İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/529 E. 2026/188 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/529
- Karar No
- 2026/188
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/529 Esas - 2026/188 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/529 KARAR NO : 2026/188
.... DAVA : İtirazın İptali (Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19/07/2024 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 12/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili banka ile davalı Y.... arasında 18/08/2021, 09/06/2022, 10/04/2023 ve 15/06/2023 tarihli genel kredi sözleşmelerinin imzalandığı; bu sözleşmelere dayanılarak davalı şirkete krediler kullandırıldığı; diğer davalı ....'un sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı; kullandırılan kredilerin ödenmemesi sebebiyle ....sas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığı; davalıların icra takibine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettikleri ve icra takibinin durduğu beyan edilmiş olup; davalıların itirazlarının iptaline; davalıların asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmelerine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. II) CEVAP : Tensip zaptını ve davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesini içeren "ön inceleme duruşma davetiyesi"; (6100 Sayılı HMK.'nın 317, 318, 140/5, 141, 147 ve 320. maddeleri uyarınca ihtarat içerir şekilde) davalılara münferiden ve usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş olup; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi veya herhangi başkaca sözlü ve/veya yazılı bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. III) DELİLLER : .... 10/04/2023. ....., 27/11/2024. Bilirkişi ... Tarafından Sunulan 08/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; temlik eden davacı ....'ye ("davalılar" olarak veya münferiden isimleriyle/unvanlarıyla anılacaklardır) yönelik açılan; Genel Kredi Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Davalılar tarafından, Mahkememize cevap dilekçesi veya herhangi başkaca bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, taraflar arasında "uyuşmazlık bulunmayan hususlar" tespit edilememiş olmakla birlikte; 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir.
Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; .... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen Genel Kredi sözleşmesi uyarınca temlik alan davacının alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi :
Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle "dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı” hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra "ilk itirazlar" hususunda yapılan incelemede; davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi sunulmamış olması nedeniyle, 6100 Sayılı HMK.'nın 117. maddesi uyarınca "yetki" veya "tahkim" ilk itirazları bulunmadığı anlaşıldığından, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline ve davalıların asıl alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalılar tarafından Mahkememize cevap dilekçesi ve/veya başkaca bir beyan sunulmamış olması nedeniyle, 6100 sayılı HMK.'nın 128. maddesi uyarınca, dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamının, davalılar tarafından inkar edilmiş olduğu kabul edilmiştir. d.1) Bilirkişi İncelemeleri : Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. i.....Tarafından Düzenlenen 08/09/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; taraflar arasında 18/08/2021, 09/06/2022, 10/04/2023 ve 15/06/2023 tarihli dört adet Genel Kredi Sözleşmesi akdedildiği; takibe konu kredilerin 15/06/2023 tarihli ve 1.000.000,00.-TL limitli sözleşme kapsamında kullandırıldığı; davalı ....'un sözleşmelerde müteselsil kefaletinin mevcut olduğu ve asıl borçlu şirketin ortağı/yöneticisi olması sebebiyle eş rızası alınmasına gerek bulunmadığı; 07/05/2024 tarihli kat ihtarnamesinin asıl borçluya 12/05/2024 tarihinde tebliğ edilmiş sayıldığı ve temerrüdün 14/05/2024 tarihinde oluştuğu; kefile ihtarnamenin tebliğ edilememesi nedeniyle temerrüdünün icra takip tarihi olan 31/05/2024 itibariyle oluştuğu; temlik eden banka tarafından talep edilen temerrüt faizi oranının %120,00 olduğu ve bu oranın fiili uygulamaya göre hesaplanan %126,00 oranının altında kalarak sözleşmeye uygun olduğu; takip tarihi itibariyle nakdi asıl alacak, işlemiş faiz ve fer'ilerinin toplam 427.164,26.-TL olarak hesaplandığı; davacı varlık yönetim şirketinin henüz nakde dönüşmemiş olan 74.160,00.-TL tutarındaki çek garanti bedelleri yönünden depo talebinde bulunamayacağının değerlendirildiği hususları rapor edilmiştir. 08/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 29/09/2025 tarihli dilekçe kapsamında, aleyhe hususları kabul etmediklerinden bahisle itiraz edildiği; davalılar tarafından ise bilirkişi raporuna yönelik herhangi bir beyan/itiraz dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan 08/09/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı tarafından itiraz edilmiş ise de; bilirkişi tarafından dosya kapsamındaki kredi sözleşmeleri, hesap ekstreleri ve ödeme belgeleri üzerinden yapılan incelemenin ve matematiksel hesaplamaların denetime elverişli olduğu anlaşıldığından, ek rapor alınması cihetine gidilmemiştir. ii. Bilirkişi Raporu İle İlgili Nihai Değerlendirme: Dosya kapsamında aldırılan 08/09/2025 tarihli bilirkişi raporu incelendiğinde, raporun kendi içerisinde ve dosyadaki diğer belgelerle bir çelişki barındırmadığı tespit edilmiştir. Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporunun değerlendirmesinde; dava konusu sözleşme hükümleri ve banka kayıtlarından elde edilen verilerin rapora sağlıklı bir şekilde aktarıldığı; yapılan faiz ve asıl alacak hesaplamalarının doğru olduğu ve sözleşmeye uygunluk taşıdığı görülmektedir. Bilirkişi, taraflar arasındaki sözleşmenin 34.2 maddesi gereği hesaplanan %126,00 temerrüt faizi ile davacının talebi olan %120,00 faizi karşılaştırarak taleple bağlılık kuralının doğru bir biçimde işletildiği; ayrıca gayrinakdi depo riskinin 10 adet çekten 8 adede düştüğünün tespitinin de dosya kapsamındaki ödeme dekontlarıyla uyumlu olduğu; tüm bu hususlar doğrultusunda hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli olduğu kanaatine varılmıştır. d.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; temlik eden davacı banka ile asıl borçlu davalı şirket arasında usulüne uygun olarak Genel Kredi Sözleşmelerinin akdedilmiş olduğu; davalı ....'un da işbu sözleşmeleri müteselsil kefil sıfatıyla imzalamış olduğu; kullanılan kredilerin geri ödenmemesi üzerine temlik eden davacı banka tarafından usulüne uygun olarak kat ihtarnamesi keşide edildiği ve davalıların temerrüde düşürülmüş olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce aldırılan ve hesaplamalarının sözleşme ile uyumlu bulunduğu anlaşılan bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere; takip tarihi itibarıyla davacının 427.164,26.-TL nakdi alacağının mevcut olduğu sabittir. Davacı, icra takibinde sözleşmesel faiz oranı sınırı içinde kalan %120,00 temerrüt faizi talep etmiş olup, söz konusu talebin hukuka uygun bulunduğu anlaşılmıştır. Bununla birlikte gayrinakdi depo talebi ile ilgili olarak, temlik alan davacı varlık yönetim şirketi tarafından, icra takibi kapsamında asıl borçlu şirkete verilen çek karnesinden kaynaklı (icra takip tarihinden önce karşılığı ödenen 2 adet çek yaprağının tenziliyle) henüz ibraz edilmeyen bakiye 8 adet çek yaprağına ilişkin toplam 74.160,00.-TL kanuni garanti bedelinin depo edilmesi talep edilmiş ise de; 5941 sayılı Çek Kanunu uyarınca bir çekin karşılıksız çıkması halinde kanuni garanti tutarını hamiline ödeme yükümlülüğünün doğrudan doğruya temlik eden davacı bankaya (.....) ait olması, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında gerçekleşen alacağın temliki işlemi ile yalnızca "alacak haklarının" devredilmekte olması, "kanundan doğan bu ifa yükümlülüğünün" temlik alan varlık yönetim şirketine temlik olmaması; henüz ibraz edilmemiş çeklerin, hukuken tahsil edilebilir bir nakdi alacak niteliği taşımaması ve ileride doğabilecek fiili ödeme riskinin tamamen temlik eden davacı bankanın üzerinde kalması nedenleriyle, herhangi bir ödeme yapma ihtimali bulunmayan (temlik alan) davacı varlık yönetim şirketinin, işbu bedellerin depo edilmesini istemesinde hukuki yararı bulunmadığı kanaatine varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı tarafın itirazın iptali davasının nakdi alacak yönünden 427.164,26.-TL üzerinden kabulüne, takip konusu alacak likit ve hesaplanabilir olduğundan asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilerek yargılama sonlandırılmıştır. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KISMEN KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın 427.164,26.-TL'lik kısmının iptaline, 386.967,68.-TL asıl alacak, işlemiş faiz ve fer'ileri olmak üzere toplam 427.164,26.-TL üzerinden, (asıl alacağa, icra takip tarihinden itibaren) işletilecek %120 faiz oranı ile icra takibinin devamına, 2) Fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 3) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 85.432,86.-TL icra inkar tazminatının, davalılardan müteselsilen tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 29.179,59.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 7.294,90.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 21.884,69.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 427,60.-TL başvuru harcı, 7.294,90.-TL peşin harç ve 366,50.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 8.089,00.-TL harcın; davalılardan müteselsilen tahsili ile temlik alan davacıya ÖDENMESİNE, 5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 5.000,00.-TL bilirkişi ücreti, 2.678,00.-TL posta ve tebligat gideri ve 1.169,40.-TL istinaf yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 8.847,40.-TL yargılama giderinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 7.538,62.-TL'nin, davalılardan müteselsilen tahsili ile temlik alan davacıya ÖDENMESİNE; bakiye kalan 1.308,78.-TL yargılama giderinin ise davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.800,00.-TL arabuluculuk ücretinden; kabul/talep oranına göre hesaplanan 3.237,87.-TL'nin davalılardan müteselsilen tahsili; 562,13.-TL'nin ise temlik alan davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,
6) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca takdir edilen 68.346,28.-TL vekalet ücretinin, davalılardan müteselsilen tahsili ile temlik alan davacıya ÖDENMESİNE, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ....kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 13/03/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar