İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/579 E. 2026/193 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/579
- Karar No
- 2026/193
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Dosya No: 2024/579 Esas - 2026/193 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/579 KARAR NO : 2026/193
... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/08/2024 KARAR TARİHİ : 13/03/2026 G.K. YAZIM TARİHİ : 13/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan; Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davasının yapılan açık yargılaması neticesinde, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. I) DAVA : Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesi kapsamında özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında varılan mutabakat neticesi doğan ticari ilişkiye istinaden, borçlu şirketin yapmış olduğu mal alımı sebebiyle oluşan cari hesap bakiyesinden kaynaklı 86.616,99.-TL anapara borcu bulunduğu; borçlunun fatura bedellerini vadesinde ödemeyerek temerrüde düştüğü; alacağın tahsili amacıyla .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı; borçlu şirketin icra takibine, borca, faiz ve ferilerine kötüniyetle itiraz etmesi neticesinde takibin durdurulduğu; dava şartı olan arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılamadığı; cari hesap borcunu oluşturan faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği, herhangi bir itirazda bulunulmadığı ve malların teslim edildiği; taraflar arasında kesin vade belirlenmiş olup ayrıca temerrüt ihtarı da çekildiği beyan edilmiş olup; davalı tarafından yapılan itirazın iptaline; davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
II) CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında özetle; davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların kabul edilmediği; müvekkilinin davacıya herhangi bir borcu bulunmadığı; tek başına faturanın veya cari hesap ekstrelerinin borcun bulunduğuna ya da sözleşmenin yerine getirildiğine delalet etmeyeceği; faturaya 8 gün içinde itiraz edilmemiş olmasının faturaya konu iş veya hizmetin yapıldığını kanıtlamayacağı; faturanın akdi bir ilişkiye dayalı olarak düzenlenmesi ve mal veya hizmetin teslim edilmiş olması gerektiği; dosyaya sunulan faturalarda teslim alan kısmında müvekkili şirketin imzasının bulunmadığı ve malın teslim edildiğinin davacı tarafından yazılı delillerle ispatlanması gerektiği beyan edilmiş olup; Mahkememiz nezdinden ikame edilen davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. III) DELİLLER : .... Arabuluculuk Sayılı Arabuluculuk Dosyası. Davacı Şirket Tarafından Düzenlenen 01/01/2020 İle 31/12/2023 Tarih Aralığını Kapsayan Cari Hesap Ekstresi. Davacı Şirket Tarafından Davalı Şirket Adına Düzenlenen 20/03/2023 Tarihli ve .... Numaralı E-Fatura. Davacı Şirket Tarafından Düzenlenen 20/03/2023 Tarihli ve ... Numaralı E-İrsaliye. .... Ait 20/03/2023 Tarihli Kantar ve Nakliye Fişi. Davacı Vekili Tarafından Davalı Şirkete Keşide Edilen 26/12/2023 Tarihli İhtarname. İhtarnamenin Gönderimine İlişkin 26/12/2023 Tarihli Posta Alındısı ve 28/12/2023 Tarihli Teslimat Bilgisini Gösteren Gönderi Hareketleri Dökümü. Ticari Defter ve Kayıtlar. Mali Müşavir/Bağımsız Denetçi ....Tarafından Düzenlenen 20/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. Mali Müşavir Yusuf KURT Tarafından Düzenlenen 02/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu. IV) DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE : a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti : Mahkememiz nezdinde ikame olunan davanın; davacı ..... 'ye ("davalı şirket" olarak anılacaktır) yönelik açılan, Ticari Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan İtirazın İptali Davası olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasında; "her iki şirket arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu; icra takibi konusu 20/03/2023 tarih ve.... numaralı ve 86.616,99.-TL tutarlı faturanın, davacı şirket tarafından davalı şirkete yönelik düzenlendiği ve bedelinin davalı şirket tarafından ödenmemiş olduğu" hususlarında, herhangi bir uyuşmazlık bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda uyuşmazlığın konusunun; ... Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; taraflar arasında akdedildiği belirtilen ticari satım sözleşmesi uyarınca davacı şirketin (icra takip tarihi itibariyle) 113.823,62.-TL (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; alacağın mevcut bulunduğunun tespiti halinde, icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile icra takip tarihi sonrasında uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır. b) Dava Şartları ve İlk İtirazların Değerlendirilmesi : Mahkememizce yürütülen yargılama kapsamında; öncelikle dava şartlarının mevcut bulunup bulunmadığı hususunda yapılan incelemede; Mahkememiz nezdinde açılan itirazın iptali davasına konu icra takibinin, geçerli bir icra takibi olduğu; 6102 Sayılı TTK.'nın 5/A maddesi uyarınca taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin, usulüne uygun olarak gerçekleştirilmiş bulunduğu ve 6100 Sayılı HMK.'nın 114. maddesi kapsamında belirtilen dava şartlarında da eksiklik bulunmadığı tespit edilmiştir. Bunun yanı sıra ilk itirazlar hususunda yapılan incelemede; davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında yetki veya tahkim ilk itirazlarında bulunulmadığı anlaşılmakla, bu hususta Mahkememizce herhangi bir inceleme yapılmamıştır. c) İtirazın İptali Davasının Hukuki Nitelendirmesi : İtirazın İptali Davası; herhangi bir icra takibinde, borçlu tarafından sunulmuş olan "itirazın geçersiz kılınması", borçlu itirazı ile devam edilemeyen ilamsız takibe konu "alacağın varlığının tespiti" ile "icra takibinin devamına karar verilmesi" talebi ile ilgili olup; bu doğrultuda, takibe konu alacağın borçludan tahsilini temin amacı taşımaktadır. İtirazın İptali Davasını düzenleyen, 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "İtirazın İptali" başlıklı 67. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir: "(1) Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. (2) Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. (3) İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır. (4) ... (5) Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır. (6) Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır." Yukarıda belirtilen Kanun hükmünden de anlaşılmakta olduğu üzere, "İtirazın İptali Davası" açılabilmesi için: a) İlamsız takip yapılmış olması, b) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, c) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde Mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekmektedir. Yukarıda belirtilen madde hükmü kapsamında da açıkça belirtildiği üzere alacaklı; ilgili icra dosyasında, borçlu/borçlular tarafından sunulan "ödeme emrine itiraz beyanının" kendisine tebliğini müteakiben bir (1) sene içerisinde açabileceği "itirazın iptali" davası kapsamında; borçlu/borçlular tarafından ileri sürülmüş olan itirazın, (genel hükümler uyarınca "alacağının varlığını" ispat etmek suretiyle) iptalini talep edebilir. İtirazın iptali davası ile ilgili olarak belirtilen bir (1) senelik süre, hak düşürücü nitelikte olup; anılan süre içerisinde "itirazın iptali davası" açılmaması halinde dahi alacaklı, genel hükümler çerçevesinde dava açmak suretiyle alacağını talep edebilecektir. İtirazın iptali davası; yargılama usulü bakımından "genel hükümlere" tâbidir. Davalı/borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da, bu dava içinde kendisine tanınan yasal cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Yasal cevap süresi içinde davalı/borçlu tarafından ileri sürülmeyen itirazlar, Mahkeme tarafından re'sen dikkate alınamaz ve takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapılır. Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tâbi bulunduğundan; "ispat yükü" normal bir alacak davasında kabul edilecek "ispat yükü" ile aynıdır. Bu açıklamadan hareketle; 6100 sayılı HMK.'nın 190. maddesi uyarınca ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, "iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa" aittir. Bu genel kuralın dışında bazı istisnai hâllerde, ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Neticeten; davacı ya da davalı, iddiasını ya da savunmasını, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda belirtilen hükümler uyarınca ispat külfeti altındadır. Buna göre yürütülecek yargılama sonucunda Mahkeme tarafından verilecek karar; "dava konusunun esası" hakkında, söz konusu uyuşmazlığı "kesin hükümle sonuçlandıran" bir nihai karar olup, "icra takibinin devamı" hususunda da takdir içermektedir. d) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme : Mahkememiz nezdinde ikame olunan dava kapsamında; davacı vekili tarafından, ticari satım sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibine davalı tarafından sunulan itirazının iptaline ve davalının, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi kapsamında ise özetle; faturanın karşı tarafa tebliğ edilip itiraz edilmemiş olmasının tek başına akdi ilişkiyi ve mal teslimini kanıtlamaya yeterli olmadığı; borcun ve hizmetin/malın tesliminin davacı tarafından yasal delillerle ispatlanması gerektiği hususlarından bahisle, davanın reddine karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. d.1) Bilirkişi İncelemeleri : Mahkememizce, itirazın iptali istenen icra takibine konu alacağın varlığı ve miktarı hususlarında ayrıntılı ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiştir. i. Mali Müşavir / Bağımsız Denetçi .... Tarafından Düzenlenen 20/05/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu : Anılan bilirkişi raporu kapsamında; davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun onaylandığı ve tutulduğu; davacı tarafından davalı adına 20/03/2023 tarihli, .... numaralı ve 86.616,99.-TL bedelli fatura düzenlendiği; faturada vadenin 90 gün olduğu ve vadesinde ödenmeyen tutarlar için aylık %3 vade farkı uygulanacağının belirtildiği; faturaya konu malzemenin e-irsaliye ile nakliye firması aracılığıyla teslim edildiği; davacının ticari defter kayıtlarına göre davalının icra takip tarihi itibariyle söz konusu faturadan kaynaklı borçlu olduğu; taraflar arasında yazılı bir sözleşme veya hesap mutabakatı bulunmadığı; faturada öngörülen vade farkı hesabına göre takip tarihine kadar 28.583,61.-TL vade farkı oluştuğu; icra takibinde ise...reeskont avans faizi üzerinden 27.206,63.-TL faiz talep edildiği hususları rapor edilmiştir. 20/05/2025 tarihli bilirkişi raporuna yönelik olarak; davacı vekili tarafından itiraz sunulmadığı; davalı vekili tarafından ise "davacının faturaya konu mal veya hizmeti teslim ettiğini ispatlamadığı, faturanın tek başına borcun varlığını kanıtlamayacağı, eksik inceleme yapılarak davalı müvekkilin defterlerinin incelenmediği" gerekçeleriyle itiraz edilmiş olup; davalı tarafın defter ve kayıtlarının da incelenmesi suretiyle kayıtlar arasında fark bulunup bulunmadığının karşılaştırmalı olarak tespiti gerekçeleriyle ve ticari defter ve kayıtların bulunduğu yerin dikkate alınması suretiyle yeni bir bilirkişiden rapor alınması cihetine gidilmiştir. ii. Mali Müşavir .... Tarafından Düzenlenen 02/08/2025 Tarihli Bilirkişi Raporu: Anılan bilirkişi raporu kapsamında; tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun onaylandığı ve tutulduğu; tarafların ticari defter kayıtlarının birbiriyle uyumlu olduğu; davalı şirket ticari defter kayıtlarına göre de 13/05/2024 takip tarihi itibariyle davacı şirketin 86.616,99.-TL alacaklı göründüğü; e-irsaliye ve nakliye belgeleri uyarınca ürünün alıcısına sevk edildiği; taraflar arasında TTK anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesi veya borç ikrar belgesi bulunmadığı, ilişkinin açık hesap şeklinde yürütüldüğü; faturadaki 90 günlük ödeme koşuluna istinaden vadenin bitimi ile takip tarihi arasında geçen gecikme süresine uygulanan faiz hesabı ile davacının icra takibindeki faiz talebinin birbiriyle tutarlı olduğu hususları rapor edilmiştir. 02/08/2025 tarihli bilirkişi raporuna davacı vekili tarafından sunulan 26/08/2025 tarihli dilekçe kapsamında, "bilirkişi raporunda davacı şirket aleyhine olan hususların kabul edilmediği ancak davalı şirket defterlerinde borcun kayıtlı olduğu ve alacağın varlığının doğrulandığı, ihtarnamenin tebliğ edildiği ve temerrüdün sabit olduğu" beyanlarında bulunulduğu; davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna yönelik itiraz sunulmadığı anlaşılmıştır. iii. Bilirkişi Kök ve Ek Raporları İle İlgili Nihai Değerlendirme: Dosya kapsamında aldırılan bilirkişi raporlarının kendi içlerinde ve birbirleriyle herhangi bir çelişki barındırmadığı; birinci raporda davacı kayıtları üzerinden tespit edilen borç tutarının, ikinci rapor kapsamında da davalının kendi ticari defter kayıtları incelenmek suretiyle birebir teyit edildiği ve bu suretle her iki raporun birbirini tamamlayıcı mahiyette oldukları; raporların, uyuşmazlığı çözmeye yeterli, hesaplamaların matematiksel olarak doğru, dosya kapsamındaki belgelere (fatura, e-irsaliye, defter beratları) uygun olduğu; ticari satım ilişkisinin varlığının ve borcun miktarının, her iki tarafın resmi muhasebe kayıtlarının karşılaştırılması suretiyle şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya konulduğu anlaşılmakla, söz konusu raporların birlikte hükme esas alınabilir nitelikte ayrıntılı ve denetime elverişli oldukları kanaatine varılarak, ek/yeni rapor alınması cihetine gidilmemiştir. d.2) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Nihai Değerlendirme : Mahkememizce dosya üzerinde yapılan nihai değerlendirmede; taraflar arasında ticari satım sözleşmesinin (açık hesap ilişkisinin) bulunduğu; davalı tarafın, cevap dilekçesinde yalnızca faturanın tebliğinin akdi ilişkiyi ve malın teslimini ispata yeterli olmayacağını savunarak borcu inkar etmiş olduğu anlaşılmakta ise de; alınan ikinci bilirkişi raporu ile bizzat davalı şirketin kendi tuttuğu ve yasal tasdikleri yapılmış e-defter kayıtlarında .... numaralı faturanın işlenmiş bulunduğu ve davalının takip tarihi itibariyle davacıya tam olarak bu miktar kadar borçlu göründüğünün şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edildiği ve bu suretle mal teslimi yönündeki beyanlarının hükme esas teşkil etmediği; bunun yanı sıra, faturanın üzerinde "ödeme koşulu: 90 gün" ibaresinin yer aldığı ve işbu vadenin bitimi ile birlikte borçlunun temerrüde düştüğü anlaşılmaktadır. Faturada kararlaştırılan %3 vade farkı oranı üzerinden yapılan hesaplamanın, icra takibinde davacı tarafından talep edilen faiz miktarından yüksek olduğu gözetildiğinde, davacının faiz talebinin yerinde ve hukuka uygun olduğu kanaatine varılmıştır. Tüm bu hususlar muvacehesinde; davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir. Bununla birlikte; alacağın faturaya ve ticari defter kayıtlarına dayanması hasebiyle likit (belirlenebilir) nitelikte bulunduğu anlaşıldığından, davalının da, alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. V) HÜKÜM : (Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle) 1) Davanın KABULÜNE, Bu doğrultuda; .... Esas sayılı icra takibine yapılan itirazın iptaline, 86.616,99.-TL asıl alacak ve 27.206,63.-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 113.823,62.-TL üzerinden (asıl alacağa 13/05/2024 tarihinden itibaren) işletilecek avans faiz oranı ile icra takibinin devamına, 2) Hükmolunan alacağın %20’si oranında hesaplanan 22.764,72.-TL icra inkar tazminatının, davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3) Karar ve İlâm Harcı : a) Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 7.775,29.-TL harçtan, davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.374,71.-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye kalan 6.400,58.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, b) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 1.374,71.-TL peşin harç, 427,60.-TL başvurma harcı ve 60,80.-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 1.863,11.-TL harcın; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 4) Yargılama Gideri ve Gider Avansı : a) Davacı tarafından yatırılmış bulunan 9.000,00.-TL bilirkişi ücreti ile 510,00.-TL posta ve tebligat gideri olmak üzere toplam 9.510,00.-TL yargılama giderinin; davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, b) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00.-TL arabuluculuk ücretinin, davalı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, c) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, 6100 Sayılı HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE, 5) Vekâlet Ücreti : Davacı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3. ve 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce kabulüne karar verilen miktar olan 113.823,62.-TL üzerinden) takdir edilen 45.000,00.-TL vekalet ücretinin, davalı taraftan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE,
Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca .... kanun yolu açık olmak üzere, yapılan açık yargılamada karar verildi. 13/03/2026
.... ¸ ¸ Gerekçeli Karar