Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/409 E. 2026/1251 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/409
- Karar No
- 2026/1251
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2026/409 KARAR NO : 2026/1251
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : AYDIN ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10/12/2025 NUMARASI : 2023/518 E. 2025/832 K. DAVA KONUSU : Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 10/08/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 10/06/2026
İSTEM: Davacı vekili, müvekkili şirketin Söke ilçesi.... Mahallesi ... Mevkiinde ruhsatlı maden sahasında maden ocağı işlettiği, davalı kurumun 0005014279 tesisat numaralı abonesi olarak düzenli şekilde elektrik enerjisi kullandığı, geçmiş dönem faturalar incelendiğinde aylık tüketimin 30.000 kWh ile 90.000 kWh arasında, yıllık ortalama tüketimin ise 200.000 kWh ile 500.000 kWh arasında değiştiği ve bu kullanımlara karşılık 150.000,00-TL ile 300.000,00-TL arasında ödeme yapıldığının sabit olduğu, buna rağmen 18.07.2023 tarihli 31.671.759,23-TL bedelli ve 28.07.2023 son ödeme tarihli fatura düzenlendiği, söz konusu fatura tutarının müvekkilin olağan tüketim değerleriyle açıkça bağdaşmadığı ve hangi tüketime dayandırıldığının anlaşılamadığı, bu nedenle bedelin hem fahiş hem de dayanaksız olduğu, müvekkilin önceki dönem tüketimlerinin dosyaya sunulduğu ve düzenli ödeme yaptığı, buna karşın anılan yüksek bedelli faturanın hukuki ve teknik dayanağının bulunmadığı, uyuşmazlık öncesinde 2023/176 D.İş dosyası kapsamında ihtiyati tedbir talep edildiği ve 21.07.2023 tarihli karar ile tedbirin kabul edildiği, ancak sonrasında 09.08.2023 tarihli duruşmada tedbirin kaldırıldığı, davalı kurumun kaçak elektrik iddiasında bulunarak tedbire itiraz ettiği, buna rağmen kaçak kullanıma ilişkin iddiaların somut ve teknik delillerle ispatlanmadığı, ölçü hücresine müdahale ve akım klamenslerinin köprülenmesi iddiasının kabul edilmediği, sayaca müdahale yapıldığına ilişkin iddiaların müvekkil tarafından reddedildiği, tutanak ve görüntü kayıtlarının net ve denetlenebilir olmadığı, CD kayıtlarının davacıya sunulmadığı ve bu nedenle savunma hakkının kısıtlandığı, sunulan görüntülerde net tespit yapılamadığını, görüntülerin davacıya ait olup olmadığının da belirsiz olduğunu, KVKK kapsamındaki hakların saklı tutulduğunu, olayın teknik nitelikte olması nedeniyle keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinin tüketim verileri ile iddia edilen kaçak kullanım arasında bağ kurulması gerektiği ileri sürerek, menfi tespit davasının kabulü ile müvekkil şirketin davalı şirkete 18/07/2023 tarihli, 31.671.759,23-TL tutarlı 28/07/2023 ödeme tarihli AE12023000002322 faturadan dolayı şimdilik 20.000,00-TL borçlu olmadığının tespitine,borçlu olmadığı rakamın tespiti halinde talep arttırım ve harç tamamlama taleplerinin saklı bulunduğuna, işbu dava sırasında yeniden tedbir kararı verilerek dava konusu faturanın ödemesinin durdurulmasına, mahkemenin 2023/176 D.İş sayılı dosyasında yatırılan teminatın geçerli sayılmasına ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı kuruma yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş, 22/10/2025 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile; fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydı ile davaya konu 18/07/2023 tarihli 31.671.759,23-TL tutarlı 28/07/2023 ödeme tarihli AE12023000002322 nolu faturadan dolayı davacının davalıya 2.606.619,89-TL miktar yönünden borçlu olmadığının tespitine, karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, davacı tarafın aleyhinde tahakkuk edilen 31.671.759,23-TL bedelli kaçak elektrik kullanım faturası nedeniyle şimdilik 20.000,00-TL borçlu olunmadığının tespiti talebiyle huzurdaki davayı ikame ettiğini, davacı tarafın iddialarının kabulünün taraflarınca mümkün olmadığını, öncelikle zamanaşımı, hak düşürücü süre, hukuki yarar, derdestlik, kesin hüküm, yargı yolu ve husumet yönündeki itiraz ve ödemezlik def'ileri sunmakla mahkemece re'sen gözetilecek diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini, zira müvekkili şirket tarafından yapılan işlemlerin mevzuata uygun olarak yapıldığını, bu nedenle hukuka ve hakkaniyete aykırı davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. MAHKEME: "...........Dosya arasındaki tüm bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafça 14.07.2023 tarihinde mahallinde yapılan kontrolde 5014279 tesisat nolu davacı abonenin, sayaç bağlı iken ölçü devresindeki akım trafolarına ait klemenslerin köprülenerek sayacın eksik değer kaydetmesine sebep olarak kaçak elektrik kullanmakta olduğu tespit edilmiş ve 0113230 nolu kaçak elektrik tespit tutanağı düzenlendiği ve arkasından davaya konu faturanın düzenlendiği anlaşılmıştır. Davalı görevlileri tarafından düzenlenen Kaçak Elektrik Tespit Tutanakları aksi kanıtlanmadıkça geçerli belgelerden olup, aksinin menfi tespiti isteyen davacı yanca kanıtlanması gerekmektedir. Dosya kapsamında birden çok bikirkişi raporu ek raporu bulunmakta olup, alınan raporlar mahkememizce ayrı ayrı irdelenerek 11/05/2025 tarihli 2. bilirkişi heyeti ek raporu hükme esas alınabilecek mahiyette, yürürlükteki mevzuat hükümlerine uygun olduğu kanaatine varıldığı, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 45/1/c maddesine göre kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak kaçak kullanım süresi, kaçak olayından önce 30.06.2023 tarihinde gerçekleşen sayaç okuma (en son yapılan işlem) ile kaçak tutanak tarihi olan 14.07.2023 arasındaki 14 gün alınması gerektiği, kaçak tespit anında davacıya ait abonelikte kurulu gücün 2.500 kVA olduğu ve trafonun tam yükte kullanıldığı, kaçak olayının belirlendiği an itibariyle tesisteki trafonun 1.600 kVA olma ihtimali bulunmadığı, zira 1.600 kVA gücündeki hiçbir trafonun anlık 92 Amper akım vermesi mümkün olmadığı, kaçak kullanım süresi kaçak olayından önce 30.06.2023 tarihinde gerçekleşen sayaç okuma (en son yapılan işlem) ile kaçak tutanak tarihi olan 14.07.2023 arasındaki 14 gün alınması gerektiği, sayaç endeks değerleri incelendiğinde 31/01/2020 tarihi itibari ile tüketimin düştüğü, buna bağlı olarak da geriye dönük ek tüketim süresi de 365 gün - 14 gün = 351 gün olacağı, yönetmeliğin 45/1/c maddesi gereği günlük kaçak kullanım süresi 14 saat olarak alınacağı, 14/07/2023 tarih ve 011323 Sayılı Kaçak Elektrik Tespit tutanağı öncesinde düzenlenmiş Kaçak Elektrik Tüketim Tespit Tutanağı bulunmadığından, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin faturalandırılması Madde 46 (2) maddesi gereği kaçak elektrik tüketim katsayısı 1,5 (bir buçuk) olarak alınacağı, günlük tüketimin 2.500 x 0,60 x 14 = 21.000 kWh olduğu, buna göre davalının davacı hakkında 29.065.139,34TL fatura düzenlemesi gerekirken 31.671.759,23-TL tutarlı düzenlendiği, dava dilekçesindeki 20.000,TL dava değerinin 2.606.619,89 TL'ye çıkartıldığı, davacının 2.606.619,89 TL miktar kadar davasında haklı olduğu anlaşılmakla davanın kabulü yoluna gidilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile; "1-Davacının davasının KABULÜ ile davaya konu 18/07/2023 tarihli 31.671.759,23-TL tutarlı 28/07/2023 ödeme tarihli AE12023000002322 nolu faturadan dolayı davacının davalıya 2.606.619,89-TL miktar yönünden BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE," karar vermiştir. BİLDİRİLEN İSTİNAF NEDENİ: Davacı vekili, müvekkili şirketin işletmesinde kaçak elektrik kullanıldığı yönündeki iddianın yalnızca video kayıtlarına dayanılarak ispatlandığının kabul edilmesini hukuka aykırı bulduğunu, bu iddianın somut ve kesin delillerle ispatlanamadığını, mühürlerin sağlam olduğunun tespit edildiğini ve bu nedenle kaçak kullanım iddiasının yerinde olmadığını ileri sürdüğünü, ayrıca kaçak tespit tutanağında ve tanık beyanlarında belirtilen 2500 kVA trafo gücü iddiasının davalı şirket çalışanlarının beyanlarına dayandığını, bu beyanların tarafsız olmadığını, buna karşılık abonelik sözleşmesi, elektrik faturaları, trafo üzerindeki .... etiket bilgisi ve dosyaya sunulan 23/06/2025 tarihli yazı ile tesisin kurulu gücünün 1600 kVA olduğunun sabit olduğunu, 2500 kVA iddiasının hiçbir teknik ve resmi dayanağının bulunmadığını, bilirkişi raporlarında da kurulu güç konusunda net kanaat oluşmadığının belirtildiğini, buna rağmen ek raporların varsayımsal şekilde 2500 kVA üzerinden hesaplama yaptığını, bu durumun raporları çelişkili ve denetime elverişsiz hale getirdiğini, özellikle 13/06/2024 tarihli bilirkişi raporunda kurulu güce ilişkin kesin kanaat bulunmadığının ifade edilmesine rağmen ek raporlarda farklı kabul üzerinden hesaplama yapılmasının çelişki oluşturduğunu, keşif sırasında yapılan tespitler ile dosya kapsamındaki teknik verilerin birlikte değerlendirilmediğini, yerinde inceleme yapılmadan eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, işletmenin çalışma düzeni, tüketim verileri ve teknik altyapısının elektrik mühendisliği açısından yeniden incelenmesi gerektiğini, bu nedenle çelişkilerin giderilmesi için yeni bir bilirkişi heyeti tarafından yerinde keşif yapılmasının zorunlu olduğunu, aksi halde hükme esas alınan raporun sağlıklı olmadığını, mahkemenin eksik incelemeyle karar verdiğini ileri sürerek, Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/518 E. - 2025/832 K. ve 10/12/2025 tarihli kararının kaldırılmasına, yapılacak yeniden yargılama neticesinde davanın kabulü ile 18/07/2023 tarih, 31.671.759,23-TL tutarlı 28/07/2023 ödeme tarihli AE12023000002322 nolu faturanın tamamından borçlu olmadığının tespitine ve vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu kapsamında zorunlu dava şartı olan arabuluculuk sürecine uygun şekilde gidilmeden açıldığını, davacının dava açmadan önce usulüne uygun arabuluculuk sürecini tamamlamadığını, arabuluculuk ilk oturumunun dava tarihinden sonra gerçekleştiğini ve bu nedenle dava şartı yokluğunun bulunduğunu ileri sürerek davanın usulden reddi gerektiğini belirttiği, ayrıca davaya konu kaçak elektrik tahakkukunun Elektrik Piyasası Kanunu ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak yapıldığını, yapılan kontrollerde ölçü sistemine müdahale edilerek sayacın eksik ölçüm yapmasının sağlandığının video kayıtları ve kaçak tespit tutanağı ile sabit olduğunu, bu tutanağın aksi ispat edilmedikçe kesin delil niteliğinde olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve 3. Hukuk Dairesi içtihatlarına göre kaçak tespit tutanağına karşı ispat yükünün davacıda bulunduğunu, davacının bu yükümlülüğü yerine getiremediğini, kaçak tüketim miktarının EPTHY maddeleri uyarın diğini, hesaplamada 2500 kVA trafo gücünün esas alındığını, kullanım süresi, günlük çalışma saati ve geriye dönük tüketim hesabının mevzuata uygun biçimde yapıldığını, OSOS verileri ve geçmiş endeksler dikkate alınarak kaçak kullanımın uzun süreli olduğunun tespit edildiğini, buna göre tahakkukun doğru olduğunu, bilirkişi raporlarının ise hem hesaplama yöntemi hem de süre yönünden mevzuata aykırı ve çelişkili olduğunu, özellikle bazı raporlarda kaçak süresinin 90 gün yerine 14 gün olarak belirlenmesinin hatalı olduğunu, yerinde işlem bulunmadığı halde en son işlem kabul edilerek daraltılmış süre hesaplanmasının yönetmeliğe aykırı olduğunu, raporlar arasında ciddi çelişkiler bulunduğunu ve bu çelişkilerin giderilmeden hüküm kurulamayacağını, mahkemenin eksik ve hatalı bilirkişi raporuna dayanarak karar verdiğini öne sürerek, öncelikle tehir-i icra taleplerinin kabul edilerek, istinaf incelemesi sonuçlanıncaya kadar Mahkeme kararının uygulanmasının geriye bırakılmasına, istinaf talepleri kabulüyle, Yerel Mahkeme kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında talepleri doğrultusunda davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı düzenlenen fatura nedeniyle borçlu olunmadığının tespitine dair menfi tespit davasıdır. İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen ilk derece mahkemesi kararı hakkında 6100 sayılı HMK'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince; istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık olup olmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlığın çözümü için 30.05.2018 tarih ve 30436 sayılı Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin ilgili maddelerinin göz önüne alınması gerekmektedir. Buna göre, Kaçak elektrik enerjisi tüketimi halleri başlıklı 42. Maddesi "(1) Gerçek veya tüzel kişinin kullanım yerine ilişkin olarak; a) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken ayrı bir hat çekmek suretiyle dağıtım sistemine müdahale ederek sayaçtan geçirilmeksizin elektrik enerjisi tüketmesi, c) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması mevcutken sayaçlara veya ölçü sistemine müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, ç) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında açması,kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilir. Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması başlıklı madde 44; (1) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamındaki kaçak olarak tüketilen elektrik enerjisi miktarı, tüm tüketiciler için; a) Öncelikle tüketimi doğru olarak kaydetmiş olan yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerine göre, b) Tüketimi doğru olarak kaydetmiş yasal şekilde tesis edilmiş sayaç değerinin bulunmaması durumunda, ihtilafsız aynı dönem ki tüketim miktarına göre, hesaplanır. (b) bendi kapsamında, kaçak kullanım tespitinin yapıldığı tarihten geriye dönük olarak yapılan incelemeler sonucunda, tüketim değerlerinin düşmeye başladığı tarih tespit edilebiliyorsa, bu tarihten önceki aynı dönem, ihtilafsız dönem olarak kabul edilir. (2) Birinci fıkra kapsamında doğru tespit edilmiş tüketim değeri yoksa, kullanım yerinin müstakil trafolu olup olmamasına bakılmaksızın; a) Meskenlerde, proje varsa projesinde belirtilen gücün kullanma faktörü olan 0,60’ı, projesi yok ise, basit yapılarda 3 kW, diğerlerinde 5 kW’nın altında olmamak üzere bağlantı gücüne ve ortalama günlük çalışma saatine göre, yöresel özellikler ve benzer yapılar göz önüne alınarak, b) Diğer tüketici gruplarında, tespit edilen kurulu gücün kullanma faktörü olarak alınan 0,60 ile çarpımı sonucu bulunan değer bağlantı gücü olarak kabul edilir ve bu değer 3 kW’nın altında olmamak üzere ortalama günlük çalışma saatlerine göre hesaplanır. Bu tür hesaplamaların yapılamaması durumunda, tüketilen elektrik enerjisi miktarı aynı yörede bulunan benzer kullanım yerlerinin ortalama tüketimlerine göre hesaplanarak tespit edilir. (3) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında, mühürlenmiş sayaçtan geçirilmeksizin ayrı bir hat çekilerek birtakım cihazlar kaçak olarak beslenmiş ise, tüketilen elektrik enerjisi sadece bu hat üzerindeki cihazların kurulu gücü dikkate alınarak hesaplanır. (4) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; elektrik enerjisinin kesildiği tarihteki endeks değeri ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihteki endeks değeri arasındaki fark dikkate alınarak hesaplama yapılır. Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalanmasında esas alınacak süre başlıklı madde 45; (1) Kaçak elektrik enerjisi tükettiği tespit edilen tüketiciye yapılacak faturalandırmada, aşağıda yer alan süreler esas alınır; a) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi çerçevesindeki tespitlerde; doğru bulgu ve belgelere dayandırılması kaydıyla kaçak elektrik enerjisi kullanılmaya başlandığı tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süre olup bu süre 12 ayı geçemez. Doğru bulgu ve belgelerin bulunmaması halinde bu süre 90 gün olarak alınır. b) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (b) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada kullanım süresi esas alınır, bu süre 180 günü geçemez. c) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez. ç) Birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirtilen sürenin dışında, tüketicinin kaçak elektrik enerjisi kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmesi halinde, kaçak tüketime ek olarak birinci fıkranın (b) ve (c) bentlerinde belirlenen başlangıç tarihinden itibaren, doğru bulgu ve belgelerle tespit edilmiş kaçak elektrik enerjisi kullanımı başlangıç tarihine kadar geriye dönük normal tüketim hesabı yapılır. 1) Kaçak tüketimi ile kaçağa ilişkin normal tüketim hesabında esas alınacak sürelerin toplamı 12 ayı geçemez. Yapılacak hesaplamada tüketimin yapıldığı kabul edilen dönemlerdeki birim fiyatlar dikkate alınır ve gecikme zammı alınmaz. (2) 42 nci maddenin birinci fıkrasının (ç) bendi çerçevesindeki tespitlerde; kaçak elektrik enerjisi kullanımına ilişkin olarak yapılacak hesaplamada esas alınacak süre, tüketicinin tespite konu elektrik enerjisinin kesildiği tarih ile kaçak tespitinin yapıldığı tarih arasındaki süredir. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketim miktarının hesaplanmasında ortalama günlük çalışma saatleri; a) Meskenlerde; 5 saat, b) Tarımsal sulama tüketici grubunda yer alan tüketicilerde; ilgili Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında alınacak sulama sezonu saati bilgisi çerçevesinde belirlenen saat, c) Sanayi tüketici grubundan enerji alanlar ile turistik tesisler, akaryakıt istasyonları, hastaneler, alışveriş merkezleri gibi vardiyalı hizmet veren tüketicilerden, tek vardiyalı çalışanlar için 7 saat, iki vardiya çalışanlar için 14 saat, üç vardiya çalışanlar için 21 saat, ç) Diğer tüketicilerde; 8 saat, olarak kabul edilir. (4) Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşması olmayanlara, çalışma saatleri %20 oranında artırılarak uygulanır. Üç vardiya çalışanlar için bu süre 24 saat olarak kabul edilir. (5) Üçüncü fıkranın (c) bendinin uygulanmasında, vardiya sayısının tespitinde kaçak tespiti yapan kuruluşun görevlilerinin tespiti ve şirket kayıtları, bunun mümkün olmaması halinde kamu kurum ve kuruluşları tarafından verilen resmi belgeler göz önüne alınır. Çalışma saatlerinin üçüncü fıkranın (c) bendinde belirtilenlerden daha fazla olmasının tespiti durumunda ise tespit edilen saatler esas alınır. Davaya konu uyuşmazlıkta; İlk derece mahkemesince yapılan yargılamada 05.01.2024 tarihli tek imzalı bilirkişi raporunda kaçak kullanıma ilişkin fatura bedelinin 4.911.297,46 TL olarak tesbit edildiği ,itiraz üzerine 20.03.2024 tarihli ek rapor düzenlendiği bu raporda kaçak kullanıma ilişkin fatura bedelinin 5.078.153,46 TL olarak tesbit edildiği, itiraz üzerine iki kişilik bilirkişi heyetinden rapor alındığı, 13.06.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda kaçak kullanım fatura bedelinin 17.439.137,77 TL olarak tesbit edildiği, itiraz üzerine bilirkişi heyetinden yeniden rapor alındığı, bilirkişi heyetinin vermiş olduğu 11.10.2024 tarihli ek raporunda kaçak kullanıma ilişkin fatura bedelinin 35.132.280,38 TL olarak tesbit edildiği yine itirazlar üzerine bilirkişi heyetinden yeniden ek rapor düzenlenmesinin istendiği bu kez bilirkişi heyetince 11.05.2025 tarihli bilirkişi heyet 2.ek raporu ile kaçak kullanım fatura bedelinin 32.242.219,16 TL olarak tesbit edildiği mahkemece bilirkişi heyeti tarafından verilen raporu hükme dayanak alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki dosyada bulunan bilirkişi raporları arasında esaslı çelişki bulunmakta olup 6100 sayılı HMK’nin 281/3 maddesi uyarınca raporlar arasındaki çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmesi olanaklı değildir. Ayrıca; Mahkemece hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda Yönetmeliğin 45/1.c maddesine göre kaçak elektrik süresinin hesaplanmasında en son sayaç okumanın 30.06.2023 tarihinde gerçekleştiği ve kaçak tesbit tutanak tarihi 14.07.2023 tarihi arasındaki 14 günlük süre esas alınarak hesaplama yapılmış ise de , az yukarıda açıklandığı üzere yönetmeliğin 45/1.c maddesi " 42 nci maddenin birinci fıkrasının (c) bendi çerçevesindeki tespitlerde; son endeks okuma ile tutanak düzenlenmiş olması kaydıyla kontrol, mühürleme, kesme-bağlama, sayaç değiştirme işlemleri gibi, sayaç mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi ile kaçak tespitinin yapıldığı tarihe kadar olan süredir ve bu süre 90 günü geçemez."hükmü yer almakta olup davalı idare tarafında Uzaktan Okuma Sistemi (OSOS) üzerinden endeks değeri okunduğundan yönetmelikte yer alan "...mahallinde dağıtım şirketince gerçekleştirilmiş olan en son işlem tarihi..." hükmü uygulanamayacağından kaçak kullanım süresinin 90 gün alınması yerine 14 gün olarak esas alınmak suretiyle değerlendirilme yapılması doğru bulunmamıştır. Tüm bu açıklamalardan sonra; İlk derece mahkemesince davalı kuruma müzekkere yazılarak söz konusu 14.07.2023 tarihli Kaçak Tesbit Tutanağı kapsamında davacı şirkete düzenlenen 18.07.2023 tarihli kaçak tüketim faturasının dayanağı tüm belgeler dosya içerisine celb edilerek, tahakkuk ettirilen fatura uyarınca davacının kazanılmış hakları var ise gözetilmek suretiyle yönetmeliğin 45/1.c.maddesi uyarınca kaçak kullanım süresinin 90 gün kabul edilerek raporlar arasındaki çelişkiyi giderecek şekilde, dosya kapsamı ayrıntılı şekilde incelenerek, taraf, mahkeme ve kanun yolu mahkemelerinin denetimine olanak sağlayacak biçimde önceki raporları veren bilirkişiler dışında üç kişiden oluşan yeni bir bilirkişi heyeti oluşturulmak suretiyle heyet raporu alınıp tahakkuk miktarının tesbiti yönünden yeniden değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Anlatılan nedenlerle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırı olduğundan tarafların istinaf başvurularının değinilen yöne ilişkin olarak kabulü ile HMK 353/1-a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı; 1)Tarafların istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a.6 maddesi uyarınca kabulü ile Aydın Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.12.2025 tarih, 2023/518 E. 2025/832 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2)Açıklanan eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3)Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE, 4)Ödenen istinaf karar ve ilam harçlarının talep halinde İlk Derece Mahkemesince ilgilisine iadesine, 5)İstinaf kanun yolu yargılama giderlerinin, yeniden kurulacak hükümde gözetilmesine, 6)Artan istinaf gider avansının HMK’nin 333/1. maddesi uyarınca yatırana iadesine, Dava dosyası üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK’nin 362/1-g maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 10/06/2026 günü oy birliği ile karar verildi.