Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/365 E. 2026/783 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/365
- Karar No
- 2026/783
- Karar Tarihi
T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2026/365 KARAR NO : 2026/783
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DAVANIN KONUSU :Konkordato
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARAR TARİHİ :21/05/2026
Hasımsız olarak görülen davada Mahkemece verilen kararın istinaf incelemesi konkordato talep edenler vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı HMK’nın 353. maddesi gereğince tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor ile istinaf sebepleri dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup incelendikten sonra, gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Talep edenler vekili; ... tarihinde kurulan müvekkili şirketin mobilya üretim işi yaptığını, diğer müvekkili ...'in ise Şirketin tek ortağı ve yetkilisi olduğunu, ülkemizde ve dünyada yaşanan ekonomik kriz, döviz kurlarında yaşanan olağan dışı dalgalanmalar ve buna bağlı olarak ortaya çıkar maliyetler, finansman ihtiyacı nedeniyle kullanılan yabacı finansmandan kaynaklı yüksek tutarda finansman giderlerine katlanılmış olmasının dönem karlılığını çok düşük seviyeye geriletmesi, banka faiz oranlarının yüksekliği nedeni ile oluşan faiz yükü, müşteri çeklerinin karşılıksız çıkması, müşterilerinin konkordatoya girmesi gibi nedenlerin müvekkili şirketin yapısını olumsuz etkilediğini ve şirketin borçlarını ödeyemeyecek duruma getirerek nakit sıkışıklığına neden olduğu, müvekkili şirketin borca batık olmamakla birlikte vadesi gelen ve gelecek olan borçlarını ödeyemez hale geldiğini, müvekkili ...'in ise şirketin kullandığı kredilerde müteselsil kefil olduğunu, sunulan konkordato teklifinde alacaklılardan indirim istenilmediği gibi asıl alacak üzerinden % 25 ilave vade farkı teklifinde bulunulduğunu ileri sürerek müvekkilleri hakkında geçici mühlet, ihtiyati tedbir ve kesin mühlet kararı ile konkordato projesi tasdik talebinin kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde; projede faizsiz veya düşük faizle ödeme talep edilmesinin tipik tenzilat konkordatosu örnekleri olduğu, konkordatonun tasdik şartlarından birisinin de teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları ile orantılı olması olup, borca batık olmayan, mevcut malvarlığı ile borçlarını ödeyebilecek olan şirketin tenzilat konkordatosu talep etmesinin İİK 305/1-b maddesi kapsamında mümkün olmadığı, borçlu ...'nin ve ...'in tasdikten sonraki dönemde 30 ayda borcunu ödeyeceğini belirterek proje sundukları, 3 yıl için toplamda %40 oranında faiz ödemeyi teklif ettikleri, bu teklifin ödemesiz olarak geçen mühlet süreleri de değerlendirildiğinde yıllık %8,89 düzeyinde bir faize isabet ettiği, yürürlükteki mevzuata göre 01/06/2024 tarihinden itibaren uygulanan yasal faiz oranının yıllık % 24, yine 20/12/2025 tarihinden itibaren uygulanan avans faiz oranı yıllık %39,75 olduğu, tüm bu veriler ve ülkemizin ekonomik koşulları değerlendirildiğinde borcunun yaklaşık iki katı mal varlığı bulunan şirketin, teklif edilen projesinin borçlunun kaynakları ile uyumlu olmadığı, ayrıca hak ve menfaat dengesini alacaklılar aleyhine olacak şekilde bozduğu, konkordato ucuz kredi temini yolu olarak kullanılamayacağı, talep edenler tarafından sunulan konkordato revize projesinin ülkemizin ekonomik koşullarına ve faiz mevzuatına göre çok düşük faizli ödeme teklifini içerdiği ve bu haliyle tenzilat konkordatosu niteliğinde olduğu, borca batık olmayan ve ödeme gücü olan talep eden şirketin ve şirket ortağı talep eden ...'in düşük faizli ödeme yani tenzilat konkordatosu talebinin İİK’nın 305/1-b maddesinde ifade edilen teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması şartına aykırılık teşkil ettiği, talep eden şirketin borca batık olmadığı ve doğrudan iflas sebeplerinin de bulunmadığı gerekçesiyle talep edenlerin konkordato istemlerinin ayrı ayrı reddine, ... tarihli ara kararı ile verilen geçici mühlet kararının ve geçici mühlet tedbirlerinin derhal kaldırılmasına karar verilmiştir. Karara karşı, talep edenler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf kanun yoluna başvuran talep edenler vekili; Mahkemece alınan bilirkişi raporlarında müvekkil şirketin mali tablolarının gerçeğe ve mevzuata uygun olduğunun ve borca batık olmadığının belirlendiğini, konkordato komiser raporlarında da şirketin aktif pasif dengesinin olumlu olduğu, üretime devam ettiği, konkordato projesine aykırı hareket edilmediği, projede vaat edilenlerin uygulanmasının mümkün olduğu ve konkordatonun hem şirket hem alacaklılar lehine sonuç doğuracağının belirtildiğini, Mahkemenin teklif edilen faiz oranının düşük olması nedeniyle projenin tanzilat konkordatosu olduğu ve borcu batık olmayan şirketin bu yolla konkordato talep edemeyeceğine ilişkin kabulünün İİK'nın 285. maddesi ile 305/1-b maddesinin ve Kanunun sistematiğinin dar ve yanlış yorumuna dayandığını, İİK'nın 285 ve devamı maddeleri uyarınca borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi bulunan her borçlunun konkordato talep edebileceğini, aynı Kanun’un 305. maddesi projenin tasdiki için teklifin borçlunun kaynakları ile orantılı olması gerektiğini, dosya kapsamındaki raporlara göre konkordato projesinin sunulan kaynaklarla orantılı ve gerçekçi olduğunu, yerleşik yargı kararlarında borca batık olmayan ve aktifleriyle borcunu karşılayabilen şirketlerin sunacakları projelerin, vade uzatımı ya da faiz oranlarının ekonomi koşulları da dikkate alınarak gerçekçi şekilde tespit edilip edilmediğinin somut olaya göre değerlendirilmesi gerektiğini, önemli olanın konkordatonun başarı şansı ve projenin uygulanabilirliği olduğunu, borca batık olmayan ve projeyle taahhütlerini yerine getirebilecek olan şirketin talebinin salt düşük faiz ya da uzun vade gerekçesiyle reddedilemeyeceğini, konkordato kapsamında teklif edilen ödeme planının uzun vade ve faizsiz olarak uygulanması halinde dahi projenin kaynakla desteklenmesi ve alacaklı menfaatlerinin gözetilmesi şartı ile konkordato tasdiki için gerekli nisap ve diğer koşullar oluşuyorsa mahkemenin projeyi tasdik etmesi gerektiğini, projede belirlenen taksit miktarı ve ödeme döneminin gerçekçi, ekonomik ve uygulanabilir nitelikte ise talebin kabulünün mümkün olduğunu, projede yer alan finansal parametrelerin uzman raporlarıyla desteklendiği hallerde takdir yetkisinde keyfi yorum yapılamayacağını, konkordato komiserinin raporunun olumlu nitelikte olup şirketin faaliyetlerini sürdürdüğünü, sunulan projede, alacaklıdan tenzilat talep edilmediğini, asıl alacak üzerine ek vade farkı ve faiz önerildiğini, şirket finansman kaynağındaki yapısal sebepler dikkate alınmadan, salt yıllık yasal faiz miktarı ile ülke enflasyonu üzerinden yapılan hesaplamalarla karar verilmiş olmasının haksız olduğunu, ayrıca dosya kapsamındaki revize projede teklif edilen faiz oranı ve ödemesiz dönemin ekonomik şartlar, sektör dinamikleri ve komiser görüşünde vurgulanan ticari dalgalanmaların doğrudan etkisiyle belirlendiğini, alacaklılar açısından projede eşitlik ve menfaat dengesinin gözetildiğini, herhangi bir gruba ayrıcalık tanımadığını, şirketin mali dengesi, sunulan konkordato projesinin uygulanabilirliği ve komiser/bilirkişi raporları gözetildiğinde konkordatonun tasdikine karar verilmesi gerektiğini beyan ederek kararın kaldırılması talebiyle istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Talep, 2004 sayılı İİK'nın 285 vd. maddeleri uyarınca geçici ve kesin mühlet kararları verilmesi ve konkordato projesinin tasdiki istemine ilişkindir. Talep edenler vekilince; müvekkili Şirketin nakit sıkışıklığı nedeniyle vadesi gelmiş ve gelecek olan borçlarının ödenememesi tehlikesi doğduğunu, Şirket ortağı olan müvekkili gerçek kişinin ise Şirketin borçlarına olan müşterek ve müteselsil kefalet borçlarını ifa edemeyecek duruma geldiğini belirterek ... tarihinde konkordato talebinde bulunulmuş, mahkemece talep eden Şirket ve gerçek kişi hakkında ... tarihinden itibaren 3 ay süre ile geçici mühlet kararı verilmiş, ... tarihinde talep edenler vekilince revize konkordato projesi sunulmuş, ... tarihinde Mahkemece geçici mühletin kaldırılmasına ve talep edenlerin konkordato taleplerinin ayrı ayrı reddine karar verilmiş, karar karşı konkordato talep edenler vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. 2004 sayılı İİK'nın 285 ve devamı maddelerinde düzenlenen konkordato, herhangi bir borçlunun veya borçlunun iflasını isteyebilecek alacaklıların ödeme projesinin alacaklıların iflastan daha verimli pay almaları ve borçlunun işletmesinin devamının istihdam olanaklarının korunması amacıyla konkordatoya tabi alacaklıların belirli çoğunluğu tarafından kabulü ve mahkemenin tasdiki ile gerçekleşen ve borçlunun, borçlarının bir kesiminden kurtulmasını veya ödeme şeklinin değişmesini sağlayan iflasa nazaran yumuşatılmış, alacaklıların eşit tatminine yönelik kollektif bir cebri icra kurumu olup tacir olsun ya da olmasın tüm borçlular (gerçek ya da tüzel kişiler) yasal koşulları varsa konkordato isteme hakkına sahiptirler (Av.Sümer Altay, Ali Eskiocak: Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 5. Baskı, İstanbul 2019, s.15). Diğer bir deyişle, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için talep edebileceği kolektif bir tasfiye biçimidir. 2004 sayılı İİK'nın 286. maddesinde gösterilen belgeleri sunan borçluya konkordato geçici mühleti verilmesi, bu süre içinde borçlu alacaklılarının cebri icra baskısından korunurken mahkemece belgelerin sıhhati ve konkordatonun başarıya ulaşma ihtimali değerlendirilerek, konkordato prosedürünün işletileceği kesin mühletin verilip verilmeyeceği hususunda bir karara varılır. 2004 sayılı İİK 289. maddesinde, konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verileceği düzenlenmiştir. Borçlunun iyileşmesi ve konkordatonun tasdiki ihtimali "konkordatonun başarı şansı" kavramı altında ifade edilmiştir. Başarı olasılığı kavramından anlaşılan husus, konkordato projesinin gerçekleşme şansına sahip görülmesidir. Bu sonuca, borçlunun durumu, malvarlığı gelirleri ve taahhütlerini yerine getirmesine engel olan nedenler gözetilerek, objektif verilere göre konkordato başarı olasılığı hakim tarafından belirlenecektir. (Av.Sümer Altay, Ali Eskiocak: Konkordato ve Yeniden Yapılanma Hukuku, 5. Baskı, İstanbul 2019, s.112). Borçlunun projesinde mali durumunun düzeltme ihtamalini ya da konkordatonun tasdiki imkanını yaklaşık olarak ispatlaması gerekir. Öte yandan, tenzilat konkordatosu sadece borca batık borçluların başvurabileceği bir yol olarak kabul edilmelidir. Borca batık olmayan bir borçlunun tenzilat konkordatosu telif etmesi halinde bu teklif bir taraftan teklif edilen tutarın borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktardan fazla olması şartı, diğer taraftan da teklif edilen tutarın borçlunun kaynakları (mevcudu) ile orantılı olması şartı yerine gelmediğinden tasdik edilemeyecektir. (Selçuk Öztek, Ali Cem Budak, Müjgan Tunç Yücel, Serdar Kale, Bilgehan Yeşilova, Yeni Konkordato Hukuku, Ankara 2019, s. 162). Bu açıklamalar ışığında somut olayın değerlendirilmesinde; talep edenlerin mahkemeye sundukları konkordato projesinde borçların Haziran 2027'den başlamak üzere 30 ay vade ile ve alacaklılara toplam % 25 vade farklı ilavesi ile ödenmesi öngörülmüş, ... tarihli komiser raporunda talep eden şirketin rayiç değere göre ... tarihi itibariyle (+) ... TL'de ve ... tarihi itibariyle (+) ... TL'de olduğu, her iki tarih itibariyle borca batık olmadığı, yasal faiz oranının üzerinde ek getiri içerdiği, ancak avans faizine göre düşük kaldığı, öngörülen faiz oranının mevcut piyasa şartlarına göre revize edilmesinin uygun olacağı ve sunulan ön projenin uygulanmasının mümkün olabileceği yönünde görüş bildirilmiş, talep edenler vekilince ... tarihinde sunulan revize projeler ile teklif edilen vade farkı tutarı % 40'a çıkarılmıştır. Buna göre her ne kadar talep dilekçesinde alacaklılardan indirim talep edildiği belirtilmekte ise de, talep edenlerin 30 aylık vade için ödemeyi teklif ettikleri faiz oranının yıllık % 24 olan yasal faizden ve özellekle bankalar ile akdedilen sözleşmelerde belirtilen faiz oranlarından oldukça düşük olduğu, bu hali sunulan revize projenin örtülü bir tenzilat konkordatosu niteliği taşıdığı (Yargıtay 6. HD'nin 2025/2719 E.-2025/3621 K. sayılı ve 28/10/2025 tarihli kararı), borca batık olmayan Şirketin teklif ettiği örtülü tenzilat konkordatosunun borçlunun kaynakları ile orantılı olmaması nedeniyle tasdik edilmeyeceği, borçlu gerçek kişinin konkordato projesinin başarısının şirketin başarısına bağlandığı anlaşılmakla Mahkemece talep edenlerin konkordato istemlerinin ayrı ayrı reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede, yukarıda değinilen husus dışında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, incelemenin istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, talep edenler vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından, istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Talep edenler vekilinin İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-b-1 hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince yeteri kadar istinaf harcı peşin alındığından, başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-) İstinaf yargılama giderlerinin talep edenler üzerinde BIRAKILMASINA, 4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik m. 359/4 maddesi uyarınca kararın Dairemizce taraflara TEBLİĞİNE,