Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/658 E. 2026/1139 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/658
- Karar No
- 2026/1139
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/658
KARAR NO: 2026/1139
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/01/2026 (Ek karar)
NUMARASI: 2025/4347 E. - 2026/183 K.
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz (Finans)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/06/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firmanın hamili olduğu ... şubesi'ne ait ... seri no'lu 20/12/2025 tarihli 899.562,17 TL tutarlı 1 adet çek nedeniyle fazlaya ilişkin haklarI saklı kalmak kaydı ile borçlulardan 899.562,17 TL alacağı bulunduğunu, söz konusu çek ödeme tarihinde ödenmediğini ve 20.12.2025 tarihinde ibraz edilerek karşılığı yoktur kaşesi bastırıldığını, çekin keşidecisi ve cirantalarının hakkında icra takibine başlayacaklarından ve borçluların icra takibinden haberdar oldukları takdirde mallarını kaçırmaları için .... İcra Müdürlüğü ... Esas Sayılı icra takibinin semeresiz kalmaması için mahkemece takdir olunacak teminat karşılığında borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının İHTİYATEN HACZİNE karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizin16/01/2026 tarihli 2025/4347 D.iş Esas 2026/183 D.İş kararı ile; İhtiyati haciz talebinin kabulü ile, 899.562,17-TL için alacağın yetecek miktarda borçlunun kendisinde veya üçüncü şahısta olan taşınır, taşınmaz malları ve alacakları ile diğer haklarının borca yetecek miktarda İHTİYATEN HACZİNE,
2-İİK'nın 259/1. fıkrası uyarınca takdiren alacak miktarının %25'i olan 224.890,54-TL tutarında HMK'nın 87/1. fıkrasına göre nakdi teminat veya süresiz banka teminat mektubunun ihtiyati haciz isteyen taraftan alınmasına, teminat mahkeme veznesine yatırıldığında ya da teminat mektubu ibraz edildiğinde kararın infazı için iş bu kararın mühürlü olarak ibraz edilmek kaydı ile ....İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı dosyasına gönderilmesine, karar verilmiştir.
İhtiyati hacze itiraz eden vekili ihtiyati hacze itiraz dilekçesinde ve özetle; Çekin kaybolması üzerine müvekkili şirket Tradisk, kaybolan çekin bu süreçte üçüncü şahısların ellerine geçmesi halinde müvekkili şirketlerin ciddi bir mağduriyet ile karşılaşabilecek olmasını düşünerek, İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/748 Esas sayılı dosyasında Çek’in iptali davasını ikame ettiğini, ihtiyati haciz talep eden alacaklı şirketin talepte bulunurken çekteki ödeme yasağına değinmediğini, somut gerçekliğe aykırı biçimde yalnızca çekin karşılıksız olduğunu beyan ederek mahkemeyi yanıltmış olduğunu, .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasında haksız şekilde tahsilat yapılmasını önlemek amacıyla, 16/01/2026 tarihli, 2025/4347 Değişik İş numaralı ve 2026/183 Karar numaralı ihtiyati haciz kararının, öncelikle teminatsız şekilde, şayet sayın mahkeme aksi kanaatte ise uygun görülecek bir teminat karşılığında durdurulmasına, , .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına konu .../01/2026 tarihli, .....Değişik İş numaralı ve .... Karar numaralı ihtiyati haciz kararına itiraz ettiklerini, ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını,
yargılama gideri ve vekalet ücreti masraflarının alacaklı talep eden taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İhtiyati haciz talep eden vekili cevap dilekçesinde ve özetle; Borçlu tarafın müvekkili şirket ile ticari bir ilişkisi olmadığını ileri sürdüğünü, kambiyo senetlerinin özelliği gereği, çekteki borcun soyut olup, temel ilişkinin bağına bağlı olmadığını, Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere ''Çekte lehtar ile hamil arasında ticari ilişki bulunmaması, hamile karşı ileri sürülebilecek bir defi değildir.'' hükmü olduğunu, bu sebeple Haksız ve mesnetsiz itirazların reddine, ihtiyati haczin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesi 2025/4347 D.İş Esas 2026/183 D.iş Karar ve 05/03/2026 tarihli ara kararla; İtiraz eden vekilince ileri sürülen diğer itiraz sebeplerinin esas yargılamanın konusunu oluşturduğu ve İİK'nın 265.maddesindeki sebeplerden herhangi birini teşkil etmediği anlaşıldığından,
-İhtiyat haciz kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF:
Hacze itiraz edenler vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen kararın hukuka aykırı olduğunu, müvekkili şirketin yetkili hamili olduğu çekin kaybolması üzerine İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/748 Esas sayılı dosyasında çekin iptali davası ikame edildiğini ve bu dava neticesinde çeke ödeme yasağı konulduğunu, alacaklı talep eden şirketin üzerinde ödeme yasağı bulunan çeki gerekli araştırmaları yapmadan takibe koymasının ve ihtiyati haciz talep etmesinin haksız olduğunu, zira ödeme yasağının amacının çek bedelinin tahsilini önlemek olduğunu, alacaklı talep eden şirketin çekteki ödeme yasağına değinmeyerek mahkemeyi yanılttığını, bu durumun alacaklı talep eden şirketin kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, müvekkili şirketler ile alacaklı talep eden şirket ve diğer belirtilen şirketler arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari defterlerinin incelenmesini talep ederek çekin haksız ve kötü niyetli biçimde cirolandığını ve takip başlatıldığını ispat edebileceklerini, dolayısıyla alacaklı talep eden şirketin çekin yetkili hamili olmadığı aşikar iken aleyhlerine ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, alacaklı talep eden şirketin çek haricinde borca ilişkin reel ve tevsik edici herhangi bir evrak ibraz etmediğini, faktöring şirketlerinin çekten kaynaklanan borcu tevsik edici belgeleri ibraz etmesinin zorunlu olduğunu, aksi takdirde çalıntı veya kayıp çek ve senetler ile haksız menfaat temin edilmesinin kaçınılmaz olacağını, ancak somut olayda alacaklı faktöring şirketinin bu minvalde herhangi bir belge sunamadığını, sunulan faktöring sözleşmesinin başlı başına tevsik edici belge niteliğini haiz olmadığını, müvekkili şirket ile diğer şirketler arasındaki ticari ilişkiyi ve hizmetleri ispat eden fatura, cari hesap gibi belgeler sunulmadan, üzerinde ödeme yasağı bulunan çek üzerinden doğrudan ihtiyati haciz kararı verilmesinin tamamen hukuka aykırı olduğunu, bu durumda alacaklı talep eden şirketin çeki takibe ve ihtiyati haciz talebinde bulunmaya yetkili olmadığını, müvekkili şirketin kaybolan diğer bir çekinin de aynı cirantalar ve aynı faktöring şirketi tarafından takibe konulmasının hayatın olağan akışına aykırı olup alacaklı talep eden şirketin kötü niyetinin bir göstergesi olduğunu, tehiri icra taleplerinin ve haklı istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.03.2026 tarih, 2025/4347 Değişik İş ve 2026/183 Karar sayılı ek kararının kaldırılmasını, .... İcra Müdürlüğü’nün ...Esas sayılı dosyasına konu ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ
İhtiyati Haciz talep eden vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen ödeme yasağı kararının müvekkilin iyi niyetli hamilliğini ortadan kaldırmadığını, söz konusu kararın çekin kambiyo vasfını ve takip hakkını engellemediğini, bu kararın sadece geçici bir tedbir niteliğinde olduğunu, karşı tarafın takip yapılamayacağına dair iddialarının yerinde olmadığını, İcra ve İflas Kanunu'nun 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz sebeplerinin sınırlı olduğunu, borçlu tarafından ileri sürülen iddiaların bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini, ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığını gösteren delillerin sunulmasının yeterli olduğunu, müvekkil ile Metyap İnşaat Malzemeleri arasında 07.08.2025 tarihinde imzalanan faktoring sözleşmesine dayalı alacakların İİK 68. maddesi kapsamında belgelere dayandığını, borçlulara gönderilen ihtarname ve uyarı mektuplarının usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen borcun ödenmediğini, 6361 sayılı kanunun 9. maddesinin 3. fıkrası uyarınca müvekkilin iyi niyetli ve meşru hamil sıfatını kazandığını, davalının ileri sürdüğü iddiaların şahsi defi niteliğinde olup müvekkil şirkete karşı ileri sürülemeyeceğini, müvekkilin kötü niyetli hareket etmediğini, bu nedenle teminatın dosyada kalması yönündeki talebin haksız olduğunu, ilk derece mahkemesinin ihtiyati haciz kararının usul ve yasaya uygun olduğunu belirterek karşı taraf vekilinin istinaf başvurusunun reddine, ihtiyati haciz kararının onanmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İİK'nın 257/1. fıkrası uyarınca; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. İİK'nun 258 maddesi uyarınca; ihtiyati haciz talep eden alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur. Burada aranan ölçü yaklaşık ispat ölçüdür. İİK'nun 265. maddesi hükmü gereğince, borçlu kendisi dinlenilmeden verilen ihtiyati haciz kararına yönelik haczin dayandığı sebeplere, mahkemenin yetkisine ve teminata, huzuru ile yapılan hacizlerde haczin uygulandığı, aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliği tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edebilir. Bu durumda mahkeme, gösterilen itiraz sebepleri ile bağlı inceleme yaparak itirazı kabul veya reddeder.
Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, talep eden tarafça ihtiyati haciz talebinin dayanağı olarak, düzenlenen faktoring sözleşmesi, fatura, çek tevdi bordosu ve çekin delil olarak ibraz edildiği, çekin yasal unsurlara havi olduğu, ibraz edilen belgelerin İİK'nın 258. maddesi gereğince mahkemeye kanaat getirecek deliller niteliğinde olduğu, çekin kaybolduğuna, ödeme yasağı konulduğuna, factoring şirketinin çeki iktisabının usulüne uygun olmadığına ve aralarında ticari ilişki bulunmadığına yönelik itirazların, İİK'nın 265/1. Maddesinde tahdidi olarak sayılan itirazlardan olmayıp iş bu itirazların yargılamayı gerektirdiği, ihtiyati hacze konu çekin çekteki ciro silsilesine göre yetkili hamil olan ihtiyati haciz talep eden tarafından muhatap bankaya ibraz edildiği, ödeme yasağı sebebiyle çekin karşılığının ödenmediği anlaşılıyor ise de, ödeme yasağının çekin kambiyo vasfını ortadan kaldırmadığı, çeki elinde bulunduran hamil tarafından çeke dayalı talep hakkına engel olmadığı, ihtiyati hacze yapılan itirazın reddine karar verilmesinin dosya kapsamı ve usul uygun olduğu anlaşılmıştır.
Saptanan ve hukuksal durum bu olunca; tarafların dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dosyadaki tespitlere ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda ilk derece mahkemesi kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla yapılan inceleme neticesinde ihtiyati hacze itiraz edenler vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Usûl ve yasaya uygun İstanbul .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../01/2026 tarih ve 2025/... E., 2026/... K. sayılı kararına karşı ihtiyati hacze itiraz edenler vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2- 492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL istinaf karar harcı İhtiyati hacze itiraz edenler tarafından peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-İhtiyati Hacze itiraz edenler tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4- İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
5- Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,
6- Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/(1)-f. ve 394/(5). maddeleri gereğince, kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 25/06/2026