Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/426 E. 2026/845 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/426
- Karar No
- 2026/845
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2026/426 Esas
KARAR NO: 2026/845
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İstanbul 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 31/05/2022
NUMARASI: 2018/322 E. - 2022/91 K.
DAVANIN KONUSU: Tecavüzün tespiti, Ref'i, Önlenmesi
BİRLEŞEN İSTANBUL 2.FSHHM 2018/503 ESAS 2018/266 KARAR SAYILI DOSYASI
DAVANIN KONUSU: TAZMİNAT
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/05/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
DAVA DİLEKÇESİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ... ve ... ile davalı...'in birlikte “...” isimli bir hikayeyi ve film senaryosunu meydana getirdiğini, taraflar arasında söz konusu hikaye ile 151 sayfalık film senaryosunun kitap haline getirilip basılması hususunda protokol akdedildiğini, müvekkilleri tarafından adlarının belirtilmesi koşuluyla davalı...'e eserin kitap olarak işleme hakkını verildiğini, anılan koşulun taraflar arasında akdedilen protokolün 8. maddesinde yer aldığını, ilgili koşula davalılarca “... ve ...” isimli kitabın ilk baskının yapıldığı 08,02.2016 tarihinde riayet edildiğini, söz konusu kitabın ikinci baskısında davalıların anılan koşula riayet etmediğini, ilgili kitabın ikinci baskısında önsözde yer verilmesi gereken ... yazısına kitabın sonunda yer verildiğini, anılan durumun son derece manidar olduğunu, davalıların taraflar arasında akdedilen protokole aykırı hareket ettiğini, somut olayda gündeme gelen hikayenin ...'te yayınlanması için anlaşma yapıldığını, ilgili dizinin başrol oyuncusunun ...olduğunu, söz konusu dizinin ...'te yayınlanacak ilk Türk dizisi olma özelliğini taşıdığını, davalıların dizinin ününden faydalanarak kitap gelirlerini arttırmaya çalıştığını, ...'le yapılan anlaşmadan müvekkilleri ile davalı...'in imzasının bulunduğunu, müvekkilleri tarafından davalılara ihtarname keşide edilerek tecavüzün ortadan kaldırılmasının istendiğini, davalılarca söz konusu ihtarmameye karşılık olarak verilen cevapta akde aykırılık bulunmadığının ileri sürüldüğünü, davalılara ait eylemlerin müvekkillerinin eser üzerindeki manevi haklarını ihlal ettiğini, söz konusu eylemlerin aynı zamanda haksız rekabete yol açtığını, FSEK m.15/2 ve m.15/3 hükümleri ile FSEK m.35 hükümleri uyarınca müvekkillerinin eser sahipliklerinden kaynaklanan haklara tecavüz ve haksız rekabet teşkil edildiğinin tespitini talep etme zaruretinin doğduğunu belirterek somut olayda iktibasın ve izinsiz işlemenin varlığı ile dava konusu kitabın müvekkillerine ait orijinal esere dayandığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN İST.2.FSHHM'NİN 2018/503 ESAS SAYILI DOSYASINDA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, müvekkillerinin ve davalı yazarın birlikte vücuda getirdikleri ve bu hususta bir ihtilaf olmayan "..." isimli hikayenin ve 151 sayfalık film senaryosunun kitap olarak basılması hususunda taraflar arasında protokol akdedildiğini, müvekkillerinin davalı yazara adın belirtilmesi karşılığında eserin kitap olarak işleme hakkını tahsis ettiklerini, davalılar tarafından 08/02/2016 tarihinde ilk baskısı yapılan "... ve ..." isimli kitapta önsözde bu şart gerçekleştiğini ancak aynı kitabın Mart 2018 döneminde davalı yazar tarafından kaleme alınan ve davalı yayıncı tarafından baskıya alınan ikinci baskısında şartın yerine getirilmediğini, müvekkilleri hakkında kitabın önsözünde değil, sonsözünde olmak üzere, son derece manidar ve müvekkillerinin orijinal eser sahipliği sıfatı üzerinde anlam karmaşası yaratmaya açık olan bir açıklama ile sözde bir ... yazısı yayınlandığının görüldüğünü, bu hususun orijinal eser sahibi olan müvekkillerinin FSEK'ten ... manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğini, İstanbul 1. FSHHM'nin 2018/322 esas sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile bu durumun tespit edildiğini, vaki durumun 5846 sayılı Kanun kapsamında müvekkillerinin haklarına tecavüz teşkil eden bir eylem olmakla birlikte aynı zamanda iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmak bahsi dahilinde haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek, FSEK 66, 67 ve 77.maddeleri uyarınca tecavüzün ortadan kaldırılmasına, her müvekkil için 15.000,00 TL'den olmak üzere 30.000,00 TL manevi tazminatın avans faizi ile tahsiline karar verilmesini ayrıca fsek 70/3 ve, TTK 56.maddesine göre davalının elde ettiği kar'ın davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili 10.4.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle; davalıların kitap satışlarından elde ettiği karın davalılardan alınarak gerek fsek md. 70 gerekse gerekse TTK 56 vd. hükümleri kapsamında; hayatın olağan akışında 110.000,00-TL tutarındaki karın davalılardan tahsil edilerek davacılara avans faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ
Davah... Vekili 03/09/2018 Tarihli Cevap Dilekçesinde Özetle: Müvekkili...'in “...” unvanlı uluslararası reklam, medya sektöründe faaliyet gösteren şirketin genel müdürü olduğu sıralarda ileride prodüksiyonunu gerçekleştirmeyi planladığı bir hikaye aradığını, söz konusu dönemde davacılardan ...'ın bir çocuk hikayesi fikri olduğunu müvekkili ile paylaştığını, müvekkilinin kafasındaki hikayenin bir çocuk hikayesi değil fantastik bir hikaye olduğunu, müvekkili ile davacıların içinde olduğu üç kişilik bir senaryo ekibi oluşturulduğunu, ilgili ekibin aynı zamanda ... ile bir sözleşme imzaladığını, senaryo sürecinde kök hikayenin kurulması ve senaryonun yazılmasının müvekkilinin yönlendirmeleri sayesinde gerçekleştiğini, anılan dönemde davacılar ile olan mail yazışmalarında müvekkilinin asistanının da yer aldığını, müvekkili ile davacıların “...” isimli sinema senaryosu Üzerinde birlikte hak sahibi olduğunu, söz konusu eserin bir sinema filmi veya televizyon dizisi olabilmesi için müvekkilinin yoğun emek ve çaba harcadığını, anılan süreçte davacıların herhangi bir katkısı olmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin düzenlenmesi için 11.02,2015 tarihli protokol akdedildiğini, müvekkilinin “...” senaryosunu yapımcılara satmaya çalışırken diğer taraftan “... ve ...” isimli romanı kaleme aldığını, ilgili romanda “...” senaryosunda yer almayan yeni karakterlerin, yeni bir hikayenin, yeni bir mekanın ve yeni bir kurgunun bulunduğunu, söz konusu romanın İnkilap Kitapevi tarafından yayınlandığını, müvekkilinin yoğun çabaları sonucunda eserin ...'te yayınlanması için ... şirketi ile anlaşma sağladığını, ilgili sözleşmede müvekkili ile davacıların imzalarının bulunduğunu, müvekkilinin kendisine ait romanın yayınlanması konusunda İnkilap Kitapevi ile olan anlaşmanın sona ermesi üzerine yeni bir yayıncı olan diğer davalı ... Kitap şirketi ile anlaştığını, müvekkilinin hak sahibi olduğu romanın ... şirketi ile yapılan anlaşmadan çok daha önceki bir tarihte bastırıldığını, taraflar arasındaki protokolde yer alan ... etme yükümlülüğünü davacıların kafasına göre yorumladıklarını, mühim olan durumun müvekkiline yüklenen ... etme yükümlülüğünün romanda yerine getirilmesi olduğunu, söz konusu yükümlülüğün bir işleme şartı olmadığını, somut olayda gündeme gelen romanın hak sahibinin müvekkili olduğunu, söz konusu durum hakkında herhangi bir çekişme olmadığını, müvekkiline işleme hakkının şartlı olarak verilmediğini, davacıların müvekkili ile birlikte hak sahibi olduğu eser bir senaryo iken müvekkiline ait eserin bir roman olduğunu, davacılarının müvekkiline ait roman üzerinde hiçbir hak talep edemeyeceğini, taraflar arasındaki protokolün amacına bakıldığında ... metninin önsöz veya son sözde yer almasının herhangi bir ehemmiyeti bulunmadığını, müvekkili tarafından kaleme alınan eserin ikinci baskısında davacılar için ... metninin son sözde yer verilmesinin diğer davalı yayınevinin tercihi olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı ... ... Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili ... ve .... A.Ş.'nin davacılar ile davalı... arasındaki ilişkinin tarafı olmadığını, müvekkili şirketin taraflar arasındaki sözleşmeden yahut ilişkiden kaynaklı hak ve yükümlülüklerden haberdar olmasının imkansız olduğunu, davacıların müvekkili şirketten herhangi bir talepte bulunamayacağını, söz konusu durumun süzleşmelerin nisbiliği ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, müvekkili şirketin dava konusu esere ilişkin tüm yükümlülükleri imzalamış olduğu mali hak devir sözleşmesi uyarınca yerine getirdiğini, müvekkili şirketin akdettiği sözleşmede davacıların isimlerinin kitapta yer alıp almasına ilişkin herhangi bir taahhütte bulunulmadığını, müvekkili şirketin davacılara karşı herhangi bir sözleşmesel yükümlülüğü olmadığını, davacıların haksız rekabet iddialarının da mesnetsiz olduğunu, , taraflar arasındaki hak sahipliği iddiasının yargılamayı gerektirdiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;
"I-ASIL DAVADA:
1 A-Davacılar ... , ... ve davalılardan ... tarafından kaleme alınan ... isimli senaryo üzerinde fsek 10.madde kapsamında adı geçerlerin birlikte eser sahibi olduklarının tespitine, davalılardan ... tarafından kaleme alınan” ... ve ...” isimli kitabın bağımsız bir eser olmadığı, asıl esere bağlı işleme niteliğinde eser olduğunun tespitine,
2-Somut olayda izinsiz işleme ve iktibas ile haksız rekabet söz konusu olmadığından bu yöndeki tespit istemin Reddine,
II-BİRLEŞEN DAVADA:
1-Davacıların ...’in ve diğer davalının kitabın 2. baskısında davacıların FSEK’den kaynaklanan mali haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesi isteminin REDDİNE,
2-Davacıların ...’in ve diğer davalının kitabın 2. baskısında davacıların FSEK’den kaynaklanan manevi haklarına tecavüzlerinin tespiti ile önlenmesine,
3-FSEK 15/2 maddesine aykırılık nedeniyle oluşan manevi zarar nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı ... ‘e avans faiziyle birlikte ödenmesine,
4-FSEK 15/2 maddesine aykırılık nedeniyle oluşan manevi zarar nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı ... ‘a avans faiziyle birlikte ödenmesine,
5-Maddi tazminat koşulları oluşmadığından ıslah ile talep edilen maddi tazminat isteminin reddine,
6-Dava konusu kitabın 2. baskısı üzerinde karar kesinleştiği tarihte halen satışta olan kitap varsa satışının ve yeniden basımının durdurulmasına,bandrol alınmasının önlenmesi isteminin reddine, kültür Bakanlığı nezdindeki sicil beyana tabi olarak oluşturulduğundan davacıların idari işlem niteliğindeki beyan ve kayıt işlemlerini kendileri oluşturabileceğinden mahkememizce idari makamlara bir yazı yazılmasına yer olmadığına,
7-Manevi haklara tecavüz oluştuğundan hükmün ilanında davacıların hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayan yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline" şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF:
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; delil tespiti talep ettikleri değişik iş dosyasında, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiği savı ile mahkemece önlem alınmadığını, müvekkillerinin esas dava açmak zorunda kaldığını, birleşen davada defalarca alınan aynı yönde tecavüzü tespit eder bilirkişi raporları ile dosyalarının 4 sene sürüncemede kaldığını, maddi yönden zararlarının tespit edilmediğini, sözleşme şartları ve kanunun yanlış değerlendirilerek eser sahibinin sözleşmeden dönmesi esasında FSEK Hükmünün yanlış uygulandığını, birden çok rapor alınarak hatalı hukuki analizlere göre yanlış hüküm kurulduğunu, manevi tazminat talepleri altında talep ettikleri elde edilen karın devri taleplerinin maddi tazminat talebi olarak anlaşılarak reddedildiğini, davalıların mali bilirkişiye evrak tesliminden imtina ettiğini, bu durumun bilirkişi raporları ile de sabit iken hükümde bilirkişi raporlarından ... yargılama giderlerinin kısmi oranda müvekkillerine yüklendiğini, mali bilirkişiye itirazlarının yoksayılarak dosyada 5 defa eser sahipliğine dönük rapor alınmasına rağmen mali bilirkişi yönünden eksik inceleme yapıldığını, hesaplama yöntemlerine dair itirazlarının gerekçelendirilmeden yoksayıldığını, mali bilirkişinin kendisine evrak sunulmadığından bahisle davalı yanların karını tespit edemediğini belirten mali açıklamalarına itibar edilerek nihayetinde verilen gerekçede ıslah taleplerinin de yoksayıldığını, hatalı hüküm verildiğini, tecavüzün tespitinin 4 sene sonra yapılabildiğini, davalıların 4 sene mühletle üretime devam etmeleri söz konusu olduğu gibi hükmün kesinleşmesine kadar da üretime devam etmelerini engellemeyen bir karar kurulduğunu.
-Kararın kısmen bozularak davalılar tarafından elde edilen gelirin müvekkillerine ödenmesi gerektiğini, bu gelirin tespit edilebilir nitelikte olduğunu, tecavüzün tespiti söz konusu olduğundan tecavüzün evvelemirde durdurulmasının da gerektiğini, taleplerinin dosyada öncelikle kitap baskılarının durdurulmasına ve ilgili hususlara yönelik ihtiyati tedbir kararı verilmesi yönünde olduğunu, mahkemece tespit ve ihtiyati taleplerinin hiçbir zaman değerlendirilmediğini, ret veya kabul kararı verilmediğini, karşı tarafların fiillerinin müvekkillerinin manevi haklarına tecavüz teşkil etmekte olduğunun yerel mahkemece hükme bağlandığını, bu halde kararın kesinleşmesinin beklenmesine kadar tecavüzün devam etmesinin hukuki güvenliği sarstığını, davalıların fiilleri dolayısıyla FSEK m.77 hükmü kapsamında yerel mahkemece alınmayan önlemlerin istinaf aşamasında alınarak tedbir kararı verilmesini.
- Gerekçenin hatalı olduğunu, usul ve esasa aykırı bir karar verildiğini, gerekçede müphem olgular mevcut olmasının yanında defaatle ileri sürdükleri itirazlarına yer verilmeksizin karar verildiğini, mahkeme tarafından eksik bilirkişi incelemelerine itirazlarının reddedilmesi neticesinde sürpriz niteliğinde bir karar verilmiş olup bu hususun açıkça HMK 353/b-2 hükmüne aykırı olup bozma nedeni olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan hukuki yorumun neden tercih edildiğinin, hükme esas alınmayan bilirkişi raporundaki hukuki yorumun neden tercih edilmediğinin anlaşılamadığını, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediğini.
-Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan hukuki yorumun hatalı olup müvekkillerinin cayma hakkını tartıştığını ve yok saydığını, gerekçeli kararın cayma hakkı açısından inceleme başlığı ile hüküm içermemesinin incelemenin eksik yapıldığını gösterdiğini, cayma hakkının kullanılması için noter vasıtasıyla diğer tarafa münasip bir mehil verilmesi şartının gerçekleştiğini, artık yeni bir ihtar göndermeye gerek olmadığını, eser sahibi ile karşı taraf arasında mali hakların devrine veya ruhsat verilmesine ilişkin sözleşme yapılmalı ve sona ermiş bulunmalı olması unsurunun olaylarında olduğunu, eser sahibinin menfaatlerinin esaslı surette ihlal edilme koşullarının ve zararlarının bilirkişi raporu ile de sabit olduğunu.
-Dosyada mübrez mali bilirkişi raporlarında, bilirkişilerin tecavüzden ... gelirini hesaplamaktan ısrarla imtina etmiş olup taraflı olduğunu, mahkemece davalıların gelirleri araştırılmadan hüküm kurulmaması gerektiğini, mahkemece hukukçu bilirkişi ve sektör bilirkişisinden, haklı davaları hakkında kanaat bildiren rapor alındığını ancak bu raporun gerekçesiz olduğundan ötürü hükümde esas alınmamış olduğunu, hükme esas alınan mali bilirkişinin hesap yöntemi dolayısıyla dosyanın tekrar heyete gönderildiğini, rapora itiraz ettiklerini ancak hükme esas alınan bilirkişi raporlarında bu dilekçelere uygun bir rapor tanzimi oluşmadığını, mali bilirkişinin kök raporda 4.826,00 TL olarak bulduğu karın hatalı olduğunu, terditli hesaplama yapılmadığını, Yayfed'den gelen müzekkere cevabına ekli bandrol talep formu ve taahhütnamesinde uyuşmazlık konusu kitaba ilişkin verilen bandrol adedinin 2000 adet olarak belirtilmiş olup incelemesi yapılmadığını, mahkemece bir kısım taleplerinin değerlendirilmediğini.
-Islahla ileri sürdükleri taleplerin de mahkemece dikkate alınmadan hüküm kurulduğunu.
-Bilirkişi heyeti tarafından davalı yazarın senaryoya ilişkin işleme hakkının taraflar arasında akdedilen sözleşme gereğince 15.02.2017 tarihinde sona erdiği tespit edildiğini, bu tarihten itibaren davalı yazarın işleme eser üretimi yapmaması talepleri mevcut ise de bu hususun gerekçede değerlendirmeye alınmadığını, bu hususun ıslah dilekçeleri ile ortaya konulmasına rağmen mahkemece dikkate alınmadığını,.
- Davalıların eyleminin 5846 sayılı kanun kapsamında müvekkillerinin haklarına tecavüz teşkil eden bir eylem olmakla birlikte aynı zamanda iş ürünlerinden yetkisiz yararlanmanın haksız rekabet teşkil ettiğini, bu talebin reddinin isabetli olmadığını.
-Yargılama giderlerinin müvekkiline değil birden fazla kereler bilirkişi incelemesine sebebiyet vermelerinden ötürü davalılarına tahmiline karar verilmesi gerekirken müvekkillerini yargılama giderleri ile mesul kılmasının isabetli görünmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf ve davacı istinafına cevap dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin müvekkiline ait ... ve ... adlı eseri işlenme eser olarak kabul ederek hüküm kurmasının hatalı olduğunu, söz konusu eserin işlenme eser olarak kabul edilmemesi ve davacılar lehine manevi tazminat hükmünün kurulmaması gerektiğini, müvekkilinin eseri işleme eser olmadığından davacıların adlarının yer almasının zorunlu olmamasına rağmen müvekkili ve davacı yanlarca yapılan anlaşmaya istinaden müvekkilinin bu hususa bu zamana dek uygun davrandığını, romanının ilk baskısının yapıldığı yayımcı ile anlaşmalarının sona ermesi neticesinde başka bir yayımcı ile anlaştığını ve kitabın ikinci baskısının yapıldığını, ikinci baskıda kitapta önsöz yerine bir sonsöz kısmı oluşturulduğunu ve bu son sözde yine müvekkilinin davacılar ile senaryo çalışmalarını birlikte yaptığına dair ifadesi ile isimlerinin anıldığı bir ... bulunduğunu, tarafların kendi aralarında imzaladığı sözleşmenin senaryoyu birlikte yazdıkları kişilerin isimlerini anarak ... etmesi barındırdığını, bu hususun önsöz yahut sonsözde olmasının sadece bir şekilden ibaret olduğunu, davacının cayma hakkı, mali hak ve bu yöndeki dosyada eksik inceleme yapıldığı iddiasının yerinde olmadığını ve bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini beyan ederek istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ....... A.Ş. vekili istinaf ve davacı istinafına cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu eserin sahibinin diğer davalı olup müvekkili şirketin yayınevi olarak yazarı ve eserin içeriğini denetleme yetkisi bulunmamakla beraber "nesnellik" ilkesi ve kitabın genel bakışı çerçevesinde denetim imkanını da kullandığı, her adımda yazardan onay aldığı ve bu onay ile eser ile ilgili işlemlere devam ettiği hususları da göz önünde bulundurularak müvekkil şirketin sorumluluğuna gidilmesinin mümkün olmadığını, uyuşmazlık konusu ... yazısı ile ilgili yükümlülüklerin düzenlendiği 8.maddenin yer aldığı sözleşmenin taraflarının davacılar ile diğer davalı ... olduğunu, davalı müvekkili şirketin söz konusu sözleşmenin tarafı ve yükümlüsü olmadığının kök bilirkişi raporunun birçok farklı başlığı altında da tespit edildiğini, dosya kapsamında alınan 12/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda da diğer davalı ...'in davacılar ile akdettiği sözleşmeden ... yan yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkili şirketin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığının, davacıların "..." isimli eserden kaynaklı mali haklarına dayalı tazminat taleplerinin yerinde olmadığının tespit edildiğini, dolayısıyla davalı müvekkilinin şirketin söz konusu sözleşmenin tarafı olmadığı ve bu sözleşme kapsamında yükümlülüklerden sorumlu olmadığını, davacıların talebinin muhatabı olmadığını, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında da davanın muhatabının müvekkili şirket olmadığı belirtilmişken müvekkili şirket aleyhine hangi hususlar gözetilerek hesaplandığı açıklanmayan 15.000-TL maddi tazminata hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu, manevi hak ihlali meydana geldiği gerekçesiyle manevi tazminata hükmedilmişse de müvekkili şirketten manevi tazminat talep edilemeyeceğini, yerel mahkemenin senaryonun işleme niteliğinde eser olduğunun tespitine ilişkin kararının yerinde olmadığını, yerel mahkemenin "... ve ..." kitabının 2.baskısında davacıların FSEK'ten kaynaklanan mali haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturulduğunun tespiti ve önlenmesi isteminin reddine dair kararının yerinde olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş. vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; davacılar tarafından ileri sürülen ihtiyati tedbir talepleri, iddia ve yükümlülüklerinin hiçbir surette muhatabı ve sorumlusu olmayan davalı müvekkili şirket aleyhine doğrudan sonuçlar doğuracak nitelikte, orantısız ve hukuka aykırı tedbir talepleri olup reddi gerektiğini, dava konusu eserin sahibinin diğer davalı olup müvekkili şirketin yayınevi olarak yazarı ve eserin içeriğini denetleme yetkisi bulunmamakla beraber nesnellik ilkesi ve kitabın genel bakışı çerçevesinde denetim imkanını da kullandığını, her adımda yazar onay aldığını ve bu onay ile eserle ilgili işlemlere devam ettiğini, uyuşmazlık konusu ... yazısı ile ilgili yükümlülüklerin düzenlendiği 8.maddenin yer aldığı sözleşmenin taraflarının davacılar ile diğer davalı ... olduğunu, bilirkişi raporunda da müvekkili şirketin söz konusu sözleşmenin tarafı ve yükümlüsü olmadığının tespit edildiğini, davacıların mali haklara dayalı tazminat taleplerinin yerinde olmadığını, tüm bu nedenlerle davacıların istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dairemizin ....03.2025 tarihli, 2022/... Esas, 2025/... Karar sayılı kararıyla;
1- Davacılar vekilinin istinaf isteminin KISMEN KABULÜ ile, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2- İstanbul .... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesinin ../05/2022 tarih, 2018/...... E., 2022/... K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına,
3- I-ASIL DAVADA:
-Davacılar ..., ... ve davalılardan ... tarafından kaleme alınan "..." isimli senaryo üzerinde FSEK 10.madde kapsamında adı geçenlerin birlikte eser sahibi olduklarının tespitine, davalılardan ... tarafından kaleme alınan " ... Ve ...” isimli kitabın bağımsız bir eser olmadığı, asıl esere bağlı işleme niteliğinde eser olduğunun tespitine,
-Somut olayda izinsiz işleme ve iktibas ile haksız rekabet söz konusu olmadığından bu yöndeki tespit istemin Reddine,
II-BİRLEŞEN DAVADA:
-Davacıların ...’in ve diğer davalının kitabın 2. baskısında davacıların FSEK’den kaynaklanan mali haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesi isteminin REDDİNE,
-Davacıların ...’in ve diğer davalının kitabın 2. baskısında davacıların FSEK’den kaynaklanan manevi haklarına tecavüzlerinin tespiti ile önlenmesine,
-FSEK 15/2 maddesine aykırılık nedeniyle oluşan manevi zarar nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı ... ‘e dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine,
-FSEK 15/2 maddesine aykırılık nedeniyle oluşan manevi zarar nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı ...' a dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine,
-Maddi tazminat koşulları oluşmadığından ıslah ile talep edilen maddi tazminat isteminin reddine,
- Davacıların isminin ve ... yazısının 1. baskıda yazıldığı gibi 2. baskıya basılarak ihlalin giderilmesine ancak eserin işlenmesi ve basımı izinsiz olmadığından eserin toplatılması talebinin reddine,
-Manevi haklara tecavüz oluştuğundan hükmün ilanında davacıların hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayan yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalılardan tahsiline, karar verilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 10.09.2025 tarihli, 2025/314 Esas- 2025/5224 Karar sayılı kararıyla; ".... asıl ve birleşen davada davalılarından ...'in temyiz itirazlarının reddine,
Asıl ve birleşen davada davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Bölge Adliye Mahkemesince işleme eserde davacıların isimlerine son sözde usulsüz şekilde yer verilmesinden dolayı asıl ve birleşen davada davalı şirketin sorumlu olduğu kabulü ile karar verilmiş ise de;
Davacılar ile davalı ... arasında imzalanan 11.02.2015 tarihli protokol'ün 8. maddesinde, "...Edebi eserin yazarı diğer iki hikayecinin isimlerine ön sözde yer verip ... edecektir" hükmüne yer verilmiş olup, dava konusu eserin dava dışı Sayfa 6. Yayınları tarafından yapılan ilk baskısında, ... yazısına “Anafikri getirdiği ilk günden beri, hikayenin onlarca senaryolaştırma çalışmasını beraber yürüttüğümüz ...'a, senaryo ekibinin sağlam kalemi dostum ...e ... ediyorum.” şeklindeki içerik ile Protokolde belirtilen şekilde 'Ön Söz'de yer verilmiştir.
Bilahare, ...'in "... ve ..." ve "...-..." isimli kitapların çoğaltma ve yayın hakkının adıgeçen adına dava dışı .... Şti. tarafından davalı şirkete devrine ilişkin 02.02.2018 tarihli sözleşme yapılmıştır. Bahsekonu sözleşmenin 5/B maddesi, "Yayınevi, Kitapların metni üzerinde Yazar'ın yazılı onayı olmaksızın hiçbir değişiklik ve ek yapamaz" şeklinde düzenlenmiştir.
Dosyada mübrez bir kısım e-posta yazışmalarından, dava konusu eserin baskıya hazırlık aşamasında "..." bölümünün sona alınması konusunda yazar ile görüşüldüğü, istenilmediği takdirde eski başlığı (...) ile yerinde kalabileceğinin, "Son Söz ve ..." başlığı altındaki metinde istenilen değişikliğin yapılabileceğinin davalı ...'e iletildiği, ancak ...'in "Son söz ve ..." şeklinde yazılmasına müsaade ettiği, metin içeriğinin de kendisi tarafından "...olsun diye yazıldı. Adı geçen tüm karakterler gerçektir. .......dolayı hepinize ... ediyorum. Hikayenin -bir zamanlar- uzun metraj senaryo çalışmalarını beraber yürüttüğümüz ... ve ...e de ayrıca ... ediyorum" şeklinde düzenlendiği görülmektedir.
Davalı şirketin, ortak eser sahipleri arasında yapılan 11.02.2015 tarihli protokolün tarafı olmadığı, davalı şirketin taraf olduğu 02.02.2018 tarihli sözleşme uyarınca yazardan izin alınmadan eserde bir değişiklik yapılmayacağı, dava konusu eserde "..." kısmının yerinin ve içeriğinin yazar tarafından belirlendiği hususları birlikte dikkate alındığında, davalı şirket yönünden asıl ve birleşen davanın reddi gerekirken, işleme eserde davacıların isimlerine son sözde usulsüz şekilde yer verilmesinden dolayı davalı şirketin de sorumlu olduğu gerekçesi asıl ve birleşen davanın kabulünün doğru olmadığı" gerekçesiyle; Dairemizin kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı ve duruşma günü taraf vekillerine tebliğ edilmiş, Davalı ... vekili ve Davalı ... vekili bozma ilamına uyulmasını, davacı vekili Dairemizin önceki kararında direnilmesini talep ettiklerini beyan etmiş, usul ve yasaya uygun görülmekle Yargıtay bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE;
Asıl davada davacılar vekili; davacılar ile davalı ...’in birlikte vücuda getirdikleri "..." isimli hikayenin ve 151 sayfalık film senaryosunun kitap olarak basılması hususunda taraflar arasında protokol akdedildiğini, davacıların davalı yazara adın belirtilmesi karşılığında eserin kitap olarak işleme hakkını tahsis ettiklerini, davalılar tarafından 08/02/2016 tarihinde ilk baskısı yapılan "... ve ..." isimli kitapta önsözde bu şart gerçekleştiğini ancak aynı kitabın Mart 2018 döneminde davalı yazar tarafından kaleme alınan ve davalı yayıncı tarafından baskıya alınan ikinci baskısında şartın yerine getirilmediğini, Davacılar ... , ... Ve Davalılardan ... tarafından kaleme alınan "..." isimli senaryo üzerinde FSEK 10.madde kapsamında adı geçenlerin birlikte eser sahibi olduklarının tespitine, davalılardan ... tarafından kaleme alınan” "... Ve ...” isimli kitabın bağımsız bir eser olmadığı, asıl esere bağlı işleme niteliğinde eser olduğunun tespitine, işlemenin davacıların manevi haklarına tecavüz teşkil eder nitelikte bulunduğu iddiasıyla bu kapsamda gerçekleşen intihalin, iltibas ve izinsiz işlemenin orijinal esere dayandığının tespitine karar verilmesi talebiyle dava açılmıştır.
Birleşen davada davacılar vekili; davalılardan ...’in ve diğer davalının kitabın 2. baskısında davacıların FSEK’den kaynaklanan mali ve manevi haklarına FSEK 66, 67,77 madde kapsamında tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesi ile, manevi zarar iddiasıyla her bir davacı için 15.000 TL’den 30.000 –TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline, davalıların kitap satışlarından elde ettiği karın FSEK 70 ve TTK 56 madde kapsamında 110.000,00-TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline , karar verilmesini talep etmiştir.
Uyulmasına karar verilen, Yargıtay bozma ilamında davacılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine, davalı ... ... yayıncılık yönünden temyiz başvurusunun kabulüne karar verildiğinden, tarafların usuli kazanılmış hakları gözetilerek bozma ilamı kapsamına göre yargılamaya devam olunmuştur.
İlk derece mahkemesince asıl ve birleşen davada davalı ... ... yayıncılık yönünden de kabul kararı verilerek hüküm kurulduğu, karara karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunda bulunulduğu, husumet itirazının ve tazminat yönünden işleme eser mahiyetinde bulunduğundan son sözde isimlerine usulsüz şekilde yer verilmesinden davalı yayınevinin de sorumlu olduğu gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine karar verilmişse de; uyulmasına karar verilen bozma ilamında da işaret edildiği şekilde, asıl ve birleşen davada davalı şirket davacılar ile davalı ... arasında imzalanan 11.02.2015 tarihli protokol'ün tarafı değildir. Daha sonra ...'in "... ve ..." ve "...-..." isimli kitapların çoğaltma ve yayın hakkının adıgeçen adına dava dışı .... Şti. tarafından davalı şirkete devrine ilişkin 02.02.2018 tarihli sözleşmenin 5/B maddesinde de, "Yayınevi, Kitapların metni üzerinde Yazar'ın yazılı onayı olmaksızın hiçbir değişiklik ve ek yapamaz" maddesi kabul edilmiştir. Dosyada mübrez bir kısım e-posta yazışmalarından, dava konusu eserin baskıya hazırlık aşamasında "..." bölümünün sona alınması konusunda yazar ile görüşüldüğü, istenilmediği takdirde eski başlığı (...) ile yerinde kalabileceğinin, "Son Söz ve ..." başlığı altındaki metinde istenilen değişikliğin yapılabileceğinin davalı ...'e iletildiği, ancak ...'in "Son söz ve ..." şeklinde yazılmasına müsaade ettiği, dava konusu eserde "..." kısmının yerinin ve içeriğinin yazar tarafından belirlendiği dikkate alındığında, davalı şirketin asıl ve birleşen davadaki talepler yönünden sorumluluğunun bulunmadığı, asıl ve birleşen davanın reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.
Yukarıda açıklanan gerekçelerle, bozma kapsamı dışında kalan hususlarda taraflar yönünden usuli kazanılmış hak teşkil eden hükümler aynen korunarak, asıl ve birleşen davada davalı ... A.Ş. Yönünden davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- I-ASIL DAVADA:
-Davalı ... A.Ş. Aleyhine açılan davanın REDDİNE,
-Davacılar ..., ... ve davalılardan ... tarafından kaleme alınan "..." isimli senaryo üzerinde FSEK 10.madde kapsamında adı geçenlerin birlikte eser sahibi olduklarının tespitine, davalılardan ... tarafından kaleme alınan " ... ve ...” isimli kitabın bağımsız bir eser olmadığı, asıl esere bağlı işleme niteliğinde eser olduğunun tespitine,
-Somut olayda izinsiz işleme ve iktibas ile haksız rekabet söz konusu olmadığından bu yöndeki tespit istemin Reddine,
II-BİRLEŞEN DAVADA:
-Davalı ... A.Ş. Aleyhine açılan davanın REDDİNE,
-Davacıların ...’in kitabın 2. baskısında FSEK’den kaynaklanan mali haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesi isteminin REDDİNE,
-Davacıların ...’in kitabın 2. baskısında FSEK’den kaynaklanan manevi haklarına tecavüzlerinin tespiti ile önlenmesine,
-FSEK 15/2 maddesine aykırılık nedeniyle oluşan manevi zarar nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacı ... ‘e dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine,
-FSEK 15/2 maddesine aykırılık nedeniyle oluşan manevi zarar nedeniyle 15.000 TL manevi tazminatın davalı ...'den alınarak davacı ...' a dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte ödenmesine,
-Maddi tazminat koşulları oluşmadığından ıslah ile talep edilen maddi tazminat isteminin reddine,
- Davacıların isminin ve ... yazısının 1. baskıda yazıldığı gibi 2. baskıya basılarak ihlalin giderilmesine ancak eserin işlenmesi ve basımı izinsiz olmadığından eserin toplatılması talebinin reddine,
-Manevi haklara tecavüz oluştuğundan hükmün ilanında davacıların hukuki yararı bulunduğundan karar kesinleştiğinde hüküm özetinin Türkiye çapında yayan yapan tirajı yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, masrafın davalı ...'den tahsiline,
2- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
Asıl davada;
4/a-Alınması gereken 732,00 TL harcın davalı ...'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
4/b-Asıl davada davacıların yargılama giderlerinden olan bilirkişi ücreti ve tebligat giderleri olmak üzere toplam 5.901 TL'nin taktiren 1/2 inin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
4/c-Asıl davada Davalı ...'in yargılama giderlerinden olan bilirkişi ücreti ve tebligat giderleri olmak üzere toplam 3.151,00 TL'nin taktiren 1/2 inin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
4/ç-Asıl davada Davalı ......Anonim Şirketi 'nin yargılama giderlerinden olan bilirkişi ücreti ve tebligat giderleri olmak üzere toplam 4.172,50 TL'nin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
4/d-Asıl davada, Kabul edilen talepler yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'den alınarak davacılara verilmesine,
4/e- Asıl davada, Reddedilen talepler yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ...'e verilmesine,
4/f- Asıl davanın reddi nedeniyle, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı ... A.Ş.'ne verilmesine,
4/g-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,
Birleşen davada;
4/g-Birleşen davada 2.049,30 TL ilam harcının peşin ve ıslah harcından mahsubu ile eksik kalan 647,20 TL harcın ...'den tahsiline, Hazineye irat kaydına,
4/h-Davacı tarafın yargılama giderlerinden olan ... TL başvuru harcı ... TL peşin harç, 1.366,20 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.438 TL yargılama giderinin taktiren 1/3 inin davalı ...'den alınarak , alınarak davacılara verilmesine,
4/ı-Birleşen davada kabul edilen Manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin kendisini vekili ile temsil ettiren Davacı ...'e ödenmek üzere davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
4/i- Birleşen davada kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin kendisini vekili ile temsil ettiren Davacı ...'a ödenmek üzere davalı ...'den alınarak bu davacıya verilmesine,
4/j- Birleşen davada, davacıların FSEK’den kaynaklanan mali haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespiti ve önlenmesi isteminin reddi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
4/k-Birleşen davada maddi tazminat talebinin reddi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
4/l-Birleşen davada reddedilen manevi tazminat talebi yönünden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 15.000,00 TL vekalet ücretinin ayrı ayrı davacılardan alınarak davalı ... A.Ş.'ne verilmesine,
3-İstinaf ve temyiz aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin;
3/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar harcından peşin alınan 179,90 TL'nin mahsubu ile 552,10 TL harcın davacı taraftan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine,
3/b- İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3/c- İstinaf ve Temyiz yargılaması için davalı ... Yayınları tarafından yapılan 441,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 3033,70 TL temyiz yoluna başvurma harcı, 1166,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 4.641,10 TL'nin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalı ... Yayınlarına verilmesine,
3/ç- İstinaf ve Temyiz yargılaması için davalı ... tarafından yapılan 441,40 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 6.067,40 TL temyiz yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 6.508,80 TL'nin davacılardan müteselsilen tahsiliyle davalı ...'e verilmesine,
3/d-İstinaf aşamasında bir duruşma yapıldığından Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre, 22.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan tahsiliyle davalı ... Yayınları'na verilmesine,
3/e-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine,
Dair, duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, 6100 sayılı HMK Ek 1'inci maddesine, (14 Kasım 2024 tarihli, 32722 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren) 7531 sayılı 7/11/2024 tarihli kanunun 22. maddesi ile 3. fıkra olarak eklenen madde gereğince temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.14/05/2026