Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2026/2621 E. 2026/2763 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2026/2621
Karar No
2026/2763
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

ESAS NO:2026/2621

KARAR NO:2026/2763

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN ARA KARARIN

MAHKEMESİ:İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ:19/06/2026

NUMARASI:2026/207 E -

DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit -İtirazın İptali

KARAR TARİHİ:13/10/2026

Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/88 D. İş sayılı dosyasında, ... Şti. tarafından karşı taraf ... aleyhine 21 adet 3.688.313,39-TL tutarındaki elektrik faturası sebebi ile ... sözleşme hesap nolu ve ... tesisat no ile kullandığı elektriğinin karşı taraf şirket tarafından kesilmemesi, kesilmesi halinde yeniden bağlanmasına ve tekrar kesilmemesi talep edilmiştir.Anılan mahkemece ; 2026/88 Karar sayılı 12/02/2026 tarihli karar ile ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmiş, karşı taraf ... vekilince 25/02/2026 tarihli dilekçe ile ihtiyati tedbir kararına itiraz edilmiş olup, esas dava açıldığından bahisle itiraz değerlendirilmek üzere esas davaya bakan mahkemeye gönderilmiştir.Esas davaya bakan Mahkemede açılan itirazın iptali davasında, 02/06/2026 tarihinde

"1-İcra İflas Kanununun 257. Maddesinin 1 fıkrası ve müteakip maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz istenilen1-İcra İflas Kanununun 257. Maddesinin 1. fıkrası ve müteakip maddeleri gereğince aleyhine ihtiyati haciz istenilen borçluların 3.955.790,02.-TL borcuna yetecek miktarda, yedlerinde bulunan menkul ile gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının haczi caiz olan kısmının İHTİYATEN HACZİNE,

2- İİK'nın 259/1. maddesine göre İhtiyati haciz isteyen alacaklının ihtiyati haciz talebinde haksız çıktığı taktirde borçlunun, kefilinin ve üçüncü şahısların uğrayacakları zararlarına karşılık olarak borç miktarının % 20 oranında (791.158,00.-TL) nakdi teminat yatırmasına veya aynı oranda bankadan kesin ve süresiz teminat mektubu sunmasına, (Teminat Mektubunda Mahkeme adı, dosya numarası, karar numarası, tüm tarafların isim ve unvanlarını, vergi kimlik numaralarını / T.C. Kimlik numaralarını içerir).955.790,02.-TL borcuna yetecek miktarda, yedlerinde bulunan menkul ile gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslarda olan hak ve alacaklarının haczi caiz olan kısmının İHTİYATEN HACZİNE,

2- İİK'nın 259/1. maddesine göre İhtiyati haciz isteyen alacaklının ihtiyati haciz talebinde haksız çıktığı taktirde borçlunun, kefilinin ve üçüncü şahısların uğrayacakları zararlarına karşılık olarak borç miktarının % 20 oranında (791.158,00.-TL) nakdi teminat yatırmasına veya aynı oranda bankadan kesin ve süresiz teminat mektubu sunmasına, (Teminat Mektubunda Mahkeme adı, dosya numarası, karar numarası, tüm tarafların isim ve unvanlarını, vergi kimlik numaralarını / T.C. Kimlik numaralarını içerir) ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, davalı ... Şirketi tarafından ihtiyati haciz kararına itiraz edilmiştir.Mahkemece 19/06/2026 tarihli ara karar ile ;" 1-İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2026/88 D. İş sayılı dosyasından verilen 12/02/2026 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine,2-Mahkememiz dosyasından verilen 02/06/2026 tarihli ihtiyati haciz kararına yapılan itirazın reddine " şeklinde karar verilmiştir.Mahkemece verilen kararı ,taraf vekilleri istinaf etmiştir.

1- Asıl dosyada davalı vekilince (ihtiyati tedbir yönünden)verilen istinaf dilekçesinde özetle; İhtiyati tedbir şartları oluşmamıştır. Bilindiği ve Yargıtay kararları ile de kabul edildiği üzere, kamu hizmeti yürüten müvekkil kurum tarafından tutulan kaçak elektrik tespit tutanakları, aksi ispat edilinceye kadar geçerli belgelerdir. Salt bu nedenle dahi, kaçak elektrik tespit tutanağı, tespit anına ilişkin yazılı, sesli ve görsel tüm deliller mevcutken, aksini yaklaşık ispata yarar hiçbir bilgi belge sunamayan davacının tedbir talebinin kabul edilmesi yasal düzenlemeye de aykırı olmuştur. Davacı her ne kadar kaçak elektrik kullanmadığını iddia etmiş olsa da; dosyasına iddiasını ve tutanakların aksini kanıtlar nitelikte, tespit tutanağı ve sair belgelerle aynı kapsam ve mahiyette herhangi bir somut delil sunamamıştır. tedbirin %15 oranında teminat mukabilinde verilmiş olması hukuka aykırıdır. bu sebeplerle kararın usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek,kaldırılması istenmiştir.

2-Birleşen dosyada davalı .... Şti.vekili (ihtiyati haciz yönünden)verilen istinaf dilekçesinde özetle;itiraz dilekçesindeki hususlar tekrar edilerek ;ihtiyati hacze dayanak teşkil eden tutanakların tek taraflı, gıyapta düzenlenmiş olduğu gibi, dayanaktan yoksun ve fahiş tutardaki faturalara taraflarından itiraz edilmiş olup , olayın"yaklaşık ispat" şartını sağlamadığını, davalı yanca dava konusu faturaların dayanağı olarak gösterilen usulsüz/kaçak kullanım tutanaklarında belirtilen sayaç endeks/ tüketim tutarlarının düzenlenen faturalarda esas alınmadığını, uyuşmazlığın haksız fiil iddiasına dayanmakta olup yargılamayı gerektirdiğini, kaçak/usulsüz elektrik kullanıldığı iddia edilen villaların müvekkiline ait olmayıp inşaatı tamamlanmış, müvekkili tasarrufunda bulunmayan 3. Kişilere ait villalar olup dava konusu iddiaların ve borç muhatabının müvekkili şirket olmadığını, husumet itirazı bulunan davada verilen ihtiyati haciz kararına itirazlarının kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını, "Yerel Mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının gerekçe kısmında, İstanbul 37. İcra Dairesinin yirmi adet (... ila ... arası) ve Küçükçekmece İcra Dairesinin bir adet (...) icra takip dosyası üzerinden takibe girişildiği belirtilmiştir. Ancak kararın hüküm fıkrasının 1 numaralı bendinde, ihtiyati haczin hangi icra dosyası üzerinden ne kadarlık tutarla infaz edileceği veya 3.955.790,02 TL'lik tutarın tüm icra dosyalarının toplam çıkış tutarı olup olmadığı hususu açıkça belirtilmemiştir. Hüküm fıkrasındaki eksiklik, kararın infazı aşamasında ağır bir tereddüt ve hak ihlali yaratmıştır. İlgili icra müdürlükleri, kararda dosya bazlı bir ayrım yapılmadığı için, karardaki 3.955.790,02 TL'lik ihtiyati haciz bedelini her bir icra dosyası için ayrı ayrı ve her bir müvekkil borçlu için tam miktar üzerinden uygulamıştır. İnfaz aşamasında ortaya çıkan bu ağır hukuka aykırılığın ,6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305. maddesi kapsamında tavzih yoluyla giderilmesi tarafımızca talep edilmiş Mahkemesince müzekkere yazılmış ise de netice değişmemiştir.Yerel Mahkemece müvekkiller aleyhine toplam 3.955.790,02 TL için ihtiyati haciz kararı verilmişken, kararın hüküm fıkrasının açık olmaması, infazda tereddüt yaratır mahiyette olması, her bir icra dosyasından ve borçlu bakımından uygulanabilecek ihtiyati haciz tutarının açıkça belirtilmemesi neticesinde icra müdürlüklerinin bu tutarı ayrı ayrı 21 ayrı dosyada tatbik etmesi neticesinde her bir müvekkil için toplamda 83.071.590,42 TL tutarında ve 21 icra dosyası nda 11.867.370,06 TL*21=249.214.771,26 TL olarak açıkça müvekkillerin mahfına sebep olacak şekilde uygulanmış olup, mevcut hacizlerin durdurulması ve kaldırılması için söz konusu icra takiplerine takip çıkışı tutarlar nakit teminat olarak depo edilmek zorunda kalınmıştır. Dava konusu davacı yan iddia ve alacağın ve faturalar miktarının teknik yargılamayı gerektirdiği halde doğrudan ihtiyati haciz kararı verilmiştir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın sadece varlığının değil, miktarının da belirli veya belirlenebilir olması (likit) gerekir. Davacı kurumun talep ettiği 3.688.313,39 TL tutarındaki alacak iddiası, hem hukuk hem de matematiksel açıdan fahiş hatalar barındırmaktadır. Davacı, kaçak tahakkuku yaparken villalarda takılı olan ve üzerindeki endeks değerleri tutanakla tespit edilen sayaçları tamamen yok saymıştır. Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği (EPTHY) uyarınca, eğer bir sayaç mevcutsa ve tüketim verileri okunabiliyorsa, hesaplamanın bu veriler üzerinden yapılması esastır. Ancak davacı kurum, sanki hiçbir ölçümleme yapılamıyormuş gibi "kurulu güç" ve "günlük 9,6 saat çalışma" gibi afaki varsayımlarla, mesken niteliğindeki villaları 24 saat çalışan birer sanayi tesisi gibi değerlendirerek fahiş bir borç yaratmıştır.Ayrıca, söz konusu villaların mülkiyeti müvekkil şirkette olmayıp, inşaat bitiminde üçüncü kişilere teslim edilmiştir. Dosyada yapı kullanma izinleri mevcut olup, dava konusu kaçak kullanım yapıldığı iddia edilen villaların ne mülkiyeti ne de kullanımı müvekkilde değildir. Bu yöndeki husumet itirazlarımıza fırsat dahi verilmeden müvekkil şirket aleyhine ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Müvekkilin fiili kullanıcısı olmadığı taşınmazlar için sorumlu tutulması, "husumet" açısından da uyuşmazlığı ciddi şekilde çekişmeli hale getirmektedir. Kimin elektriği fiilen kullandığı, sayaçlardaki gerçek tüketimin ne olduğu ve davacı kurumun uyguladığı "ticarethane" tarifesinin yerinde olup olmadığı hususları, ancak uzman bir bilirkişi heyeti marifetiyle yapılacak keşif ve inceleme neticesinde ortaya çıkabilecektir. Yargılamayı gerektiren, teknik raporlarla netleşecek olan ve hem husumet itirazımız olan, müvekkilin sorumluluğu bulunmayan ve hem de miktarı bu derece tartışmalı bir alacak için ihtiyati haciz kararı verilmesi İİK 257. Maddesine açıkça aykırıdır.şeklindeki istinaf sebepleri ile haksız ve hukuka aykırı ihtiyati hacze itirazımızın reddine dair ek kararın kaldırılmasına yerel mahkemece verilen hukuka aykırı ve hüküm fıkrası itibarı ile de HMK 'na aykırı, infazda tereddüt yaratan hatalı ihtiyati haciz kararının bu sebep ile de kaldırılmasını/iptaline karar verilmesini istemiştir.HMK.nun 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda; asıl dava menfi tesbit ve birleşen dava itirazın iptali talebine ilişkindir.Somut olayda, talepte bulunan, karşı taraf davalı şirketin kullanımında olan inşaat şirketinin şantiyesinde satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullandığından bahisle kaçak elektrik tutanağı ve buna dayanılarak hazırlanan faturaya istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.Dosyadaki belge ve bilgilere göre ;Davalıların kullanımında olan tesisatta davacı ... çalışanları tarafından yapılan kontrolde,satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale edilerek kaçak elektrik kullandığı tespit edilmesi üzerine dava konusu ...- ...-...,...-...-...-...-...-...-...,...-...-...-...-...-...-...-...-...-...-...sseri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanaklarının düzenlendiği, kaçak kullanımın tespitine yönelik video kaydı Flash Bellek içerisinde ibraz edilmiş olduğu görülmektedir.İhtiyati tedbir yönünden;Elektriğin kesilmemesine dair yapılan değerlendirmede; elektriğin kullanıldığı yerin niteliğine göre,elektrik kesintisi halinde işletmedeki faaliyetin de kesintiye uğrayacağı, ekonomik yönden mağduriyet yaşanması ihtimali bulunmaktadır.Bu sebeple somut olayda, mahkemece HMK 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir kararı verilmesinde hukuka aykırılık görülmemiştir.Yine alınan teminat miktarının da her zaman değişen durumlara göre mahkemece değerlendirilebileceği,bu aşamada alınan teminat miktarının da yerinde olduğu görüldüğünden mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.İhtiyati haciz yönünden ; Mahkemece " Dosya kapsamına göre davacı ...'ın dava konusu alacağının varlığı ve miktarına ilişkin olarak kaçak iddiası kullanımından kaynaklanan faturalar, görüntüler ve mükerrer tutanaklar ile yaklaşık ispat koşulunu sağladığı " gerekçesiyle ihtiyati haciz kararı verilmiş ve itirazın reddine karar verilmiştir.

1-Mecut delil durumuna göre ,ilk derece mahkemesince verilen kararın mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, tarafların istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.

K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Tarafların istinaf başvurularının HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı reddine,Taraflardan ayrı ayrı alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeninden alınmasına yer olmadığına,İstinaf masrafının istinaf edenler üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edenlere ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 13/10/2026

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi, E. 2026/2621, K. 2026/2763, T. 13.10.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2026-2621-e-2026-2763-k-181f512ede4e