Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2537 E. 2026/2663 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/2537
- Karar No
- 2026/2663
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2026/2537
KARAR NO:2026/2663
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 29. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:09/09/2026
NUMARASI:2026/218 D.İş - 2026/218 K
DAVANIN KONUSU:İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ:06/10/2026
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davalı ... Şirketi tarafından müvekkili şirket hakkında ... hesap numaralı kullanım yerinde EPTHY'nin 42/ 1-b md kapsamında kaçak elektrik kullanıldığı iddiasıyla tutanak düzenlendiğini ve bu tutanağa dayalı olarak 1.265.039,39 TL bedelli ve 10.09.2026 son ödeme tarihli bir fatura tahakkuk olunduğunu, söz konusu faturaya dayanak teşkil eden tespit işlemlerinin, sayaç verilerinin ve hesaplama yönteminin hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin bu borçtan sorumlu olmadığını, faturanın fahiş ve dayanaksız olduğunu, henüz fiili bir kesinti gerçekleşmemiş olsa da bildirim nedeniyle somut bir kesinti riski bulunduğunu, elektrik enerjisinin ticari faaliyetler için zorunlu bir ihtiyaç olduğunu, kesinti yapılması veya icra takibi başlatılması halinde müvekkilinin telafisi güç zararlara uğrayacağını, menfi tespit davası öncesinde arabuluculuk sürecinin dava şartı olduğunu beyanla; mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında söz konusu faturaya dayalı olarak ;menfi tespit davası sonuçlanıncaya kadar icra takibi başlatılmasının, ihtiyati haciz uygulanmasının ve sair cebri tahsil işlemlerine girişilmesinin, ayrıca elektrik kesintisi yapılmasının tedbiren önlenmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce:"6100 sayılı HMK 389. maddesi kapsamında uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, uyuşmazlığın esasını çözer nitelikte tedbir kararı verilemeyeceği, dosyanın bulunduğu aşama itibariyle, talep edilen 1.265.039,39 TL bedelli kaçak elektrik kullanım faturasının icra takibine ve cebri tahsile konu edilmesinin önlenmesi şeklinde tedbir verilmeyeceği, elektrik enerjisinin kesilmemesi, mevcut elektrik bağlantısı ve enerji verme işlemlerinin durdurulmaması konusu yargılamayı gerektirdiği, açılması muhtemel menfi tespit davasının ne kadar sürede açılacağının belirli olmadığı gerekçesi ile " ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE" karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu:Karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde: Kararın verildiği tarihte mevcut olan kesinti riskinin gerçekleştiğini, davacı şirketin işletmesinin elektriğinin, karardan sonra gelen Cuma günü itibarıyla (11.09.2026) fiilen kesildiğini ,bu nedenle davacı şirkete ait fabrikada üretimin durduğunu, müvek- kilinin tedbir kararı verilmemesi nedeniyle ciddi zarara uğradığını, İİK m. 72 uyarınca açılacak menfi tespit davası kapsamında, uygun teminat karşılığında icra takibinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talep edilebileceğini, somut olayda talep edilen korumanın, davacının haksız çıkması hâlinde karşı tarafın muhtemel zararlarını güvence altına almak üzere teminat takdir edileceğini, verilecek tedbir kararının davalı şirketin fatura dışındaki alacaklarına ve bağımsız işlemlerine müdahale etme- diğini, uygun teminat, ölçülülük ve tarafların menfaat dengesi korunarak tedbir kararı verilmesinin gerektiğini beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Davacı, kaçak elektrik tüketim bedeline ilişkin fatura nedeniyle elektrik kesintisi yapıl- maması ve takip /tahsil işlemlerinin durdurulması yönünde tedbir talep etmiş, mahkemece tedbir talebi reddedilmiştir. "RED" kararı istinafa getirilmiş olmakla uyuşmazlık davacının tedbir talebinin yerinde olup olmadığı hususunda toplanmaktadır.
1.Elektriğin kesilmemesi ile ilgili olarak;HMK 389 ve devamı maddelerine göre “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."Aynı kanunun 397. Maddesinde ise:
" (1) İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar.
(2) İhtiyati tedbir kararının etkisi, aksi belirtilmediği takdirde, nihai kararın kesinleşmesine kadar devam eder." şeklinde düzenleme yapılmıştır.Dosya içeriğine göre; dava konusu borç işyeri olarak kullanılan mahalde kaçak elektrik kullanımından kaynaklanmaktadır.Davacının işyeri için elektrik enerjisinin "olmazsa olmaz" koşul olduğu, dava konusu borç nedeniyle elektriğin kesilmesi halinde davacının telafisi güç zararının doğacağı tartışmasızdır. Somut olayda -dava konusu fatura nedeniyle- elektriğin kesilmemesi ile ilgili ihtiyati tedbir yönünden yaklaşık ispat koşulu gerçekleşmiştir.Buna göre mahkemece uygun miktarda teminat karşılığında tedbir kararı verilmesi gerekirken talebin reddi isabetsiz olmuştur.
2. Takibin durdurulması yönünden; Davacı taraf açılacak menfi tespit davasına esas olmak üzere arabuluculuk sürecinin işletileceğini beyanla bu süre içinde takip /tahsil işlemlerinin tedbiren durdurulmasını istemektedir.İİK'nun Menfi tesbit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde:"Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurul- masına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir.İİK 72. madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup takip işlemlerinin durdurulması ile ilgili tedbir talebi yönünden HMK 389 md. değil, İİK 72. Md hükümlerinin uygulanması gerekir. Bu aşamada davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır.Dosyanın tetkikinde, tedbir talebinin mahkemeye sunulduğu tarih itibariyle davacı hakkında icra takibi başlatıldığına dair bilgi ve belge bulunmamaktadır.Hal böyle olunca İİK 72/2 md gereğince icra takibinin durdurulması yönünden tedbir kararı verilmesi mümkün iken bu talebin reddi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda maddi vakıa ve hukuki değerlendirme noktasında usul ve yasaya aykırılık tespit edilmekle, davalının istinaf başvurusunun kabulüne, kararın kaldırılmasına, tespit edilen eksiklik yargılama gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 md gereğince, esasa ilişkin olarak yeniden aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf talebinin kabulüne,HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden esas hakkında;
1- Davacının tedbir talebinin kabulüne, dava konusu 1.265.039,39 TL bedelli ve 10.09.2026 son ödeme tarihli bedelli fatura nedeniyle,
a.)HMK 389.md. gereğince davacının elektriğinin kesilmesinin tedbiren önlenmesine, takdir olunan % 15 oranında (189.755,90 TL) teminatın İlk Derece Mahkemesince tahsiline,
b.) İİK 72/2 md. gereğince takip işleminin durdurulmasına,
c.) İş bu tedbir yönünden ayrıca takdir olunan % 15 oranında (189.755,90 TL) teminatın İlk Derece Mahkemesince tahsiline,
2-Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,
3-İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/10/2026