinde bulunmadığı, manevi tazminatın yeterli bulunduğu bu konudaki istinaf isteminin de yerinde bulunmadığı anlaşılmıştır.
Açıklanan sebeplerle, davacının başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kısmen kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulması yönünde karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
Davalı istinaf istemine ilişkin olarak;
Davalı ile davacı arasında ... ibareli markaların devrine ilişkin bir sözleşme imzalanmış olduğu, davalı, devir senedinde belirlenen devir bedelini aldığını Noter huzurunda beyan etmiş iken bu kez şirketin kurucu ortağı vasıtasıyla farklı sınıflarda ... ibareli markaları tescil ettirmeye başladığı, yapılan başvurularda davacı tarafın hedef tutulduğu ve davalı tarafın engellenmesi amacı güdüldüğü bu nedenle davalı taraf adına tescilli ...tescil numaralı markanın SMK 6/9 delaletiyle hükümsüz kılınabileceği yönündeki gerekçe ile verilen kararda aykırılık bulunmadığı, markaların aynı hizmet sektöründe olmasa bile kötü niyetli tescil olması halinde tamamen hükümsüz kılınabileceği bu nedenle aynı hizmet kolunda tescilli olmadığına yönelik istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Cezai şart, taraflar arasındaki sözleşmenin 4 ve 5. Maddelerine ilişkin olup, sözleşmenin açık hükümlerine aykırılığın tespitinin yapıldığı, bu nedenle sözleşmeye aykırılık nedeniyle cezayı şart talep edilebileceği gibi, sözleşmeye aykırılık nedeniyle ihlal tarihinden itibaren faize de hükmedilmesinde de aykırılık bulunmadığı, Davacı yanın tazminat istemini SMK 151/2-c kapsamında talep ettiği, buna göre yapılan bilirkişi hesaplamasında aykırılık bulunmadığı, iş bu davada objektif dava birleşmesi bulunduğu, her bir talep yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinde aykırılık bulunmadığı bu nedenle davalının tüm istinaf istemlerinin reddinin gerektiği anlaşılmıştır.
Açıklanan sebeplerle, davalının istinaf isteminin HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince kaldırılmasına, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında hüküm kurulması yönünde karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalılar vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, İstanbul .... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin .../02/2026 tarih, 2025/... E., 2026/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3-DAVANIN KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE,
-Davalıların eyleminin davacının marka hakkına tecavüzü ve haksız rekabetin neden olduğunun tespitine, eylemlerin durdurulmasına, önlenmesine,
-Sözleşmeye aykırılık kapsamında 200.000 TL nin 12.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline,
-Davacının tazminat seçim yöntemini 7.11.2023 tarihli dilekçe ile SMK 151/2-c kapsamında seçtiği ve bilirkişi incelemelerinin de buna göre yapıldığı dolayısıyla yüksek yargı uygulamalarına göre tazminat seçim yönteminin ıslah ile dahi değiştirilmesi mümkün bulunmadığından davacının seçmiş olduğu yönteme göre hesaplanan ve talep artırım dilekçesinde bildirdiği bedel emsal lisans olarak hakkaniyete ve mali raporlara göre uyumlu bulunduğundan SMK 151/2-c kapsamında 818.459.23 TL maddi tazminatın ve 25.000 TL manevi tazminatın 1.5.2018 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminatta fazlaya ilişkin istemin reddine,
-Davalının teminat yatırması yönündeki istemin reddine,
-Davalı ... adına ...başvuru no.lu "..." markasının SMK 6/9 maddesine göre kötüniyetli tescili de gözetilerek HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE, Kararın kesinleşmesini müteakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere Türk Patent ve Marka Kurumuna gönderilmesine,( 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 51/4.maddesi uyarınca )
-Davalı şirketçe TPMK nezdinde yapılan ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... no.lu başvuruların tescilinin durdurulmasına yönelik istemin SMK da öngörülen tescil prosedürünün idari nitelikte olması, YİDK ‘nin yerine geçerek bir hak tesisi yada iptaline dair ne 6769 sayılı yasada ne de yerleşik içtihatlarda davacı lehine yapılacak bir yorum ve düzenleme bulunmadığından bu yöndeki davacı taleplerinin REDDİNE,
-16.3.2028 tarihli protokolün 4.maddesine göre Davalı şirkete ait "http://www.....com.tr uzantılı alan adına karar kesinleştiği tarihte erişimin engellenmesine, karar kesinleştiğinde BTK'YA müzekkere yazılmasına,
-Karar kesinleştiği takdirde halen davalılarca ... ve ... ... ibareli kullanımlar bulunduğu takdirde tecavüzün maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması kapsamında ; davalılara ait ilan, reklâm, broşür, afiş ve sair her türlü tanıtım malzemesinin, tanıtım amaçlı basılı kâğıtların , tanıtım amaçlı basılı materyali kullanmalarının önlenmesine, karar kesinleştiği takdirde halen bir kullanım varsa el konularak ,imhasına(ticari hayatta 3. Kişilerin işlem güvenliği açısından fatura ve ticari evrakların el koyma işlemi dışında tutulmasına)
-Hüküm özetinin karar kesinleştiğinde; SMK m.149/1/g gereği, masrafları davalılardan alınmak üzere, tirajı yüksek ülke genelinde yayın yapan bir gazetede takdiren 1 kez yayınlanmasına, masrafın davalılardan tahsiline,
4-İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken sözleşmeye ayrılık yönünden 13.662 TL maddi tazminat yönünden 55.908,95 TL, manevi tazminat talepleri yönünden 1.707,75 TL, marka hükümsüzlüğü yönünden 732,00 TL markaya tecavüz ve haksız rekabet yönünden 732,00 TL harçtan, 4.440,00 TL peşin harç ve ıslah ile yatırılan 13.806,46+53.033,00 TL harcından mahsubu ile 1.463,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
4/b-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan 80.70 TL başvuru harcı, 4.440,15 TL peşin harç, 13.806,46 TL ıslah harcı, 17.000 TL bilirkişi ücreti, 1.653.00 TL tebligat ve müzekkere masrafı, olmak üzere toplam 36.980,31 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre 36.115,04 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye giderin davacı üzerinde bırakılmasına,
4/c-Davalı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan, 683,00 TL posta giderinin, davanın kısmen kabul edilmiş olması sebebiyle, 667,01-TL'sinin davacıdan tahsiliyle davalılara verilmesine, bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına,
4/ç-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Kabul edilen markanın hükümsüzlüğü talebi yönünden; 55.000 TL vekalet ücretinin davalılardan ...’ndan alınarak davacıya verilmesine,
4/d-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Marka hakkına tecavüzün tespiti ve haksız rekabet yönünden; 55.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4/e-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Sözleşmeye aykırılık yönünden, 55.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4/f-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden; 128.768,88 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4/g-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göreKabul edilen manevi tazminat talebi yönünden: 25.000 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4/ğ-Davalılar kendini vekil ile temsil ettirmediğinden, davalılar vekili yararına hüküm tesisine yer olmadığına,
5-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
5/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 72742,70-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 71.279,46-TL harcın mahsubu ile 1.463,24 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
5/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 2.002,00 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 360,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 2.362,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine,
5ç-Davalılar tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026