Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2026/217 E. 2026/1121 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2026/217
- Karar No
- 2026/1121
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2026/217
KARAR NO: 2026/1121
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 09/01/2024
NUMARASI: 2021/224 Esas, 2024/4 Karar
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 16/09/2026
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :
ava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak, menfi tespit ve istirdat davası olup; mahkemece menfi tespit ve istirdat davasının kabulüne, alacak davasının kısmen kabulüne dair verilen karar davalı tarafça istinaf edilmiştir.
Davacı vekili; Müvekkili şirketin lisanslı cep telefon aksesuarları satan bir firma olduğunu, bu aksesuarların paketlenmesi için 125.000 adet küçük kutuya ihtiyaç duyduğunu, bu ihtiyacın giderilmesi için müvekkilinin pek çok matbaa firması ile görüşerek teklif aldığını, davalı ile yapılan görüşmede piyasaya göre fiyatlarının neden yüksek olduğu sorulduğunda, davalı şirketin yetkililerinin piyasa şirketlerinin fason imalat yaptırdıklarını, kendilerinin ise orjinal ve kaliteli imalat yaptıklarını beyan etmeleri üzerine teklif edilen fiyatın yüksek olmasına rağmen işi davalı firmaya verdiklerini, davalının yapılan sözleşmeye göre 125.000 adet küçük kutuyu 50.000,00-TL+KDV ile yapmayı kabul ve taahhüt ettiğini, müvekkilinin davalı şirketle 02/02/2015 tarihinde anlaşma imzaladığını ve bu anlaşma kapsamında bir gün sonra 03/02/2015 tarihinde davalı hesabına 16.225,00-TL iş avansı olarak ödeme çıkarıldığını, davalının 2 ay içerisinde kutuların tamamını teslim etmesi gerekirken sadece 16.000 adedini 13/04/2015 tarihinde teslim edebildiğini, müvekkilinin bu kutuları teslim aldığını, kalan kısmının da en kısa zamanda teslimini davalıdan talep ettiğini, müvekkiline teslim edilmesi gereken kağıdın kalitesinin sözleşmede belirtildiği üzere 400 gr. ağırlığında .... kağıdı olması gerektiğini, teslim edilen kağıtların kutu haline getirilirken yaşanan sıkıntılardan dolayı müvekkilinin kağıdın ağırlığından ve kalitesinden şüphelenerek davalı şirketin yetkilisini aradığını ve bu hususu kendilerine bildirdiğini, davalı şirket yetkilisinin kağıdın hatalı olduğunu kabul ettiğini ve bu durumun düzeltileceğini müvekkiline ilettiğini ancak davalının bu malların iadesi ile ilgili hiçbir geri alım işlemi yapmadığını, bunun üzerine müvekkili tarafından davalıya .... Noterliği'nce .../04/2015 tarihinde düzenlenmiş ... yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiğini, ayıplı malların iadesi ile ödenen iş avansının iadesini davalıdan talep ettiğini ancak bir sonuç alamadığını, davalının müvekkiline 13/04/2015 tarihli ... sıra numaralı, 16.299 adet maldan dolayı KDV dahil 7.693,13-TL bedelli faturanın ve 14/04/2015 tarihli ...sıra numaralı ... adet maldan dolayı KDV dahil 57.206,87-TL bedelli faturayı düzenlediğini ancak 16.000 adet mal dışında müvekkiline mal teslim edilmediğini, davalının sonrasında .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden 48.675,00-TL bedelli icra takibi başlattığını ve müvekkilinin haberi olmadan bu icra takibini usulsüz tebligatla kesinleştirerek müvekkilinin iş yerinde 09/09/2015 tarihinde menkul mallarını haciz ettirerek muhafaza altına aldığını, bu yapılan işlemleri hacizle birlikte öğrenmiş olan müvekkilinin İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2015/1094 sayılı dosyası üzerinden usulsüz tebligat nedeni ile ödeme emrinin iptali yönünde dava açıldığını, icra mahkemesi tedbir kararı vermediği için davalının icra dosyasından işlemlerine devam ederek icra dosyasında vekil bulunduğu halde satışla alakalı vekile tebligat yapılmadan müvekkilinin mallarının yarı fiyatına davalı tarafından alacağa mahsuben 27.000,00-TL karşılığında satın alındığından bahisle müvekkilinin borçlu olmadığı halde haciz baskısı altında olup daha büyük maddi ve manevi zararlarla karşılaşmaması için mahkemece takdir edilecek bir teminat mukabilinde tedbir kararı verilerek icra takibinin durdurulmasına, müvekkilinin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitiner, haksız olarak bugüne kadar müvekkilinden tahsil edilen 16.225,00-TL banka havalesi ve 27.000,00-TL bedel karşılığı icradan yapılan ihale sonucu davalı uhdesine geçmiş olan toplam 43.225,00-TL bedelin davalıdan tahsiline, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan ve haciz yolu ile mallarına el koyan davalının haksız ve kötüniyetli olduğundan takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; Müvekkili şirket ile davacı arasında akdedilen sözleşme gereğince davalının davacının paketlenmesi istenen cep telefonu aksesuarlarını paketleme ve zamanında istenilen ebat ve kalitede teslim etme görevini üstlendiğini, 02/02/2015 tarihli fiyat teklif formunda yer alan özelliklerin bizzat davacı şirket yetkilisi ... tarafından onun onayıyla değiştirildiğini, 21 çeşit olacak kutuların 32 çeşit olarak üretilmesinin istendiğini, ... renkli kutunun talep üzerine sonradan eklendiğini ve ayrıca ... yerine ... ürün istendiğini, 350 gr. Amerikan Bristol kağıdın da davacının onayına sunulduğunu, 400 gr. Amerikan bristol kağıdın bu iş için kalın olacağının söylenerek davacı şirket yetkilisi ... tarafından da onaylanıp imza altına alınarak davalı şirkete teslim edildiğini, tercih edilen bu yeni özellikler sebebi ile ürünün kalitesi arttığı halde davalı şirketin herhangi bir zam talep etmediğini, aynı ücretle edimini ifa etmeyi kabul ettiğini, 06/04/2015 tarihinde 16.299 adet ürünün davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirketin ürünleri ihtirazi kayıt sunmadan ve geri dönüş yapmadan kabul ettiğini, iade faturası düzenlenmediğini, malın ayıplı olduğu varsayımında dahi davacının ayıplı mala ilişkin ihtarını yasal süresi içerisinde yapmadığını, davacının bakiye fatura alacağını ödememesi sebebi ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 04/05/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davacının usulsüz tebligat yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu, icra müdürlüğünce davacının ticaret sicilinde bilinen son adresine tebligatın yapıldığından bahisle davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 13.03.2018 tarihli karar ile; 03/02/2015 tarihinde davacı tarafından davalı hesabına 16.225,00-TL iş avansı olarak ödeme yapıldığı, davalının 13/04/2015 tarihinde davacıya 16.000 adet kutu teslim ettiği, kutuların sözleşmede belirlenen özellikte olmadığı, kutuların fiyat teklif formunda belirlenen kartona göre zayıf olan düşük gramajdaki kartondan üretildiği, bu durumda işin kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olduğundan davacı iş sahibinin 6098 sayılı TBK 475 maddesi gereğince eseri reddedip ödediği bedeli istemekte haklı olduğu, davacı tarafça davalıya bu durumu bildiren ve malların geri alımını ve ödenen avansın iadesi talebini içeren .... Noterliği'nin 24/04/2015 tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiği, ihtarnamenin 28/04/2015 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, davalı tarafça 7.693,13-TL bedelli 13/04/2015 tarihli ve 57.206,87-TL bedelli 14/04/2015 tarihli 2 adet fatura düzenlenerek toplam fatura bedeli olan 64.900,00-TL'den peşin ödenen 16.225,00-TL'nin mahsubu ile 2 adet faturaya dayalı olarak 48.675,00-TL fatura alacağının tahsili talebi ile davacı aleyhine yukarıda yazılı olduğu üzere .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davacının teslim aldığı 16.299 adet emtiadan 10.400 adedinin mahallinde bilirkişilerce tespit edildiği, davacı adresinde mevcut olmayan 5.499 adet emtianın KDV dahil tutarının 2.784,33-TL olarak bilirkişilerce değer hesabı yapılmış olup, bu miktar davalıya yapılan 16.225,00-TL peşinattan mahsup edilerek 16.225,00-2.784,33-TL= 13.440,67-TL bulunduğu, 13.440,67-TL alacak talebi yönünden faiz talebi olmadığı belirtilerek davacının takibe dayanak 2 adet fatura nedeni ile borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, İİK'nun 72/5 maddesi hükmüne göre menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde davalı alacaklının tazminattan sorumlu tutulabilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli yapılması gerektiği, somut olayda bu koşulların gerçekleştiğinin kabul edildiği, menfi tespit davasının konusunun değeri 48.955,05 -27.000,00-TL=21.955,05-TL olduğu, bu miktarın %20'si üzerinden davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verildiği belirtilerek hüküm kurulmuştur.
Dairemizin 2018/1701 Esas- 2021/389 Karar sayılı ilamı ile; bilirkişi tarafından ürünlerin tamamına bakılmadan ve tümü görülmeden rastgele seçilen örnekler üzerinden yapılan inceleme sonucu raporun düzenlendiği anlaşılmış olduğundan eksik inceleme nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, taraflar arasında akdedilen "02/02/2015 tarihli Fiyat Teklif Formu" ile davalı, davacıya formda belirtilen özellik ve sayıda kutuyu 50.000,00-TL karşılığı imâl etmeyi üstlendiği, 03/02/2015 tarihinde davacı tarafından davalı hesabına 16.225,00-TL iş avansı olarak ödeme yapıldığı davalının 13/04/2015 tarihinde davacıya 16.299 adet kutu teslim ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre teslim edilen ürünlerden geriye kalan 2000 adet kutu üzerindeki yapılan incelemede ürünlerin ayıplı olduğu, davalı tarafça 7.693,13-TL bedelli 13/04/2015 tarihli ve 57.206,87-TL bedelli 14/04/2015 tarihli 2 adet fatura düzenlenerek toplam fatura bedeli olan 64.900,00-TL'den peşin ödenen 16.225,00-TL'nin mahsubu ile 2 adet faturaya dayalı olarak 48.675,00-TL fatura alacağının tahsili talebi ile davacı aleyhine yukarıda yazılı olduğu üzere .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davacıya açıklandığı üzere yalnızca 16.299 adet kutu teslim edildiği ve kutuların sözleşmede belirlenen özellikte olmadığı ve ayıplı olduğu, davacının teslim aldığı 16.299 adet emtiadan 2000 adet emtianın mahallinde bilirkişiye tespit edildiği, 16299 adet kutunun sözleşme gereği bedelinin 8.252,73 TL olduğu, davacı adresinde mevcut olmayan 14299 adet emtianın KDV dahil tutarının 7.240,73 TL olduğu, bu miktar davalıya yapılan 16.225,00-TL peşinattan mahsup edilerek 16.225,00-2.784,33-TL= 8.984,27 TL alacaklı olduğu, faiz talebi olmadığı, diğer yandan davacının takibe dayanak 2 adet fatura nedeni ile ürünlerin ayıplı çıkması ve anlaşmaya uygun olarak ürünlerin teslim edilmemiş olması nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, İİK'nun 72/5 maddesi hükmüne göre menfi tespit davasının borçlu lehine sonuçlanması halinde davalı alacaklının tazminattan sorumlu tutulabilmesi için borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötüniyetli yapılması gerektiği, somut olayda bu koşulların gerçekleştiği, menfi tespit davasının konusunun değeri 48.955,05 -27.000,00-TL=21.955,05-TL olup, bu miktarın %20'si üzerinden davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Ürünlerin teslim tarihinin 13.4.2015 değil, 06.4.2015 olduğu, dolayısıyla ayıp ihbarının süresinde yapılmadığı; Davacı adresinde yapılan keşifte 5.899 adet ürünün bulunmadığı tespit edildiğine göre davacının ürünleri kullanarak satışını gerçekleştirdiği ve bu da malda açık ayıp olmayacağını, olsa dahi davacının sözleşmenin revize haliyle veya o haliyle kabul ettiği anlamına geleceği; bilirkişinin hatalı değerlendirme yaptığı belirtilerek kararın kaldırılması talep edilmiştir.
DEĞERLENDİRME
Uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Davacı özetle, davalı yüklenici ile 125.000 adet kutunun imalatı hususunda anlaştıklarını, davalıya 16.225,00-TL avans ödeme yaptığını, ancak davalınının 16.299 adet kutu teslim ettiğini, bu kutuların da kağıt kalitesinin sözleşmede kararlaştırılan vasıflarda olmadığını, kutuların iade alınarak avans ödemenin iade edilmesini talep ettiğini, davalının avans bedeli iade etmediği gibi sözleşme bedeli 48.675,00-TL bedelli icra takibi başlattığını, haberi olmadan bu icra takibinin kesinleştirildiğini, müvekkilinin iş yerinde 09/09/2015 tarihinde menkul mallarını haciz ettirerek muhafaza altına aldığını, akabinde bu hacizli malların yarı fiyatına davalı tarafından alacağa mahsuben 27.000,00-TL karşılığında satın alındığını beyan ederek icra dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitini, 27.000,00-TL bedelin istirdadını ve davalıya ödenen avans tutar olan 16.225,00 TL'nin iadesini talep etmiştir.
Davalı özetle, 16.299 adet ürünün davacı şirkete teslim edildiğini, davacı şirketin ürünleri ihtirazi kayıt sunmadan ve geri dönüş yapmadan kabul ettiğini, iade faturası düzenlenmediğini, malın ayıplı olduğu varsayımında dahi davacının ayıplı mala ilişkin ihtarını yasal süresi içerisinde yapmadığını, davacının bakiye fatura alacağını ödememesi sebebi ile .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile 04/05/2015 tarihinde icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, davacının usulsüz tebligat yapıldığı iddiasının yersiz olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece özetle, davalının 13/04/2015 tarihinde davacıya 16.299 adet kutu teslim ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre teslim edilen ürünlerden geriye kalan 2000 adet kutu üzerindeki yapılan incelemede ürünlerin ayıplı olduğu, davalı tarafça 7.693,13-TL ve 57.206,87-TL bedelli 2 adet fatura düzenlenerek toplam fatura bedeli olan 64.900,00-TL'den peşin ödenen 16.225,00-TL'nin mahsubu ile 2 adet faturaya dayalı olarak 48.675,00-TL fatura alacağının tahsili talebi ile davacı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığı, davacının teslim aldığı 16.299 adet emtiadan 2000 adet emtianın mahallinde bilirkişiye tespit edildiği, 16299 adet kutunun sözleşme gereği bedelinin 8.252,73 TL olduğu, davacı adresinde mevcut olmayan 14299 adet emtianın KDV dahil tutarının 7.240,73 TL olduğu, bu miktar davalıya yapılan 16.225,00-TL peşinattan mahsup edilerek 16.225,00-2.784,33-TL= 8.984,27 TL alacaklı olduğu, davacının takibe dayanak 2 adet fatura nedeni ile ürünlerin ayıplı çıkması ve anlaşmaya uygun olarak ürünlerin teslim edilmemiş olması nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiği, somut olayda İİK'nun 72/5 maddesi koşullarının gerçekleştiği, belirtilerek davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmiştir.
Dosyadaki mevcut deliller ele alındığında;
Dairemizin kaldırma kararı sonrasında düzenlenen 07/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Yerinde inceleme sırasında davacıya teslim edilen 16.299 adet kutu ve davalı tarafından üretilen 125.000 kutunun tamamı mevcut olmadığı için sektör bilirkişisi tarafından görülememiş olup, inceleme sırasında davalı tarafından basıldığı söylenen koli içerisinde yaklaşık 2.000 adet davaya konu küçük kutu örneklerinin getirildiği, üretimi yapılan kutuların tamamı içlerinden örnek alma imkanı olamadığı için davacı ve davalı tarafların dosyaya koydukları basılı ürünler incelenerek sonuçların rapora yazıldığı, dosya içinde bulunan davalı tarafından verilmiş ve davacı taraf yetkilisi ... tarafından imzalanmış“Onayladığımız kâğıt örneğidir ... ve imzası” bulunan yazılı kartondan alınan numunenin gramaj tespitinin yapıldığı ve sonucunda 356,13 gr olduğunun anlaşıldığı, dosya içinde bulunan davalı tarafından basılmış küçük kutudan alınan Numunenin gramaj tespiti yapılmış sonucun 363,92 gr olduğu, dosya içinde bulunan davacı tarafından farklı bir matbaada bastırılmış küçük kutudan alınan numunenin gramaj tespiti yapılmış sonucun 363,24 gr olduğu, 02.02.2015 tarihinde davalı tarafından verilmiş olan fiyat teklifinde, dava konusu 27 x cm açık ebatlı küçük kutuların ağırlıkları hesaplandığı, 400 gr/m2...kartondan 125.000 adet küçük kutu için gereken kağıdın ağırlığının 3847,5 kg olduğu, 350 gr'm2...kartondan 125.000 adet küçük kutu için gereken kâğıdın ağırlığının 3366,5625 kg olduğu, 400 gr/m2 basılması gereken kâğıt 350 gr/m2 basıldığı takdirde 480,9375 kg daha az kâğıt kullanılacağı, 02.02.2015 tarihinde davalı tarafından verilmiş olan fiyat teklifinde dava konusu küçük kutuların 400 gr/m2...Kâğıttan üretilmesi davacı tarafından kabul edilmiş olmasına rağmen davalının ürettiği mevcut küçük kutu 350 gr/m2 olarak basıldığı, dosya içerisinde bulunana ve tarafların anlaştığı numune kartonun gramajının 350 gr/m2 olduğu, sözleşme gereği basılması gereken küçük kutu gramajının 400 gr/m2 olması gerektiği, ancak dosya içerisinde bulunan davacı taraf yetkilisi ... tarafından onaylanmış örnek numunede bulunan yazının ve imzanın davacıya ait olduğu mahkece kabul görürse bu numune ile baskısı yapılan 350 gr/m2 kağıtla benzer özellikte olduğu ve bu nedenle ayıplı sayılamayacağı, davacı taraf yetkilisi ... tarafından onaylanmış örnek numunede bulunan yazının ve imzanın davacıya ait olduğu mahkeme tarafından kabul görmezse; 400 gr/ m2 basılması gereken küçük kutu 350 gr/m2 olarak basıldığı için bu nedenle açık ayıplı olduğu, 02.02.2015 tarihinde davalı tarafından verilmiş olan fiyat teklifi üzerinde kırmızı pilot kalemle yapılan değişiklikler mahkeme tarafından kabul görürse ... ve ...yerine yapılan ... maliyet lave yapılan göfre ve varak yaldız baskısı nedeniyle küçük kutu ürünlerinin kalitesini arttırdığı, yapılan bu işlemlerin davalıya ek masraflar çıkardığı, oluşan fiyatın gramaj farkından dolayı hesaplanan 480,9375 kg kağıt maliyetinden daha az olmadığı belirtilmiştir.
İstinaf konusu hususlar ele alındığında;
Yapılan yargılama sonunda, davalı tarafça üretilen kutuların sözleşmeye göre 400 gram olması gerekirken 356,13 gr olduğu, bu haliyle ürünlerin ayıplı olduğu bilirkişi raporuyla anlaşılmaktadır. Yine önceki kaldırma kararımızda gerekçelerini belirttiğimiz üzere, ayıp ihbarının süresinde yapıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar taraflarca sözleşmenin imzalanmasından sonra üzerinde mutabık kalınan kağıt örneği 350 gr ise de, sözleşmede açıkça 400 gram yazıldığı için sözleşme hükümlerinin esas alınması isabetli olmuştur.
Davalının aksi yöndeki istinaf gerekçeleri bu nedenle yerinde görülmemiştir. Bununla birlikte, eser sözleşmelerinde ayıp nedeniyle ürünlerin yükleniciye iade edilebilmesi için, iş sahibinin bu ürünlerden yararlanma imkanının bulunmaması gerekir. Aksi halde, iş sahibi sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz. Somut olayda, davacı iş sahibine 16.299 adet kutu teslim edildiği sabit olup, Dairemizin kaldırma kararı öncesinde bilirkişi tarafından yapılan tespitte 16.299 adet emtiadan sadece 10.400 adedinin mahallinde olduğu, Dairemizin kaldırma kararı sonrasındaki tespitte ise mahallinde olan kutu sayısının 2000'e indiği görülmektedir.
Bu durum karşısında, 14.299 adet emtianın 3.kişiye satış, kendi ticari faaliyette kullanma veya başkaca bir suretle davacı tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, bu durum karşısında artık söz konusu eserin davacının ticari olarak işine yaramayacağını söylemek mümkün olmadığı gibi davacı artık sözleşmeden dönme seçimlik hakkını da kullanamaz.
Tüm bu durum karşısında, 14.299 adet kuru davacı tarafından üzerinde tasarruf edildiği için bu kutulara isabet eden tutarda herhangi bir iade ya da bedel indirimi yapılmaksızın, sadece davacının elinde bulunan 2000 adet kutuya ilişkin olarak ayıp sebebiyle indirim konusu yapılabilecek tutar bulunmalı, bulunacak bu tutar esas alınarak davacının talepleri hakkında hüküm kurulması gerektiğinden davalı yanın istinaf talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Öte yandan, ayıp hususu sabit olmakla birlikte ayıbın varlığı ve bedelden indirilecek tutar bilirkişi incelemesi ile ortaya çıkacağından kötü niyet tazminatına hükmedilmesi de yerinde olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile usul ve yasaya uygun bulunmayan yerel mahkeme kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılarak yukarıda açıklanan şekilde inceleme ve araştırma yapıldıktan sonra oluşacak uygun sonuç dairesinde bir karar verilmesi için dosyanın yerel mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE,
2-İSTANBUL .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin .../01/2024 tarih, 2021/... Esas, 2024/... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
3-Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere yerel mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4-Davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine İADESİNE,
5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda DİKKATE ALINMASINA,
6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince KESİN olmak üzere 16/09/2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.