Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/1161 E. 2026/1256 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/1161
Karar No
2026/1256
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/1161 - 2026/1256 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2026/1161 KARAR NO : 2026/1256 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 20/09/2018 NUMARASI : 2017/445 E. - 2018/333 K.

DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali)

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 20/09/2018 Tarih ve 2017/445 Esas - 2018/333 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2016/103759 sayılı "..." ibareli markanın 20 ve 21. sınıflarda adına tescili başvurusunun, davalı Kurum tarafından 2000/21202 sayılı "..." ve 197385 sayılı "..." ibareli marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek derecede benzer bulunduğu, gerekçeleriyle 21. sınıfta kısmen reddine dair kararın hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, YİDK'nın 2017-M-8961 sayılı kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu başvurunun kapsamındaki 21. sınıf "Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları" emtiası ile redde gerekçe gösterilen 2000/21202 sayılı markanın 20. sınıf "Elbise askıları, kılıfları" emtiası, "Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler, perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları perde çubukları" emtiası ile redde gerekçe gösterilen 197385 sayılı markanın 20. sınıftaki "Plastik perde rayları ve kornişler" emtiası benzer olduğu ve "..." ibaresinin ortaklığı nedeniyle markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, müvekkilinin markasında reddedilen mallar 21. sınıfta tescilli iken, red sebebi yapılan markalarda 21. Sınıf malların bulunmadığını, redde mesnet 2000/21202 sayılı markada 20. sınıfta tescilli bulunan ürüne "elbise askısı" adı verilmişse de, burada benzerliğin yalnızca eş sesli bir sözcükten kaynaklandığını, gerçekte ürünler arasında yalnızca isim benzerliği bulunduğunu, zira elbise askısı adı altında çok farklı ürünün mevcut olduğunu, Markalar Dairesi Başkanlığının red kararında müvekkilinin markasında reddedilen mallar ile redde mesnet markadaki mallar aynı sınıf olarak kabul edilmişken YİDK aşamasında farklı sınıflarda olduklarının kabul edilmiş olup bu çelişki nedeniyle davanın kabulü gerektiğini, davalı kurumun resen red nedenleri ile nispi red nedenlerini karıştırdığını ve "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, marka (marka ile ilgili kurum kararlarının iptali) istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İşlem dosyasının incelenmesinden; davacı tarafından 21/12/2016 tarihinde 2016/103759 sayılı "..." ibareli marka tescil başvurusunun yapıldığı, Markalar Dairesi Başkanlığının 2000/21202 sayılı "..." ve 197385 sayılı "..." ibareli markalara dayalı olarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca "Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları, Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler, perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları" yönünden başvurunun reddine karar verdiği, bu karara yönelik davacı itirazının ise 2017-M-8961 sayılı kararıyla reddedildiği, kararın davacıya 23/11/2017 tarihinde tebliğ edildiği ve davanın iki aylık dava açma süresi içinde 19/10/2017 tarihinde açıldığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesinin kabulü ve istinaf itirazları gözetildiğinde, taraflar arasındaki uyuşmazlık dava konusu "..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Marka hukukuna hakim olan öncelik ve bir markanın tek bir sahibinin olması gerektiği ilkesi ile 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesine göre, aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetle ilgili olarak tescil edilmiş veya daha önce tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olan markalar tescil edilemez. Burada bahsedilen ayniyet olgusuyla bir markanın tamamen taklit edilmesi, ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olgusuyla ise başvuruya konu markanın tescilli markanın birebir aynısı olmamakla birlikte ilk bakışta farkedilemeyecek derecede aynı olan ve bu hususun ispatı dahi gerek duyulmadan ancak dikkatli inceleme sonucu farkın anlaşılabileceği ibare ve şekilleri taşıyan işaretler kastedilmektedir. Buna göre, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmü uyarınca, ... tarafından re'sen uygulanacak mutlak ret nedeni kapsamında bir marka başvurusunun reddedilebilmesi için, başvuru konusu işaretle önceki tarihte tescil edilen veya tescil başvurusu yapılan markaların hem emtia listelerinin aynı veya aynı tür mal ve hizmetleri kapsaması hem de marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer olması gerekir. Anılan hüküm, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak, ayırt edilemeyecek kadar benzer olmayı aramaktadır. Yine 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi hükmünden farklı olarak 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmünde, "markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali"nden ayrıca söz edilmemiştir. Bu durumda, 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi hükmünün uygulanabilmesi için markalar arasındaki benzerliğin, iltibasa yol açacağının ayrıca inceleme yapılmasını gereksiz kılacak derecede güçlü ve açık olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacının marka tescil başvurusundan çıkarılan 21. sınıftaki "Ütü masaları ve kılıfları, çamaşır kurutmalıkları, elbise askıları, Bambu perdeler, stor perdeler, şerit perdeler, dekorasyon amaçlı boncuklu perdeler, perde kopçaları, perde halkaları, perde kancaları, perde çubukları" emtiaların redde mesnet markaların kapsamında 20. Sınıfta tescilli bulunan "elbise askıları ve kılıfları" ve "plastik perde rayları ve kornişleri" ile benzer olduğu, dolayısıyla markalar arasında, kapsamlarında bulunan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın /-1-b maddesi anlamında bir benzerliğin olduğu açıktır. Marka işaretlerinin karşılaştırmasına gelince; dava konusu başvuru, beyaz zemin üzerine mavi renkli "..." ve bu ibarenin önünde yer alan mavi bir dörtgen içine stilize edilerek yerleştirilmiş beyaz renkli "..." harfinin oluşturduğu bir şekilden teşekkül etmektedir. İtiraza mesnet 2000/21202 sayılı marka ise "..." ibaresi ve bu ibarenin arkasında kalan ve markada oldukça ön planda tutulan elbise askısından oluşmakta iken, diğer redde mesnet 197385 sayılı marka ise yalnızca "..." ibaresinden oluşmaktadır. Gerek davaya konu markada kullanılan şekil unsuru, gerekse de diğer markalarda yer alan ya da almayan şekil unsurları itibariyle markaların aynı ya da ayırt edilemeyecek derecede benzer olmaktan çıkardığından 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında benzerlik bulunduğunun kabulü mümkün görülmemiştir. Bu itibarla, yukarıda açıklanan nedenlerle başvuru konusu marka ile redde mesnet markalar arasında, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 7/1-b maddesi anlamında marka işaretlerinin aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer bulunmadığı dikkate alınarak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değilse de, HMK.'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmesi gerektiği düzenlendiğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK 'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince KABULÜ ile Ankara 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi 20/09/2018 gün ve 2017/445 Esas - 2018/333 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜ ile; ... YİDK'nın 2017-M-8961 sayılı kararının İPTALİNE, 3-Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 732,00-TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 31,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 700,60-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 4-Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 55.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan 1.200,00-TL bilirkişi ücreti, 181,00-TL tebligat ve posta masrafı ile istinaf aşamasında yapılan 380,00-TL tebligat masrafı, 2.002,00-TL istinaf kanun yoluna başvurma harcından oluşan toplam 3.763,00-TL yargılama giderine, 31,40-TL başvurma harcı, 31,40-TL peşin harç tutarı eklenerek oluşan toplam 3.825,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından ilk derece ve istinaf aşamasında yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333), 8-Davacıdan peşin olarak alınan 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 9-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 18/06/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 23/06/2026

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/1161, K. 2026/1256, T. 23.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-1161-e-2026-1256-k-a0c9f120b3f6