Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/2122 E. 2026/1159 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/2122
Karar No
2026/1159
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/2122 KARAR NO : 2026/1159

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 04/03/2021 (Dava) - 18/07/2023 (Karar) NUMARASI : 2021/139 Esas - 2023/565 Karar DAVA : Maddi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) BAM KARAR TARİHİ : 18/06/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/06/2026

İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarihli 2021/139 Esas ve 2023/565 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/02/2020 tarihinde saat 08:45'de İzmir ili, Ödemiş İlçesinde sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracı ile İstanbul Caddesi'nden sola manevra İle Ulus Meydanına dönüş yapmak istediği esnada aracının sol ön çamurluk kısımları ile Ulus Meydanı güney-kuzey yönünde seyreden davacının içerisinde yolcu konumunda bulunduğu oğlu ...'in sevk ve idaresinde bulunan .... plaka sayılı aracın ön çamurluk ve far kısımları ile çarpışması neticesinde yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, iş bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ... 2918 sayılı KTK”'nın 57/1-A maddesini ihlal ettiğinden asli ve tam kusurlu olup, diğer sürücü ...’ın her hangi bir kusurunun olmadığı tespit edildiğini, kazaya ilişkin Ödemiş Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2020/3286 no'lu dosyası üzerinden soruşturma başlatılmış ise davacı şikayetçi olmadığı nedeniyle dosya takipsizlikle kapatıldığını, 05/03/1962 doğum tarihli davacı geçirmiş olduğu kaza nedeniyle mağdur durumda kalmış olup vücudunun bir çok yerinde kırıklar meydana geldiği gibi femur kemiği kırılmış ve operasyon geçirdiğini, iş bu kırıklar nedenıyle uzun süre yatalak vazıyette yaşandığını, davacı anılı kaza nedeniyle efor kaybına uğramış olup telafisi imkansız sonuçlar meydana getirdiğini, davacı geri kalan hayatında normal insanlara oranlara bir işi yapabilmek için|daha fazla enerji ve güç sarf edeceğini, yapmakta olduğu veya yapacak olduğu hiçbir işi makul insanların çaba ve gayretleri dahilinde yapamayacak olup sosyal hayatı açısından da tüm yaşamları boyunca kısıtlanacağını, psikolojik olarak son derece hassas olan davacı kaza nedeniyle kendisinde meydana gelen bu kayıpların ağır bir bunalım geçirmesine sebep olduğu şüpheye yer vermeyecek şekilde ortada olduğunu belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile trafik kazasında yaralanarak beden gücü ve efor kaybına uğrayan davacı .... için, 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi gereğince, toplanacak deliller ve bilirkişi raporuna göre fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ileride arttırılmak üzere 100,00.-TL kalıcı iş göremezlik, 100,00.-TL geçici iş goremezlık 100,00.-TL bakıcı ve bakım gıderlerınden oluşan maddi tazminat tutarının için 19/12/2020 hasarı ret (temerrüt) tarihinden itibaren işletilecek avans faizleri, yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte müşterek ve müteselsil sorumlu davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul anlamına gelmemek üzere, davalı şirketin sorumluluğu sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kazaya karışan .... plaka sayılı araç davalı şirket nezdinde 10.02.2020 başlangıç ve 10.02.2021 bitiş tarihli 104905208 no.lu Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile ... adına sigortalı olduğunu, bu poliçedeki kişi başı sakatlık ve ölüm teminatları ise kaza tarihi itibariyle kişi başına 410.000,00-TL olduğunu, manevi tazminat talepleri poliçe temimatı dışında olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf öncelikle sigortalı araç sürücüsünün kusurunu ispat etmeli olduğunu belirterek davacı tarafından müracaat şartı yerine getirilmediğinden davanın usul yönünden reddine, aleyhimize haksız olarak açılan davanın reddini, davacı tarafın delillerinin tarafımıza tebliğini, SGK tarafından davacıya bağlanan gelirlerin tespitini, kusur yönünden Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden bilirkişi incelemesi yapılmasına, maluliyet oranının tespiti açısından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasını, davacının davasının ispatı halinde; davalı şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmaması, olmaz ise, asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en erken dava tarihinden başlatılmasını, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : Mahkemece, ''...dava konusu kaza neticesinde davacının yaralanması çerçevesinde vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşmadığı, geçici iş göremezlik süresinin 9 (dokuz) ay olduğu, davacı aktüerya alanında da uzmanlığı bulunan ve bilirkişilik listesinde yer alan adli tıp alanında uzman bilirkişi tarafından mahkememiz ara kararı doğrultusunda usul ve yasa hükümleri ile yerleşik yargıtay içtihatları ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarına uygun şekilde yapılan hesaplama neticesinde davacının talep edebileceği geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 20.922,30-TL olduğu ancak sürekli maluliyetten kaynaklı zararının bulunmadığı anlaşılmakla belirtilen sebeplerle vücut bütünlüğünde sürekli iş göremezlik oranı oluşmayan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin ise kabulüne yönelik olarak yukarıda açıklanan gerekçeler dahilinde davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur....'' gerekçesiyle; ''...Maddi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile, 20.922,30-TL geçici iş göremezlik tazminatının, 19/12/2020 temerrüt tarihinden itibaren işeleyecek yasal faizi ile birlikte davalı sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine...'' şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkemenin delillerin taktirinde ve değerlendirilmesinde hataya düştüğünü, eksik inceleme ve tespitlerle, sunulu raporlar arasındaki çelişki giderilmeksizin karar verdiğini, yerel mahkemenin kararında, geçici iş görmezlikten kaynaklı tazminata hükmettiğini, davacı müvekkilinin sürekli iş görmezlik oranı oluşmadığından bu yöndeki talebi reddettiğini, bu karara dayanak teşkil eden Ege Ünv. Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulunun 18.10.2021 tarihli raporu yetersiz ve eksik inceleme ürünü olmakla, geçerli bir kurul raporu olmadığını, zira bu raporda sadece radyolojik tetkiklere dayalı olarak ortopedik bir inceleme yapıldığını, kazanın sinir dokusuna verdiği nörolojik tetkik ve ölçümlerin ihmal edildiğini, kaza nedeniyle sol uyluk kemiğinde parçalı kırık bulunan hastanın, oluşan parçalı femur kırığı, çelik plak ve vidalarla sabitlenip kemik grefti uygulanmak suretiyle tedavi edildiğini, böyle bir operasyon ve tedavi süreci geçiren hastanın kalıcı iş görmezlik oranının " 0 " olarak belirlenmesinin hayatın olağan akışına ve normale uygun olmadığını, İzmir Buca Seyfi Demirsoy Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nin 13.06.2022 tarihli sağlık kurul raporunda, davacının sağlık incelemesinin ayrıntılı olarak yapıldığını toplamda sürekli engel oranının %35 olduğuna karar verildiğini, elde bu kadar ayrıntılı tetkik ve inceleme neticesi oluşturulmuş bir rapor mevcutken, Ege Üniversitesi Adli Tıp raporunu esas almak suretiyle hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğunu, kaldı ki bu raporlar arasında açık bir çelişki olduğu sabit olmakla, 30.01.2023 tarihli Adli Tıp Kurumu Başkanlığının raporunda, dosyaya sunulu tüm tetkik ve sağlık raporlarını değerlendirdiğini, davacı müvekkilini davet etmek suretiyle muayene ettiğini ve 27.02.2020 tarihli trafik kazasından kaynaklı olarak kişinin tüm vücut engellilik oranının %12 olduğunu tespit ettiğini, buna rağmen, yerel mahkemenin sadece geçici iş görmezlik üzerinden hüküm kurması, Adli Tıp Kurumunun, kazadan kaynaklı %12 sürekli engel oranı içerir raporunu göz ardı etmesinin hukuka aykırı olduğunu, yerel mahkeme tarafından ATK raporu dikkate alınmaksızın verilen bu karar ile davacı müvekkilinin hak kaybına uğrayacağı tartışmasız olup, delillerin değerlendirmesinde hataya düşen yerel mahkemenin, eksik inceleme neticesi hatalı bir hüküm kurduğunu, ATK Başkanlığı tarafından yapılan muayene ve inceleme neticesi oluşan raporda, davaya konu kazadan kaynaklı "kişinin tüm vücut engellilik oranının %12 (yüzdeoniki) olduğu" yolundaki tespit tartışmasız ve kesin bir ifade içermekte olup, yerel mahkemede tereddüt hasıl olduğunda ATK' dan ek rapor istenerek tereddütler giderilebilecekken, çelişkili Ege Ünv. Hast. raporuna istinaden hüküm kurulması, mevcudiyetine rağmen, gerçek sürekli engel oranını tespit etmeyen bir karar oluşturulmasının hak kaybına neden olduğunu belirterek usul ve yasaya aykırı yerel mahkeme kararının bozulmasına/kaldırılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik zararlarına ilişkin maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup; hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf incelemesi 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak inceleme yapılmıştır. Yaralanmaya bağlı cismani zarar nedeniyle maddi tazminatı istemlerinde; tazminatın tespiti için maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarına göre haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. Mahkemece davacının yaralanması nedeniyle maluliyet oranının tespiti için Ege Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından kaza tarihinde yürürlükte bulunan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliği'ne göre 3 adli tıp uzmanı tarafından düzenlenen 02.11.2021 tarihli raporda; maluliyet oranının %0 ve geçici iş göremezlik süresi 9 ay olarak belirlenmiştir. Mahkemece, Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu Raporu sonrasında yargılamanın devamında davacının maluliyet oranının tespiti için ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan rapor alındığı, alınan bu raporda; davacının sürekli iş göremezlik oranının %12 ve geçici iş göremezlik süresinin 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir. Dosya kapsamında mahkemece hükme esas alınan Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu Raporu düzenleyen heyet içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekimin yer almadığı görülmüştür. Bu hali ile rapor hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmadığı, mahkemece heyet içerisinde ortopedi ve travmatoloji uzmanı hekiminin yer aldığı ATK 2. İhtisas Kurulu'ndan aldırılan 30.01.2023 tarihli raporda tespit edilen maluliyet oranı doğrultusunda aktüer raporu alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken hüküm kurmaya elverişli ve yeterli olmayan Ege Üniversitesi Adli Sağlık Kurulu raporu hükme esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesinde isabet bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan nedenlerle, HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde; davacı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK 353/1-a-6. madde uyarınca kaldırılarak dosyanın mahkemesine iadesine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf itirazlarının KISMEN KABULÜ ile; İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2023 tarihli 2021/139 Esas - 2023/565 Karar sayılı kararının HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İSTİNAF AŞAMASINDA; davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde davacı tarafa iadesine, 4-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek nihai kararda ele alınmasına, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, harç ve gider avansı işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.18/06/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2023/2122, K. 2026/1159, T. 18.06.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-2122-e-2026-1159-k-8cfcdb6f9626