Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/878 E. 2026/1060 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/878
- Karar No
- 2026/1060
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2026/878 Esas
KARAR NO: 2026/1060
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:05/02/2026
NUMARASI:2024/775 Esas, 2026/63 Karar
DAVA:KAYIT KABUL (İtirazın İptalinden Dönüşen)
KARAR TARİHİ:09/07/2026
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili bankanın dava dışı ....'ye kullandırdığı kredi sözleşmelerinde davalılar ..., .... Şti. ve .... A.Ş.’nin müşterek ve müteselsil kefil olduklarını, kredi hesabı kat edilerek borcun ödenmesi istenmesine rağmen borç ödenmediğinden davalılar aleyhine İstanbul 14. İcra Dairesi'nin ... sayılı dosyası ile ilamsız icra takibine geçildiğini, davalıların takipte icra dairesinin yetkisine, imzaya, borca ve ferilerine itiraz ettiğini, Genel Kredi Sözleşmesinde kararlaştırılan İstanbul İcra Dairesinde takip başlattıklarından, icra dairesinin yetkisine itirazın haksız olduğunu, talep ettikleri faiz alacaklarına ilişkin akti ve temerrüt faizi oranının sözleşmeye uygun olduğunu, davalıların borca haksız itiraz ettiğini ileri sürerek davalıların takibe itirazının iptali ile takibin devamına, davalı borçlular aleyhine % 40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar vekili cevabında; davalı ... şirketinin adresi Tuzla olduğundan, davaya bakmakla Kadıköy Asliye Ticaret Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davalı ...’in davalı şirketlerin temsilcisi olduğunu, davalı ...’in davacı ile kendi adına veya davalı şirketleri temsilen imzaladığı kredi sözleşmesi bulunmadığını, kredi sözleşmesindeki imzaların gerçek olduğu kabul edilse dahi sözleşmenin usule ve yasaya aykırı hükümler taşıdığını, kat ihtarnamelerine itiraz edildiğini, kefilin sorumluluğunun kefil olunan miktar ile sınırlı olduğunu savunarak mahkemenin yetkisizliğine, davanın reddine, kötü niyetli davacı alacaklının İİK’nın 67/2 maddesi gereğince %40’dan aşağı olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:Mahkemece; davacı varlık yönetimimin yargılama sırasında alacağı temlik aldığı ve aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, yargılama sırasında davalı .... A.Ş.’nin 02.12.2009 tarihinde, davalı ...’in ise 09.11.2010 tarihinde iflasına karar verilmesi nedeniyle iflas masaları davaya dahil edilerek davanın kayıt kabul davası olarak görüldüğü, bilirkişinin 09.02.2024 ve 21.03.2024 tarihli ek raporları kapsamına göre davacının 02.12.2009 iflas tarihi itibarıyla davalı .... AŞ’den 1.853.346,78 TL, 09.11.2010 iflas tarihi itibarıyla davalı ...’den 2.830.148,74 TL alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 1.853.346,78 TL’nin (tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) davalı Müflis .... A.Ş.’nin iflas masasına, 2.830.148,74 TL’nin (tahsilde tekerrür oluşturmamak kaydıyla) davalı müflis ...’in iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:Karar, yasal süre içerisinde davalı müflis .... AŞ iflas masası vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı müflis iflas masası vekili istinaf nedenleri olarak; davanın 15.07.2009 tarihinde itirazın iptali davası olarak açıldığını, davanın açılmasından sonra 02.12.2019 tarihinde müflis şirketin iflasına karar verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını, yargılama sırasında alacaklının alacak kaydı talebinde bulunup bulunmadığının araştırılmadığını, icra takibinin dayanaklarının ne olduğunun araştırılmadığını, imza incelemesinde çelişkiler bulunduğunu, tespitin nasıl yapıldığına dair bilimsel veri içermeyen rapor ile yetinildiğini, müflisin sorumlu olduğu kredi limiti belirlenmeden 1.853.346,78 TL’nin masaya kaydına karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE:Dava itirazın iptali istemine ilişkin iken, yargılama sırasında davalıların iflası üzerine kayıt kabul istemine dönüşmüştür.Dosya kapsamından; davacı bankanın 859.341,28 TL asıl alacak, 103.140,77 TL temerrüt faizi (%126 oranında), 5.157,02 TL BSMV (%5), 619,69 TL masraf ve 31.975,14 TL hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar %84 akdi faiz olmak üzere toplam 1.000.233,90 TL alacağın tahsili için davalılar aleyhine İstanbul 14. İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasında takip başlattığı, davalıların takibe itirazı üzerine 15.07.2009 tarihinde eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, yargılama sırasında davalılar .... A.Ş ve ...’in iflasına karar verilmesi üzerine anılan davalılar yönünden dosya tefrik edildiği anlaşılmıştır.Tefrik edilen eldeki dosyada mahkemece davanın kabulüne, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla kefalet alacağının davalıların iflas masasına kaydına karar verilmiş, davalı müflis .... A.Ş. iflas masası vekili hükmü istinaf etmiştir.
1-Dava ... Bankası tarafından açılmış olup yargılama devam ederken işbu davaya konu alacaklar tüm faizleri ve sair fer'ileriyle ve ipotek/rehin gibi maddi teminatlarıyla birlikte ... A.Ş.'ye temlik edilmiştir. Daha sonra ... A.Ş., tüm aktif ve pasifi ile birlikte bir kül halinde ... A.Ş. tarafından devralınarak bu şirket ile birleşmiş olup ... A.Ş. ise, ... A.Ş. tarafından devralınarak bu şirket ile birleşmiştir. Son olarak ise ... A.Ş. de tüm aktif ve pasifi devrolunarak davacı ... A.Ş. ile birleştiği ve birleşmenin 30/06/2020 tarihinde tescil edildiği anlaşılmakla davacı ... A.Ş.'nin işbu dava bakımından aktif dava ehliyetinin mevcut olduğu anlaşılmıştır.
2-Davalı müflis şirket, alacağın zamanaşımına uğradığını belirterek hükmü istinaf etmişse de, cevap dilekçesinde ileri sürülmeyen zamanaşımı savunmasının, istinaf aşamasında ileri sürülmesi mümkün bulunmadığından, davalının bu savunmasının dinlenmesi mümkün değildir.
3-Davalı müflis şirket iflas masası, takip konusu alacağın masaya kaydına karar verilip verilmediğinin araştırılmadığını belirterek hükmü istinaf etmişse de, Mahkemece takip konusu alacağın masaya kaydına karar verilip verilmediği iflas idaresinden müteaddit kez araştırılmıştır. İflas idaresi yazısına göre davacı alacağının masaya kaydedilmediği ve ihtilaflı alacak olarak sıra cetveline alındığı gözetildiğinde, eldeki davada işin esasının incelenmesi yerindedir.
4-Davalı müflis şirket iflas masası, imza incelemesine dair raporun bilimsel veri içermediğini belirterek hükmü istinaf etmiştir.İlk derece mahkemesi şirket yetkilisinin imzalarının bulunduğu belgeler ile temsilcinin imza örnekleri karşılaştırılmak suretiyle, dosya kapsamında bulunan kredi sözleşmelerinde davalıya atfen (gerek kendi adına gerekse yetkilisi olduğu davalı şirketleri temsilen) atılan imzaların davalının eli ürünü olup olmadığı hususunda bilirkişiden rapor almıştır.Grafolog bilirkişi 19.06.2023 tarihli raporunda; inceleme konusu 22.03.2005 tarihli ve 13.10.2005 tarihli ... Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi metinlerinde ...’in gerek kendi adına gerekse yetkilisi olduğu davalı şirketleri temsilen atılı imzalar ile mukayese imza örnekleri arasında yapılan karşılaştırmada; imzanın başlangıç ve bitiriliş çizgilerinin yerleşim ve birbirlerine göre konumlanma tarzı, çizgi dönüşlerinde görülen açılanma durumu ve açılanma dereceleri, imzanın bitişini gösteren noktalama işareti gibi unsurlar bakımından önemli derecede benzerliklerin olduğu belirlendiğinden, inceleme konusu 2 adet ... Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesi metninde ... adına ve yetkilisi olduğu davalı şirketleri temsilen atılı imzaların ...’in eli ürünü olduğu belirtilmiştir.
Şirket yetkilisinin imzalı belgeleri getirtilerek ve yetkiliden imza örnekleri alınarak uzman bilirkişiden alınan raporda, kredi sözleşmelerindeki imzanın şirket yetkilisine ait olduğu tespit edilmiştir. İmza örnekleri alınıp ve imzalı belgeler getirtildikten sonra uzman bilirkişiden bilimsel verilere göre rapor alındığına göre, davalının raporun yetersiz olduğuna dair istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
4-Davalı müflis şirket, kefalet limiti belirlenmeden kefaletten doğan alacağın masaya kaydedildiği belirtilmişse de, kredi sözleşmesinde 2.100.000,00 USD üst limitle müşterek borçlu ve müteselsil sıfatıyla kefalet verildiği tespit edildiğinden, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davalı müflis şirket adına iflas masası vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere,
1-İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/775 Esas, 2026/63 Karar sayılı ve 05/02/2026 tarihli kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalı müflis .... AŞ iflas masası vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince esastan REDDİNE,
2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken istinaf harçları davalı .... A.Ş tarafından yatırıldığından başkaca harç alınmasına YER OLMADIĞINA,
3-Davalı müflis .... AŞtarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde Temyiz Kanun Yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.09/07/2026