Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/498 E. 2026/1556 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/498
- Karar No
- 2026/1556
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/498 KARAR NO : 2026/1556
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 23/12/2025 NUMARASI : 2025/213 E. 2025/913 K. DAVA KONUSU : İstirdat DAVA TARİHİ : 17/03/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/07/2026
İSTEM: Davacı vekili, davalı yanca, davacı adına haksız ve mesnetsiz olarak 08.02.2023 tarihli, APE2023000067408 numaralı 452.072,56TL ve APE2023000067406 numaralı ve 102.180,91TL ek tüketim bedeli faturası düzenlendiğini, davacı yanca yapılan ek tüketim bulunmadığından iade faturaları düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, tebliğ edilen iade faturalarının davalı ticari defterlerine ve cari hesabına işlediğini, davalı tarafından fatura itirazları kabul edilmiş ve iade faturaları da hesaplara işlenmiş olduğundan davacı şirketin söz konusu faturalar nedeniyle herhangi bir borcu veya sorumluluğunun bulunmadığını, davalı tarafından müvekkili şirketin 08.02.2023 tarihli faturalar nedeniyle borçlu olmadığı bilinmesine rağmen kötü niyetle sadece söz konusu faturalar ibraz edilerek Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/77 D. İş ve 2024/78 D. İş sayılı dosyalarından ihtiyati haciz kararı alındığını, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/77 D. İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararını Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2024/9766 E ve Aydın Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/78 D. İş sayılı dosyasından verilen ihtiyati haciz kararını ise Aydın İcra Müdürlüğü'nün 2024/9888 E sayılı dosyaları ile icra takip başlatıldığını, davalı tarafından takip talebinde borcun sebebi / kaynağı gösterilmemiş olup takibin dayanağı olarak da herhangi bir fatura / evrak sunulmadığını ileri sürerek; Aydın İcra Müdürlüğü 2024/9766 E. sayılı dosyasına haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla yapılan 452.072,56TL'nin ödeme tarihi olan 26.03.2024 tarihinden, Aydın İcra Müdürlüğü 2024/9888 E sayılı dosyasına haciz baskısı altında ihtirazi kayıtla yapılan 102.180,91TL'nin ödeme tarihi olan 20.03.2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan istirdadına, kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. CEVAP: Davalı vekili, dava konusu faturalar iddia edilenin aksine ek tüketim faturası olmadığını, cayma bedeli faturaları olduğunu, davacı taraf ile yapılan ikili anlaşma uyarınca müvekkil şirket portföyüne girerek enerji temini sağladığını, davacının bildirim yapmadan sözleşme feshine sebebiyet vermesi ve vadesinde fatura ödememesi nedenleriyle cayma bedeli faturasının tahakkuk edildiğini, akdedilen sözleşmenin 10.10. maddesindeki "Müşteri sözleşme süresi boyunca tahakkuk etmiş en yüksek fatura bedelinin 1 (bir) katı tutarındaki bedeli cezai şart olarak ödeyeceği," düzenlemesi uyarınca müşterinin sözleşmeye aykırı davranması nedeniyle düzenlenen faturalarda bir hata bulunmadığını, davacı tarafça düzenlenen iade faturalarının müvekkili şirket tarafından defterlere işlendiği bu nedenle borçlu olunmadığına yönelik iddiaların gerçek dışı olduğunu, savunarak davanın reddine karar verilmesini cevaben bildirmiştir. MAHKEME: "Yapılan yargılama alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamından; davacı şirketin 08.02.2023 tarihli iki adet 452.072,56TL bedelli ve 102.180,91TL bedelli faturaları ve iade faturasını deftere kaydettiği, davalı kurumun da faturaları vi iade faturasını deftere kaydederek iadeyi kabul ettiği, dvala defterine göre davacıdan 379.253,47TL alacaklı gözükse de davanın iki adet iade edilen faturaya ilişkin olduğu, davalının alacaklı olduğunu ispat edemediği görülmekle davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçesiyle, "1-Davacının davasının KABULÜ İLE; Davacının yapmış olduğu 102.180,91TL'nin 20/03/2024, 452.072,56TL'nin 26/03/2024 tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 2-Kötü niyet tazminat talebinin şartları oluşmadığından reddine," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davalı vekili, yukarıda "cevap" kısmında yer verilen savunmalarına ek olarak, yargılama aşamasında alınan ve davaya konu faturalar nedeniyle davalının alacaklı olduğu yönünde bildirilen bilirkişi raporlarının mevcudiyetine karşın, davalı şirketin alacaklı olduğunu ispatlayamadığına yönelik mahkeme kabulünün hatalı olduğunu, davacı hakkında başlatılan ilamsız icra takipleri yapılan itiraz nedeniyle durmasına karar verilmiş olduğundan davacının istirdat davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacı yanca icra dosyalara teminat amaçlı yatırılan paraların akıbeti sorulmadan, üzerine düşen araştırma yükümlülüğü yerine getirilmeden karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu, icra takipleri ihtiyati haciz kararı dayanak tutularak başlatılan takipler olduğunu, ilgili takiplere itiraz edilmiş olması süresi içerisinde itirazın iptali davasının da açılmamış olması nedeniyle, ihtiyati haciz kararları hükümsüz kalmış olduğundan icra dosyalarına davacı yanca teminat olarak yatırılan ilgili ödemelerin davalı şirkete aktarılmamış olduğundan, söz konusu icra dosyalarına yapılan ödemelerin iadesi talep edilebilecekken doğrudan dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, alacaklısına ödenmemiş para için istirdat hükmü kurulamayacağını, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE: Dava, taraflar arasında akdedilen indirimli elektrik sözleşmesinin süresinden önce feshedildiği iddiasına dayalı, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın tahsili istemiyle başlatılan genel haciz yoluyla ilamsız icra takiplerine ihtirazı kayıtla yapılan ödemelerin istirdadı istemine ilişkin olup, istinaf başvuru sebep ve gerekçeleri ile kamu düzeni kapsamında Daire önüne gelen uyuşmazlıklar dikkate alınmak sureti ile yapılan inceleme ve değerlendirme sonucu; 1)Davacı yan, yapılan ek tüketim bulunmadığından iade faturaları düzenlenerek davalıya tebliğ edildiğini, tebliğ edilen iade faturalarının davalı yanca ticari defterlerine ve cari hesabına işlediğini, davalı tarafından fatura itirazları kabul edilmiş ve iade faturaları da hesaplara işlenmiş olduğundan davacı şirketin söz konusu faturalar nedeniyle herhangi bir borcu veya sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek; borçlu olmadığının tespiti ile icra dosyalarına ödenen fatura bedellerinin istirdadı istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı tarafından cevap dilekçesi ekinde 03.04.2022 tarihli "Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma" başlıklı sözleşme sunularak, sözleşmeye aykırılık nedeniyle sözleşmenin 10.10 maddesi kapsamında düzenlenen uyuşmazlığa konu cezai şart bedeli faturanın ödenmediği savunulmuş, yargılama aşamasında alınan Elektrik Elektronik Mühendisi bilirkişi tarafından hazırlanan 08.08.2025 tarihli raporda; "Elektrik Tesisat No: 9000023165 (Sözleşme No: 810001652680) olan aboneliğin 2002667314 numaralı İkili Anlaşmasında (Sözleşmesi) belirtilen 12 aylık taahhüdün süresi 30.04.2023 tarihinde sona ereceği bilindiği halde 01.02.2023 tarihinde farklı bir tedarikçiye geçildiği ... üzerinden yayınlanan listeler üzerinden anlaşılmış buna göre Elektrik Tesisat No:9000023165 (Sözleşme No: 810001652680) abonelik .... ŞTİ. tedarikçi firma üzerinden anlaşma yaptığı tespit edildiği," yönünde görüş bildirilmiş olmasına karşın, Mahkemece taraflar arasında akdedilen abonelik ve/veya elektrik tedarik sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı araştırılmadan, taraflar arasında davalı yanca dayanılan ve dosya sunulan 03.04.2022 tarihli "Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma" başlıklı sözleşme akdedilip akdedilmediği hususunda davacı yanın beyanı alınmadan, davalının iade faturası deftere kaydedilerek iadenin kabul edildiği, davalının alacaklı olduğunu ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu durumda, öncelikle Mahkemece yapılacak iş, taraflar arasında akdedilen abonelik ve/veya elektrik tedarik sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı; giderek, davalı yanca dayanılan ve dosya sunulan 03.04.2022 tarihli "Kurumsal Müşterilere Yönelik İkili Anlaşma" başlıklı sözleşme akdedilip akdedilmediği hususunda davacı yanın beyanı alınarak, taraflar arasındaki hukuki ilişkinin tereddüte yer bırakmayacak şekilde tespitinden ibarettir. Mahkemece yapılacak araştırma ve inceleme neticesinde; taraflar arasında elektrik tedarik sözleşmesinin akdedildiğinin saptanması halinde eldeki davada uyuşmazlığın, taraflar arasında akdedilen ve davaya konu faturaların dayanağını oluşturan sözleşmeye göre çözümlenmesi gerekeceği tartışmasızdır. Hal böyle olunca, tarafları bağlayan sözleşme hükümlerine göre somut uyuşmazlığa ilişkin inceleme ve değerlendirme yapılarak davalı yanın süresinden önce davacı yanca fesih edildiği ve/veya davacı abonenin taahhüde aykırı davrandığı savunması üzerinde durularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2)Bununla birlikte; İİK'nun 72/5. maddesi gereğince borçlunun açmış olduğu menfi tespit davasında ihtiyati tedbir kararı almamış, veya verilmiş olan ihtiyati tedbir kararının herhangi bir sebeple kaldırılmış olması nedeniyle dava konusu borcu alacaklıya ödemiş olursa açılmış olan menfi tespit davasına istirdat davası olarak devam edilir. ''Bu durumda borçlunun menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştürülerek devam edilmesi için bir talepte bulunmasına gerek yoktur. Borcun ödenmiş olduğunu öğrenen mahkemenin yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince davaya kendiliğinden istirdat davası olarak devam etmesi gerekir.'' (Çavdar, Seyit, İtirazın İptali,Borçtan Kurtulma,Menfi Tespit ve İstirdat Davaları, Ankara, 2007,s.803) Bu halde, inceleme konusu somut olayda; davacı yanca, davaya konu borçlu olmadığının tespitini talep ettiği ek tüketim faturalarına konu bedelleri takip dosyalarına ihtirazi kayıtla ödendiği belirtildiğinden; öncelikle yargılama aşamasında veya öncesinde davacı yanca takip dosyalarına ihtirazi kayıtla ödeme yapılıp yapılmadığı, ödenmiş ise, ödeme tutarı ile ihtirazi kayıtla yapılan ödemenin alacaklı hesabına aktarılıp aktarılmadığı diğer deyişle icra müdürlüğünce alacaklıya ödenip ödenmediği saptanmalı, borç tamamen ödenmiş yani icra müdürlüğünce alacaklıya ödenmiş ise davaya istirdat davası olarak, ödenmemiş ise menfi tespit, borç kısmen ödenmiş ise davaya istirdat ve menfi tespit davası olarak devam edilip karar verilmesi gerektiği açıktır. Bu çerçevede, yukarıda belirtilen eksiklikler ikmal edilerek kuşku ve duraksamaya yer olmayacak şekilde sonuca ulaşılması için HMK’nin 353/1-a.6. maddesi gereğince davalı vekilinin bu yöndeki istinaf başvurusu kabul edilmelidir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 23/12/2025 tarih, 2025/213 E. 2025/913 K. sayılı kararının HMK'nin 353/1-a.6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Ödediği istinaf karar ve ilam harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, 4)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 5)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca ilgilisine iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/07/2026 günü oy birliği ile karar verildi.